ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Dini Konular > Dini makale ve yazılar  > Ehem ve mühimi fıkhetmek
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Ehem ve mühimi fıkhetmek  (Okunma Sayısı 988 defa)
17 Kasım 2010, 18:27:44
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 17 Kasım 2010, 18:27:44 »






EHEM VE MÜHİMMİ FIKHETMEK


İyi ve salih işler yapmak, hoş ve güzel amellerde bulunmak, İslamın emir ve tavsiyelerine uymak elbette rasgele yapılacak bir iş değildir. Bunların bir sıralaması, kuvvetli ve zayıfı, sahihi ve fasidi, sünnet ve bid’atı, makbul ve merdudu vardır. Bütün bunların kıymet-i harbiyesini, salt ve bağıl değerini gösteren de ilimdir ve fıkıhdır.

İlim nurundan, fıkıh rüşdünden yoksun olanlar çoğu kez bu işlerin arasındaki sınırı çiğneyerek bir birinden farksız hale getiriyorlar. Sıralamada 1. ve 2. derecede yapılması gerekenleri gerilere, 3. 4. derecede olanları öne alıyorlar. Böylece ifrat ve tefrite girerek, kıymetli bir yazarımızın ifade ettiği gibi, cahiller dinden iskonto yaptıkları gibi, bazı cahil dindarlarda ona zam yapıyorlar.

Bazı insanlar da ihlaslarına rağmen mizanlarında ağır gelebilecek amelleri ihmal edip, hafif amellerle iştigal ediyor, bir nafile veya mendup terkedildiği zaman feryat koparıyor, farzlar ihmal edildiği zaman tınmıyorlar. Bir de aynı amel bir yerde yapılması efdal iken, başka bir yerde aynı derecede değildir. Yine aynı iş bir zaman diliminde yapılması çok mühim iken, farklı bir zamanda hiç de mühim değildir. Aynı konu hakkında farklı zamanlarda ve farklı zeminlerde farklı hüküm ve fetva vermeyi gerektiren şartlar mevcut iken, bütün bunları gözardı ederek sanki her taraf tozpembe, asrı saadette yaşıyormuş gibi, hüküm ve fetva basanlar var. Bütün bunlar yani değişik zamanların ve farklı hallerin kendilerine özgü hükümlerin olabileceğini gösterecek fıkhi rüştten yoksun olmaktan kaynaklanıyor.

Sağlam insan binasına son derece ihtiyaç varken, taştan yapılan binalara ehemiyet veren fıkıhsız insanlarımız var. Örneğin: İlimli, imanlı ve ahlaklı gençliğin yetişmesine ihtiyacın olduğu şu günümüzde bazı dernek ve cemiyetler, öğrencilere burs vermeyi kısarken habire dernek ve cemiyet adına binalar dikiyorlar. Yine bir çok müslümanlar her bir 100m. Başına Camii ve mescitler bulunurken, yeni mescit ve Camiilerin inşası için milyon ve milyarlarca para teberrü ederken, fakir, evsiz kalan, imkansızlıktan evlenemeyen gençlere ya da parasızlıktan tahsilini yarıda bırakmış öğrencilere yardım elini uzatmamaktadırlar. Camilerin bulunmadığı bir yerde cami yapmak elbette büyük sevaptır. Ama ihtiyaç olmadığı yerde Cami yapmak israftır, boş yere harcamaktır. Bir müslüman malını nereden kazandığının bilincinde olduğu gibi, nereye harcadığını da bilmeli. Cami ve mescit yapmanın sevap olduğunu duyan bir insanın her yerde ve her zaman cami yapılmasının sevap olduğunu düşünmesi doğru değildir. Yerine göre sevap olduğu halde, yerine göre yapılması günah olabilir.

Yanı başında fakir insanların, hele hele fakir akrabalarının bulunduğu halde bir çok müslüman zenginlerin, her sene Hacca veya umre ziyaretine gidip, fakir akraba ve komşusuna yardımda bulunmamaları hayırlı işlerin ve salih amelin öncelikli olanını bilme fıkhından yoksun oluşlarındandır. Nafile hac, nafile umre ya da ihtiyaçsız Cami inşasına harcadıkları bu yüksek meblağları İslamı ortadan kaldırmaya yönelik bir takım küfri akımlara karşı mücadele yolunda infak etmeye, Filistin’de Yahudi mezalimine, Bosna hersekte Sırp vahşetine, Endonozyada, Bengladeşte ve daha başka Asya ve Afrika ülkelerinde müslümanları Hıristiyanlaştırma, misyonerlerine veya ateizm hareketine karşı mücadele etmek için İslam davetçilerini yetiştirmek, bu alanda faydalı kitapları te’lif veya tercüme finansmanının temin için teşvikte bulunsanız, hiç kendilerini ilgilendirmeyen bir mesele imiş gibi ilgisiz kalırlar.

Oysa Kur’anı Kerim, cihadla ilgili işlerin hac ile ilgili işlerden daha efdal ve daha öncelikli olduğunu açıkca bildirmektedir.

“Hacılara su verme ve Mescid-i Haramı onarma (işini yapan)ı, Allah’a, ahiret gününe inanan ve Allah yolunda cihad edenle bir mi tuttunuz? Bunlar Allah yanında bir olmazlar. Allah zalimler topluluğuna hidayet etmez. İnanan, hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla savaşanların Allah katında dereceleri daha büyüktür. İşte kurtuluşa erenler onlardır.”Tevbe/19-20

üstelik bunların hac ve umreleri nafile cinsindendir. Halbuki küfre, inkarcılığa karşı cihad etmek, neslimizi küfrün ve ilhadın cereyanından kurtarmaya çalışmak, dayandıkları dahili ve harici güçlerine karşı mücadele etmek çağın farzı ve günlük görevimizdir.

Üstaz Fehmi Hüveydi haftalık bir makalesinde bütün müslümanlara şu açık mesajda bulunuyordu.

“Bosnayı kurtarmak farz olan Hac ibadetinden önce gelmektedir.” Aynı hüküm, küfrün ve zulmün amansız baskısına uğramış ülkeler için de söylenebilir. Örneğin: Çeçenistan, Filistin, Keşmir vs.

bu hükm, fıkhi yönden ele alındığında doğru ve isabetli olduğu görülecektir. Hac ibadeti tehir edilip sonra da yerine getirilebilir bir ibadettir. Ama, açlıktan, soğuktan, hastalıktan,, top ve şarapnel mermilerin altında can veren insanları kurtarmak ertelenmesi mümkün olmayan hemen yerine getirilmesi gereken ve içinde bulunduğumuz vaktin farizası, alem-i İslamın bu günün vecibesidir.

İslam akidesini bilmeyen, dolayısıyla imanlarını şirk pisliğinden temizleyemeyen şu toplumda öncelikli olarak onlara tevhidi tebliğ etmemiz gerekirken, hatiplerin kürsülerde orman koruma, cami haftası, 32 veya 52 (varsa) farzlardan, din adına hikaye ve menakıpten söz etmeleri İslamın öncelikli meselelerini bilmemektir. Kuranla sabit olan Cuma namazını bazı radikal düşüncelerden terkedip, Ramazan ayında nafile olan teravih namazını kılmak için gerekli yer ve şartları hazırlamaya çalışan fıkıhsız İslam heveslilerimizin yaptığı da aynı eksikliğin acı semeresidir. 



Mehmet ALPTEKİN
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Ehem ve mühimi fıkhetmek
« Posted on: 15 Kasım 2019, 21:28:18 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Ehem ve mühimi fıkhetmek rüya tabiri,Ehem ve mühimi fıkhetmek mekke canlı, Ehem ve mühimi fıkhetmek kabe canlı yayın, Ehem ve mühimi fıkhetmek Üç boyutlu kuran oku Ehem ve mühimi fıkhetmek kuran ı kerim, Ehem ve mühimi fıkhetmek peygamber kıssaları,Ehem ve mühimi fıkhetmek ilitam ders soruları, Ehem ve mühimi fıkhetmekönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &