ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Dini Konular > Dini makale ve yazılar  > Ezansız Semtler
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Ezansız Semtler  (Okunma Sayısı 504 defa)
10 Temmuz 2010, 17:08:39
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 10 Temmuz 2010, 17:08:39 »




Ezansız Semtler

Kendi kendime diyorum ki: Şişli, Kadıköy, Moda gibi semtlerde doğan, büyüyen, oynayan Türk çocukları milliyetlerinden tam bir derecede nasip alabiliyorlar mı? O semtlerdeki minareler görülmez, ezanlar işitilmez, Ramazan ve Kandil günleri hissedilmez Çocuklar Müslümanlığın çocukluk rüyasını nasıl görürler
İşte bu rüya, çocukluk dediğimiz bu Müslüman rüyasıdır ki bizi henüz bir millet halinde tutuyor Bugünkü Türk babaları havası ve toprağı Müslümanlık rüyası ile dolu semtlerde doğdular, doğarken kulaklarına ezan okundu, evlerinin odalarında namaza durmuş ihtiyar nineler gördüler, mübarek günlerin akşamları bir minderin köşesinden okunan Kur-an'ın sesini işittiler; bir raf üzerinde duran Kitabullah'ı indirdiler, küçücük elleriyle açtılar, gülyağı gibi bir ruh olan sarı sahifelerini kokladılar İlk ders olarak besmeleyi öğrendiler; kandil günlerinin kandilleri yanarken, Ramazanların, bayramların topları atılırken sevindiler Bayram namazlarına babalarının yanında gittiler, camiler içinde şafak sökerken Tekbirleri dinlediler, dinin böyle bir merhalesinden geçtiler, hayata girdiler Türk oldular
Bugünün çocukları büyük bir ekseriyetler yine Müslüman semtlerde doğuyorlar, büyüyorlar, eskisi kadar derin bir tahassüs ile değilse bile yine Müslümanlığı hissediyorlar Fakat fazla medenileşen üst tabakanın çocukları ezansız semtlerde, yani alafranga terbiye ile yetişirken, Türk çocukluğunun en güzel rüyasını göremiyorlar Bu çocukların sütü çok temiz, hilkatleri çok metin olmalı ki ileride alafranga hayat Türklüğü büsbütün sardıktan sonra milliyetlerine bağlı kalabilsinler, yoksa ne muhit, ne yaşayış, ne semt hiçbirşey bu yavrulara Türklüğü hissettiremez
Ah! Büyük cedlerimiz! Onlar da Galata, Beyoğlu gibi frenk semtlerine yerleşirlerdi, fakat yerleştikleri mahallede Müslümanlığın nuru belirir, beş vakitte ezan işitilir, asmalı minare, gölgeli mescid peyda olur; sokak köşesinde bir türbenin kandili uyanır, hasılı o toproğın o köşesi imana gelirdi Beyoğlunu ve Galatayı saran yeni yapıların yığını arasında o mescidlerden, o türbelerden bir ikisi kaldı da gördük ki cedlerimiz kefere frenk mahallelerinin toprağına böyle nüfuz ederlerdi Biz bugünün Türkleri bilakis Şişli, Nişantaşı, Kadıköy, Moda gibi küçücük bir şehri andıran yerlere yerleştik, fakat o yerler Müslüman ruhundan ari, çorak ve kurudur Bir Üsküdar'a bakınınz bir de Kadıköyü'ne Üsküdarın yanında Kadıköy Tatavla (Kurtuluş)'yı andırır Eski Türklerin ruhları ile yeni Türklerin ruhları arasındaki farkı anlamak isterseniz, bu son asırda peyda olan semtlerle, İstanbul içlerini mukayese edinizMedenileştikçe Müslümanlıktan çıktığımızı tabi ve hoş gören eblehler uzağa değil, Balkan Devletlerinin şehirlerine kadar gitsinler Görürler ki baştan başa yenilşen o şehirlerin her tarafında çan kuleleri yükselir Pazar ve yortu günleri çan sesleri işitilir Manzara halkın dinini ve milliyetini hatırlatır O şehirler bizim yeni semtlerimiz gibi milli ruhtan ari değildirlerArtık Türk milletinin ruhu bir rayiha gibi uçtu mu? Hayır büyük bir kütlede yine o ruh var, fakat biz son nesil bir sürü gibi, büyük kafileden uzaklaştık, kaybolduk, fakat daha uzağa gitmeyeceğiz, yeni tarzda yaşayışla cedlerimizin diyanetini meczedip (bir araya getirip) bizi bu çoraklıktan, bu karanlıktan, bu ufunetten (pis kokudan) kurtaracak mürşidler, şairler, edipler, hatibler, yetişmedi, fakat gayet tabii bir revişle (gidişle) büyük kafileye, kendi kendimize döneceğiz
Dinsizliğin, kayıtsızlığın aksülameli başladı bile Çocuklutan beri diyanet yolundan ayrılmamı olan kardeşlerimiz, bizim gibi rücu hislerini itiraf edenlere henüz inanmıyorlar Onlara tamamiyle iltica edeceğimiz zaman da bizi birden tanımayacaklar Çünkü onlardan çok ayrı ve uzak düştük
Dört sene evvel büyük adada oturuyordum, bayramda bayram namazına gitmeye niyetlendim, fakat frenk hayatının gecesinde sabah namazına kalkılır mı? Sabah erkenden uyanamamak korkusu ile o gece hiç uyumadım Vakit gelince abdest aldım, Büyükada'nın mahlle içindeki sakit (sessiz) yollarından kendi başıma Camie doğru gittim Vaiz kürsüde va'az ediyordu Ben kapıdan girince bütün cemaatın gözleri bana çevrildi Beni daha doğrusu bizim nesilden birini, camiide gördüklerine şaşıyorlardı Orada o saatte toplanan Ümmet-i Muhammed, içine bir yabancının geldiğini zannediyordu Ben içim hüzünle dolu yavaş yavaş gittim Va'zı diz çöküp dinleyen iki hamalın arasına oturdum Kardeşlerim Müslümanlar bütün cemaatin arasında yalnız benim vücudumu hissediyorlardı Ben de onların nazarlarını hissediyordum Vaazdan sonra namazda ve hutbede onların içine karışıp Muhammed sesi kulağıma geldiği zamangözlerim yaşla doldu Onlarla kendimi yek-dil, yek-vücut olarak gördüm O sabah o Müslümanlığa az aşina Büyükada'nın o küçücük camii içinde, şafakta aynı milletin ruhlu bir cemeaati idik Namazdan çıkarken kapıda ayandan Reşid Akif Paşa durdu Bayramlaşmayı unutarak elimi tuttu: "Bu bayram namazında iki defa mes'udum Hamdolsun sizlerden birini kendi başına Camie gelmiş gördüm! Berhudar ol oğlum, gözlerimi kapamadan evvel bunu görmek beni müteselli etti!" dedi
Hem geldiğimi hemde Bayramımı tebrik etti Yanındaki eski adamlar da onun gibi tebrik etti bu basit hadiseden pek samimi olarak mahzuzdular o sabah gönlüm her sabahtan fazla açıktı
Biz ki minareler ve ağaçlar arasında ezan seslerini işiterek büyüdük O mübarek muhitten çok sonra ayrıldık biz böyle bir Sabah Namazında anne millete dönebiliriz fakat minaresiz ve ezansız semtlerde doğan, frenk terbiyesiyle yetişen Türk çocukları dönecekleri yeri HATIRLAYAMAYACAKLAR!


YAHYA KEMAL
 
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Ezansız Semtler
« Posted on: 22 Kasım 2019, 10:39:41 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Ezansız Semtler rüya tabiri,Ezansız Semtler mekke canlı, Ezansız Semtler kabe canlı yayın, Ezansız Semtler Üç boyutlu kuran oku Ezansız Semtler kuran ı kerim, Ezansız Semtler peygamber kıssaları,Ezansız Semtler ilitam ders soruları, Ezansız Semtlerönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &