ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İlim Dünyası Online Dergi Dünyası ๑۩۞۩๑ > Semerkand Aylık Tasavvuf Dergileri > Diğer Yazılar > Komor Değil Kamer Adaları
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Komor Değil Kamer Adaları  (Okunma Sayısı 610 defa)
01 Ekim 2011, 17:42:00
Zehibe

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 31.682



Site
« : 01 Ekim 2011, 17:42:00 »



Komor Değil "Kamer" Adaları



Ocak 2006 - 85.sayı


Ahmet MİROĞLU kaleme aldı, DİĞER YAZILAR bölümünde yayınlandı.

Havası Parfüm Kokan Adalar

Müslümanların, Hz. Adem’le Hz. Havva, Hz. Peygamberimiz ile Hz. Hatice validemiz, Hz. Ali ile Hz. Fatma… gibi örnek aldığı çiftler vardır. Hz. Süleyman ile Belkıs da kutsal kitaplarda anlatılan çiftlerdendirler. Peki, Hz. Süleyman a.s.’ın Saba Melikesi Belkıs ile evlendikten sonra balayına çıktığını bilir misiniz?

İnanırsınız veya inanmazsınız, rivayete göre bu mutlu çift balayı için sizlere tanıtmaya çalışacağımız adalara gelmişlerdir. Adalılar bunu hâlâ iftiharla anmaktadırlar.

Herhalde dünya mülkü kendisine verilmiş bir peygambere de burası yakışırdı. Yeşilin binbir tonu, sahilleri süsleyen devasa palmiyeler, camgöbeği rengi menevişli sularıyla Hint Okyanusu, kıyıları boyunca ufuk çizgisine uzanan bembeyaz kumlar, her yerde karşınıza çıkıveren dünyanın en güzel papağanları…

Burada bir de Tuz Gölü varmış ki, görenler anlatmaya doyamazlar. Dediklerine göre artık aktif olmayan bir kraterin ağzında yer alan bu göl sabahları koyu yeşil, akşamları ise parlak mavi bir renk alırmış. Kamerliler, gölün Temmuz ve Ekim ayları arasında kahverengi, hatta beyaz bir renk aldığını da iddia ederler. Kısaca, gezmeye, görmeye, tanımaya değer bir İslâm coğrafyasıyla karşı karşıyayız.

Ylang-ylang bitkisini duydunuz mu hiç? Bu bitki kozmetik sanayiinin en vazgeçilmez ham maddelerinden biridir. Vanilya ve karanfile yasemini, hanımelini, orkideyi, gardenyayı da eklediniz mi, bu adaların buram buram parfüm koktuğunu söylemeye gerek kalmaz. Batılılar boşuna “Parfüm Adaları” demiyorlar sizin anlayacağınız.

İlâhi kudret gökyüzünü ayla bezerken, yeryüzünde de Afrika kıtasının doğu kıyılarına, Madagaskar’ın kuzeybatısına, Hint Okyanusu’nun içine bu takımadaları ay şeklinde dizivermiştir sanki. Bu diziliş bayraklarına ilham kaynağı ve adalarla, üzerinde kurulan devlete isim olmuş: Kamer…

Kamer, Arapça bir kelimedir ve hilal, yani ay anlamına gelir. Onun için Araplar ve Osmanlılar bu adaları Kamer (veya Kumr) adıyla anmışlardır. Adaların İslâm’la ve müslümanlarla bağlantısını koparmaya çalışanlar tarafından uydurulmuş hissi veren bir söylenceye göre ise bu ad, Kartala Yanardağı’ndan dolayı yerli dilinde “ateşin bulunduğu yer” anlamına gelirmiş.

Sömürgecilik dönemine kadar bu adla anılan adalar, Fransızların Kamer’i “Komor” okumaları üzerine artık Komor Adaları olarak anılmaya başlanmıştır.

Zihnimi yokladığımda Komor Adaları ismini ilk defa üniversite tahsilim sırasında duyduğumu hatırlıyorum. II. Abdülhamid devrinde İstanbul’da yaşamış, daha çok Hadis ilmi alanındaki çalışmalarıyla ünlü, dersiâm ve aynı zamanda tasavvuf büyüğü olan bir mübarek zatın bu adalarda temsilcilerinin ve öğrencilerinin bulunduğunu duyduğumda şaşırmıştım. Fakat bana bunu nakledenler de Komor Adaları’nın bizim Kamer Adalarımız olduğundan haberdar değillerdi. Zaten bizim neden haberimiz var ki?

Bir süre sonra meşhur Piri Reis’in Kitâb-ı Bahriyye’sinde Kamer Adaları’na geniş yer verdiğini görünce şaşkınlığım bir kat daha arttı. Dolayısıyla “Neden haberim var ki?” sorusu, en azından benim için artık daha bir anlam kazandı.

Şekli hilal, güzelliği dillere destan


Doğu Afrika sahiliyle Madagaskar’ın kuzeyinde ve Mozambik Boğazı’nın girişinde yer alan dört ada, “Kamer Adaları” adıyla anılmaktadır. Burası volkanlar ülkesi olarak da bilinir. Volkanların bazıları halen faaldır.

Kamerler’de ziraatçilik yaygındır. Tahıl ve parfüm imalatında kullanılan bitkilerin yanı sıra hindistan cevizi, muz, avokado, kahve, kakao ve mango gibi tropikal meyveler de yetiştirilir.

Ülke, deniz canlıları açısından zengindir ama kara hayvanları kuş, yarasa, koyun ve inekten ibarettir. Madagaskar’dan evcil hayvan olarak getirilen birkaç lemur (bir cins maymun) kaçarak özellikle Büyük Kamer ve Mohéli’nin (Mwali) sık ormanlarında yaşamaya başlamıştır. Adalara özgü tek canlı, Anjouan Adası’nda (Nzwani) yaşayan Livingstone Meyve Yarasasıdır. Bu yarasanın kanat açıklığı 2 metreyi bulmaktadır. Komor’da uçan tilkiler de yaşamaktadır.

Halk, Arapça ve Sevâhilî dillerinden epeyce etkilenmiş Bantu dil ailesinden Kamer diliyle konuşur. Şikomor, Arapça ve Fransızca resmi dil kabul edilmiştir. Fransızca’nın resmi dil olarak kabul edilmesi sömürge döneminin eseridir. Halkın yüzde 99’u Fransızca bilmez. Halk arasında Arapça ve Sevâhilîce de yaygındır.

Afrika’nın iç bölgelerinden gelen Bantular, Umanlı, Hadramutlu ve Şirazlı Araplar, Endonezya’dan Malaylar, Madagaskarlı Malgaşlar ve Hindistan’dan gelen Guceratlar arasında Arap kökenliler halkın en soylu kesimini oluşturmakta ve Kamerce “Ustaarabu” olarak anılmaktadırlar. Kamer Adaları’nda yaşayan halkın yüzde 90’ı Sevâhilî, yüzde 8.5’i Araptır.

Doğu Afrika kıyılarına da yayılmış olan Sevâhilîler, zencidir ve genellikle sahil bölgelerinde yaşadıklarından böyle adlandırılmışlardır (Arapça’da sevâhil sahilin çoğuludur). Sevâhilîce bunlara has bir dildir. Bu dilde Arapça’nın büyük etkisi görülür.

Sevâhilîler genelde İslâm’a bağlılıklarıyla bilinirler. Kamer Adaları’nda yaşayan Sevâhilîlerin tamamı müslümandır. Zaten burada resmi din İslâm’dır ve halkın yüzde 99’u müslümandır. Müslümanların tamamı Sünnî, mezhep bakımından da çoğunluğu Şâfiî, az bir kısmı Hanefî’dir.

Fransa tarafından yerleştirilmiş Katolik Hıristiyanlara da, Hindulara da arada bir rastlanır. Ve maalesef Kamerler dünyanın en fakir ülkelerindendir.

Hz. Osman zamanından beri


İslâmiyetin buralarda yayılış tarihi konusundaki rivayetler farklı olmakla birlikte, yerliler arasındaki yaygın kanaate göre iki Kamerli, Hz. Osman r.a.’ın halifeliği zamanında Medine’ye giderek İslâm’ı öğrenmişler. Döndüklerinde yoğun bir tebliğ faaliyeti yürütmüşler.

Arap denizcilerin de, 7. yüzyıldan itibaren sıklıkla uğradıkları bu adalarda İslâm’ı yaydıkları kabul edilmektedir. İslâmiyetin ilk kez Anjuan’dan yayılmaya başladığı rivayeti yaygındır.

Adaların harikulade tabii güzelliği, tarıma ve balıkçılığa elverişli oluşu ve Afrika kıtası bağlantı yolları üzerinde bir kavşak noktası teşkil etmesi yeni yerleşimciler için buraları cazibe merkezi haline getiriyordu. Bu durum uzun asırlar süren bir yerleşme ve göç hareketine sebep oldu. Sonuçta Kamer Adaları İslâm ve müslümanlar açısından ciddi bir merkez ve üs halini aldı.

İslâm’ın adalara yerleşmesinde ve yöre halkının müslümanlaşmasında evliliklerin rolü büyük olmuştur. Zira İslâm diyarlarından göçerek adalara yerleşen müslüman erkekler genelde yalnız geldikleri için yerli hanımlarla evleniyorlardı. Henüz müslüman olmayan yerlilere “Cafres” (kâfir) ve bu evlilikler sonucu dünyaya gelen melez nesle “Makoas” deniliyordu.

İlk müslüman yerleşimleri döneminde adaları mahalli kabilelerin “Beca” dedikleri yaklaşık kırk reis idare ediyordu. Bunlar müslüman olunca kendilerine “Fani” denildi. Yeni gelen Arap yöneticiler bunların kızlarıyla evlenmeyi tercih ettiler. Böylece siyasi açıdan büyük bir önem ve güç kazanıyorlardı. Adalarda değişik dönemlerde sultanların “Cumbe” unvanı verilen kızları da tahta çıkabiliyordu.

Müslümanlar kısa zamanda buralarda ve Afrika kıyılarında sultanlıklar kurdular. 16. yüzyılda adalarda yaklaşık 20 kadar sultanlık hüküm sürmekteydi. Kabarık sayıdaki bu sultanlar arasında sözü geçerli olanına “Sultan Tîbe” deniliyordu. Tarihi dönemler içerisinde sayıları bazen 3’e kadar inen bu sultanlıklar, varlıklarını 20. yüzyılın başına kadar korumayı başardılar.

Ünlü Osmanlı denizcisi Piri Reis (vefatı 1554), kendisi kadar ünlü Kitâb-ı Bahriyye adlı eserinde Kamer Adaları’nın konumu, Portekizliler’le münasebetleri, yerli ahali ve müslüman bir toplum olarak hayat tarzları, idari yapıları, köle ticareti, bitki örtüsü, burada yaşayan canlılar gibi konularda ayrıntılı bilgiler vermektedir.

Batı sömürgeciliğinin kıskacında

Kamer Adaları’nda 15. asırda Batılıların gelmesiyle kurulu düzen bozulmaya başladı. Önce Portekizliler geldiler, fakat tutunamadılar. Onlardan sonra 18. yüzyılda bu defa İngilizler geldiler ve bazı bölgeleri işgal ettiler.

Fakat İngilizlerin ve özellikle Fransızların adaları işgali ve sömürgeciliğin başlaması, sultanların Madagaskar ve Zengibar nüfuzunu kırmak için Batılı güçlerle ilişki kurmaya başlaması ve antlaşmalar imzalaması yoluyla gerçekleşti.

Bu sultanlardan Sultan Üçüncü Abdullah olarak bilinen Said Abdullah b. Salim (1852-1891) zamanında İngilizler’le yapılan antlaşmaların mahiyetini öğrenmek için Londra’ya gönderilen temsilciler, Osmanlı sefiriyle tanışma fırsatı buldular. Kahire üzerinden İstanbul’a gelerek Osmanlı sarayı ile temasa geçtiler. O zamanlar tahtta Abdülaziz Han oturmaktaydı. Kamer Adaları ile Osmanlı arasında irtibat kurmaya yönelik bu girişim çeşitli sebeplerle kesintiye uğramış ve devam ettirilememiştir.

Ne yazık ki Adalılar 19. ve 20. yüzyıllarda tamamıyla Fransız sömürgesi haline gelmekten kurtulamadılar. Bağımsızlıklarını ise uzun yıllar sonra ancak 1975’te kazandılar. Kamer Adaları grubuna dahil olan ve 347 kilometre kare yüzölçümüne sahip Mayot Adası ise hâlâ Fransız işgali altındadır ve Fransa’nın denizaşırı eyaleti statüsündedir.

Adaların 1975’ten bu yana birçok darbeye şahit olduğunu ve en azından bir o kadarının da başarısızlıkla sonuçlandığını söylemeliyiz. Darbelerde istikrarsızlıktan medet umanların payını unutmamak gerekir. Zira ülke bağımsız olmasına rağm...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Komor Değil Kamer Adaları
« Posted on: 19 Ağustos 2019, 03:06:59 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Komor Değil Kamer Adaları rüya tabiri,Komor Değil Kamer Adaları mekke canlı, Komor Değil Kamer Adaları kabe canlı yayın, Komor Değil Kamer Adaları Üç boyutlu kuran oku Komor Değil Kamer Adaları kuran ı kerim, Komor Değil Kamer Adaları peygamber kıssaları,Komor Değil Kamer Adaları ilitam ders soruları, Komor Değil Kamer Adaları önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &