ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Dini Konular > Dini makale ve yazılar  > İslam ve medeniyet
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: İslam ve medeniyet  (Okunma Sayısı 437 defa)
07 Aralık 2010, 15:58:36
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 07 Aralık 2010, 15:58:36 »



İSLAM VE MEDENİYET

İslâm, Modern Dünyanın Proplemlerini Çözebilir Mi?


Bu yazı; Dr. İmran Vahid tarafından, Sheffield Hallam Üniversitesinde yapılan konuşmanın metnidir.

Allah (subhanehu ve teala) şöyle buyurdu:

“O gün her ümmetin içinden kendilerine birer şahit göndereceğiz. Seni de hepsinin üzerine şahit olarak getireceğiz. Ayrıca bu Kitab'ı da sana, her şey için bir açıklama, bir hidayet ve rahmet kaynağı ve müslümanlar için bir müjde olarak indirdik.” (Nahl 89)

İslam’ın bir medeniyet olup olmadığı sorusu, özellikle dünyadaki mevcut olayların ışığı altında sorulan bir sorudur. Şüphesiz bu soru, ister Müslüman olsun isterse olmasın, birçok politikacının, düşünürün, yazarın, gazetecinin ve buna benzer diğerlerinin sorduğu bir sorudur. İtalya başbakanı Berlusconi şöyle demişti: “Medeniyetimizin üstünlüğünün farkında olmalıyız ki; bu sistem -İslam ülkelerinin aksine- dinsel ve siyasal haklarımızın garantisidir.” International Herald Tribune gazetesinden bir yazar ise şöyle demişti: “İslam Toplumu, Avrupa’nın Rönesans’ı gerçekleştirdiği dönemde, modern bir topluma dönüşmeyi başaramadı. 1914’e kadar İslam, modern Batıya karşı ciddi bir aydınlanma göstermekte başarısız kaldı. Toplumların kalitesi güç ile değil, kültür ve aydınlanma ile anlaşılır.”

Batılı liderler Afganistan Müslümanlarına karşı başlatılan mevcut kampanyanın İslam’a veya Müslümanlara karşı bir savaş olmadığını ispatlamanın acısı içerisinde olsalar da; İslam Akidesini parçalamak ve İslam’ın siyasi unsurlarını yok etmek yoluyla, Müslümanların bir İslam Medeniyeti kurmalarının veya kurulmasını istemelerinin önüne geçmek için belirgin ve aşikar bir kampanya vardır.

Batı dünyası, hiç kuşkusuz son yüzyılda dünya üzerinde kurduğu politik, siyasi, ekonomik ve kültürel hakimiyetinden dolayı fazlaca kibirlidir. Penisilin, DNA’nın çift sarmal yapısı, nükleer teknoloji, e-ticaret ve devamı ve gelişenleri gibi Batılı bilim adamlarının öncülük ettiği yeni icatlar ve keşifler, hepinizin gördüğü gibi övünülerek sergilenmektedir.

Dolayısıyla diyoruz ki; ilerleme ve aydınlanma ile eşit sayılan Batı Medeniyeti’nin veya daha doğrusu Kapitalizmin, ilerleme üreten hiçbir boyutu olmadığı gibi, Batı kültüründen kaynaklanan her şey, geriliğe ve karanlığa götürmektedir. Bazıları ilerlemenin ancak dinin devletten ayrılmasıyla meydana gelebileceğini söyleyerek, Batı Rönesans’ına ve Sanayii Devrimi’ne yol açan Kilise ve Batılı filozoflar arasındaki kanlı mücadeleyi örnek vermektedirler.

Bununla beraber, Batı tarafından gösterişi yapılmayan şey; kapitalizmin dünyanın her tarafında açtığı Batılı sömürü, istismar, kaos ve ümitsizlik uçurumlarıdır. İnsanlık hâla, beşeriyetin problemlerini doğru bir şekilde çözemeyen ve toplumun her tarafında huzur ve sükunet oluşturma konusunda yetersiz kalan kapitalizm nedeniyle, bir dönüm noktasına gelmiştir.

Böylesine nazik bir dönemde, eğer toplumdan bir grup insanı, bir odaya, hayatta nasıl gelişme gösterecekleri ve bugün dünya yüzeyinde var olan birçok problemi nasıl çözeceğimizi tartışmak için toplasak, önerilerimizin ve fikirlerimizin gereğinden fazla aşırı olduğunu duyarız. Bazıları milliyetçiliğe, diğerleri laikliğe ve özgürlüklerin genişletilmesine ve bazıları da ahlaki değerlere geri dönmeye veya eğitim kalitesinin artırılmasına çağırabilir. Ve bazıları da şöyle bir soru sorabilir: “İslam, insanların karşı karşıya olduğu problemleri çözemez mi?”

Ve İslam gericilikle bir tutulduğu için çoğu zaman bu, alaycı bir kahkaha ve büyük bir şüphe ile karşılanmaktadır. İslam’a yeniden geri dönüşe davet eden biri, dünyayı karanlığa gömmeye ve geriye itmeye davet eden biri olarak damgalanmaktadır. Bundan dolayı Müslümanlardan, İslam’ın eski, çağdışı ve 21. yüzyıl modern hayatına tamamen ters olduğunu kabul etmeleri istenmektedir. Ya İslam bizi, develerin, yayların ve okların kullanıldığı ve iletişimin atlı elçilerle sağlandığı geriye götürmüyorsa? Ya biz hepimiz mağaralarda yaşamak ve hurma yemek zorunda kalsaydık? Peki Allah (subhanehu ve teala) ve Muhammed (sav)’in İnternet, beyin cerrahisi veya süper iletken teknoloji hakkında neyi bilmeleri gerekiyordu? Bu durumda yine o şüpheciler “Çarıkların giyildiği ve develerle seyahat edildiği, geriye dönmek istiyor musunuz?" sorusunu sorabilirler miydi?

Bu konuya derinlemesine baktığımızda, ilk olarak; İslami metinlerde, 21. yüzyılın sıkça karşılaşılan “modern sorunları” hakkında yeterli çözümlerin veya çözüm yollarının bulunup bulunmadığı konusu gündeme gelecektir. Allah (subhanehu ve teala)’nın Kitabı ile Resulü (sav)’in Sünneti, günümüzde karşılaştığımız meseleleri ve gelecekte karşılaşacağımız meseleleri çözebilme kabiliyetine sahip midir?

İslami metinlerin, sadece yedinci yüzyılda Arabistan yarımadasında yaşayan insanlara değil, tüm insanlara, kadınlara ve erkeklere hitap ettiği, hepimiz tarafından kabul edilmesi gereken önemli bir noktadır. İslam yalnızca belirli bir zamanda veya bölgede bulunan insanların ilişkilerine değil, aksine ister bir asır önce olsun, ister bugün olsun isterse bir asır sonra olsun, tüm zamanlarda ve tüm mekanlarda var olan insanlara hitap etmektedir. Bu durum hem bugün yaşayan, hem 1400 yıl önce yaşayan ve hem de gelecek yıllarda yaşayacak olan tüm insanlar için, aynen kalacak olan bir noktadır.

Allah (subhanehu ve teala), Aziz kitabı Kur’an’da şöyle buyurmaktadır:

“Allah’ın yaratmasında, hiçbir değişme bulmayacaksınız.” (Rûm 30) Herhangi bir insan, Allah (subhanehu ve teala):

“Allah alışverişi helal, faizi haram kılmıştır” (Bakara 275) buyurduğu sırada, 1400 yıl önce hitap ettiği kimse ile bugün aynı hitabın yapılacağı bir kimse arasında herhangi bir farklılık bulunmadığını görebilir. Ve yine Allah (subhanehu ve teala):

“Rızık endişesiyle, çocuklarınızı öldürmeyin... Onları öldürmek büyük bir günahtır” (En’am 151) buyurduğu sırada, 1400 yıl önce hitap ettiği kimse ile bugünkü insanlar arasında herhangi bir fark olmadığını görebilir. Şüphesiz Muhammed (sav); “Ademin oğulları, içinde yaşayacakları bir eve ve çıplaklığını kapatacak bir giysiye ve ekmeğe ve biraz suya sahip olmaktan daha iyi bir hakka sahip olmaz.” derken, sadece Arap bedevilerinin ihtiyaçlarına işaret etmiyordu.

Şüphesiz ki; bu ihtiyaçlar, değiştirilmesi mümkün olmayan bir realitedir ki; ta Adem (aleyhi’s selam) zamanından bugüne kadar hiç değişmedi. Benzer şekilde, karşı cins olmaları itibariyle, kadın ve erkeğin birbirlerine ilgi duyduklarını ve birbirlerine karşı annelik (maternal) ve babalık (paternal) arzulara sahip olduklarını görmekteyiz. Bu insanın fıtratında (yaratılışında) vardır. İnsanlar çağlar boyunca birtakım şeylere taptılar. Kimi zaman, Yaratıcı Allah (subhanehu ve teala)’ya veya bir filozof, bir put, bir pop yıldızı, bir politikacı, bir kral veya bir yıldız/gezegen gibi, başka şeylere taptılar. Bu (tapınma ihtiyacı) da yine, insanın yaratılışında var olan değişmez bir özelliktir ki; ne develerle ulaşım sağlanan bir devirde, ne de Concorde uçaklarıyla seyahat edilen bir dönemde hiç değişmedi. Hiç kimse, kendisinde 2 beyin, 4 böbrek ve 3 kalp bulunduğunu iddia etmedi. Bugünkü dünya atmosferinin sahip olduğu Oksijen ve Nitrojen miktarları, 1400 yıl önceki miktarlardan ne az ne de çoktur. Bizler her nasılsa veya öylesine mi Muhammed (sav)’e inandık? İlk Müslümanlar daha az medeniydi, çünkü onlar 1400 yıl önce yaşadılar!? Öyle mi? Bu nokta esaslı bir noktadır ki; zaman veya bölge ne olursa olsun bütün insanlar aynı ihtiyaçlara, arzulara sahip olmakla, diğer faktörlere bakmaksızın; esas itibariyle, tamamen aynıdır.

Problemleri Çözmenin Anlamı Değişti

Bundan dolayı; insanlık değişmediyse ve İslami metinler insanlığa hitap ediyorsa ve onlar da değişmediyse; bugün farklı olan nedir? Birçokları bizi dünyanın köklü bir şekilde değiştiğine inandırmak istiyor ve İslam’ın hakimiyetini kaybetmesinden sonra, dünyanın radikal bir değişime uğradığını söylüyorlar. Kesin olan bir şey vardır ki; o, insanların karşılaştığı problemlerin yapısının değişmemiş olmasıdır. Bunlar, insan, hayat ve kainatın yaratılmasından bugüne kadar var olan, aynı problemlerdir. Bununla birlikte değişen, insanların problemlerini çözerken kullandığı araçlar olmuştur. Birkaç örnek, bu noktayı açıklığa kavuşturacaktır. Geçmişte insanlar çok ilkel evlerde yaşıyorlardı, bugün ise; gökdelenleri ve kentsel bir yaşantıyı görüyoruz. Geçmişte Muhammed (sav) diğer ülke liderlerine atlı elçiler gönderiyordu. Bugün ise, bir mesaj e-mail, telefon, fax veya sms yoluyla gönderilebilmektedir. Muhammed (sav) ve Sahabeleri (radiyallahu anhum) birçok savaşta, atlar, oklar ve mızraklar kullandılar. Bugün de savaş, halen yapılmaktadır. Fakat savaş araçları değişerek; smart teknoloji, cruise füzeleri ve uydu istihbaratı kullanılmaya başlanmıştır.

Geçmişte Müslümanlar astronomi öğrendiler ki; böylece gittikleri her yerde Kıble’yi tespit edebiliyorlardı. Bugün ise, elektronik bir saat aynı işi yapabilmektedir. Bu örneklerin gösterdiği temel nokta, insanların karşılaştıkları problemlerin ve sahip oldukları ihtiyaçların değişmemiş olmasıdır. Bununla beraber değişenin sadece, insanların karşılaştıkları problemleri çözerken veya ihtiyaçları giderirken kullandıkları araçlar olduğunu anlıyoruz.

Bundan sonraki en belirgin nokta, İslami metinlerin insan ve problemleri hakkında olduğu ve insanın problemlerini çözerken kullandığı araçlar hakkında olmadığıdır. İslam Şeriatı nasıl o zaman Arapları yükseltmiş ve onları Küfrün karanlığından İslam aydınlığa çıkartmış ise, bugünkü insanlığın meselelerini de aynı mükemmellikte halledecek yetenektedir. Bunun bir sonucu olarak, “İslam’ın modern hayata elverişli olması için modernleşt...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: İslam ve medeniyet
« Posted on: 21 Eylül 2019, 20:31:19 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: İslam ve medeniyet rüya tabiri,İslam ve medeniyet mekke canlı, İslam ve medeniyet kabe canlı yayın, İslam ve medeniyet Üç boyutlu kuran oku İslam ve medeniyet kuran ı kerim, İslam ve medeniyet peygamber kıssaları,İslam ve medeniyet ilitam ders soruları, İslam ve medeniyetönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &