ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İlim Dünyası Online Dergi Dünyası ๑۩۞۩๑ > Semerkand Aylık Aile Dergisi > Diğer Yazılar > Eşimi Cepheye Allah İçin Gönderdim
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Eşimi Cepheye Allah İçin Gönderdim  (Okunma Sayısı 515 defa)
17 Aralık 2011, 16:50:43
Safiye Gül

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 15.436


« : 17 Aralık 2011, 16:50:43 »



Eşimi Cepheye Allah İçin Gönderdim

Mart 2008 30.SAYI

Eşimi Cepheye Allah İçin Gönderdim

Evliliğin ilk yıllarında eşi ve oğlu ile birlikte Türkiye’ye gelen Fatma Tatniyana birkaç ay sonra Çeçenistan’da savaş çıkınca eşini cepheye göndermiş ve bu ayrılıştan tam bir yıl sonra eşinin şehit olduğu haberini almış. Tam 9 yıldır Türkiye’de iman gücü ve azmiyle ayakta kalmaya çalışan Fatma Tatniyana’nın hayat hikayesi yürekleri titretiyor.

Fatma Tatniyana aslen Çeçen ancak sürgün olarak gönderildikleri Kazakistan’da doğup büyümüş. Evlendikten sonra 1999 yılında eşi ile birlikte Türkiye’ye gelen Tatniyana’nın, Çeçen savaşı çıktıktan sonra hayatı baştan aşağı değişmiş. Fatma Hanım o günleri şöyle anlatıyor: “Yeni evliydik, oğlum Adem dünyaya gelmişti. Eşim bir Türk arkadaşı ile iş kurmak için Türkiye’ye geldi. Gelirken beni ve oğlumuzu da yanına aldı. Türkiye’ye geldikten sonra Çeçenistan’da savaş başladı. İşi gücü bırakıp savaşmak için Çeçenistan’a dönmek istedi. Şehit olmak onun en büyük hayaliydi. Ona destek oldum. Çünkü şehit olan birinin Cennet’e girerken yanına 70 kişi daha alabileceğini öğrenmiştim. Bizi oğlumla birlikte Türkiye’deki arkadaşının evine bırakıp Çeçenistan’a savaşmaya gitti.”

Cephede şehit oldu

Fatma Hanım küçük oğlu ile Türkiye’de tanıştığı bu Türk ailenin yanında kalmaya başlamış. Eşi sadece cepheden köylere indiği zaman arayabiliyormuş. Aylarca cepheden haber alamadıkları dönem oluyormuş. Bu görüşmeler bir yıl kadar sürmüş ancak bir yılın sonunda eşinin şehit olduğu haberi gelmiş. İşte o zor günler de eşini kaybettikten sonra başlamış. Dilini bilmediği yabancı bir ülkede oğluyla birlikte kalakalmış. Yaşadıklarını anlatırken gözleri dalan Fatma Hanım “Türkiye’de oğlumla birlikte yapayalnız kaldık. Türkçe bilmiyorum. Yabancı bir ülke. Eşim şehit oldu. Kimsem yok. Birinin yanında ne kadar kalabilirsiniz ki. Sonuçta çalışıp oğluma bakmak ayrı bir ev tutmak istiyorum. Ama yabancı bir ülkede bu hiç kolay değil” diyor.

Tüm bunlara rağmen gayret gösterip üç ay gibi bir sürede çat pat Türkçe’yi konuşmaya başlayan Fatma Hanım öyle kolay kolay zorluklara teslim olacak biri değil. Zaten sıkıntı yaşadığında hep Allah’a sığındığını anlatıyor. Tespih çekip, bol bol dua edince Allah’ın kalbine ferahlık verdiğini dile getiriyor ve ekliyor: “Ertesi güne çok güçlü bir şekilde başlıyordum. Çalışmak için iş bakmaya başladım. Kazakistan’da öğrendiğim bioenerji ve masaj teknikleri ile ekmeğimi bu ülkede çıkarmaya karar verdim. Evinde kaldığım ailenin hanımı beni her gittiği yere götürüyor insanlarla tanıştırıyordu. İşte bu şekilde iki hanımın hasta olan annelerinin iyileşmesine vesile oldum.”

Fatma Hanım iyileşmesine vesile olduğu hastalardan birinin kızının Fatih’teki güzellik merkezinde çalışmaya başlamış. Burada gelen müşterilere masaj yapıyormuş. Bu arada gördüğü yardımları hiç unutamıyor. İş bulunca eve çıkmak istediğini söyleyen Fatma Hanım, tanıdığı tanımadığı herkesin el ele vererek kendisine nasıl ev bulup ihtiyaçlarını karşıladığını anlatıyor: “Bana kiralık ev buldular, eşya verdiler evime yerleştim. Hiç tanımadığım insanlar ellerinde poşetlerle kapımı çalıp erzak getiriyorlardı. Çok güzel insanlarla tanıştım. Kimi işe giderken çocuğuma baktı. Kimi yiyecek getirdi. Bu güzel dayanışmayı hiç unutamam.”

Ezan sesi duymayınca bunalıma girdim


Türkiye’de tesettüre giren ve ibadetlerini hiç aksatmadan yapmaya çalışan Fatma Hanım, ülkemizin her anlamda kendisine çok şey kattığını düşünüyor. Özellikle dini konularda yaşadığı değişimi şöyle anlatıyor: “Çeçen halkı Sovyetler Birliği’ndeki diğer topluluklara göre daha dindardır. İlk dini bilgilerimizi ailemizden aldık. Ama Türkiye’ye gelince din konusunda çok az bilgimiz olduğunu gördüm. Kur’an okumayı biliyordum ama burada tefsir dersleri aldım ve Kur’an’da neler anlatıldığını daha iyi öğrendim. Yine biz Çeçenler başımızı sadece küçük bir eşarpla arkadan bağlardık. Saçlarımız falan hep dışarıda olurdu ama sonuçta bizi dışarıda görenler Müslüman olduğumuzu bilirdi. Türkiye’ye gelince burada gerçek anlamda başımı örttüm. İbadetlerimde daha özenli oldum.

Fatma Hanım burada dini hayata öylesine alışmış ki Kazakistan’a kardeşlerinin yanına gittiği bir ay onun için çok zor geçmiş. “Ezan sesi yok. Elime bir kağıt alıp tek tek namaz saatlerini çıkardım ve saati kurup namaz vakitlerini öyle belirlemeye çalıştım. Türkiye’de çok şanslıyız. Ama Kazakistan’da Müslümanlar özellikle çalışan Müslümanlar için hayat çok zor. Çünkü ne namazlarını kılacakları bir cami ya da mescit var ne de işyerlerinde abdest alacakları bir yer. Türkiye’ye dönüp sabah namazında ilk ezanı duyduğumda kendime geldim. Orada bir ay ezan sesini duymayınca bunalıma girmiştim.”

Evliliğimi din için yaptım

Fatma Hanım Türkiye’deki hayata 9 yılda iyice uyum sağlamış. Oğlu ilkokul 5. sınıfa gidiyor. Bir yıl önce Kazakistan’dan gelen bir Azeri ile evlenen Fatma Hanım’ın bu evlilik hikayesi de oldukça ilginç.

“O dönemde bir kaç kişiden evlilik teklifi almıştım. Maddi anlamda çok sıkıntılı olduğum için durumu iyi olan birini seçmek bana daha mantıklı geliyordu. Hatta evlilik teklif edenlerden ikisi benim adıma daire alma sözü bile vermişti. Ancak şimdiki eşimin ailesi ile tanışınca evlilik konusunda fikrim netleşti. Çünkü annesi ve kız kardeşleri dini anlamda hiçbir şey bilmiyorlardı. Bu aileye faydalı olacağımı düşündüğüm için eşimin teklifine evet dedim. Zaten Peygamber Efendimiz de evlilikte mal, güzellik, asalet gibi sebeplerden dolayı yapılanı değil, din için yapılanı övüyor. Ben de Peygamber Efendimiz’in öğüdüne uygun bir seçim yaptığımı düşünüyorum. İnşAllah bu tercihimle Allah’ın razı olduğu kullardan olurum.”

Fatih’te bir apatmanın bodrum katında mütevazi bir evde yaşayan Fatma Hanım, maddi anlamda hiçbir şeyi sorun etmek istemiyor. Çünkü eşini, parası yüzünden değil ailesine dini anlatmak için seçtiğinin bilincinde. Bu yüzden evi geçindirme konusunda eşine destek olmaya çalışıyor. İstanbul’da doktorlar tarafından umutsuz görülen birçok rahatsızlığı uyguladığı 8 ayrı çeşit masaj tekniği ve bioenerji seanslarıyla tedavi ediyor. Fatma Hanım şimdi İstanbul’da modern tıptan umudunu kesen insanlara da yardım ediyor.

Ayşe OLGUN

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Eşimi Cepheye Allah İçin Gönderdim
« Posted on: 18 Kasım 2019, 04:09:26 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Eşimi Cepheye Allah İçin Gönderdim rüya tabiri,Eşimi Cepheye Allah İçin Gönderdim mekke canlı, Eşimi Cepheye Allah İçin Gönderdim kabe canlı yayın, Eşimi Cepheye Allah İçin Gönderdim Üç boyutlu kuran oku Eşimi Cepheye Allah İçin Gönderdim kuran ı kerim, Eşimi Cepheye Allah İçin Gönderdim peygamber kıssaları,Eşimi Cepheye Allah İçin Gönderdim ilitam ders soruları, Eşimi Cepheye Allah İçin Gönderdim önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &