ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İlim Dünyası Online Dergi Dünyası ๑۩۞۩๑ > Semerkand Aylık Tasavvuf Dergileri > Diğer Yazılar > Çevre Problemi Neyin Sonucu?
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Çevre Problemi Neyin Sonucu?  (Okunma Sayısı 495 defa)
01 Ağustos 2011, 12:20:52
Zehibe

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 31.682



Site
« : 01 Ağustos 2011, 12:20:52 »



Çevre Problemi Neyin Sonucu?



Temmuz 2009 - 127.sayı



Ebubekir SİFİL kaleme aldı, DİĞER YAZILAR bölümünde yayınlandı.

Çevre kirliliğinin modern zamanlarda ortaya çıkmış bir problem olduğu malum. Tabiattaki bitki örtüsünün, suların, havanın ve toprağın hoyratça kullanılması, daha doğrusu bütün bunların “varlığına kastedilmesi” sonucunda baş gösteren bir dizi problem, sonunda dünyanın geleceğini ciddi biçimde tehdit den bir “insanlık meselesi” haline geldi.

Artık haber bültenlerinde, günlük gazetelerde ya da bilimsel yayınlarda küresel ısınma, bazı canlı türlerinin yok olması, mevsim değişiklikleri vb. konusunda bir şeyler okumadığımız/seyretmediğimiz gün yok gibi. İnsanlık topyekün bir intihara mı gidiyor?

Çevre nasıl kirleniyor?


İnsanoğlunun içinde yaratıldığı tabiata, havasıyla, suyuyla kara ve deniziyle insanı çepe çevre kuşatan bu “hayat alanı”na çevre deniyor. Bu alan içinde yaşayan sadece biz (insanlar) değiliz. Burası bizden başka varlıkları da içinde barındırıyor ve insan da dahil olmak üzere bu varlıklar karmaşık bir ilişkiler ağı içinde birbirlerine bağımlı
biçimde yaşıyor.

Bu bağımlılık ilişkisini bir zincirin halkalarına benzetebiliriz. Tabiattaki her şey, varlığıyla ve yaşama biçimiyle bu zincirin bir halkasını teşkil ediyor. “Eko sistem” denen bu ilahî nizamda her şey o kadar ince bir takdirle birbirine bağlanmış ki, zincirin halkalarının birindeki bir zayıflama yahut kopma, dalga dalga bütün sistemi etkiliyor ve denge bozuluyor.

Zincirin bir veya daha çok halkasının zayıflamasına veya kopmasına sebebiyet veren bir tek canlı var: İnsan. Dünya hayatında iradeli olarak yaratılmış tek varlık olan insan, kendisine bahşedilen kabiliyet ve kudretler sayesinde etrafındaki varlıklarla uyum içinde yaşayabileceği gibi, çatışmayı tercih edip çevresindeki her şey üzerinde zoraki bir hakimiyet de tesis edebiliyor.

Kendisi dışındaki varlıklar üzerinde hakimiyet kurma, onları dilediği gibi yönetip kullanma arzusu, tarih boyunca insanın peşini hiç bırakmamıştır. Tarihten günümüze sarkan ve adına “sömürgecilik” denen insanlık dışı uygulamaya hayat veren de bu şeytanî arzudur. Batılılar, doğudan batıya, kuzeyden güneye ellerinin uzanabildiği her coğrafyayı sömürgeleştirirken, yer altı ve yer üstü zenginlikleriyle birlikte insanları da köle olarak kullanmak üzere ülkelerine götürmüşlerdi.

Geçtiğimiz yüzyılda verilen kurtuluş savaşları bu insanlık dışı uygulamanın sonunu getirdi. Ancak şimdi yine Batı’dan gelen ve bütün insanlığı ciddi biçimde tehdit eden problem, hiçbir ülkenin ve milletin tek başına çözebileceği türden değil.

İnsanıyla, havyan ve bitkisiyle, hatta bizim “cansız” dediğimiz varlıklarıyla bir bütün olan hayat normal seyri içinde akıp giderken, insan, daha doğrusu “Batılı insan”, bu denge ve ahengi altüst edecek bir yola girdi. Kısaca “teknoloji kullanımı” diye ifade edebileceğimiz olgu sebebiyle hayatımız hızla değişmeye başladı. Şüphesiz bu değişiklik bize pek çok kolaylıklar, rahatlık, konfor, kalite vs. getirdi. Ancak bunların yanında bir şey daha getirdi: Çevre kirliliği.

Atmosfere salınan zehirli gazlar, deniz ve nehir sularına, sahipsiz arazilere bırakılan zehirli kimyasal artıklar, radyoaktif sızıntılar, büyük bir hızla yok edilen yeşil alanlar ve daha onlarca etken sadece havayı, suyu ve toprağı kirletmiyor. Bu sularla, bu toprakta ve bu havayı alarak yetişen, üstelik de genetik yapısıyla oynanan yiyecekler de ayrı bir tehdit unsuru olarak hayatımıza girmiş bulunuyor.

Hava kirliliği


Atmosferde toz, duman, gaz, koku ve saf olmayan su buharı şeklinde bulunabilecek kirleticilerin, insanlar ve diğer canlılar ile eşyaya zarar verebilecek miktarlara yükselmesine “hava kirliliği” deniyor.

Fabrika ve sanayi bölgelerinden, termik sanatrallerden, ev ve işlerlerinden, taşıt araçlarından atmosfere yükselen kirletici maddeler, Ozon tabakasını delinmesine yol açmış bulunuyor.

Uzmanlar, hava kirliliğini oluşturan etkenler sebebiyle Ozon tabakasında oluşan yırtığın Amerika kıtası büyüklüğünde olduğunu söylüyor ve uyarıyor:

Hava kirliliğindeki artış 2100 yılına kadar aynı şekilde devam edecek olursa, atmosfere salınan gazların oluşturduğu sera etkisi, iklim değişikliklerinde daha hızlı bir değişikliğe yol açacak. Dünyanın kimi bölgelerinde kuraklıklar olurken, Kuzey Kutbu’na yakın bölgelerde buzulların erimesi, güneyde ise deniz seviyesinin yükselmesi sebebiyle bazı ülkeler sular altında kalacak.

Su kirliliği


Su kirliliği, istenmeyen zararlı maddelerin, suyun niteliğini ölçülebilecek oranda bozmasını sağlayacak miktar ve yoğunlukta suya karışması olayıdır. Konutlar, endüstri kuruluşları, termik santraller, gübreler, kimyasal mücadele ilaçları, tarımsal ve sanayi atık suları, nükleer santrallerden çıkan sıcak sular ve toprak erozyonu gibi etkenler su kirliliğini meydana getiren başlıca kaynaklardır. Bunların hepsi doğrudan doğruya veya dolaylı olarak canlı ve cansız varlıklara zarar vermektedir.

Tıpkı karada yaşayan canlılarda olduğu gibi, sudaki hayat da belli bir ahenk ve düzen içinde yürümektedir. Bu düzeni sağlayan bir tek canlı dahi bu kirlenmeden olumsuz etkilendiğinde, bu durum zincirleme olarak suda yaşayan diğer canlıları da etkilemektedir.

Sudaki hayatın bu şekilde tahribinin, karadaki hayatı da olumsuz etkileyeceğini ayrıca belirtmeye gerek görmüyoruz.

Toprak kirliliği


Toprağın verim gücünü düşürecek ve özelliklerini bozacak her türlü teknik ve ekolojik etken, toprak kirliliği veya toprak kirlenmesi olarak nitelendirilir. Havayı ve suları kirleten neyse, toprağı kirleten de odur.

Mesela kükürt dioksit oranı yüksek olan bir atmosfer tabakasından geçen yağmur damlacıkları “asit yağışları” halinde toprağa gelir. Toprak içine giren bu asitli sular ağaç köklerini, bitkisel ve hayvansal toprak canlılarını zarara uğratır. Toprağın yapısını etkileyerek besin maddesi dengesini bozar, taban sularını içilmez hale getirir.

Aynı şekilde çöp yığınlarından toprağa sızan sular, kirli sulama suları, gübre çözeltileri, radyoaktif maddeler, uçucu küller, toprağı kirleten madde ve kaynaklardır.

Bu bağlamda özellikle son zamanlarda giderek yaygınlaşan bir uygulamaya dikkat çekmemiz yerinde olur: Genetik yapısıyla oynanmış bitki üretimi. Bunun için toprağa atılan gübre ve ilaçların, toprağı bir anlamda zehirlemek suretiyle hem yapısını değiştirdiği, hem de orada başka bitkilerin yetiştirilmesini imkansız hale getirdiği tesbit edilmiştir.

Radyoaktif kirlilik


Nükleer enerji santralleri, nükleer silah üreten fabrikalar, radyoaktif madde artıkları radyoaktif kirlenmeyi oluşturan başlıca kaynaklardır.

Radyoaktif maddeler yaymış oldukları elektronla hava, su, toprak ve bitkilere zarar verir. Radyoaktif maddeye sahip (radyasyonlu) hayvansal ürünler (et, balık, süt, vb.) ve bitkiler bu zararlı maddeyi besin zinciri ile insanlara ve diğer canlılara taşır. Bunun sonucunda bağışıklık mekanizmasını felce uğratmak, organları zedelemek gibi tedavisi imkansız hastalıklar meydana getirirler.

Konunun uzmanları, bütün bunların sebebiyet verdiği küresel ısınmanın yol açacağı küresel felaketler hakkında şu tahminlerde bulunuyor:

Buzulların erimesi.

Deniz suyu seviyesinin 60 cm kadar yükselmesi.

Taşkınlar, kıyı kesimlerde toprak kaybı.

Temiz su kaynaklarının denize karışması ve su sorunu.

Yüksek sıcaklık artışıyla görülen aşırı buharlaşma ve kuraklık sonucu, yangınlar, göl ve ırmak sularında %20’lik azalma.

Bu değişikliklere dayanamayan bitki ve hayvan türlerinin yok olması ya da azalması.

Bazı bölgelerde aşırı ısınma nedeniyle virüs türlerinde değişiklik olması ve salgın hastalıkların gelişmesi.

Oluşacak göç dalgasıyla, yerel ve global ölçekte taşıma kapasitesinin aşılması ve bunun sonucunda yaşanacak kitlesel göçler ve savaşlar.

Küresel ısınma küresel inkârın sonucudur

“Yeryüzünde fesat çıkarmak”, inkârcıların önde gelen vasıflarından biridir ve bu, Yüce Kitabımız’ın temel vurgularından olmakla hepimizin malumudur. Ancak “fesad”ın mahiyeti hakkında gereği gibi düşünmediğimizden –ya da başka sebeplerden–, inkârcıların bu vasfının tam olarak ne anlama geldiği meselesini çoğu zaman ıskalarız.

Bakara Suresi, 204-205. ayetlerde önce “İnsanlardan öyleleri vardır ki, dünya hayatı hakkında söyledikleri senin hoşuna gider..” buyurulduktan sonra, bahsedilen insanların karakter özellikleri şöyle verilir: “İşbaşına geçtiğinde yeryüzünü fesada vermek, ekin ve nesli helâk etmek için didinir…”

Batılı insanın, yeryüzünün hakimiyetini (küresel jandarmalık) ele geçirdiğinden beri insanın inancını, ahlâkını, değerlerini, hayat tarzını, hatta hormonal dengesini… nasıl bozduğunu, istila ettiği ülkelerin yeraltı ve yer üstü kaynaklarını doymak bilmez bir iştiha ile nasıl sömürdüğünü (neslin helâkı), ekolojik dengeyi nasıl canavarca tahrip ettiğini ve yeryüzünde bu sebeple binlerce canlı türünün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğunu (ekinin helâkı) bilmeyen yok. Allahu bilir, bu ayetin bugüne bakan yüzünde bu durum hakkında bir uyarı ve vurgu vardır.

Aynı konuda uyarı niteliği taşıyan bir diğer ayet şudur: “İnsanların elleriyle işledikleri yüzünden karada ve denizde fesat çıkar.” (Rûm, 41)

Bu ayet üzerinde de gereği gibi düşündüğümüzde, bugüne canlı bir şekilde hitap ettiğini görürüz. Bir önceki ayet hakkında söylenebilecek şeyler bu ayet ...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Çevre Problemi Neyin Sonucu?
« Posted on: 18 Ağustos 2019, 03:32:46 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Çevre Problemi Neyin Sonucu? rüya tabiri,Çevre Problemi Neyin Sonucu? mekke canlı, Çevre Problemi Neyin Sonucu? kabe canlı yayın, Çevre Problemi Neyin Sonucu? Üç boyutlu kuran oku Çevre Problemi Neyin Sonucu? kuran ı kerim, Çevre Problemi Neyin Sonucu? peygamber kıssaları,Çevre Problemi Neyin Sonucu? ilitam ders soruları, Çevre Problemi Neyin Sonucu? önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &