ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum >  ๑۩۞۩๑ Eğlence Dünyası ๑۩۞۩๑ > Çoçukların Dünyası > Dini Hikayeler > Zaman kavanozumuz
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Zaman kavanozumuz  (Okunma Sayısı 606 defa)
23 Aralık 2010, 16:37:18
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 23 Aralık 2010, 16:37:18 »



Zaman kavanozumuz


    Geçenlerde, şu dünya hayatının dünyevî açıdan nasıl en verimli şekilde yaşanacağı üzerine kafa yoran ve bilvesile şu dünya hayatının uhrevî açıdan nasıl en verimli şekilde yaşanacağını düşünen bizlerin de tatbik edebileceği fıtrî tesbitlere ulaşan bir kişiden anlamlı bir ders edindim. Bu ders, şöyle:

    Batı dünyasında çok üzerinde durulan bir konu olarak "zamanın verimli kullanımı" hakkında düzenlenen kurslardan birinde, öğretmen, "her biri birer meslek erbabı olan öğrencilerine" pratik bir ders vermeyi düşünür ve masanın üzerine kocaman bir kavanoz koyar. Sonra, bir torbadan irice kaya parçaları çıkarır, dikkatlice üst üste koyarak kavanozun içine yerleştirir. Kavanozda taş parçaları için yer kalmayınca, sınıfa sorar: "Kavanoz doldu mu?"

    Sınıftaki herkes, "Evet, doldu" cevabını verir.

    "Demek doldu" der öğretmen. Hemen egilip bir kova küçük çakıl taşı çıkarıp kavanozun tepesine boşaltır. Sonra kavanozu eline alıp sallar. Böylece, küçük parçalar büyük taşların sağına soluna yerleşirler.

    Öğretmen, yeniden sorar: "Kavanoz doldu mu?"

    İşin sanıldığı kadar basit olmadığını sezmis olan ögrenciler, bu kez, "Hayır" cevabını verirler. "Hayır, tam da dolmuş sayılmaz."

    Zamanı verimli kullanma dersi veren öğretmen, "Doğru" diye tasdik eder onları. Sonra da, masanın altından bir kova dolusu kum çıkarır. Kumu, kaya parçaları ve küçük tasların arasındaki bölgeler tümüyle doluncaya kadar döker. Ve yeniden sınıfa yönelir: "Kavanoz doldu mu?"

    Yine, "Hayır, dolmadi" cevabını alır.

    Tekrar, "Doğru" diyerek onları tasdik eder ve bir sürahi su çıkarıp kavanozun içine dökmeye başlar.

    Kavanoz artık dolmuş ve iş "kıssadan hisse"ye kalmıştır. Öğretmenin "Bu gördüklerinizden nasıl bir ders çıkardınız?" sorusuna, atılgan bir öğrenci, hemencecik şu karşılığı verir: "Şu dersi çıkardık: Günlük iş programınız ne kadar dolu olursa olsun, her zaman yeni işler için zaman bulabilirsiniz."

    Bu, yabana atılır bir ders değildir. Ama, öğretmenin vermek istediği "asıl ders" bu değildir. Öğrenciye "Hayır" dedikten sonra, şunu şöyler: "Çıkarılması gereken asıl ders şudur: Eğer büyük taş parçalarını baştan,ilk önce kavanoza koymazsanız, daha sonra asla koyamazsınız."

    Bu muazzam hayat dersinden sonra da, öğrencilerinden bir sorgulama talep eder: "Hayatınızdaki büyük taş parçaları hangileri? Onları ilk iş olarak kavanoza koyuyor musunuz? Yoksa kavanozu kumlarla ve suyla doldurup büyük parçaları dışarıda mı bırakıyorsunuz?"

    Bir vesileyle haberdar olduğum bu tecrübenin, gönlü her daim iman ve ubudiyetten ve de iman hizmetinden yana olan, fakat buna yeterli bir zaman ayıramayan, hatta hiç zaman bulamayan şu zamanın çok insanı için de, içine düştükleri şeytan düğümünü çözer bir mahiyet arzettiğini düşündüm.

    Öyle görünüyor ki, biz hayatımızı iman ve ubudiyet yolunda yaşamaya ve de iman hizmetinde bulunmaya karar verince, her hayırlı işin engeli olan mel'un şeytan "vazifedarlık desisesini" kullanarak karşımıza çıkıyor. Zaman kavanozumuzu, büyük taşlar hükmündeki imanî vazifelere bedel, küçük taşlar, kumlar, hatta su mesabesindeki daha küçük meseleler ile dolduruyor. Baştan zaman kavanozumuza büyük taşları koyamadığımız için de, kalben ne kadar istersek isteyelim, fiiliyatta küçük taşlar ve kumlarla meşguliyetten büyük taşlar için zaman harcamaya vakit bulamıyoruz.

    Bu bakımdan, gerçekten iman hizmetinin hadimlerinden olmak, hakikaten ümmet-i Muhammed'i sahil-i selamete çıkaran bir gemide çalışan hademeler olarak bulunmak istiyor isek, işe baştan başlayalım: Zaman kavanozumuzu elden geçirelim ve ilk iş olarak, büyük taşları yerli yerine koyalım ve asla onları kavanozun dışında bırakmayalım.

    "Ya küçük taşlar, kumlar ve sular ne olacak?" derseniz, tecrübenin anlattığı üzere, böylesi iş-güç için zaman ve zemin zaten kalıyor!


    alıntı


[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Zaman kavanozumuz
« Posted on: 12 Kasım 2019, 11:22:06 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Zaman kavanozumuz rüya tabiri,Zaman kavanozumuz mekke canlı, Zaman kavanozumuz kabe canlı yayın, Zaman kavanozumuz Üç boyutlu kuran oku Zaman kavanozumuz kuran ı kerim, Zaman kavanozumuz peygamber kıssaları,Zaman kavanozumuz ilitam ders soruları, Zaman kavanozumuzönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &