ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İlim Dünyası Online Dergi Dünyası ๑۩۞۩๑ > Mostar Aylık Kültür ve Aktüalite Dergisi > Diğer Yazılar > Tarihte Kürt milliyetçiliği
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Tarihte Kürt milliyetçiliği  (Okunma Sayısı 880 defa)
29 Temmuz 2012, 17:08:01
Safiye Gül

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 15.436


« : 29 Temmuz 2012, 17:08:01 »



Tarihte Kürt milliyetçiliği
Alper Çeker • 81. Sayı / DİĞER YAZILAR


Kürtler hakkındaki çalışmalarıyla tanınan Martin Van Bruinessen, Wadie Jwaideh’in Kürt Milliyetçiliğinin Tarihi-Kökenleri ve Gelişimi1 adlı kitabına yazdığı önsözde şöyle der: “Kürt milliyetçiliği üzerine yazan önceki yazarlar, konuyu idarenin ya da bölgedeki egemen grupların bakış açısından tahlil etme eğilimi gösterirken, Jwaideh, Kürtlerin bakış açısını sunmaya özen gösterdi. Yaptığı çalışma, Kürt halkına en yakın duran ve onları harekete geçiren sebebi kavrama konusunda en özenli yaklaşan araştırmadır.”2

Jwaideh, gerçekten de Kürtlerin yaşadığı iki devlet olan İran ve Osmanlı İmparatorluğu’nun devlet arşivlerine ait hiçbir belgeye kitabında atıfta bulunmaz. Buna karşılık kendisi de Hıristiyan olan yazar, sadece ve sadece bölgede faaliyet gösteren misyonerlerin ve İngiliz ajanlarının raporlarını kaynak olarak kullanır. Çalışma, Bruinessen’in dediği gibi idarenin gözünden değildir, ama oryantalist bir bakış açısıyla yazılmıştır. Jwaideh’in tezi, Kürtlerin 12. yüzyıldan beri milli bir bilince sahip olduğu, 19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nda gerçekleşen Kürt ayaklanmalarının milli kalkışmalar olduğu şeklindedir.3 Yazara göre Revandizli Muhammed Paşa’dan Şeyh Ubeydullah’a kadar tüm isyancı önderler, Kürt milli bilinci ile hareket etmişlerdir:

“19. yüzyılın başlarında, Osmanlı İmparatorluğunun zayıflığı herkes tarafından fark edilir hale gelmişti. Tebaa halklar, kudretini kaybeden hükümranlarına karşı harekete geçerken, Avrupalı güçler de bu durumdan yararlanmak için hiçbir fırsatı kaçırmadılar. Türkler, özellikle de sorumluluk altındakiler, olup biteni kederle seyrediyorlardı...

Fakat Türkler, yüzlerce yıllık askeri ve emperyal bir geleneğe sahip bir halktı; kendilerine büyük bir millet olma özelliğini veren faziletlerinden henüz tamamen mahrum kalmamışlardı. İçlerinde hâlâ yetenekli ve sağlam karakterli adamlar vardı...

1830’lu yıllarda Sultan II. Mahmut, Kürdistan’daki yarı-otonom Kürt rejimlerini ortadan kaldırmaya kararlı görünmekteydi. Bu, itaatsizliği ve serkeşliği cezalandırmayı ve sonunda Osmanlı otoritesini bölgede yeniden kabul ettirmeyi amaçlamaktan ziyade, bu toprakları yeniden ele geçirerek bölgeyi doğrudan Osmanlı hakimiyeti altına almayı amaçlayan bir girişimdir.”4
 
Jwaideh, bu ayaklanmaları ele alırken hepsinin Kürt davası uğruna yapıldığını yazar.

Kürt ayaklanmaları ne kadar milli?
Geleceğin Alman Genelkurmay Başkanı olacak olan Helmuth Von Moltke, 1835-39 yılları arasında Türk ordusunda görev yapmış, Jwaideh’in sözünü ettiği isyanları bastıran Türk kuvvetlerinde yer almıştır. Moltke, ailesine ve arkadaşlarına gönderdiği ve ileride kitap olarak yayımlanan mektuplarında bu isyanlar hakkında ayrıntılı bilgi vermektedir.

Moltke’nin tanıklıklarına göre Kürt ayaklanmalarının milli hiç bir tarafı yoktur. Bu isyanlar vergi vermek ve askere gitmek istemeyen aşiretler tarafından gerçekleştirilmiştir. Zaten bunların bastırılmasında Türk subaylar diğer Kürt aşiretlerinden kiraladıkları savaşçıları kullanmışlardır ki, bu da ortada bir Kürt milli bilincinin olmadığını açıkça gösterir:

“Kürt beylerinin adamları üzerinde büyük bir egemenlikleri vardır. Beyler aralarında savaşırlar, Babıâli’nin egemenliğine karşı koyarlar, vergi vermekten kaçınırlar, asker toplanmasına müsaade etmezler ve son sığınak olarak da yüksek dağlarda kendileri için yaptıkları kalelere çekilirler.

En önemli reisler, Reşit Paşa’nın yendiği Ravenduz Bey, şimdi bizim tarafımızda çarpışan Bedirhan Bey, az önce kalesi alev alev yanan Sait Bey ve Babıâli’nin paşalığa yükselttiği fakat bağlılığı şüpheli olan Akkâlı İsmail Bey’dir...
Kürt Mehmet Paşa harekâtı pek uygun geçmişti; topların erişmesinden beş gün sonra kale teslime mecbur edilmişti, kıtaların sıhhî durumları mükemmeldi, yaralı pek azdı ve hemen hemen hepsi müttefik Kürtlerdendi, bunlar da zayiattan sayılmıyordu.”

“Kürtlerin mukavemetinin ana kaynağı, ömür boyu süren nizamiye askerliği korkusu idi.”

“Kürtler (bunlardan hangi sınıfa mensup olursa olsun bütün konuştuklarım) iki şeyden şikâyet etmektedirler. Vergi ve asker toplama.”5 

Kürt ayaklanmalarının bu gerekçeleri, Kemal Kirişçi ve Gareth M. Winrow’un tespitine göre Cumhuriyet sonrasına kadar gelmiştir:

“Şeyh Said isyanı, Türk hükümetinin merkeziyetçi politikalarına gösterilen kızgınlıkla bağlantılıydı. Arfa’ya göre, Doğu’daki korkunç ekonomik durum, 1923 seçimlerinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yeniden seçilemeyen aşiret liderlerinin rahatsızlığı ve ‘feodal toprak ağalarının ve aşiret reislerinin ayrıcalıklarının azaltılacağı korkusu’ isyanın nedenleriydi...

Birçok aşiret reisi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne isyanı bastırmak için hükümete yardım etmeye hazır olduklarını ifade eden telgraflar gönderdi. Bu nedenle Şeyh Said isyanı sırasında Türkiye’deki Kürtler arasında yaygın bir ulusal bilinçten söz etmek güçtür.”6

Şeyh Sait’ten sonraki Kürt isyanlarının da gerekçeleri vergi vermenin ve askerlik yapmanın reddidir. Oysa Jwaideh, Şeyh Sait, Ağrı ve Dersim isyanlarının milliyetçi nedenlerden kaynaklandığını iddia eder.7 

Kürtler ve oryantalist tarih saptırmacası

Bu yanılgının kaynağı oryantalist tarih saptırmacasının yanında; aslında biraz da tek parti dönemindeki Türk hükümetinin tehdit algısıdır. Türkçü bir ideoloji ile hareket eden dönemin tek parti yönetimi, devlete sunulan raporlardan anlaşıldığı üzere bu kalkışmaları bir karşı-Kürtçülük cereyanı olarak değerlendirmiş ve önlem olarak ekonomik tedbirlerin yanı sıra Türkleştirme politikasını seçmiştir.8

Ulus bilincinin ortaya çıkmasının birinci şartı dil birliğidir. Oysa “Kürt” sözcüğü, aralarında dil, alfabe ya da din birliği olmayan, Farsçanın alt kollarını konuşan, yazıyı bilmeyen ve birbirini anlamayan topluluklara Selçuklu Türklerinin toptan verdiği addır. Türklerin Kürt kabul ettiği topluluklardan Kırmançi dilini konuşanların, Zazaca konuşanları anlamadığı ve bu nedenle Kürt kabul etmediği bilinmektedir. Wadie Jwaideh bunları görmezden gelerek, olmayan bir Kürtlük mücadelesi kaleme almıştır. Kürt isyanları hakkında yazdıkları, olaylara tanıklık eden insanların anlatımlarıyla hiçbir biçimde uyuşmayan çarpıtmalardır.

Anadolu’da ortaya çıkan Kalender Çelebi ya da Şeyh Bedreddin gibi ayaklanmalar, imtiyazları elinden alınan askeri sınıfların ve beylerin katılımı ile gerçekleşmiş, haklarının Osmanlı tarafından geri verilmesiyle ayaklanmaların önderleri bizzat bu tımar sahibi askerler ve beyler tarafından Osmanlı’ya teslim edilmiştir. Osmanlı yöneticileri, bir ayaklanma ile başa çıkamadıklarında ise önderine paşalık vb. unvanlar vererek sorunu çözmüşlerdir. Osmanlı’nın bu yöntemle anlaşma yoluna gittiği Kürt isyancılara örnek olarak Botan Emiri Bedirhan Bey’i gösterebiliriz.

Wadie Jwaideh’in bir başka çarpıtması da I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı’nın Basra, Bağdat ve Musul eyaletlerini işgal eden İngilizlerin Kürtler üzerindeki hâkimiyeti hakkındadır: “1919 baharıyla birlikte Türklerin İngiltere ve Hıristiyanlık aleyhine yaptığı şiddetli propagandalar, özellikle Musul Vilayeti’nin Şırnak ve Cezire gibi çalkantılı merkezlere en yakın bölgelerinde, meyvalarını vermeye başlamıştı. İngilizler, kendi çıkarları doğrultusunda olduğu kadar aynı dini paylaştıkları yerli Hıristiyanların da çıkarları doğrultusunda Kürtleri köleleştirmek amacıyla onlar üzerinde adil olmayan, onların geleneklerine ve göreneklerine ters bir tiranlık kurmaya kararlı kafirler olarak gösteriliyordu. Bu propaganda çerçevesinde, halkı işgalcilere karşı kışkırtmak için mümkün olan her yol –din, vatanseverlik, gelenek ve görenekler– kullanılıyordu.” Jwaideh zorla Türk idaresine alışmış Kürtlerin “verimli çalışan, inanmış, muhtemelen rüşvet kabul etmeyen ama her şeye karışan” İngilizlerin yönetim politikalarını ve uygulamalarını yabancı, huzursuzluk verici bulduklarını yazar. Musul vilayetinde İngilizlerin Kürtlere karşı uygulamaları, tamamen İngiliz emperyalizminin bakış açısından yorumlanmıştır. Jwaideh’e göre İngilizler jandarma sistemi kurdukları, vergi topladıkları, halka ağaları aradan çıkartarak para ve tohum yardımı yaptıkları için tepki çekmişlerdir.9 

Musul’da Türk yanlısı Kürt isyanları
Wadie Jwaideh’in kaynak olarak kullandığı İngiliz casusların en ünlüsü, Gertrude Bell’dir. Tarık Ali, Bush Bağdat’ta adlı kitabında James Buchan’ın Bell hakkındaki şu değerlendirmesine yer verir: “Bell, babasıyla üvey annesine yazdığı ve geçen yüzyılın en harika yazışmalarından birini temsil eden mektuplarda, hem Harvey and Nichols adlı dükkândan ısmarladığı pamuklu kumaştan son moda elbiseleri, hem de dişleri yeni yeni çıkmakta olan Britanya hava kuvvetlerinin dönek Irak Arapları ve Kürtleri üzerinde nasıl denendiğini anlatır.”10

Musul vilayetindeki Kürtler İngilizlere karşı Türk yanlısı çok sayıda isyan gerçekleştirmiştir. Jwaideh, Kürtlerin nankörlüğünü gözler önüne sermek için Bell’den çok sayıda alıntı yapar, ama James Buchan’ın bahsettiği mektuplarda yazanları görmezden gelir:

“Revandiz’deki Türk (Kürt) tehdidi –oradaki takviyeler Van’da yoğunlaşarak toplandı - en endişe verici olanı. Geçen Pazartesi Revandiz’i 20 uçakla bombaladık –şu ana kadar yapılanların en büyüğü- ve Salı günü süreci 10 uçakla tekrar ettirdik. Zamanla verilen tüm zayiatı öğreneceğiz ama bu en azından caydırıcı bir süreç olmalı ve umuyoruz ki sınırdaki aptal [idiotic] Kürt aşiretlerinin, Ravendiz garnizonunu oluşturan –ya da oluşturmuş olan, sayılarının azaldığını umuyoruz- 300 kadar Türk ile kader birliği yapmaları konusunda cesaretleri kırılacaktır. Son derece kaygılandı...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Tarihte Kürt milliyetçiliği
« Posted on: 14 Kasım 2019, 11:30:04 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Tarihte Kürt milliyetçiliği rüya tabiri,Tarihte Kürt milliyetçiliği mekke canlı, Tarihte Kürt milliyetçiliği kabe canlı yayın, Tarihte Kürt milliyetçiliği Üç boyutlu kuran oku Tarihte Kürt milliyetçiliği kuran ı kerim, Tarihte Kürt milliyetçiliği peygamber kıssaları,Tarihte Kürt milliyetçiliği ilitam ders soruları, Tarihte Kürt milliyetçiliğiönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &