ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Dini Konular > Dini makale ve yazılar  > İnsan hep midir hiç midir
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: İnsan hep midir hiç midir  (Okunma Sayısı 522 defa)
07 Ocak 2011, 16:07:00
Hadice
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5.942


« : 07 Ocak 2011, 16:07:00 »



İnsan hep midir hiç midir?

İnsan, Allahü teâlânın yarattıkları içinde, en üstün ve en güzel surette yaratılan bir varlıktır. Mahluktur yani yaratılmıştır, yaratan değildir. Dolayısı ile muhtaçtır ve de acizdir. Kendisine tanınan mevkii ve haddini bilirse, çok yükselir. Haddini bilmezse, hayvanlardan da aşağı bir mahluk olur.

Bu konuda, seyyid Abdülhakim efendi, bir üniversitelinin sualine karşılık olarak yazdığı mektupta buyuruyor ki:

“Siz, bu varlık âlemine, kendiliğinizden gelmediğiniz gibi, oraya, kendiniz gidemezsiniz. Gördüğünüz gözler, işittiğiniz kulaklar, hulâsa, ruh ve cesedinize bağlı bütün sistemlerin hepsi, Allahü teâlânın mülk ve mahlukudur. Ayda, Merihde ve diğer yıldızlarda insan olmadığı gibi, yer yüzünde de bulunmasaydı, bir şey lazım gelmezdi. Hadis-i kudside buyuruyor ki:
(Önce gelenleriniz, sonra gelenleriniz; küçüğünüz, büyüğünüz; dirileriniz, ölüleriniz; insanlarınız, cinleriniz; en mütteki, itaatli kulum gibi olsanız, büyüklüğüm artmaz. Aksine olarak, hepiniz, bana karşı duran, Peygamberlerimi aşağı gören, düşmanım gibi olsanız, üluhiyyetimden bir şey eksilmez. Allahü teâlâ, sizden ganidir, Ona hiçbiriniz lazım değildir. Siz ise, var olmanız için ve varlıkta kalabilmeniz için ve her şeyinizle, hep Ona muhtâçsınız.)

Allahü teâlâ, güneşten ziyâ ve harâret gönderiyor. Siyâh topraktan, tatlı renkli, hoş kokulu nice çiçekler yaratıyor. Rüzgârdan gönüllere ferahlık veren nefesler döküyor.

Bir taraftan, beğenmediğiniz, iğrendiğiniz pislikleri, mikroplar vâsıtası ile, toprağa çevirip, bu toprakları bitki fabrikasında, vücudunuz makinasının yapı taşı olan, protein, yani yumurta akı maddesi hâline döndürüyor. Bir taraftan da yine nebatât fabrikasında, toprağın suyunu, havânın boğucu gazı ile birleştirerek ve içerisine, gökten gönderdiği enerjiyi depo ederek, nişastalı, şekerli maddeleri ve yağları, yani vücudunuz makinesini işletecek kudret kaynağını yaratıyor.

Akciğerlerinizde kimyâhâneler açarak, burada kanınızın zehrini ayırıp, yerine oksijen yakıcı maddesini sokuyor. Yüreğinizi çok karışık ve hârika dediğiniz tesirlerle, geceli gündüzlü çalıştırıp, damarlarınızda kan nehirleri akıtıyor. Zihin denilen bir hazine, akıl nâmında bir miyâr, fikir dedikleri bir âlet, irâde dediğiniz bir anahtar da, ihsan ediyor. Daha büyük bir nimet olarak, sadık ve emin Resullerle açıkça, talimât gönderiyor. Bütün bunları, size ve yardımınıza muhtâç olduğundan değil, mahlukları arasında size ayrı bir mevki, bir salâhiyyet vererek, mesud ve bahtiyâr olmanız için yapıyor.

Doğmadan evvelki, doğduğunuz zamanki hâlinizi düşünüyor musunuz? Üzerinde yatıp kalktığınız, yiyip içtiğiniz, gezip dolaştığınız, gülüp oynadığınız şu yer küresi yapılırken, taşları, toprakları hilkat fırınlarının ateşlerinde pişirilirken, suyu ve havâsı, kudret kimyâhânesinde inbiklerden çekilirken, siz nerede idiniz, ne içinde idiniz, hiç düşünüyor musunuz?

Bugün, bizim dediğiniz karaların, denizlerden süzülüp ayrıldığı, dağların, derelerin, ovaların, tepelerin döşenildiği zaman, acaba nerede idiniz?

Denizlerin acı suları, Hakkın kudreti ile buharlaştırılarak, gökte bulutlar yapılırken, o bulutlardan yağan yağmurlar, çakan şimşeklerin ve güneşten gelen kudret, enerji dalgalarının hazırladığı gıdâ maddelerini, yanmış, kurumuş toprakların zerrelerine işletip, o maddeler, ziyâ ve harâret şuâları tesiri ile oynayıp titreşerek hayatın hücrelerini yetiştirirken, nerede idiniz ve nasıldınız?

Ey insan! Acabâ sen nesin? Etrâfın, arzu ve emellerine uyduğu zaman, her şeyi, aklınla, ilminle, gücünle, kuvvetinle yaptığına, inanıyorsun. Hakkın sana verdiği vazifeyi unutuyorsun. Kendini mâlik ve hâkim tanımak ve tanıttırmak istiyorsun. Öte taraftan, etrâfın, arzularına uymaz, dış kuvvetler seni mağlup etmeye başlarsa, o zaman da, kendinde acizlikten ve ümitsizlikten başka bir şey görmüyorsun. Hiçbir irâde ve tercihe sahip olmadığını ve her şeyin sana zorla yaptırıldığını iddiâ ediyorsun.

Sofrana, sevdiğin yemekler gelmediği zaman, eline geçirebileceğin kuru ekmeği yemekle, yemeyip açlıktan ölmek arasında hür ve serbest bulunduğun ve kuru lokmalar, ağzına zorla tıkılmadığı halde, elini, dilini uzatır, onları yersin. Hem yersin, hem de bir şey yapmadığına hükmedersin.

İşin yolunda olunca “Hep”, işlerin ters olduğu zamanında ise, kaderin cebri altında oyuncak bir “Hiç” diye iddiâ ettiğin o sen, bunlardan hangisisin? Hep misin, hiç misin?

Siz, ne hepsiniz, ne de hiçsiniz! Bu ikisi arası bir şeysiniz. Sizler, eşi ortağı bulunmayan Hak teâlânın emri altında, ayrı ayrı ve müşterek vazifeler alan, birer memursunuz!”
 
 


Osman Ünlü
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: İnsan hep midir hiç midir
« Posted on: 07 Nisan 2020, 07:10:16 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: İnsan hep midir hiç midir rüya tabiri,İnsan hep midir hiç midir mekke canlı, İnsan hep midir hiç midir kabe canlı yayın, İnsan hep midir hiç midir Üç boyutlu kuran oku İnsan hep midir hiç midir kuran ı kerim, İnsan hep midir hiç midir peygamber kıssaları,İnsan hep midir hiç midir ilitam ders soruları, İnsan hep midir hiç midirönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &