> Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Dini Konular > Dini makale ve yazılar  > Hikmetler Yüklü İbadet Hac
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hikmetler Yüklü İbadet Hac  (Okunma Sayısı 543 defa)
13 Kasım 2010, 15:05:18
Zehibe

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 31.681



Site
« : 13 Kasım 2010, 15:05:18 »



Hikmetler Yüklü İbadet Hac


Dr. Durak Pusmaz


Yüce Rabbimiz bütün insanları kendisini tanıyıp kulluk etmeleri için yaratmıştır. “Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk/ibadet etmeleri için yarattım” (Zâriyât, 56) ayeti bu gerçeği ifade etmektedir. Kulun vazifesi rabbine ubudiyet/ kulluk edip O’nun emrini yerine getirmektir. Onun için bütün ibadetler Allah’ın emri olduğu için yerine getirilir. Haram olan şeyler de Allah yasakladığı için terk edilir. Yüce Rabbimizin emrettği ve haram kıldığı şeylerde mutlaka sayısız hikmetler vardır. Allah Hakîm’dir, yaptığı her şeyi yerli yerince hikmetli yapar, hikmetsiz, gelişi güzel hiçbir şey yapmaz. Bu hikmetlerin bir kısmını Cenab-ı Hak bizlere bildirip açıklamış, bir kısmını da bildirmemiştir. Biz bunlardan bazılarını akıl ve tefekkür ile anlayabiliriz.

Diğer ibadetlerimizin olduğu gibi haccın da bilebildiğimiz veya bilemediğimiz nice hikmetleri ve güzellikleri vardır. Hacca gidenler bu hikmetleri ve güzellikleri doya doya yaşamaktadırlar.

İbadetler, bu arada konumuz olan hac, insanın yaratılışında mevcut olan manevi duyguların gelişmesine ve yücelmesine sebep olur. Hac yapan kimse Kabe’nin etrafında tavaf, Safa ile Merve arasında sa’y ederken, Arafat ve Müzdelife’de vakfede bulunurken, Medine’de Ravza-i Mutahharayı ziyaret ederken tarifi imkansız manevi bir zevk alır, haz tadar. Kazanılan bu manevi hazla, imanı kuvvetlenir, ibadetlerini daha düzenli ve daha güzel yapar, ahlakı güzelleşir, varsa eskiden mevcut olan bir takım kötü huy ve alışkanlıklarını terk eder, ailesine ve etrafına karşı daha anlayışlı ve daha duyarlı olur. Kur’an-ı Kerimde işaret edildiği gibi artık takva azığıyla beslenir. Bakara sûresinin 97’inci ayetinde şöyle buyrulur: “Hac bilinen aylardadır. Kim o aylarda hac farizasını yapmaya başlarsa artık hac esnasında kadına yaklaşmak, masıyet ve kavga etmek yoktur. Her ne iyilik yaparsanız Allah onu bilir. Azığınızı alın, şüphe yok ki azığın en iyisi takva/ sorumluluğunun bilincinde olmaktır. Öyle ise ey akıl sahipleri! Bana karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun.”

Hacı, hac esnasında terk etmeye alıştığı masıyet ve insanlarla kavga etmek gibi çirkin şeyleri hacdan sonra da terk eder. İnsanlara, etrafına iyilik yapmaya çalışır. Yapılan her iyiliği Allah’ın bildiğinin şuurunda olur. İsmail Hakkı Bursevî hazretlerinin dediği gibi: “İnsanın iki yolculuğu vardır: Dünyadaki yolculuğu ve dünyadan ahirete yolculuğu. İnsanın dünyada yapacağı yolculuk sırasında yanına azık alması gerekir. Bunlar yiyecek, içecek, binek ve maldır. Dünyadan ahirete yapacağı yolculuk sırasında da yanında azık bulundurması gerekir. Bu yolculukta yanına alacağı azık ma’rifetullah/ Allah’ı tanımak, muhabbetullah/ Allah’ı sevmek ve Allah’a itaatla meşgul olarak yasaklarından ve emrine muhalefet etmekten sakınarak mâsivadan yüz çevirmektir. Bu, yolcunun dünyada hazırlayacağı en hayırlı azıktır. Çünkü dünya azığı geçici bir ıztıraptan, ahiret azığı ise devamlı bir azaptan korur. Dünya azığı geçicidir, ahiret azığı ise kalıcıdır ve insanı saf lezzetlere ulaştırır.” (Rûhu’l-beyan, Erkam yay., II, 253)

Haccın bir seyahat yönü vardır, görünürde bir seyahattir, fakat hac turistik bir seyahat değildir, ibadet için yapılan bir seyahattir. Onun için hacı adayı evinden çıktığı andan itibaren hac ibadetini yapıp memleketine dönünceye kadar Allah yolundadır. Cenab-ı Hak ona bunun ecrini, mükafatını verecektir. Nitekim Peygamber efendimiz bir hadis-i şeriflerinde: “Hac ve umre için Beytullah’a gidenler, müslümanların Allah’a gönderilmiş temsilcileridir. Şayet onlar Allah’a dua ederlerse Allah dualarını kabul eder, O’ndan bağışlanmalarını dilerlerse kendilerini bağışlar.” buyurmuştur. (İbn Mace, Menasik, 5)

Buna göre hac görevini ifa ettiğimiz süre içerisinde Mescid-i Haram’da, Arafat’da, Müzdelife’de, Mina’da, Mescid-i Nebevî’de ve diğer mukaddes mekanlarda bol bol dua etmeliyiz, yüce Allah’tan bağışlanmamızı dilemeliyiz.

Hac’da cihad sevabı vardır. Nitekim Hz Âişe Validemiz: “Ey Allah’ın Resulü! En faziletli amel olarak cihadı görüyoruz. Biz hanımlar cihad etmeyelim mi?” dedim. Peygamber efendimiz: “Fakat sizin için cihadın en faziletlisi, hacc–ı mebrûrdur” buyurdu. (Buhari, Hac, 4). Çünkü cihadda olduğu gibi hacda da hem sefer hali, aile ve yakınlarından uzak bulunma durumu var, hem insanın düşmanı olan nefisle mücadele var, hem eziyet ve sıkıntılara katlanma var.

Bilindiği gibi İslam dini birlik ve beraberliğe büyük önem vermekte, müslümanların birlik ve dirlik içerisinde olmalarını emretmektedir. Hac ibadetinin aynı mevsim ve günlerde olması dünyanın çeşitli yerlerinden ve bölgelerinden gelen milyonlarca müslümanı Kabe’de, Arafat’ta, Müzdelife’de, Mina’da bir araya getirmekte, müslümanların birlik ve beraberliklerini simgelemektedir. Fakat bunun şuurunda olmak gerekir.

Arafat, marifet kökünden türemiştir. Marifet tanımak demektir. Arafat’ta hacı kendini tanır, yaratanını tanır, sorumluluklarını tanır. Yaratılış gayesini ve vakfeyi/ Allah’ın huzurunda duruşun anlamını tanımaya çalışır, etrafındaki hacıları tanır, onlarla tanışır, kaynaşır. Kısaca tam bir iç muhasebe, anlama, tanıma, kaynaşma süreci içerisinde bulunur.

Diğer taraftan Kabe-i Muazzama yer yüzünde Allah’a ibadet için yapılan ilk mabet olup müslümanların kıblegâhıdır, onların birliğini simgelemektedir. Zira müslümanlar, günde kılmakta oldukları beş vakit namazda Kabe’ye yönelmektedirler. Hac ise bu birliği fiilen gerçekleştiren bir ibadettir.

İslam dini soy sop, ırk, renk farkı gözetmeksizin bütün insanların eşitliği prensibini getirmiştir. Hacca gidenlerin, daha Mekke’ye girmeden “mikat” denilen yerlerde üzerlerindeki günlük elbiselerini, üniformalarını çıkararak ihram denilen ve iki parça beyaz kumaştan oluşan giysiye bürünmeleri, makam ve mevkileri ne olursa olsun, aralarındaki eşitlik ve kardeşliği simgelemektedir. Artık orada amirle memur, idareci ile idare edilen, zenginle fakir, siyahla beyaz eşittir. Allah katında insanların eşit olduklarını söyleyen İslam dini, tatbikatta da bunu ortaya koymaktadır. Zira hac esnasında hiç kimsenin üzerinde makam ve mevkilerine, zenginlik ve fakirliklerine delalet edecek bir elbise yoktur, herkes iki parça beyaz ihramlığa bürünmüştür.

Bu beyaz ihramlık, Yüce Allah katında insanların eşitliklerini simgelediği gibi, aynı zamanda kefeni andırdığından dolayı, insana, dünyanın fani olduğunu, bir gün mutlaka ölümü tadacağını, ne kadar çok mal ve servete sahip olursa olsun, ahirete bir top kefenden başka bir şey götürmeyeceğini de hatırlatmaktadır.

Hac ibadeti aynı zamanda bir fikir ve kültür faaliyetidir. Orada dünyanın çeşitli bölgelerinden ve ülkelerinden gelen insanlarla buluşulur, kaynaşılır, onların bir kısım örf ve adetleri, kültür ve gelenekleri öğrenilir, onların fikirlerinden ilim ve kültürlerinden haberdar olunur, istifade edilir.

Bayram günlerinde Mina’da halk arasında “şeytan taşlama” tabir edilen remy-i cimarda bulunulur. Bu, dünyadaki şeytanlıklara ve şeytani vesveselere karşı olan tepki ve lanetin bir simgesidir. Gerçekte taşlanan, insanın içerisinde bulunan kötü duygu ve düşünceler, şeytânî vesvese ve hilelerdir.

Sonra hac gibi güç ve meşakkatli bir ibadeti yapmaya muvaffak kılındığından dolayı Cenab-ı Hakka bir şükran borcu olarak kurban kesilir. Bu, insana bir taraftan Allah için maddi fedakarlığa katlanmayı öğretir, diğer taraftan insanlar arasında yardımlaşma ve dayanışma duygularını geliştirir. İnsanı bencillik ve egoistlikten kurtarır, fakirlere, yoksullara yardım etmenin zevkini tattırır.

Haccın belirtilen bu hikmetleri yanında, burada belirtilmeyen, ya da bilmediğimiz daha nice hikmetleri de vardır. Fakat biz ibadetlerimizi ve haccımızı bu hikmet ve faydalarından dolayı değil yüce Allah emrettiği için, O’nun rızasını kazanmak için yaparız. Şairin dediği gibi:

Efendi ne isterse etmek gerek

Kuluz biz, düşer mi sual etmek.

Onun için Kur’an-ı Kerim’de: “Haccı ve umreyi Allah için yapıp tamamlayın.” (Bakara, 196), “De ki: Şüphesiz benim namazım, ibadetim/haccım, hayatım ve ölümüm âlemlerin rabbi olan Allah içindir.” (En’am, 162) buyrulmuştur.

Yazımızı Yunus Emre’nin aşağıdaki manzumesiyle noktalayalım:

Allah evi ziyarettir ben anda varmak isterim

Muhammed’in güzel nurun gözümle görmek isterim

Hacılar deve katarlar, kum denizine yatarlar

Taşı şeytana atarlar, ben anı urmak isterim.

Acep Allah’ın işine, yazmış kubbenin başına

Hacerü’l-esved taşına yüzümü sürmek isterim.

Yunus eydür sözüm haktur, hiç rızkum, malum yoktur

Çoktur günahım pek çoktur, boynumdan ırmak isterim.

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Hikmetler Yüklü İbadet Hac
« Posted on: 13 Ağustos 2022, 12:19:34 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hikmetler Yüklü İbadet Hac rüya tabiri,Hikmetler Yüklü İbadet Hac mekke canlı, Hikmetler Yüklü İbadet Hac kabe canlı yayın, Hikmetler Yüklü İbadet Hac Üç boyutlu kuran oku Hikmetler Yüklü İbadet Hac kuran ı kerim, Hikmetler Yüklü İbadet Hac peygamber kıssaları,Hikmetler Yüklü İbadet Hac ilitam ders soruları, Hikmetler Yüklü İbadet Hacönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &