ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Dini Konular > Dini makale ve yazılar  > Hâk yolun tâdını almak..
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hâk yolun tâdını almak..  (Okunma Sayısı 909 defa)
07 Ocak 2011, 22:13:57
Ekvan
Varlıklar, alemler, dünyalar. (Evren).
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 19.233


« : 07 Ocak 2011, 22:13:57 »



          Hâk yolun tâdını almak..

Hak yolu güç ve zordur, dikenlerle ve çilelerle doludur Şimdi herkes kesin bir şekilde, hatta ayne’l-yakin olarak bunu bilmektedir
Nasıl olmasın?! Onlar her gün cahiliyyenin zebanilerini dinliyorlar, onları görüyorlar Bunlar, tüfeklerini ve kurşunlarını mü’minlerin göğüslerine doğrultuyorlar Şimdi cahiliyyenin prensibi şu olmuştur: “Kurşunları, doğrudan kalbin en derin yerlerine atın” Hatta gözyaşı ve boğucu gaz sıkmaya, elleri ve ayakları kırmaya başladılar
Kuşkusuz hak yolunu, engebesine ve güçlüğüne rağmen, sadece mü’min kişi sever ve bu yoldan tad alır Bu yolda yürümekten, anlatılamayacak derecede zevk alır! Çünkü ancak onu tadan lezzetini bilir Size bu mutluluğu ve tadı ne kadar anlatsam da, tam manasıyla bunu tarif edemem Allahu Teala’dan bizi, sizi ve bütün mü’minleri bu dereceye ulaşmak ile rızıklandırmasını dilerim Bu tad; her güçlüğü hafifletir, her zorluğu kolaylaştırır Önünde bütün tepeler alçalır ve böylece kişi Rabbinden ve yaratıcısından razı hale gelir


İhanet sonucu mızrakla vurulan Haram bin Milhan isimli yüce sahabenin, kendisinden akan kanı gördüğünde: “Ka’be’nin Rabbi’ne yemin olsun,ki kazandım”[53] dediğini görmedin mi?


Yine çevresindeki müşriklerin himayesini reddettikten sonra Allahu Teala’nın himayesinden razı olan ve Allah yolunda gözü oyulan Osman bin Maz’un’u işitmedin mi? Velid bin Muğire ona şöyle demişti: “Vallahi ey kardeşimin oğlu! Eğer gözün sağlam kalsaydı zengin olurdu Sen de erişilmez bir himayede olurdun” Osman ona dedi ki: “Hayır, vallahi sağlam olan gözüm, Allah yolunda oyulan kardeşinden daha fakirdir Şüphesiz ben, senden daha aziz olan bir kimsenin himayesindeyim”[54]

Halid bin Velid’in Radıyallahu Anhu şu sözünü işitmedin mi: “Benim onu sevdiğim ya da kendisinden çocuk müjdesi aldığım bir gelinin getirildiği hiçbir gece, bana soğuğu şiddetli, buzu çok, sabahında düşmanla karşılaştığım bir seriyyeden daha sevimli değildir”[55]

Hatta, cihada olan sevgisinde aşırıya varanlardan Salahaddin Eyyubi, Allah yolunda ölümü tatmaktan, yaralanmaktan ve yorulmaktan zevk alıyordu… Rahat ve lüks bir hayattan nefret ediyor, çadır ve çöl hayatını seviyordu Tarihçiler onun hakkında derler ki: “O, cihad ve mücahidler hakkında konuşulmadıkça konuşmazdı ve çölde bir çadırda yaşamayı severdi”


Umeyr bin el-Hammam Radıyallahu Anhu, Bedir Savaşı’nda Rasulullah’ın Sallallahu Aleyhi ve Sellem; “Allah yolunda şehid olan kimse için cennet vacip olmuştur” sözünü işittiğinde, ayağa kalktı ve: "Ey Allah’ın Rasulü! Genişliği göklerle yer kadar olan cennet ha!?” dedi Rasulullah: “Evet” dedi Umeyr: “Çok iyi, çok iyi” dedi Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: “Seni çok iyi demeye iten nedir?” buyurdu Umeyr: “Vallahi ey Allah’ın Rasulü, cennet ehlinden olmayı ümit etmekten başka bir şey değil” dedi Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: “Sen cennet ehlindensin” buyurdu Bunun üzerine Umeyr, torbasından birkaç hurma çıkardı, yemeye başladı Sonra: “Ben bu hurmaları yiyinceye kadar yaşarsam, gerçekten bu uzun bir hayat olur” dedi, elindeki hurmaları attı ve öldürülünceye kadar savaştı[56]

Umeyr bin el-Hammam’ın gösterdiği bu tavır, yolu sevmek ve tadını hissetmektir Birkaç hurmayı yiyeceği dakikaları saydı, sonra bu anların ona cenneti geciktirdiğini düşündü Sanki bu vakit bile ona ebedi geldi…


Hubeyb bin Adiyy, öldürülmesi esnasında şöyle diyordu:


“Müslüman olarak öldürüldükten sonra gam yemem,



Nerede olursa olsun Allah için ölüyorum



Bu ölüm O’nun zâtı(nın rızası) içindir, dilerse O,



Darmadağınık uzuvların eklemleri üzerine bereket verir”[57]


Sa’d bin Ebi Vakkas’ın küçük kardeşi Umeyr bin Ebi Vakkas, Bedir günü henüz onaltı yaşını aşmamıştı Savaşa gitmiş, kendisini geri çevirmesinden korktuğundan dolayı Rasulullah’tan Sallallahu Aleyhi ve Sellem saklanmıştı Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem savaş konusundaki isteğini ve ısrarını öğrenince, onu ödüllendirdi O da savaştı ve Allah yolunda öldürüldü[58]

Uhud Savaşı’ndan önce Abdullah bin Cahş, Sa’d bin Ebi Vakkas ile birlikte bir kenara çekilmiş, dua etmeleri ve her birinin dua edenin duasının kabul olması için Rabbinden dilekte bulunması üzerinde ittifak etmişlerdi, Abdullah bin Cahş’ın duası şuydu: “Allahım, beni öfkesi şiddetli, cesareti fazla olan biriyle rızıklandır Senin için onunla savaşayım ve o da benimle savaşsın Sonra beni ele geçirsin, burnumu ve kulaklarımı kesip koparsın Yarın seninle buluştuğumda sen diyeceksin ki: Ey Abdullah, burnun ve kulakların neden kesildi? Ben de diyeceğim ki: Senin ve Rasulün için Bunun üzerine sen: Doğru söyledin, diyeceksin”[59]

Ne mükemmel ve ne büyük bir dua! Bu duanın sahipleri, herşeyini Rableri için satan ve O’nun yolunda duyduğu bütün acıyı tad olarak alan nefislerdir Bunu ancak yolu seven ve onun tadını alan kimse yapabilir Rabbinin rızası dışında hiçbir şeye önem vermez Boyun eğmiş bir şekilde Allah yolunda öldürülüp, Allah’a kavuşmaktan başka bir şeye değer vermez

Onlar ve benzerleri; gerçekten Allahu Teala’nın onlara olan lütfuna, Allahu Teala’nın onlara olan yardımına ve onları seçmesine layık olmuşlardır Abdullah bin Cahş, dilediği şeyi gerçekleştirmiştir Uhud’da şehid olarak ölmüş, müşrikler burnunu kesmişlerdir Belki de bazıları bu değerli sahabenin, Kureyş’in meşhur ailelerinden olduğunu ve Rasul’ün Sallallahu Aleyhi ve Sellem amcasının oğlu olduğunu bilmiyorlardır

Kuşkusuz onlar, bu yoldaki yolculukları dışında mutlu olmayacaklarını hissediyorlardı İster parça parça kesilsinler, ister bütün insanlar tek bir yaydan onlara karşı ok atsın, isterse de memleketlerini ve ailelerini kendilerinden ayırsınlar


Belki de sen Sa’d bin Muaz’ın kalbini dolduran Allah yolundaki şiddetli şehadet isteğini hissediyorsundur Sa’d, Beni Kurayza hakkında hüküm verdikten sonra dedi ki: “Allahım! Senin yolunda, elçini yalanlayan ve onu ülkesinden çıkaran kimselerle cihad etmekten başka bir şeyin bana sevimli gelmediğini biliyorsun Allahım! Bizimle onlar arasında bir savaşa hükmettiğini düşünüyorum Eğer Kureyş’ten savaşan birileri kalırsa, senin yolunda onlarla savaşmam için bana izin ver Eğer savaş bırakılırsa, savaşın bitmesine önem vermeden bu yolda ölmemi sağla” Sa’d Radıyallahu Anhu, Hendek Savaşı’nda yaralıydı Bu duayı yaptı Göğsünün üst kısmı yarıldı Mescidde bulunan insanlar, Sa’d’ın çadırından akan kandan ürktüler Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, onu bir çadıra koymuş ve mescidde tedavi ettiriyordu İnsanlar dediler ki: “Ey çadır halkı! Sizden bize doğru akan bu şey nedir?!” Bunun üzerine baktılar ki, Sa’d’ın kanı akıyor Sa’d Radıyallahu Anhu bu çadırda öldü[60]

Münzir bin Umeyr’i Radıyallahu Anhu düşün O, sahabe arasında; “el-Mu’nik li’l-Mevt (Ölümü Kucaklayan)” diye isimlendirilmişti Yani, Allahu Teala yolunda şehadet için acele eden ve şehadet için girişimde bulunan manasındadır O bu şekilde isimlendirilmişti, çünkü şehadet için acele ediyordu Bi’r-i Maûne’de şehid olarak öldürüldü[61]

Halid Allah ona rahmet etsin, öldürülmek için yakalandığında, mutlu ve olabildiğince neşeliydi Kendileriyle vedalaşır bir şekilde selamlarken, kardeşlerinden birinin yüzünde hüzün ifadesi görünce ona şöyle dedi: “Üzülme, ben Rabbime gidiyorum…”
Ve işte bugün cihad meydanlarında gayret eden bir değerli kardeşim Savaşta sağ eli yara aldığında, ölümle hayat arasında gidip gelirken şöyle diyordu: “Rabbim, hoşnud olman için sana çabucak geldim”[62]

İşte başka bir değerli kardeşim Bedeninin ve bünyesinin zayıflığını gidermek için cihaddan geri kaldığında şiddetli bir şekilde ağlıyordu Çünkü o, Allahu Teala’nın kendisini şehadet ile rızıklandıracağını umuyordu Emiri olan kardeş, onun ağladığını öğrendiğinde; “İstediğim şey budur” dedi ve onu mücahidlerin arasına kattı… Düşmanlar onu öldürmek için ellerine aldıklarında, birçok dualar ve onlara uzun beddualar etmeye başladı Yüksek bir sesle şöyle diyordu: “Bizim ölülerimiz cennette, sizin ölüleriniz ise cehennemdedir”
Bizzat kendim bu değerli kardeşleri gördüm Onlar, doğru düşüncenin liderleri, hidayetin öncülerindendir Onları, yerde ya da bir tek battaniye üzerinde yatar halde gördüm Geçici dünyalıklardan bir yemek, içecek ya da mahrem yerlerini örtecek bir elbise dışında bir şeyleri yoktu Bazıları geceleyin eline, ayakkabısına ya da gündüz yemek yediği tabağa yaslanıyordu Bazen de bir tuğla kalıbına yaslanıyorlardı Bununla birlikte onlar, Rablerine olan itaatleri nedeniyle sonsuz bir mutluluk, uyum gösterdikleri hakta kararlılık ve Allahu Teala’ya ibadet ve taat içindeydiler Onlar, dünyayı üzerindekilerle birlikte kazanmış gibi bir mutluluk içindedirler Sanki onların şu sözü söylediklerini duyarsın: “Biz nimet içindeyiz Krallar bunu bilseydi, bunu almak için bizimle kılıçlarıyla dövüşürlerdi” Dünya olaylarından hiçbir şeye önem vermezler İslam ile amel etmek ve yeryüzünde İslam’ı hakim kılmaktan başka bir şey onları meşgul etmez Kalpleri şöyle seslenir: “Allah yolunda olmaktan başka ölümü süsleyen bir şey yoktur!”
Kendilerini andığımız bu kişiler; yolu severler, yolda bir tad bulurlar Yolun acıları, engebeleri, zorluğu ve işkencesi gider Hatta işkence tada, acı lezzete, zorluk kolaylığa, aşırılık yumuşaklığa dönüşür Rablerini razı eden şeyden razı olurlar Allahu Teala’nın sevdiğine, sevgi duyarlar Bu nedenle onlar, Rablerinin sevdiği ve razı olduğu şey için acele ederler Buna kavuşmak için dünyayı içindekiler ile birlikte kaybetseler de onlar için önemli değildir


Eğer uykusuz geceme razı olursanız,



Allah bana ve yıllarıma selam etsin



Sonra… Bu yüce bir derecedir



Allah kimi buna ulaştırırsa, şüphesiz büyü...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Hâk yolun tâdını almak..
« Posted on: 02 Nisan 2020, 15:04:15 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hâk yolun tâdını almak.. rüya tabiri,Hâk yolun tâdını almak.. mekke canlı, Hâk yolun tâdını almak.. kabe canlı yayın, Hâk yolun tâdını almak.. Üç boyutlu kuran oku Hâk yolun tâdını almak.. kuran ı kerim, Hâk yolun tâdını almak.. peygamber kıssaları,Hâk yolun tâdını almak.. ilitam ders soruları, Hâk yolun tâdını almak.. önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &