> Forum > ๑۩۞۩๑ İlim Dünyası Online Dergi Dünyası ๑۩۞۩๑ > Mostar Aylık Kültür ve Aktüalite Dergisi > Diğer Yazılar > Emine Şeçeroviç
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Emine Şeçeroviç  (Okunma Sayısı 1298 defa)
23 Temmuz 2012, 15:44:28
Safiye Gül

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 15.436


« : 23 Temmuz 2012, 15:44:28 »



Emine Şeçeroviç: “15 bin ayakkabıyı Bosna’da toplayamazdık”
Sadık ŞANLI • 78. Sayı / RÖPORTAJ


11 Temmuz 1995’te Bosna’nın Srebrenitsa kasabasına giren Sırplar, buradaki kamplarda bulunan Müslüman Boşnak erkeklere karşı büyük bir katliama başladılar. Sırp komutan Ratko Mladiç önderliğinde 5 gün boyunca süren katliam sonucu 8372 Boşnak erkek katledilerek toplu mezarlara gömüldü. Tarihe “Srebrenitsa Soykırımı” olarak geçen bu utanç dolu manzaranın bir daha tekrarlanmaması adına bu kara günü sürekli gündeme getirmek gerekiyor. Bu amacı taşıyan bir girişim, geride bıraktığımız Temmuz ayında İstanbul Taksim’de gerçekleştirildi. Türkiye’de bulunan Genç Boşnaklar Derneği, 8372 ayakkabı toplayarak bunları sergilemek amacıyla yola çıktı. Oldukça ilgiyle karşılanan “8372 Projesi”nin detaylarını ve 1992-1995 yıllarında Bosna ve Srebrenitsa’da yaşananları Boşnak Oslobodjenje gazetesi Türkiye muhabiri ve Genç Boşnaklar Derneği üyesi Emine Şeçeroviç ile konuştuk.

8372 Projesi nasıl doğdu?
Bu proje, Genç Boşnaklar Derneği’nin gerçekleştirdiği bir projeydi. Dernek Şubat’ta kuruldu, daha çok yeni bir dernek. Türkiye’ye okumak için gelen Boşnak öğrencilerden oluşuyor. Dernek kurunca sadece para toplamamak, faaliyet de yapmak gerekiyor. Bir faaliyet gerçekleştirmek üzere bize en yakın tarih olarak da temmuz vardı. 11 Temmuz, Srebrenitsa katliamını anma günü. Dolayısıyla ilk projeyi de ona ayırdık. 8372 Srebrenitsa’da katledilmiş insanların sayısı. Projemizin ilham kaynağı ise geçen yıl “Utanç Direği” adıyla Almanya’da gerçekleştirilen bir projeydi. Biz de o projenin Türkiye ayağını gerçekleştirdik. 8372 çift ayakkabı toplamaktı amacımız. İlk başta ‘o kadar ayakkabı toplanabilir mi?’ endişemiz vardı. Proje medyaya duyurulmadan önce ayakkabılar geliyordu ama ikişer, üçer çift. Fakat proje medyada görünür hâle gelmeye başladıkça yüzlerce, binlerce ayakkabı gelmeye başladı. Projemize bütün Türkiye’den yediden yetmişe destek yağdı. Çocuk ayakkabısından tutun, Başbakan Erdoğan’ın, Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun ayakkabısı dahi geldi. Birçok sanatçı, oyuncu ayakkabı gönderdi. Ve toplamda 15 bini bulduk. Neredeyse hedefimizin iki katını topladık. Bunu da 9-10 Temmuz’da Taksim’de sergiledik. Birleşmiş Milletlerin İngilizce karşılığı olan The United Nations’ın kısaltmasından oluşan “UN” harflerinin arkasında sergilendi ayakkabılar. Bu da projenin amaçlarından bir tanesiydi; Srebrenitsa’yı hatırlatmak, unutturmamak…

Ayakkabıların Birleşmiş Milletler ismi ardında sergilenmesi bir tepki miydi?
Srebrenitsa o dönemde Birleşmiş Milletlerin (BM) koruması altında bulunan bir bölgeydi. Ve bölgeyi Sırplara onlar teslim ettiler. Dolayısıyla BM katliamdaki suçunu da hatırlatmak istedik. Ayrıca o gün göğe barış mesajı yazılı olan 192 balon uçuruldu. 192, dünyada bağımsız olarak tanınan ülke sayısıdır. Bu da bir barış mesajı olarak projenin amacıydı. Diğer yandan sergiyi gezmeye gelenlere 8372 yazılı t-shirtlerden dağıtıldı, “unutmadık, unutturmayacağız” diye… Türkiye halkı zaten Srebrenitsa olsun, Bosna olsun orada yaşanan acılara duyarlıydı. Ama biz bir daha duyurduk onu ve tekrar insanlara hatırlattık nelerin yaşandığını. O gün orada Srebrenitsa fotoğraflarından oluşan fotoğraf sergisi de oldu. Projeye de böyle bir hatırlatma yaptık. Basın oldukça ilgi gösterdi. O iki gün içerisinde oldukça çok sayıda ziyaretçi geldi. Orada gayet anlamlı tepkiler aldık ve bizce proje amacına ulaştı.

Proje kapsamında neden ayakkabı toplamak tercih edildi?
Ayakkabı bir semboldü. Çoğu insan ayakkabıları neden üst üste dizdiğimizi sordu. O ayakkabıların öyle durması Srebrenitsa’da olanları temsil ediyordu. Çünkü Srebrenitsa’da katledilen insanlar toplu mezarlara üst üste atılmışlardı. İnsanlar üst üste nasıl toplu mezarlara atıldıysa ayakkabılar da öyle üst üste atıldı, karmakarışık. Ve oradaki insanların değil kemikleri, ayakkabıları bile bulunamıyor. Dolayısıyla ayakkabı sadece bir semboldü. Almanya’daki projede de aynı şekilde ayakkabı toplanmıştı. Oradan yol çıkarak ayakkabıyı uygun gördük.

Uluslararası kamuoyunda nasıl yankı buldu proje? Örneğin, BM’den bir tepki ya da destek geldi mi? Sırplar tepki gösterdi mi?
Bosna’da haberlerde duyuruldu. Fakat genel olarak BM’nin bu konuda açık olarak tepki verdiği yok. Srebrenitsa’daki toplu cenaze törenlerine katılımları bile yok. Dolayısıyla böyle bir projeye de onlardan çok fazla tepki beklemiyorduk. Sırbistan’da ise “Siyah Kadınlar” isminde bir dernek var. Sırf Srebrenitsa için kurulmuş ve tamamen Sırp kadınlarından oluşan bir dernek. Onlar her sene Srebrenitsa’daki toplu cenaze törenlerine katılırlar, üzüntülerini bildirirler. Ama diğer tarafta da aynı gün bir başka şehirde Ratko Mladiç’e destek eylemleri yapıldı. Dolayısıyla iki tarafı da görebiliyoruz.

Projeye verilen desteğin sizdeki duygusal yansımaları nasıldı?
Bir çift ayakkabı göndermek için Dubai’den, Bulgaristan’dan, Almanya’dan arayanlar vardı. Bir çift ayakkabı büyük gözükmese de, insanlar o ayakkabıyı göndermek istiyor. Biz bunları gördükçe inancımızı daha da pekiştirdik. Biz insanlardan fotoğraf da istiyorduk ve çok fazla fotoğraf da geldi. Fotoğrafların geneli çocuk unsuru taşıyordu. O çocuklar olayı bilmeseler de ayakkabılarını gene de göndermişlerdi. Demek ki olaylar onlara genel olarak anlatıldı. Aynı şekilde Taksim’de çay satan, su satan çocuklar ayakkabıların etrafında toplanıyorlardı. Tam olarak ne olduğunu bilmiyorlardı. Orada kendilerine ayakkabı arayan çocuklardan birine Srebrenitsa’yı anlattım. Ondan sonra ayakkabıyı almak istemedi. Daha sonra onu başka çocuklara Bosna’yı anlatırken gördüm. Yaşları 11-12 civarındaydı. Bu çok ilgimi çekti. Yine sergide, ayakkabı gönderen 15 yaşlarındaki bir kız ayakkabısını gördü. O kadar ayakkabıdan kendi gönderdiğiniz ayakkabıyı bulmanız imkânsız. İnanılmaz sevinmişti, fotoğraf çektirdi. Orada gözlerim doldu. Bu bize insanların ne kadar destek verdiğini gösteriyor.

Türkiye’deki ilgiden memnunsunuz. Peki, insanlık Srebrenitsa’da yaşananları ne kadar önemsiyor? Bu katliam ile yüzleşilebildi mi?
Tam olarak yüzleşildi diyemeyiz. Tamam, orada gerçekleşen katliamı kabul eden insanlar, kınayan ülkeler var. Yapılan şeyler de var, mesela Mladiç yakalandı. Fakat diğer ülkelerden gelen yorumların çoğuna baktığımız zaman, Avrupa Birliği olsun, Almanya olsun hepsinin yorumları Sırbistan’ı alkışlayan yorumlardı. Artık Avrupa Birliği’ne girebilirsiniz tarzında yorumlardı. Çünkü Srebrenitsa’nın onlar için bir önemi yok. Düşünün, bir insan 10 küsur sene aranıyor, fakat senelerce bulunamıyor. Madem bir şeyler yaşandı, madem orada yaşananlar dünya tarafından insanlık suçu kabul ediliyor, o zaman onun sonrasında yaşananlara baktığımızda bir şeylerin dolu olması gerekiyor. Fakat böyle bir durum yok. Ratko Mladiç’in mahkemesi ne zaman biter Allah bilir. Tablonun bütününe baktığımız zaman, bildiğimiz tiyatro dönüyor ortada. O mahkemenin o kadar sürmesine gerek yok. Miloşeviç mesela, mahkeme bitmeden öldü ve suçu ilan edilmediği için hiçbir şey diyemiyorsunuz. Siz suçlu olduğunu biliyorsunuz ama mahkeme suçlu ilan etmedi. Ratko Mladiç ile o kadar konuşuluyor, hasta bilmem ne… Diğer taraftan sıradan biri, iki insan öldürüyor, mahkeme hemen bitiyor. Oysa Mladiç’in mahkemesi senelerce sürebilir. Bu adalet değil.


Tek başına 500 çift ayakkabı toplayanlar oldu
Son zamanlarda Türkiye’ye, Bosna için gereğini fazlasıyla yapıyor diyebiliriz. Türkiye’nin desteğe ne kadar hazır olduğunu geçmişte de, bugün de gördük. Küçücük gibi gözüken bir ayakkabı ihtiyacında bile iki katı ayakkabı geldi. Cuma gecesi ayakkabıları dizmeye başlamıştık. 15 bin ayakkabıyı poşetlerden çıkartıp dizdik. Tekirdağ’da bir adam tek başına 500 çift ayakkabı toplamış. Taksiyle gelip bıraktı, sonra Tekirdağ’a döndü. Bunu yapacak insan sayısı az tabii ki. Başka bir ülkede, hatta özellikle Bosna’da yapsaydık böyle destek görmezdik. Türkiye’nin gerçekten duyarlı olduğunu, savaş döneminde de ne kadar yardım ettiğini biliyoruz. Şimdi de hâlâ Bosna’ya yatırımlar devam ediyor. Saraybosna’ya gittiğiniz zaman, ilk kez gidiyorsanız kesinlikle yabancılık çekmezsiniz. Çünkü her tarafta Türkçe konuşuluyor. Döner, kumpir, çaycı, Türk üniversiteleri, Türk fabrikaları… İnanılmayacak kadar çok yatırım var. Bu da Bosna’nın geleceği açısından çok önemli bir şey.

Hâlâ kendimizi terk edilmiş hissediyoruz
Savaş döneminde dünyanın bizi ne kadar unuttuğunu görebiliyorduk. Dışarıda neler olup bittiğini bilmiyorduk. Çünkü ne televizyon seyredebildik, ne dışarı çıkabildik. Kimsenin gelip de kapımızı çalmaması bize fazlasıyla çok şey ifade ediyor. Demek ki kimsenin umurunda değildik. O kadar görüşmeler, toplantılar yapıldı. İstenilseydi NATO Libya’ya müdahale ettiği gibi Bosna’ya da müdahale edebilirdi. Müdahale etti ama Bosna için 4 yıl beklendi. İstenilse birkaç ayda savaş durdurulabilirdi. O dönemde yalnızca Türkiye’nin Bosna’ya ne kadar duyarlı olduğunu biliyoruz. Şimdi de aynı, hatta daha fazla yakınlık var. Genç Boşnaklar Derneği de bu doğrultuda kuruldu; köprüye bir taş koyabilmek adına… Türkiye ile Bosna arasında köprü ne kadar sağlam olursa, Bosna’nın umudu o kadar artacaktır. Çünkü hâlâ kendimizi terk edilmiş hissediyoruz. Türkiye’nin Bosna’da sürekli artan yatırımları var ve biliyoruz ki Türkiye bunu kendi çıkarı için yapmıyor. Ve gönül istiyor ki Türkler Bosna’daki her şeyi alsınlar. Çünkü Türkiye ne yaparsa Bosna’nın geleceği için, bizim iyiliğimiz için yapıyor. Bu bize bir güven de sağlıyor. Sırtımızı yaslayabileceğimiz bir ağabeyimiz var diyebiliyoruz.

Srebrenitsa’ya dair daha çok dava açılmalı
Srebrenitsa katliamından kurtulan nadir insanlar biri olan Hasan Nuhanovi...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Emine Şeçeroviç
« Posted on: 25 Eylül 2022, 02:24:24 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Emine Şeçeroviç rüya tabiri,Emine Şeçeroviç mekke canlı, Emine Şeçeroviç kabe canlı yayın, Emine Şeçeroviç Üç boyutlu kuran oku Emine Şeçeroviç kuran ı kerim, Emine Şeçeroviç peygamber kıssaları,Emine Şeçeroviç ilitam ders soruları, Emine Şeçeroviçönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &