ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Açık Öğretim & İlitam Dunyasi ๑۩۞۩๑ > Sakarya İlitam > Ders Notları ve Özetler > islam hukuk usulu 2.hafta özeti
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: islam hukuk usulu 2.hafta özeti  (Okunma Sayısı 1802 defa)
12 Şubat 2010, 18:05:22
zahdem

Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2.060


Site
« : 12 Şubat 2010, 18:05:22 »



İSLAM HUKUK USULÜ II
Hafta 2
1)İcmanın Sözlük Anlamı Nedir?
Sözlükte icmâ ( ع____ ا) kelimesi, tek kişiye ait bir eylem olarak kullanıldığında “bir şeye niyet etmek, azmetmek”; birden fazla kişi hakkında kullanıldığında ise “bir hususta fikir birliği etmek”anlamına gelir.
2)İcmanın Terim Anlamı Nedir?
“İcmâ, Hz. Muhammed ümmetinden müçtehitlerin onun vefatından sonraki herhangi bir zamanda, dini bir meselenin hükmü üzerinde fikir birliği etmeleridir.”
3)İcma,Her Türlü Meselede İttifak Etmek Anlamına Gelir Mi?
icmâ, her türlü meseledeki ittifakı değil, sadece amelî bir meselenin dinî hükmü üzerinde oluşan fikir birliğini ifade eder. Ayrıca bu, belli nitelikleri haiz belli bir alanın mensuplarına ait bir fikir birliğindir.
4)İhtilaf Ve Hilaf Ne Demektir?
   İhtilaf: Herhangi bir hususta müçtehitler arasında oluşan fikir birliği demek olan icmânın karşıt anlamı ise ihtilaftır.
   Hilaf: Oluşan ittifaka tek kişinin görüşü muhalif kalmışsa buna da hilâf denir.
5)İcmayı Delil Olarak Kabül Eden Cumhura Göre,İcma Delil Sıralamasında Kaçıncıdır?
(Cumhur) icmâı şer’î delil kabul eder ve ona şer’î deliller  hiyeyarşisi içinde Kitap ve Sünnet’ten sonra yer verir.
6)icmayı delil olarak kabül etmeyenler kimlerdir?
İcmâı kabul etmeyenler Mu’tezile’den İbrahim en-Nazzam ve Kâşânî ile Haricîler ve İmamiyye şeklinde gösterilmektedir.
7)İcmayı Delil Olarak Kabül Etmeyenlerin Dayanak Gösterdikleri Ayet  Ve Hadis Hangisidir?
“İhtilafa düştüğünüz meseleyi Allah’a ve Resûlü’ne götürün” (Nisa Suresi 4/59) ayetini ve Hz. Peygamber’in Muaz b. Cebel’e(18/640) saydırdığı kaynaklar arasında icmâın yer almayışını gerekçe göstererek icmânın hiçbir türünün kaynak olmadığını söylerler.
8)İcmayı Delil Olarak Kabül Etmeyenlerin,Kabül Etmeme Gerekçeleri Nedir?
•   İcmâyı kabul etmeyenler hataya düşme noktasında ümmetin tamamı ile tek tek bireyler arasında bir fark bulunmadığını ileri sürerler.
•   Kimlerin müçtehit olduğu kesin olarak bilinemez, bilinse bile tamamının görüşlerine muttali olma imkanı yoktur.
•   Ayrıca icmânın bir senede dayanması gerekir. Bu senedin, sübut ve delalet yönünden kat’î olması durumunda bunu herkes bilebilir, dolayısıyla bunun hükmü herkese açık olur. Bu durumda gerçekleşecek bir icmâ da yeni bir işlev görmez, çünkü zaten bu konuda başka kat’î delil/deliller vardır.
•   Senedin zannî olması durumunda ise müçtehitlerin sayı olarak çokluğu, farklı mizaç ve karaktere sahip oluşları, hüküm çıkarmada esas alınacak delillerin çokluğu gibi nedenler onların bir ittifaka varmalarına fırsat vermez.
9)İcmayı Delil Olarak Kabül Edenlerin Etme Gerekçeleri Nelerdir?
İcmâyı bir kaynak olarak kabul eden Cumhur ise meseleyi bir taraftan çeşitli ayet ve hadislerle temellendirmeye, diğer taraftan da icmânın fiilen vuku bulduğunu örneklerle göstermeye çalışırlar.
İcmânın Kaynak Olduğuna Dair Nakli Deliller
a) Kur’an’dan getirilen bellibaşlı deliller
İcmâın Kur’an’daki delili olarak başta Nisa Suresinin 115. ayeti olmak üzere birçok ayet gösterilmektedir. Bu ayetlerden bir kısmı şunlardır:
1- “Kendisine doğru yol belli olduktan sonra Resûl’e muhalefet edip müminlerin yolundan başka
bir yola uyanı yöneldiği yolda yalnız bırakır ve onu cehenneme atarız. Cehennem ne kötü varılacakyerdir” (Nisa 4/115). Bu ayet müminlerin yoluna ittiba etmeyi gerekli kılmaktadır.
 Onlara muhalefet etmeyi de yasaklamaktadır. Dolayısıyla ayet, onların icmâının geçerli olduğuna delalet etmektedir.
Gazalî delil getirilen ayetler içinde en kuvvetli olanının bu olduğunu, ama yine de ayetin bu yöndeki
anlamının zâhir düzeyinde kaldığını, başka ihtimallere açık olmaktan kurtulamadığını ifade eder.
2- “Siz diğer insanlara, peygamber de size tanık olsun diye sizi bu şekilde tarafsız bir ümmet kıldık”
(Bakara 2/143). Bu ayette geçen “tarafsız” diye çevrilen “vasat” kelimesi çerçevesinde birtakım yorumlar yapılmaktadır. Buna göre bundan maksat adil demektir. Allah’ın bu ümmeti adil olarak nitelemesi sözünün kabul ve görüşünün geçerli olduğunu gösterir. “Siz diğer insanlara, peygamber de size tanık olsun diye” ifadesiyle Allah, Hz. Peygamber’i sahabeye tanık yaptığı gibi sahabeyi de kendinden sonrakilere tanık kılmıştır. Bu özellik başta sahabe kuşağı olmak üzere İslam ümmetinin ayrıcalıklı bir yere sahip göstermektedir.
3- Yukarıdaki ayeti desteklemek üzere benzeri anlam içeren şu ayete de atıfta bulunulur: “Daha önce de bu sefer de size Müslümanlar adını O verdi ki Resûl size, siz de diğer insanlara tanık olasınız”(Hac 22/78). Bu ayete dayalı olarak Cessas, Müslüman topluluk dine dair bir görüş açıkladığında bu görüş sonradan gelenleri bağlar ve kimsenin buna muhalefet etmesi caiz olmaz şeklinde bir yorum yapar.
4- Siz insanlar için çıkarılmış en iyi topluluksunuz; zira siz iyiyi emreder, kötüyü yasaklar ve Allah’a
da iman edersiniz.” (Âl-i İmran 3/110). Bu ayet de bu ümmetin insanlar arasında özel ve ayrıcalıklı bir
konumunun olduğunu ifade etmektedir.
5- “Bana yönelenlerin yoluna uy.” (Lokman 31/15). Bu ayet ise inananların genelinin izlediği yolun
hak ve doğru olduğuna işaret etmektedir.
İcmâyı savunan cumhurun icmâın gerçekleşmesinin mümkün hatta bilfiil vuku bulduğunu kanıtlama bağlamında getirdiği meselelerden bir kısmı şunlardır: Ninenin mirastan 1/6 pay alacağı,gıdadan oluşan mebiin (satım konusu gıda malının) kabzdan önce satımının yasak oluşu, Müslüman bir kadının gayri Müslim bir erkekle yaptığı evliliğin batıl olduğu, mehir miktarı tespit edilmeden
yapılan nikahın geçerli olduğu vb.
b) Sünnetten getirilen deliller
İcmâın hüccet olduğunu savunan usulcülerin çoğu, bu konuda en kuvvetli delilin sünnette yer aldığını söyleyerek birçok hadis zikretmektedir. Bu hadislerin birleştiği nokta, İslam ümmeti içinde daima doğru üzerinde bulunacak bir grubun var olacağı, dolayısıyla bu ümmetin hata ve dalâlet üzerine birleşmeyeceği ve cemaatten (topluluk) ayrılmamanın gerekli olduğu esaslarıdır.
Meselâ Hz.Peygamber’in “Benim ümmetim hata üzerinde birleşmez” (İbn Mâce, “Fiten”, 8), “Benim ümmetim bir sapıklık üzerinde birleşmez” (İbn Mâce, “Fiten”, 8), “Allah’tan ümmetimin sapıklık üzerinde
birleşmemesi dileğinde bulundum; bana dilediğimi verdi” (Ebû Davûd, “Fiten”, 1), “Müslümanların iyi
gördüğü şey, Allah katında da iyidir” (Ahmed b. Hanbel, I, 379) buyurduğu rivayet edilmiştir. Bu anlamda daha birçok hadis vardır.
İcmâı savunanlar şöyle derler: Bu hadisler güvenilir râviler tarafından rivayet edilmiştir. Bunlar, her ne kadar lâfız olarak mütevâtir değilse de, ifade edilen ortak anlam bakımından mütevâtirdir.
Buradaki ortak anlam “ümmetin topyekün hataya düşmeyeceği”dir. Manevî mütevâtir ise, delâlet ettiği hususta kesin bilgi sağlama açısından lâfzı mütevâtir gibidir. Bu sebeple, Hz. Peygamber’in ashabı ve onlardan sonra gelen müslümanlar, en-Nâzzâm ve benzerlerine kadar bu hadislere dayanarak icmâyı kaynak kabul etmişler, deliller arasında bir çatışma halinde icmâyı diğerlerindenüstün tutmuşlardır.
10)İcmayı Kabül Edenler,özellikle nakille görüşlerini desdeklemekteki temel amaçları nelerdir?
Akıl, Müslümanların da Yahudi ve Hıristiyanlar gibi hataya düşebileceğini ihtimal dışı görmez. Zira normal şartlarda hiçbir dinî topluluğun bir ayrıcalığı olamaz. Bu şartları dikkate alan İslam bilginleri icmâın kaynak oluşunu mantıki bir zorunluluk gereği değil nakle borçlu olduğunu ifade etme gereği duymuşlardır. Bu nedenle onlar icmâı nakli delillerle temellendirmeye girişmişlerdir.
11)İcmayı Delil Olarak Kabül Eden Cumhura Göre,İcmanın Zorunluluk Olduğuna Dayanak Gösterdikleri Bir Takım Uygulamalar Nelerdir?
İcmâyı savunan cumhurun icmâın gerçekleşmesinin mümkün hatta bilfiil vuku bulduğunu kanıtlama bağlamında getirdiği meselelerden bir kısmı şunlardır:
Ninenin mirastan 1/6 pay alacağı,gıdadan oluşan mebiin (satım konusu gıda malının) kabzdan önce satımının yasak oluşu, Müslümanbir kadının gayri Müslim bir erkekle yaptığı evliliğin batıl olduğu, mehir miktarı tespit edilmeden yapılan nikahın geçerli olduğu vb.
12)İcmanın Gerçekleşme Şartları Nelerdir?
1. Belli bir dönemde fikir birliği edenlerin müçtehit olması.
2. Fakihlerin çoğunluğuna göre icmâa katılacak alimde özel anlamıyla adalet, yani itikadi bakımdan açık bir kusur taşımama ve bidatlardan kaçınma şartı aranır
3. İlgili dönemdeki müctehitlerin tamamının fikir birliği etmiş olması.
4. Bu müctehitlerin Hz. Muhammed ümmetine mensup olması.
5. Fikir birliğinin Hz. Peygamber’in vefatından sonra gerçekleşmiş olması.
6. Fikir birliğinin vücub, hürmet sıhhat ve fesâd gibi bir meselenin şer’î/amelî hükmü üzerinde gerçekleşmiş olması.
7. İcmânın kesinleşmesi için, çoğunluk, söz konusu asrın sona ermesi gerektiğini bir şart olarak görmez.
   İcmanın gerçekleşme şartlarıyla ilgili sorular
Soru:Herhangi bir devirde müctehit bulunmasa icma gerçekleşir mi?
Çoğunluğu teşkil eden usûlcülere göre herhangi bir devirde müctehid bulunamasa, icmâ gerçekleşmeyeceği gibi, sayıları kaç olursa olsun bir gurup müctehidin varlığı halinde, onların fikir birliği ile icmâ meydana gelir.
Soru:müctehid sayıları konusunda hangilerinde ittifak,hangilerinde ihtilaf vardır?
Bazı usûl bilginlerine göre ise, icmânın meydana gelebilmesi için, fikir birliği eden müctehidlerin sayısının tevatür sayısına ulaşmış olması gerekir. Bazılar üç müctehid şartı ile yetinmiştir. İki müctehid hususunda ise ihtilâf edilmiş, kimi olur kimi olmaz demiştir. Bir devirde sadece bir müctehid bulunursa, onun görüşü icmâ olarak nitelenemez. Zira bu görüşte ne ittifak ne ihtilâf söz konusudur.
Soru:ilgili dönemdeki müctehidlerin tamamının fikir birliği etmesi icma için şarttır.peki karşı görüş çıkarsa bu icmanın durumu ne olur?
Alimlerin cumhuruna göre çoğunluk bir hüküm üzerinde ittifak etse, karşı görüş sahiplerinin sayısı ne kadar az olur...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: islam hukuk usulu 2.hafta özeti
« Posted on: 30 Mart 2020, 03:41:18 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: islam hukuk usulu 2.hafta özeti rüya tabiri,islam hukuk usulu 2.hafta özeti mekke canlı, islam hukuk usulu 2.hafta özeti kabe canlı yayın, islam hukuk usulu 2.hafta özeti Üç boyutlu kuran oku islam hukuk usulu 2.hafta özeti kuran ı kerim, islam hukuk usulu 2.hafta özeti peygamber kıssaları,islam hukuk usulu 2.hafta özeti ilitam ders soruları, islam hukuk usulu 2.hafta özetiönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &