ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Dini Konular > Dini makale ve yazılar  > çevremiz çehremizdir
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: çevremiz çehremizdir  (Okunma Sayısı 493 defa)
10 Temmuz 2010, 16:59:42
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 10 Temmuz 2010, 16:59:42 »



ÇEVREMİZ ÇEHREMİZDİR


İnsan değerlidir
Bu değeri ona yükleyen ise, insanın Sahibi olan Allah’tır
‘Andolsun, biz insanoğlunu yücelttik…’’ (İsra-70)
İnsanı mükerrem ve muhterem kılan Allah, ona ikram ve ihsanını hesapsız ve sınırsız olarak açtı:
‘‘Görmüyor musunuz ki, şüphesiz Allah, göklerde ve yerde olanları emrimize amade kılmış, açık ve gizli üzerinizdeki nimetlerini genişletip-tamamlamıştır…’’ (Lokman-20)
Yerde, gökte her şey insanın emrinde… İnsanda Rabbinin emrinde…
Kainatta olan her şeyi insanın tasarrufuna musahhar kılan Allah, bunu birşarta bağladı: Emanet bilinci ile hareket etmek… Evet, evveliyetle evren insana emanet edildi
Tasarruf hakkını kullanan insan tahakkümde bulunmayacak, tecavüz yollarına yönelmeyecekti… Her şey yerli yerinde duracak, herkes haddini bilecekti… Varoluşunu sürdüren insan varlıkla barışık olacaktı…
Evren, Allah’ın eseridir… Tabiat, Allah’ın kevni ayetlerindendir… Bu ayetleri okumak ve korumak akleden insanlara düşen bir görevdir… Kainat kitabı kutsaldır… Bu kitabın ayet ve işaretlerine kör ve sağır davrananlar yeryüzünü nasılda kirletiyorlar? Yakıp-yıkıyorlar… Kırıp-döküyorlar… Ezip-geçiyorlar…
Kuşkusuz, varlık alemi Allah’ın ayetleri hükmündedir… İnsan çevreye verdiği zararla bu kevni ayetleri tahrif ve tahrip etmiş oluyordu… Allah’ın ayetleri ile oynamak hafif bir sıç mudur?
Yeryüzünün halifesi olan insan, yeryüzünü ifsad ediyordu… Bu yeryüzünün mirasçısı kılınan insanın, yeryüzü emanetine ihanetiydi…
Tabiatın efendisi olarak görevlendirilen insan, artık teknolojinin kölesiydi…
Bu çağın günahı büyük! Öyle bir günah ki, yalnız canlılara değil, cansızlara da zara veriyor… Bu gidişatla insanlık kendi eceline çağrıda bulunuyor… Hava kirliliği, Tükenen canlı türleri, orman yangınları, kuraklık, seller, açlık, aids, bereketsizlik, rahmetsizlik hangi günahların sonucu olduğunu düşünüyor muyuz?
Doğanın ahlâksızca, fütursuzca tahribatı, doğal kaynakların talanı, yeraltı ve yerüstü zenginliklerin yağmalanması küresel bir yangına dönüştü… İnsanlığı bekleyen son: Korku, kaos, anarşi ve terör…
İnsanoğlunun elinden çıkan ölümcül bir ifsad eylemi yeryüzünü karartıyor:
‘‘İnsanların kendi ellerinin kazandığı dolayısıyla, karada ve denizde fesad ortaya çıktı…’’ (Rum-41)
Sizce isabet eden her musibet, (ancak) ellerimizin kazandığı dolayısıyladır (Allah) Çoğunu da affeder’’ (Şura-30)
Yaşadığımız dünyanın yaşanmaz hale gelmesinin müsebbibi insanın ta kendisidir… Önce insan kirlendi… Sonrasın da hava, toprak, su, bitki, eşya, evren, iklim her şey kirlendi… İnsanın doğası gelince, doğallığı bozulunca, bozulma süreci hız kazandı, her şeye sirayet etti…
İnsan haddini bilmedikçe, ifsad büyüyecektir…
Hayata bakış hedonizm (zevk merkezli) olunca, savurganlık, tüketim çılgınlığı, sömürü başını alıp gidiyor…
Reklamın büyüsüne, rekabetin rüzgarına, rantın sarhoşluğuna vurgun kitleler küresel ifsadla alkış tutuyor… Moderni model olanların marazi yaşamları tasvip görüyor… Kapitalizmin altın kupa içinde sunduğu zehirde şifa aranır oldu…
Çağdaş uygarlık, teknolojinin üstünlüğü ile yeryüzü cehennemini kendi elleri ile hazırladı… Bunu cennet diye pazarladı… Deccal’ın cenneti bu olsa gerek…
İnsan kazanıyor ancak huzuru yok… Üretiyor-tüketiyor fakat hiç bir şeyin tadı yok… Büyüyor ama nedense ruhu yok…
İnsanoğlu daha çok tükettikçe, kapitalizmin çarklarına su taşımaya devam ettikçe, kendisini tükenişe götüren bu sürecin bir parçası olmayı sürdürmekte ve sonunda hüsrana mahkum olmaktadır…
Çevre kirliliği, kimyasal ve biyolojik atıklar, sera gazı salınımı, küresel ısınma, ozan tabakasının delinmesi, ekolojik bozulmanın ürkütücü sonuçları yansımaya başladı… Depremler, kasırgalar, seller, tsunamiler, kıtlık, kuraklık, bulaşıcı hastalıklar, açlık, çevre felaketleri toplumlar korku nöbetleri yaşıyor… Stres yüklü, sıkıntılı bir hayat…
Dünyayı yaşanmaz bir gezegen haline getirecek felaketler dizisi tepemizde dolaşıyor…
Modern musibet kol geziyor, seküler kıyamet kapımızda… İnsanlar çaresiz…
Peki neden?
Teknolojik üstünlük, bilimsel başarı insanı büyüledi… Ve insan büyüklendi…
Tuğyanı seçti… Tuğyan, tufana dönüştü… Mülkün Sahibi’ni unuttu… İnsan dengesini yitirdi… Olmadı, tabiatın dengesine müdahale etti… Halbuki her şey bir ölçüye göre yaratılmıştı…
‘‘Biz her şeyi bir ölçüye göre yarattık’’ (Kamer-49)
İnsan ne ölçü, ne denge dinlemiyordu… Tüm bu olanların ismi Kur’an’ın deyimi ile ifsattı… Kur’an fesatçı güruha dikkat çekiyor:
‘‘O, iş başına geçti mi yeryüzünde fesat (bozgunculuk) çıkarmaya, ekini ve nesli helak etmeye çaba harcar Allah ise fesadı (bozgunculuğu) sevmez’’ (Bakara-205)
Fesad nedir?
Bozulma kirlenme, kokuşma… Yozlaşma, dejenerasyon, soysuzlaşma, itidalden sapma… Maddi-manevi kirlilik… İslahın zıddı… Karışıklık, kışkırtıcılık…
Kur’an, fesadı ve fesadın türevlerini Allah’ın koyduğu düzenin bozulması iktidarının zulmün ve küfrün eline geçmesi anlamında ifade ediyor…
Özetle; fesat Allah’a isyandır… Allah’ın yasalarını ve düzenini bozmaktır…
Yaşadığımız gezegenin maruz kaldığı bir ifsad faciası ile karşı karşıyayız… Bu bize acı veriyor mu?
Kainat kitabının tahrifat ve tahribatına nasıl ilgisiz kalabiliriz? Yeryüzünü konuşmak, korumak ve savunmak bize düşmüyor mu? Arzın mirasçıları biz değil miyiz?
Bizde bu felaketin bir parçasıyız… Harap olan sadece tabiat değil, insanlıkta ciddi bir tehdit altında…
Çevre sorunu bir insanlık sorunudur… İnsan, insan olmanın ihtiram ve izzetini kuşandığı zaman, çevrede korunmuş olur… Çevre bilincini, insan olma bilicinden ayrı düşünemeyiz…
Bu açıdan, Müslüman umursamaz bir yaklaşımla felaketi izleyemez… ‘‘Seyir kültürü’’ nden, ‘‘sorumluluk bilici’’ ne dönmeliyiz… Bu sorun sadece Yeşillerin, Çevrecilerin, Bilim adamlarının sorunu olarak bakamayız İslami camialarda ‘‘çevre bilici’’ nin ciddi anlamda gündemleştirilmemesi bir eksikliktir… Tabi ki; Bizim derdimiz ‘‘çevrecilik hobisi’’ değildir, emaneti koruma sorumluluğudur… Bu soruna yönelik öneri ve tavırlarımız belirginlik kazanmalıdır…
Bu konuda palyatif tedbirlerle, pansuman tedavilerle mesuliyeti üstümüzden atamayız… Aracımızın egzozunu temizlemek, filtreleri temiz tutmak, su ve ampul kullanmada tasarruf… Bunları küçümsemiyorum ancak problem derinlerde… Ya da kapitalizme, modernizme tüm suçu fatura ederek kendimizi rahatlatamayız… Acaba tek suçlu kapitalist sistem mi?
İfsad güçlerine ve imha odaklarına karşın inşa memuru olan müminlerin yeryüzüne müdahil olmaları gerekiyor… İlgisiz kalamayız, sessiz duramayız… Çünkü her şey bize emanet… Yırtıcı, yıkıcı, yok edici meşum zihniyete dur diyecek irade ve iman bizdedir… Bir inşa ve ıslah operasyonu başlatmalıyız… Salihlerin salahından, sulhundan, silminden herkes ve her şey nasiplenmelidir… İnsan, eşya, bitki, hayvan, hava, su, toprak… Canlı-cansız her şey… Salih olmanın sorumluluğudur bu… Halifeliğin hükmü budur… Şahidin şehadeti … böyle gerektiriyor…
Allah’a buyun eğmeyen beşere, tabiat bile tepkili… Tabiat, kendisinin sorumsuzca sömürülmesine tepki vermekte, adeta insanı cezalandırmaktadır… Allah’ın gazabı doğal afetler üzerinden geliyor… Nihai ceza, ‘‘Hesap Günü’’ gerçekleşecektir…
Rahmet vesilesi olan yağmur, ya yağmur, yağınca da çoğu zaman sel ve felakete dönüşüyor…
Kıyamet öncesi uyarılar birbirini izliyor… Kıyamet alametlerinin dökümünü yapacak değilim, ancak sanki bazı ihtarları görmek istemiyoruz
Peki biz ne yapıyoruz? Ya da ne yapmamız gerekiyor?
Önce, ilahi değerleri taşıya bilme ve temsil edebilme liyakat ve ehliyetini kuşandık mı? Bununla insan ve evrenle uyumlu olmayı arayacağız…
Kainatta cari olan Allah’ın yasalarına uymak durumundayız… İnsicam ve intizam en çok bize lazım…
Yoksulluk edebiyatı, açlık sorununu çözmeyecek, ta ki, savurganlık illetine çözüm buluncaya kadar…
‘‘Komşusu aç iken kendisi tok yatan bizden değildir’’ (Hatih-Taberina) Obezite sıkıntısı olan bizler bu nebevi ibareyi nasıl yorumlayacağız…
Afrika da su koyusu açılması için yardım etmek güzel bir amel… Ancak bu bizim su israfı vebalimizi ortadan kaldırmayacaktır… Öyle ki; okyanus kıyısında abdest alan bir Müslüman suyu israf etmemek durumunda…
Yıllık çöpe attığımız yemek atığı poşetlerimizle, hayır namına verdiğimiz kumanya paketlerimizin mukayesesini yapma durumunda, nasıl bir netice ile karşılaşacağız?
Gecelerini aydınlatan, ışıltılı bir yaşama kapılan insanımız, sabahın şafağında güneşin aydınlığına sırtını dönüp uyumayı tercih ediyorsa, burada bir terslik yok mudur?
Modern yaşam tarzının yalnızlaştırıcı, yıpratıcı, eritici, boğucu ikliminden, sünnete dayalı yaşam modeline taşınmalıyız… Doğal ve sade bir yaşam… İhtiyaç kadar tüketim… Mutedil bir hayat… Takvanın belirleyici olduğu yaşam biçimi…
Daha iyi bir dünya, öte dünya bağlantılı bir yaşamı gerçekleştirmekle mümkün olabilir… Tevhid ve adalet eksenli bir perspektifle ıslaha yoğunlaşmalıyız…
Paylaşım ahlâkını çağa taşımalıyız… O zaman dünyada 38 milyon insan açlık tehlikesi içinde iken, İstanbul da günde 2 milyon ekmek çöpe gitmeyecektir…
Tarihte İslam toplumlarında, zaman zaman kıtlık yardı ama açlık yoktu… Çünkü paylaşım vardı
Önce biz az ile yetinmesini öğreneceğiz… Az yemek… Az giysi ile yetinmek… Az tüketmek… Aza kanaat…
Kazancı insanlığın salahına ve yeryüzünün imarına aktarmak…
Yeni bir tufanın arefesinde Nuh’un oğlu gibi yüksek dağlara (teknolojilere) bel bağlayamayacağımıza göre, temiz ve yaşanır bir dünya için gemi inşasına durmalıyız…
Kirli ve kanlı ellerin ateş topu ve kan gölüne çevirdikleri dünyanın gidişatına el koymalıyız…
Zulmü başka bir zulümle, kiri başka bir kirle izale edemeyiz…
Hakkın ikamesi, adaletin idamesi tek çıkar yoldur…
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: çevremiz çehremizdir
« Posted on: 21 Kasım 2019, 16:19:21 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: çevremiz çehremizdir rüya tabiri,çevremiz çehremizdir mekke canlı, çevremiz çehremizdir kabe canlı yayın, çevremiz çehremizdir Üç boyutlu kuran oku çevremiz çehremizdir kuran ı kerim, çevremiz çehremizdir peygamber kıssaları,çevremiz çehremizdir ilitam ders soruları, çevremiz çehremizdir önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &