ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum >  ๑۩۞۩๑ Eğlence Dünyası ๑۩۞۩๑ > Çoçukların Dünyası > Dini Hikayeler > Yusuftan ne öğrendik
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Yusuftan ne öğrendik  (Okunma Sayısı 489 defa)
10 Aralık 2010, 15:56:33
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 10 Aralık 2010, 15:56:33 »



YUSUF'TAN NE ÖĞRENDİK

Bir kıssayı, bir hikâyeyi okurken ondan, içindeki hikâyenin kahramanlarından bir şeyler öğrenmeye çalışmalıyız.

Peygamberleri gönderen Yüce Allah (c.c – celle celalühü) onların sadece doğruya davet etmelerini değil aynı zamanda insanlara örnek olmalarını da dilemiştir.
Hele son Peygamber, bizim Peygamberimiz Hazreti Muhammed’in (s.a.v – salli aleyhi vesellem) her hareketi, her sözü bizim yolumuzu aydınlatacak birer meşale gibidir.

Peygamberimizin yaptıklarına “sünnetleri” diyoruz. Söylediklerine ise “Hadis-i Şerifler” denmektedir.

Yakın arkadaşları olan “Sahabeler” onun bütün yaptıklarını ve söylediklerini hatta bir olay veya söz karşısında susmuş olmasını dahi kaydederek bizlere ulaşmasını sağlamışlardır.

Peygamberimizin yaptıklarını yapmaya çalışmalı, söylediklerine dikkat ederek bu sözlerle hayatımızı şekillendirmeliyiz.

Böyle yaşadığımız takdirde hem dünyada ve hem de ahrette mutlu bir hayatımız olacaktır.

Yusuf’tan öğrendiklerimiz

gelelim Yusuf Peygambere…

Yusuf çok güzel bir çocukmuş. Ama bu güzelliği, onu hiç şımartmamış. Kendini ağabeylerinden ve kardeşi Bünyamin’den hiçbir zaman üstün görmemiş.

Rüyasında, babasını güneş, annesini ay ve 11 ağabeyini yıldız olarak görmüş ve bunların kendinse secde ettiğine şahit olmuşsa da bunu bir böbürlenme sebebi saymamış, zaman içerisinde olaylar bu şekilde oluşmuştur.

Çünkü güzel veya çirkin olmak hiçbir insanın kendi elinde olan bir şey değildir. Allah’ın yaratması ile o şekilde olunmuştur.

Sonra çok iyi kalpli ve iyiliksever bir insandır, Yusuf.

Kendisini kuyuya atan, daha sonra oradan geçen bir kervana köle olarak satan ağabeylerinden hiçbir zaman intikam almayı düşünmemiş, onları affetmiş ve onları tekrar kucaklamasını bilmiştir.

Aziz’in karısı Züleyha, kendisiyle evlenmek istemiş olmasına rağmen o namuslu ve dürüst olarak kalmaya çalışmış, zindana düşme pahasına doğruluktan asla vazgeçmemiştir.

Aslında bu o kadar zor bir iştir ki… Ama Yusuf bu zoru Allah’ın izniyle başarmıştır.

Doğru ve dürüstlüğünün yanında yöneticilik özelliklerine de sahip olan Yusuf, Mısır’ın Maliye Nazırı olunca, elindeki paraları “Har vurup, harman savurmamış (boş ve değersiz işlere harcamamış)” tutumlu olmuş, böylece Mısır Kralının sevgisini de kazanmıştır.

“Artık ben Mısır’ın Maliye Nazırıyım” diyerek kendisini halktan ayırmamış, halkla içi içe olmuş, onların dertleriyle dertlenmiş, sevinçlerini paylaşmıştır.

Onun, elinde imkânlar varken ve “tıka basa yemesi” mümkünken o, aç insanların halini anlayayım diye aç kalmayı seçmiştir.

Yusuf’un en önemli bir yönü de, onun Allah’ın emirlerine uyabilmek için çaba göstermesidir. Çünkü Yusuf da diğer Peygamberler gibi Müslüman’dı.

Yusuf kıssası nasıl anlatılıyor

Yurdumuz Anadolu’da uzun yıllar devam eden bir adet vardır. Aile fertleri ve gelen misafirler sofrada yemeklerini ortaya konan aynı kaptan yerler.

Bu şekilde yemek yemenin, sayısız maddi ve manevi faydaları bulunmaktadır.

Böyle ortada ki kaptan yemek yenen bir sofrada, bir değerli âlim (bilgili) bir hoca efendi ile her kese şaka yapmayı seven bazı insanlar birlikte buluşmuşlar.

Sofrada kiler birbirlerine kaş göz işareti ile demişler ki;

“Hoca efendinin yemek yemesine fırsat vermeyelim. Ona bir oyun oynayalım”

Tam yemeğe başlanacakken sofradakilerden birisi yüksek sesle;

“Hocam. Bize Yusuf kıssasını anlatır mısın?” demiş.

Hoca efendi anlatmasa, “Hoca bu kıssayı bilmiyor mu?” deneceğinden, anlatmaya başlasa kıssa uzun olduğundan yemeği yiyemeyeceğinden çekinmiş.


Benim, Yusuf kıssamızı takip eden kardeşlerimiz bilirler ki bu yazım tam 15 ayrı yazı olmuştur. Bu kadar uzun bir kıssayı (hikâye) anlatmak da uzun zaman alacaktır.

Hoca efendi “bir iki yutkunmuş” ve sonun da;

“Yusuf, Kenan ilinde doğdu. Mısır’a Sultan oldu” diyerek, kıssayı bitirmiş ve yemeğini yemeye devam etmiş.

Nevzat Laleli 
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Yusuftan ne öğrendik
« Posted on: 17 Kasım 2019, 00:16:38 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Yusuftan ne öğrendik rüya tabiri,Yusuftan ne öğrendik mekke canlı, Yusuftan ne öğrendik kabe canlı yayın, Yusuftan ne öğrendik Üç boyutlu kuran oku Yusuftan ne öğrendik kuran ı kerim, Yusuftan ne öğrendik peygamber kıssaları,Yusuftan ne öğrendik ilitam ders soruları, Yusuftan ne öğrendikönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &