ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Dini Konular > Dini makale ve yazılar  > insan ne ile yasar
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: insan ne ile yasar  (Okunma Sayısı 638 defa)
18 Mayıs 2010, 16:44:35
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 18 Mayıs 2010, 16:44:35 »



Insan Ne ile Yasar?
   

YASANTIMIZIN DEVAMI için gerekli olan seyleri irdeledigimizde gözümüze ilk planda çarpanlar hava, su ve yiyeceklerdir. Bunlarin olmadigi bir ortamda hayatin da devam edemeyecegini gözlemleriz. Yemeden birkaç gün dayanabilirken, susuzluga ancak bir gün, havasizliga ise birkaç dakika tahammül edebiliriz. Peki, hayatimizin devami için kesin olarak gerekli gibi görünen bu saydigimiz seyler gerçekten hayatimizi devam ettiren sebepler midir?

Simdi hayalen atomlar kadar küçülüp vücudun içerisine girelim. Vücuttaki atomlarla gökteki yildizlar arasinda çok bir fark kalmayacaktir artik. Gördügümüz tablo uzaydaki, milyarlarca yildizdan olusmus yildiz galaksilerinin hali gibi olacaktir. Bir tarafta karaciger galaksisi, diger tarafta dalak… Ve surada da beyin galaksisi… Çünkü, vücudu olusturan atomlar havada asili olarak boslukta durmaktadirlar. Aralarinda da ciddi mesafeler bulunmaktadir. Onlari birbirlerine baglayan herhangi bir maddî bag da bulunmamaktadir. Bir düzen içerisinde bozulmadan boslukta asili durmalari zihinlerimizde yeter derecede soru isareti olusturacaktir. Atom galaksilerinin içerisindeki intizamli hareketler ve diger galaksilerle düzenli ilskiler ve gel-gitler bizi hayretlerde birakacak kadar anlamlidir. Atomlarin arasindan çikarak su an bulundugumuz mertebeye geçince sahit oldugumuz harikulade isler ve mükemmel süslü sekiller bu islerin kendi kendine olmadigi, bu atomlarin bu mükemmel ve anlamli halleri kendi kendilerine olusturamayacaklari ve olusturmadiklari kanaatine ulastiracaktir bizi.

Bu fiilleri atomlar kendileri olusturamayacaklari gibi, atomlarin biraraya gelerek veya getirilerek olusturduklari birliktelikler de hayat denilen latif keyfiyeti olusturmaktan fersah fersah uzaktirlar. Çünkü insan maddî vücudundan öte bir varliga sahiptir. Ihtiyaçlari vardir insanin. Acikir ve susar. Aciktigini ve susadigini duyumsar. Algilar ve duyar. Sever, nefret eder. Hisseder. Hem de, düsünerek hisseder. Oysa, vücudumuzun ihtiyaci gibi görünen hava, su ve yiyecekler, hayatsiz atomlarin arasina hayatsiz atomlar katmaktan ibarettir. Yoklar biraraya gelerek bir varlik olusturamayacaklari gibi, hayatsiz varliklar biraraya gelerek hayat olusturamazlar. Böylece, ilk bakista vücûdumuzun bekasi, hayatin devami için temel sart olarak görünürken; bakis ruha dogru odaklandikça gerçek bekanin ancak onda olduguna, vücuttaki hayatin ve bekanin ruhun yansimasindan ibaret bulunduguna sehadet ederiz. Bizi yaratan ve vücudumuzla ruhumuzu iliski içerisine geçiren Zât, kendisinin ikrâmina fiilen sahitlik etmemiz için, ihtiyaçlarimizin bir kismini maddî boyuta yönlendirmistir. Ancak bekânin temeli bu ihtiyaçlar degildir.

Simdi bu sahitligi derinlestirmek için duygularimizi aklimizin yaninda yardimci tutarak yeniden atomlarin arasina inelim. Ihtiyaçlar bu atomlarin neresindedir? Düsünce, sevgi, nefret, ask, ihtiyaç nerede saklanmistir? Haydi farzedelim ki, insanin maddî vücudu bir robot mertebesindedir. Bir robot seviyormus gibi davranabilir, ama sevgi duygusundan mahrumdur. Düsünüyormus gibi bir hal sergileyebilir, ama düsünce duygusundan yoksundur. Acikamaz bir robot; susayamaz. Görüyormus gibi davranabilir, ama gördügünü kavrayamaz. Merhamet yoktur robotta. Sevgi ve nefret yoktur, ask yoktur, his, duyu ve duygu asla bulunmamaktadir. Bu örnekte oldugu gibi, duygular insanin maddî boyutundan kaynaklanamazlar. Sevgi ve ihtiyaçlar orada gizlenemezler.. Tüm bunlar insanin maddî boyutunda aramakla bulunamazlar. Çünkü, maddî boyutta duygulara asla yer yoktur. Evet! Nerededir sevgi ve neredendir merhamet?

Bir sinema salonunda film basladiktan sonra seyirciler perdedeki görüntülerle sevinir, üzülür, düsünür, öfkelenir ve heyecanlanirlar. Kisacasi perde, film basladiktan sonra sanki canlanir. Seyircilerin arkasindaki kameradan fiskirarak perdeye yansiyan görüntüler sinemanin tastan duvarini renklendirir, canlandirir. Oysa tas duvar daima tastan duvardir. Sinemanin duvarlarinin o renklerden ve görüntülerden hiçbir hissesi yoktur. Ancak bu hakikat, kamera susup da isiklar yandigi zaman tüm gerçekligiyle ve çiplakligiyla gözler önüne serilir.

Insanin gerçekligi olarak algilanan cesetlerimiz dahi sinemanin tastan duvarlari gibidir. Görme, isitme, tatma, koku gibi binler duyulardan sevmek, nefret etmek, sevinmek, düsünmek, gibi binlerce hisse, latifeye kadar insanin maddî varligi olan cesedinin üzerinde kendini gösteren hersey; esma-i hüsna projektöründen fiskiran ve ruh filminde sekillenerek sinemanin tas duvarlari hükmündeki vücutlarimizda yakamozlanan ilâhî yansimalardan ibarettir. Hisler, duygular baska bir âlemin ziyasidirlar. Maddî boyuttan öte bir âlemden sizarak maddiyati nurlandirir, hayatlandirirlar. Hayat budur.. ve bu hayattan vücudun hissesi, sinemanin tas duvarlarinin filmin görüntülerinden hissesi kadardir. Sinemanin tastan duvarlarina görüntülerden hiçbir pay yoktur vesselam. Hastane morglarinda bekleyen vücutlar bu gerçegin sessiz sahitleridir.

Madem ki gerçek olan ruhtur ve vücutta kendini gösteren hayat dahi ruhun vücut üzerinde bir yansimasidir; öyle ise aslolan ruhun beslenmesidir, ruhtaki saadetin büyümesidir. Bu ise ancak sefkatle, ikramla, sevgiyle olur. Ruhun yiyeceklere ihtiyaci, nefsin aldigi lezzetin ve bu lezzetin arkasindaki ilâhî ikramin hissedilmesinde gizlidir. Yoksa ruhun yiyeceklerin maddî boyutuna hiç mi hiç ihtiyaci yoktur. Zaten, madde inceldikçe ihtiyacin artmasi da buna bir isarettir. Diger ihtiyaçlara oranla daha latif ve ince olan havaya olan ihtiyacin daha siddetli olmasi bunun bir göstergesidir. Sevgisizlik ortamlarinda artan intiharlar, sefkatsizlik ortamlarinda sönen hayatlar, buna karsilik sevgi ortamlarinda hissedilen genislik ve gözlerdeki piriltilar bunun fiilî sahitleridir. Sevgi insan kalbinin en gerçek ihtiyacidir. Bir baska kalbe en gerçek ihtiyaci olan sevgiyi ikram edemeyen bir kalp kararmis, mühürlenmistir. Öte yandan, bir baska ruha en temel ihtiyaci olan hürriyeti sunamayan bir ruh, manen ölmüstür. Böyle bir ruhun ve kalbin temsil ettigi bir vücut, zahiren yasiyormus gibi görünmesine karsilik, gerçekte yürüyen bir cenazedir.

Insan gerçekte sevgiyle yasar. Hayatlar, eger inkisaf edecekse, ancak merhametle uyanir. Ruh ancak hürriyetle kanatlanir. Buna karsilik, maddî bir boyutu bulunan ve gözleri görünen âleme açik olan insan, yüregindeki sevgiyi bir baska yürege maddî yansimalar içerisinde anlatir. Ikram ettigi yerde kalbin yasama olan aski, merhamet ettigi yerde ruhun bekaya olan sevdasi kuvvetlenerek, insanin hayatina mertebe atlatir. Böylece Allah’tan gelerek ruhta sekillenen manevî hisler çogalir, çaglar ve hayatin tam ortasina akarlar. Zaten istenen de budur. Hayat bunun için vardir.



Salih Özaytürk


[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.033


View Profile
Re: insan ne ile yasar
« Posted on: 19 Mayıs 2019, 13:59:24 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: insan ne ile yasar rüya tabiri,insan ne ile yasar mekke canlı, insan ne ile yasar kabe canlı yayın, insan ne ile yasar Üç boyutlu kuran oku insan ne ile yasar kuran ı kerim, insan ne ile yasar peygamber kıssaları,insan ne ile yasar ilitam ders soruları, insan ne ile yasarönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &