ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Dini Konular > Dini makale ve yazılar  > Gören göze göre
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Gören göze göre  (Okunma Sayısı 545 defa)
15 Haziran 2010, 11:14:10
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 15 Haziran 2010, 11:14:10 »



GÖREN GÖZE GÖRE




Insanoglu gördügüne göre hareket etme istidadinda ama, henüz görmedigi gerçekleri -hatta ihtimalleri- de idrak ederek hesabina dahil etmek zorunda Fakat o, kendisi bir muamma sanki ”Insan, bu meçhul! ” demis Dr Alexi Carrel söhretli kitabinin bilinen basligina
Gerçekten insan, kendini çözdügü oranda hayatin manasini da biraz daha iyi anlayabiliyor, daha iyi ihata edebiliyor Sig insan ise, basit bir tavirla, uykuda gördügü (rüyasindaki) canavarin gerçekligini reddettigi halde, uyanik oldugunu sandigi gaflet halinde, ”ben görmedigime asla inanmam” diye inatla dayatiyor Oysa ki biraz ayilinca,faraza, Amerika’yi görmemis oldugu halde Amerikanin varligini kuskusuz bildigini (inandigini) rahatça söyleyebiliyor Ya da daha çarpici bir örnekle, bilgisayar programlariyla yapilan ‘sanal Ay’ yüzeyinde yürüyen ‘sanal insan’in gerçekten Ay’a inmis oldugunu bile kabullenebiliyor Sorunca da bu çeliskisini, ‘gördük ya!” hem de -güdümü kendisinde olmamasina ragmen- ‘televizyonda’ diye ilave edebiliyor
Aklini bile görmeyen, göremeyen zavalli ahmak, sadece bakan ama göremeyen gözüne inaniyor; "ben görmedigime inanmam” diyor Oysa ki, bilse, bir Batili filozof, küçük insanlarin, bazen büyük politikacilarin gözbebeginin önüne duran saman çöpleri gibi, dünyayi, daha dogrusu önlerini dahi görmelerini engelleyebilecegini ne güzel isaret etmis Allah bir kere insanin gözünü (basiretini) kapamasin; gözünün önündeki dev labirentleri dahi görmez, o zaman Görmez ama, çarpinca anlar duvarin ne kadar sert oldugunu Tipki, görmedigi Allah kavr----- atifla, ”bu gemiyi Tanri bile batiramaz” diyen ‘Titanic’ yapimcisi materyalist kafanin, bu muhtesem eserinin, daha ilk seferinde, umulmaz ve beklenmez bir biçimde batisini sapsalca görerek anlamasi gibi
Hayat insana aslinda hep bunu tartistiriyor Bir defasinda, seneler önce Ingiltere’den bir yabanci dost gelmisti ziyaretime Ingiliz irkindan bir tip ögrencisi olan Peter’le Istanbul’da gezerken, Sultanahmet’te oturup bir çay ocagi sehpasinin önünde felsefi tartismalar yapmistik Tartismamiz sonuçta ebediyet ve Allah’a intikal etti Zavalli Peter Allah’a bir sey demedi ama, ebediyeti görmedigi için kabullenemedigini söyledi Tabii ben de aksini O söyledi, ben söyledim; o söyledi, ben söyledim Ne dedimse, Allah’in ve ebediyetin gerçekligini göstermek için, bana çok makul ve kolay reddedilemez mülahazalarla karsilik verdi Sonunda parçalar üzerinde yürüyen mantigim iflas etti Resmen mat olmustum Ama gerçegi bile bile sahteye teslim olmak ne kadar aci geldi bilemezsiniz Döndüm ve konuyu söyle kapattim: ‘Bak, Peter’ dedim ve bütüne yöneldim, ‘bu mesele, bir tas veya demir parçasina iliskin degil ki, ben getirip de önüne koyayim ve iste gör, sertmis diyeyim Mesele farkli Onun için benim sana söyleyebilecegim son ve tek söz, benden ayrildiktan sonra odana gittiginde, yatmadan önce bir süre, kendi iç alemine dönerek, bildiginden bugüne kadar ki bütün olaylarini bir sinema seridi gibi gözden geçirip, konuyu kendine sorman olacaktir Olaylari ve iç alemini, kendi dünyani tefekkürle gözden geçir ve kendine sor Eger hayatin ve kendin, sen ve gördügün uzantilarinla sinirli ve sonlu gözüküyorsa; bitici hissediyorsan kendini, dogrusun! Yok eger hissin ve hayalin bitimsize uzaniyorsa, bil ki, seni ve boyutlarini asan bir bitimsizlik var alemde Meseleye buna göre bak ve kendini yalanlama Mesele kendinle ilgilidir; benimle degil
Peter dürüst bir tavirla basini kaldirdi ve: ‘ben bu dediginizi daha evvel çok kez yaptim His, duygu ve ufuklarim seni dogruluyor’ dedi Akil da zaten bu melekelerin muhassalasi degil miydi?
Peter namuslu bir arkadasti, bana dogruyu söyledi Kendini yalanlamadi Ama herkes öyle degil ki Dünya’da öyleleri var ki, sirf beni ve benim gibileri aldatmak için hep kendi kendilerini yalanliyorlar; görmediklerine inanmadiklarini söylüyorlar Böyle söylerken bile, hemen aksini ortaya getirip, o anda görmedikleri akillarinin, yanilgisina inaniyorlar Ebediyete, bitimsizlige inanmiyoruz diyorlar ama, binalarini hiç ölümleri yokmus gibi süresiz yikilmayacak sekilde yapiyorlar Elle tutamadiklari, bana gösteremedikleri sereflerine inanmami istiyorlar; seref iddia ediyorlar Bakir teller içinde akip giden elektrigi görmedikleri halde, çarpilmamak için gördükleri duragan teli bile tutamiyorlar Hatta bazen, ‘falan yerden geçme falan gün’ deseniz etkilice, inanmadiklarini söylemelerine ragmen görmedikleri cinlere çarpilmamak için oradan bile geçmiyorlar mesele biraz dürüstlük meselesidir Görmedikleri, gösteremedikleri halde elle tutulmasi mümkün olmayan namusluluk gibi bir kavram icad edip, ona siginiyorlar Kendi kendilerini yalanliyorlar
Insanlar böyledir iste; bazilari benim gibi, bazilari Peter gibi, bazilari da kendi içlerinde gizli hayatin gerçegi konusunda yalan söyleyenler gibi oluyorlar Tarihte de demek hep böyle olmus ki, sanli Kur’an bir kisim Israilogullarina hitaben buna da isaret ediyor ve geçmiste de böyleleri bulundugunu hatirlatarak rehberligini sürdürüyor:
”(Ey Israilogullari), bir zamanlar, ‘ey Musa, biz Allah’i açikça görmedikçe asla sana inanmayiz’ demistiniz de bakip dururken hemen sizi yildirim çarpmisti” diyor
Bu ayetten öyle anliyorum ki, o toplum, kendilerine kurtarici rehberligini esirgemeyen Hz Musa’nin çok açik isaretlerini göre göre reddetmek için, O’nun gerçegine sirt çevirince Cenab-i Hak onlari elim bir sarsinti ile yildirim çarpmisa çevirmis ve altlarini üstlerine getirmis Bu hüviyetteki toplumu yok edip, yerine çok yeni ve gerçekçi bir toplumun ihya edici ilkelerinin egemenligine hayat vermis Çünkü, diyor ki onlara Bakara suresinin 56 ayetinde devamla:
”Sonra ölümünüzün ardindan sizi dirilttik ki, sükredesiniz”
Allah burada topluma hitabettigine göre ve Allahin sünnetinde (yönteminde) de degisiklik göremeyecegimize göre, buradaki ölen ve tekrar dirilenlerin bireyler degil, helak olan bir toplumun yeniden kurulmasi ve tarih sahnesine yeni bir hüvviyetle yeniden çikmasidir diye düsünüyorum 57 Ayette bu anlatim söyle devam ediyor:
”Ve bulutlari üstünüze gölgelik yaptik Size mennu (kudret helvasi) ve selva (bildircin) gönderdik ve verdigimiz güzel nimetlerden yeyiniz (dedik) Hakikatte onlar bize degil, kendilerine kötülük ediyorlardi” Diye tasrih ediyor
Gerçekten yanlisi ve kötüyü ilkelestiren bütün toplumlar, Allah’a ve ona sadik bireylerin ebedi hayatlarina hiçbirsey yapamazlar Ancak ve ancak kendilerini cehenneme yönlendirebilirler
Nitekim toplumlarin kötü sonuçtan sakinmalari için hayatlarini disipline etmeleri ve kötülüge karsi müteyakkiz olmalari gerekiyor ki, Allah söylece uyarmis,vaktiyle onlari: ”Hani, ‘girin su kente de nimetlerinden dilediginizce, bol bol yeyin; (ama nimeti bol bu kentin) kapisindan secde ederek (onu size bahseden Allah’i taniyarak) tevazuyla girin ve (hatalardan dolayi) bizi affet deyin ki, hatalarinizi affedelim Biz muhsinlere (isini iyi yapanlara) ihsani (iyiligi) artiririz’ demistik” ”Fakat zulme sapanlar Söz’ü degistirdiler, (inatla) kendilerine söylenenden baska bir sekle soktular Biz de bu yaptiklarina karsilik olarak onlarin üzerine gökten pis bir azap indirdik” diye eski bir kavmin bildigiyle meseleyi güzelce izah ediyor
Kanaatimizca bütün toplumlar, gökten üzerlerine inecek felaketin, ya da yerden fiskiracak musibetlerin önünü kesmek için, ne yapip yapip, derhal, yaniltici keyfiliklerin güdümünden, kurtarici aklî ilkelerin rehberligine yönelmelidirler Fertlerse zaten, ancak buna riayetle ebedî Cennet ödülüne liyakat kesbederler
Bazilari göremedigi, görmek istemedigi için inanmasa da Kur’an eskilerin durumunu böyle anlatarak iz’ani olanlari böyle ikaz ediyor
Selam size!


M Selami Çekmegil

 
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.034


View Profile
Re: Gören göze göre
« Posted on: 18 Haziran 2019, 05:53:51 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Gören göze göre rüya tabiri,Gören göze göre mekke canlı, Gören göze göre kabe canlı yayın, Gören göze göre Üç boyutlu kuran oku Gören göze göre kuran ı kerim, Gören göze göre peygamber kıssaları,Gören göze göre ilitam ders soruları, Gören göze göreönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &