> Forum > ๑۩۞۩๑ İlim Dünyası Online Dergi Dünyası ๑۩۞۩๑ > Mostar Aylık Kültür ve Aktüalite Dergisi > Diğer Yazılar > Bütün ülkelerin yerlisi
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Bütün ülkelerin yerlisi  (Okunma Sayısı 667 defa)
20 Haziran 2012, 17:38:47
Safiye Gül

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 15.436


« : 20 Haziran 2012, 17:38:47 »



Bütün ülkelerin yerlisi
Said YAVUZ • 70. Sayı / DİĞER YAZILAR


Bazı isimler vardır ki onlara ulaşmanız için birkaç ismin size yol göstermesi, sizi kendi sevdikleri isimlere buyur etmesi icap eder. Cahit Koytak ismine ulaşmam da bu silsileyi takip etmekle olmuştur. Nuri Pakdil’in eseri Klas Duruş’un girişinde bir ayet serlevhası vardı. “Sıkıntıdan kurtulduğun vakit sağlam dur ve rabbine yönel.” Pakdil sağlam durmak ifadesini klas duruş olarak düşünmüş olacak ki kitabına bu adı vermişti. Bu ayetin altında İnşirah Suresi, Muhammed Esed, Kuran Mesajı yazıyordu. İşte ikinci bir ismi daha gür bir ırmağı takip ederek bulmuştuk. Kur’an Mesajı’nı aldığımızda ise onu İngilizceden temiz ve şık bir Türkçe ile dilimize kazandıran (Ahmet Ertürk’le birlikte) üçüncü bir şahsiyetin dünyamıza merhaba deyişine tanıklık edecektik: Cahit Koytak. Artık fotokopi ile çoğaltılmış Sezai Karakoç’un “Mona Rosa”sının yanına onun şiirleri de eklenmişti. Çünkü ne ilk eseri ne de sonradan yayımladıkları ortalarda yoktu. Kimi şairler, sizi şiirin insanı arındıran estetik gücüne yeniden inandırır. İşte Koytak’la tanışmak edebiyatın diriltici soluklarını yeniden keşifle aynı anlama gelmişti bizim için.

1990’dan beri şiir kitabı neşretmeyen Cahit Koytak geçtiğimiz aylarda peş peşe Yoksulların ve Şairlerin Kitabı’nın üç cildini yayımladı. Bu üç eser okundukça şu rahatlıkla söylenebilir: Demek ki şairin ilk eseri İlk Atlas, büyük fetih öncesi akıncıların at sürmesi, şiirinin vatanı için seçeceği toprakların verimliğinin denenmesiymiş. Bu nedenle olsa gerek ilk şiirler, manevra kabiliyeti, vurkaçları, gönül çelici söyleyişleri bakımından oldukça elverişli şiirlerdi. Bu yazılanlarda ise acelesi olmayan, detaylara oldukça düşkün, vücuda geldiği topraktan azade, uzak medeniyetlerin şarkılarına eşlik etme çabasına girmiş, vaktin bolluğundan mı olsa gerek sözü hikmete mebni tedailere hasretmiş bir eski zaman anlatıcısını buluyoruz. Anlatıcı diyoruz, çünkü hemen her şeyi şiir diliyle söylemek isteyen iştahlı bir şair var karşımızda. Yazmayı bir yaşama biçimi olarak seçmiş bir şair. “Yazmak, benim için bir cehennemdir” diyen İlhan Berk’in tersine muhtevaya ve duruşa bakıldığında yazmanın onun için bir cennet olduğu ayan beyan ortadadır. Cahit Koytak’ın hemen her şeyi şiirle kayıt altına almak iştiyakı karşımıza yirmi kitap kadar tutan bir birikimi çıkarmıştır. Yirmi yıldır eserlerini görmek isteyen şiir okuru için bu durum sarsıcı bir büyü taşıyor.

Onun şiiri için büyük risk olarak kabul edilen düzgün cümleleri dizeleştirme eğilimi eser okundukça öyle ilerliyor ki bizler alışık olduğumuz bir şiirin içinde değil de coşkun bir anlatının, darb-ı mesellerin içinde buluyoruz kendimizi. Biçimle ilgili en ciddi sorun olarak nitelediği bu durumu Hayriye Ünal, önemli bir kusur olarak görüyor. Dize ile cümle arasındaki ayrım hiçe sayılıyor, işte bu nedenle bu şiir değil. Büyük edebiyatçıların sanırım kolaylıkla suçlandığı yer burası. Yaptıklarının aslında edebiyat kamusu tarafından kabul edilip edilmeyeceğiyle hiç mi hiç ilgilenmeyen böylesi adamların günün şiir yönelişlerine aykırı bir yol tutmaları niçin yadırganıyor? Nuri Pakdil’in iki dizelik şiirleri için de böylesi bir eleştiri duymuştum. “Bu şiir değil.” Bunu söyleyenler, şiirimizin divan usulünün terk edip modern şiire evrilmesini neyle açıklayacaklar? Koytak’ın yazdıklarının düz cümleye yaklaşmasının en büyük tehlikesi şiirdeki sesi olumsuz yönde etkilemesi. Yoksa bu gibi yenilikçilerin yazdıklarının şiir olmadığını söylememiz onların kendi yollarını var etme eylemlerinin bir açıklaması olmaktan öte gitmez.

Sezai Karakoç’a Doğu’nun yedinci oğlu dediğimizde onun Batı’ya karşı bir konumlanma içinde olduğunu, yabancılaşmaya direnmeyi bir ideoloji olarak benimsediğini söylemek isteriz. O şiirlerinde de duruşunda da bir tarafta yer almış, dirilişin de bu taraftan neşet edeceğini, İslamî anlamda bir dirilmeyi deklare ediyor. Cahit Koytak ise yazdıklarıyla Doğu’nun değil dünyanın oğlu olduğunu açıklamış gibi. Sınıfsız bir toplum özlemi içinde, eski Yunan şairlerinden birinin yüreğini kendi yüreğine eklemlemekten geri durmuyor. Yeri geldiğinde Lorca, Li Po, Max Jacop oluyor; yeri geldiğinde Hayyam, Zarifoğlu, Galib. O da Yunus gibi “Cümle şairler dost bağının bülbülü” diyenlerden. “Dilim balçıktan kuş yapan Usta’nın dili/ balçıktan çiçek yapan, karınca yapan, adam yapan/ Adama akıl yapan, gönül yapan ve gönle de kâinatı sığdıran.” Bu ifadeler durduğu yer hakkında ipuçları veriyor gibidir. Mahlûkata Halık’ın nazarıyla bakmak…

Usta şairler, genç şairlere öğüt vermekte oldukça ketumlar. Bu daha çok kişisel hırslarından ileri geliyor. Ama Koytak, “Böyle Fısıldıyor Güzel Sözlerin Cini” başlıklı bölümde şiire yeni adım atanlar ya da attıkları adımları sağlamlaştıramayanlar için çok hayati dersler veriyor. Büyük sanatın saflık ve bilgeliğin birbirinden habersiz aynı kapıyı çalmaları olduğunu, dizginsiz bir esinin örs ve çekiç arasında dövüle dövüle adam edilebileceğini, şairin dilinin hekimlerin dilinden uzak; mezar yazıtları açıklığında olması gerektiğine işaret ediyor. Günümüzün bir tek kitapla riya atında cûş eden delikanlılarına nasıl da kulağa küpe öğütler bunlar.

Günün geçer akçelerine, moda yönelişlere itibar etmeyen şair, yol ve yordamını oluşturduğu gibi o yol ve yordamdan yürüyecek okurunu da var ediyor. Çünkü “büyük şiir, uygarlığın bir yüzyıl/ belki üç, belki beş yüzyıl/ sonraki yıkıntılarında/ dolaşmayı hayal edebilen/ bir kurttur/ yalnız bir kurt.”

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.039


View Profile
Re: Bütün ülkelerin yerlisi
« Posted on: 17 Ekim 2021, 00:31:42 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Bütün ülkelerin yerlisi rüya tabiri,Bütün ülkelerin yerlisi mekke canlı, Bütün ülkelerin yerlisi kabe canlı yayın, Bütün ülkelerin yerlisi Üç boyutlu kuran oku Bütün ülkelerin yerlisi kuran ı kerim, Bütün ülkelerin yerlisi peygamber kıssaları,Bütün ülkelerin yerlisi ilitam ders soruları, Bütün ülkelerin yerlisiönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &