ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Dini Konular > Dini makale ve yazılar  > İnsana Akan Yollar
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: İnsana Akan Yollar  (Okunma Sayısı 1176 defa)
28 Nisan 2010, 17:00:07
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 28 Nisan 2010, 17:00:07 »



İnsana Akan Yollar



İnsan öyle bir varlıktır ki bütün yollar ona çıkmaktadır. Kâmil bir insan, iyi ile kötüyü mezcedebilmiş, bir başka ifadeyle, her ikisinin de hakikatini idrak edebilmiş ve en küçük özlerine kadar inebilmiş kişidir. İnsan her şeyin toplamıdır. Ayrıca insan, her şeyi toplayıcıdır.

Bedenimiz nasıl yeryüzündeki elementleri, hem yaratılışı itibarıyla hem de besinler yoluyla topluyor ve temsil ediyorsa, ruhumuz ve kalbimiz de aynı şekilde her türlü düşünceyi, duyguyu ihata etmektedir. Olumlu veya olumsuz anlamdaki ahlâkî ilke ve davranışlar, her zaman insanın algılamasına açıktır. Yaşadığımız her an, pek çoğunu da farkında olmadan, nice şeyleri görmekte, duymakta ve hissetmekteyiz.

Tasavvurlarımızı oluşturan bu öğeler, insanın ne kadar şuurlu olması gerektiğini de ortaya koymaktadır. Bilinçaltı dünyamızdan su yüzüne çıkanlar ile bilinçaltına girenlerin trafiğini kontrol edebilecek yüksek bir seviyeye ulaşabilsek, aklımızı yönlendiren tasavvurlarımızı belli bir düzeyde de olsa biçimlendirmeye başlayabiliriz demektir.

Şöyle düşünelim; İnsan bir kap olsun, derinden bir boru ile bu kaba su geliyor. İşte o insanda düzenli bir fikir gelişimi varsa, kabını dolana kadar doldurmaya devam eder. Kap dolduğunda dipten gelen su, kabın kenarından sessizce akmağa başlar. Nereye doğru akar bu su? İnsanlık tarlasına doğru... Ancak insanda yetenek ve gelişim yoksa, kendi kabının her tarafı delik demektir. Bu delik kaba gelen su, deliklerden şırıltılı bir sesle hemen akmaktadır.

Gönül kabımızda ne var?

Ruh dünyamız, sadece insanoğlunun değil varoluşun en büyük kabıdır. Bütün damlalar, sızıntılar, akıntılar ve nehirler bu kaba doğru akmaktadır. Aynı oluşun farklı zerreleri bu kapta yoğrulmaktadır. İyiliklerimiz de, kötülüklerimiz de bu kaptadır. Sevaplarımız da, günahlarımız da buradadır. Bunlardan hangileri diğerlerine göre daha fazlaysa, kabın içindeki suyun rengi de ona göre şekillenmektedir.

Necip Fazıl bu gerçeği mısralarında şöyle dile getirir:

“Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.” (Çile, 398)

Her iki oluk da insana bir şeyler taşır. Nur veya zulmet, insanın ruhuna hâkim olabilmektedir. Çünkü insan da çift olarak yaratılmıştır. İnsan, her iki kanaldan gelecek olanlara açıktır.

“Ne yücedir O Allah ki, toprağın bitirdiklerinden, (insanların) kendilerinden ve daha bilmedikleri nice şeylerden olan bütün çiftleri yaratmıştır.” (Yasin, 36)

“Her şeyi de çift yarattık ki düşünüp öğüt alasınız.” (Zâriyat, 49)

Tefsirlerimiz incelendiğinde görülecektir ki, “zevceyn” kelimesinden murad edilen çiftlerin neler olduğu şöyle sıralanmaktadır:

Erkek-dişi, gökyüzü-yer, güneş-ay, gece-gündüz, sevinç-üzüntü, dağ-ova, iman-küfür, yaz-kış, nur-zulmet, tatlı-acı, insan-cin, hak-bâtıl, karanlık-aydınlık, siyah-beyaz, güzellik-çirkinlik, ilim-cehalet, gülmek-ağlamak,  hareket-hareketsizlik, sevap-günah..

Fizikî âlemdeki her bir atom, farklı karakterlerdeki çift öğelerden yaratılmamış mıdır? Bilindiği gibi, protonlar pozitif, elektronlar ise negatif yüklüdür. Elektronlar zıt yüklü olan protonlar tarafından merkeze doğru çekilmektedir. Son yörüngedeki elektron sayısının sekize tamamlanabilmesi için yapılan elektron alışverişiyle elementler birbirine bağlanmakta ve böylece maddî anlamda tevhid meydana gelmektedir. Bu süreçte dikkatlerimizden kaçmaması gereken önemli bir nokta vardır: Negatif enerji yüklü elektronlar, pozitif enerji yüklü olan protonlar tarafından yönlendirilmektedir.

Nurun çekim alanına girmek

Olumlu özelliklere sahip olan insanlar, kötülüklerin azalmasında rol oynamaktadırlar. Kâmil insanlar, kendilerine hizmet ve hürmet edenlerde gördükleri herhangi olumsuz düşünce, duygu ve davranışı yönlendirme, belirli eğitim metotlarıyla bunları yok etme imkânına sahiptirler. Böylece çevremizde gül kokan insanların sayısı artarsa, dünyamız şakıyan bülbüllerle dolacaktır.

Elektriksel akımın niteliği de bizler için ayrı bir örnektir. Sürekli bir elektrik akımı elde etmek için iletkenin uçları arasında sürekli bir potansiyel farkı oluşturmak gerekir. Elektronların akım yönü negatiften pozitife doğru olurken, elektrik akım yönü ise pozitiften negatife doğrudur. Yani insandaki olumsuz bir özellik, yine insanın kendi kabının rengine göre olumlu bir özellik tarafından giderilmeye çalışılmaktadır. Bu süreçte ortaya çıkan enerjiyle insanda pozitif yön ağır basmakta ve olumsuzluklar yok olmaktadır. Görülmektedir ki nefsimizin terbiyesindeki aşamalar, maddî âlemde de var!

İnsanın çift olarak yaratılması, sadece cinsiyet faklılaşması anlamında X ve Y kromozomlarının rollerine bağlı değildir. Aynı zamanda ruhî gelişimimizde manevî anlamda da farklılaşma söz konusudur. İnsanı geliştiren ve kendi cennetine götüren yollar olduğu gibi, onu hayvanlardan daha aşağı seviyelere indiren ve kendi cehennemini yaşatan yollar da mevcuttur.

Mıknatısların iki ayrı kutbu vardır. Aynı kutupta olan iki mıknatısı birbirlerine yaklaştırdığımızda birbirlerini ittiklerini görürüz. İki ayrı mıknatısın farklı uçlarını birbirlerine yaklaştırdığımızda ise birbirlerini çektiklerini görürüz. İşte çiftler böyle bütünleşebilmektedir. Tevhid, zıtlıklar ortadan kalktıktan sonra zuhur etmektedir. İnsan bu seviyede kemale erebilmektedir.

Bütün Çin dinlerinde görülen Yin ve Yang prensibi, varlığın temelinin birbirlerine karşı olan, ancak birbirini tamamlayan zıtlıklardan oluştuğu düşüncesini işler. Bu zıtlıklar, erkek-dişi, iyilik-kötülük, aydınlık-karanlık, sıcak-soğuk, ıslak-kuru ve benzeri şekillerde mevcuttur. Olumlu prensip olan Yin ve olumsuz prensip olan Yang’tan biri diğerini tamamlar ve dengede tutar; ikisi birlikte mükemmel bir bütün oluştururlar.

Zıtlıklar ve tercihlerimiz

Allah’ın herşeyi çift çift yaratmasının bir hikmeti, kişinin şirk ile iman arasında tercih yapmasında etkili olmasıdır. Zira kişi, varlıkların çokluk durumunu görerek, varlığın kendi kendine meydana geldiği ve insanın da erkek-kadın çiftinden olduğu gibi fikirlerle Allah’ı unutabilir veya bu çokluk içerisinde şirke düşebilir. Bu durumun tersine, çiftlerden her birinin yaratıcısının Allah olduğuna inanarak da imana ulaşabilir.

Varlıkların çift olarak yaratılması, varlığın dünya hayatına uygun olmasını gösterir. Çünkü varlıklar zıddı ile yaratıldığında hayat olacak ve bunlar birbirlerini tamamlayan unsurlar olarak dünya hayatının oluşmasını ve güzelleşmesini sağlayacaklardır.

Çift yaratmanın bir diğer hikmeti de, insan hayatındaki monotonluğu ortadan kaldırmasıdır. Eğer varlıklar tek olsaydı, hayat bir süre sonra çekilemeyerek yeryüzünde monotonluk hâkim olacaktı.

Rabbimizin belirlediği bu yaratılışımız gereği, her iki zıtlığı birbiriyle nasıl bütünleyebiliriz? Bu çiftlerden herhangi biri arzu edilen değilse veya insanın gelişiminde engel olarak görülüyorsa, bunu nasıl iyi olan özelliğe dönüştürebiliriz? Aynı zamanda, genelde insanların bir türlü benimseyemedikleri herhangi bir çirkin görünümün barındırdığı güzellik kırıntılarını nasıl görebiliriz? Belki de sormamız gereken asıl sorular bunlar olsa gerek!

İman, ilim ve ibadet


Cevabımız şu üç kavramın muhteviyatında mevcuttur: İman, ilim ve ibadet... İman ettikten sonra inandığı her şeyle ilgili olarak ilmini artıran insan, ibadetleriyle de kalbini süslerse Allah katında özel makamlara yükselebilir. Bu insan, kendisine lütfedilebilecek olan güzellikler deryasında huzur ve mutluluk içerisinde sonsuzluğu yaşayabilir.

İman-ilim-ibadet üçlüsü açısından insanlar dört gruba ayrılırlar:

Birinci grup insanlar, yapması gerekenler konusunda ilmi, aynı zamanda bunları yapmaya azmi olanlar. Aşağıdaki ayet-i kerime bu kişileri tasvir etmektedir:

“Onlar inanan ve Allah’ı anmakla gönülleri huzur bulan kimselerdir. İyi bilin ki gönüller ancak Allah’ı anmakla huzur bulur. İşte mutluluk ve güzel gelecek, o inanıp güzel işler yapanlarındır.” (Ra’d, 28-29)

İkinci grup insanlar, aşağıdaki ayet-i kerimelerde nitelendiği gibi bu iki husustan da yoksun olanlardır:

“Şüphesiz Allah katında hayvanların en kötüsü, düşünmeyen sağırlar ve dilsizlerdir.” (Enfal, 22)

“Yoksa sen onların çoğunun işittiklerini, düşündüklerini mi sanıyorsun? Hayır, onlar hayvanlar gibidir, hatta onlar, yolca hayvanlardan daha sapıktır.” (Furkan, 44)

Üçüncü grup insanlar, yapması gerekenlerle ilgili bilgisi olup da, bunları yerine getirmede iradesi zayıf olanlardır. Bu kişiler cahil seviyesindedirler. Hatta cahillerden daha tehlikelidirler. Nitekim hikmet sahibi bir kişiye, ‘İlim ne zaman bilgisizlikten daha şerli olur?’ diye sorulduğunda, “Kendisi ile amel edilmediği zaman!” diye cevap vermiştir.

Dördüncü grup insanlar, ilmi olmayan fakat amelleri yerine getirme istek ve iradesi olan kimselerdir. Bu kişiler, ilim sahiplerine uyar, onların dediklerini yerine getirirse başarıya ulaşırlar ve aşağıdaki ayet-i celilede övülenlerden olurlar:

“... işte onlar, Allah’ın kendilerine lütuflarda bulunduğu peygamberler, sıddîkler, şehitler ve salih kişilerle beraberdir. Bunlar ne güzel arkadaştır!” (Nisâ, 69)

Neye çalışırsak onu kazanacağız

İyi veya kötü işlerin, değişik zamanlarda sıklıkla tekrarı, zamanla insanın kişiliğini olumlu veya olumsuz şekilde güçlendirir. Bir işi uzun zaman yapan kimse, o işte alışkanlık kazanır. Ahlâktan kaynaklanan işler, kişinin kendisi tarafından yapılıp iy...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
« Son Düzenleme: 28 Nisan 2010, 17:10:25 Gönderen: Rabia »
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.034


View Profile
Re: İnsana Akan Yollar
« Posted on: 20 Haziran 2019, 00:56:07 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: İnsana Akan Yollar rüya tabiri,İnsana Akan Yollar mekke canlı, İnsana Akan Yollar kabe canlı yayın, İnsana Akan Yollar Üç boyutlu kuran oku İnsana Akan Yollar kuran ı kerim, İnsana Akan Yollar peygamber kıssaları,İnsana Akan Yollar ilitam ders soruları, İnsana Akan Yollarönlisans arapça,
Logged
17 Mayıs 2017, 21:21:53
Ceren
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 24.719


« Yanıtla #1 : 17 Mayıs 2017, 21:21:53 »

Esselamu aleyküm.Rabbim bizleri onun emrine uyan ve onun istekleri doğrultusunda yaşayan kullardan eylesin inşAllah...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
18 Mayıs 2017, 00:58:03
Sevgi.
Dost Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 14.343



« Yanıtla #2 : 18 Mayıs 2017, 00:58:03 »

Ve Aleyküm Selam. Herdaim Allah'ın Rızasına uygun yaşıyan kullardan oluruz inşâAllah. Amin ecmain..

Allah Razı olsun...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &