ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Açık Öğretim & İlitam Dunyasi ๑۩۞۩๑ > Sakarya İlitam > Ders Notları ve Özetler > BİR DE BUNU DENEYİN
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: BİR DE BUNU DENEYİN  (Okunma Sayısı 3099 defa)
26 Mart 2010, 12:08:53
ekici

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 25


« : 26 Mart 2010, 12:08:53 »



SAKARYA ÜNİVERSİTESİ
Din Eğitimi I
Hafta 7
İNSAN HAKLARI VE DİN EĞİTİMİ

1. İNSAN HAKLARI KAVRAMI
 “insan hakları” kavramı; hiçbir ayrım gözetmeksizin bütün insanların yalnızca insan olmalarından dolayı,
insanlık onurunun gereği olarak sahip olmaları gereken hakların tümüdür. İnsan hakları, insanın onurunu
güvence altına alan bu nedenle de öncelik sahibi olan haklardır.

Günlük kullanımda aktif biçimde kullanılmaya başlanması İkinci Dünya Savaşı sonrasında olmuştur. 1945’te Kurulan Birleşmiş Milletler’in çalışmalarıyla birlikte doğal hukuka dayalı “doğal haklar” (natural rights) kavramının yerine kullanılmaya başlanmıştır. İnsan haklarının kapsadığı hak demeti demokrasi ve hukuk alanındaki gelişmelere bağlı gösterdiği gelişimi yansıtacak biçimde birinci, ikinci ve üçüncü kuşak haklar olarak ayrıma tabi tutulmuştur.Buna göre insan hakları birinci kuşak (sivil ve politik), ikinci kuşak (sosyal ve kültürel) ve üçüncü kuşak haklar (solidarite - dayanışma) olarak ayrılır.

Birinci kuşak insan hakları, ilk ve en elzem hakları ifade etmektedir ki; hayat hakkı, düşünce ve inanç özgürlüğü, yasal eşitlik, kişi güvenliği, bireysel özgürlük, siyasi haklar ve mülkiyet hakları bu haklardandır.

ikinci kuşak haklar 1830’lardan sonra Proletarya’nın bir sınıf olarak tarih sahnesine çıkışıyla birlikte, ikinci kuşak haklar olarak nitelenen ekonomik, toplumsal ve kültürel haklar: sendika, çalışma, adil ücret, sosyal güvenlik, grev, sağlık ve eğitim hakları gündeme geldi.

Üçüncü kuşak haklar ise “dayanışma hakları”dır.

İnsan hakları özellikle ikinci dünya savaşı sonrasında kurulan uluslar arası büyük organizasyonlar sayesinde tüm dünyada kabul gören, devletlerarasında itibar vesilesi sayılan bazen de devletlerarası çekişmelerde rakipleri köşeye sıkıştırmak için kullanılan genel geçer bir kavram haline geldi.


İnsan hakları bireye sağladıkları geniş özgürlük alanı ile birlikte ona birtakım sorumluluklar da yüklemektedir. İnsan hakları ile bireyin kayıtsız şartsız haklar ve özgürlüklerle donanmış olmadığı unutulmamalıdır.
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 29'uncu maddesinde
“…bireyin içinde yasadığı topluma karşı görev ve sorumlulukları vardır” denilerek görev ve sorumluluk arasındaki bu sıkı ilişkiye dikkat çekilmiştir.

2. İNSAN HAKLARININ TARİHİ
Pratikte insan ile beraber var olmaya başlayan insan hakları insanoğlunun sosyal gelişimi ile birlikte yer yer geri dönüşleri de içinde barındıran bir gelişim süreci izleyerek günümüze gelmiştir.

Stoacılar bütün insanlar arasında eşitlik ve kardeşlik fikrini yaymaları açısından insan hakları düşüncesinin ilk habercisi olmuşlardır.

İnsan haklarının tarihinde bir milat olarak kabul edilen 1215 tarihli İngiliz Büyük Şartı (Magna Carta Libetatum) bu döneme aittir. 63 madde içeren Şartta, kişinin can ve mal güvenliğine sahip olduğu belirtilerek, bunlar kralın keyfi müdahalelerine karşı korunmuştur.

Tarihte dünyanın çeşitli bölgelerinde görülen yerel insan hakları hareketlerini aşan ve evrensel insan hakları düşüncesine gidişte sonraki çalışmalara da referans olan ilk çalışma sayılan Thomas Jefferson’un kaleme aldığı Amerikan Bağımsızlık Bildirisi 4 Temmuz 1776’da Kongre tarafından kabul ve ilan edildi.
Amerikan Bağımsızlık Bildirisi ile insanların doğuştan birtakım haklara sahip oldukları inancı ve demokrasinin temel ilkeleri Fransız Devriminden önce ilk kez bir belgede dile getiriliyordu.

1789 tarihli Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi Amerikan ve İngiliz belgelerinden daha sonra olmasına ve onlardan istifade eden yönleri bulunmasına rağmen bütün insanlığı kucaklaması ve gelecekteki dünyanın şekillenmesinde daha tesirli olması nedeniyle insan hakları denince akla gelen ilk belge olmuştur.

1945 yılında Birleşmiş Milletler ile başlayan süreç insan haklarının hukuksal olarak küreselleşme sürecini ifade eder.
1990’lı yıllardan sonra Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve NATO eliyle devletlerin içişlerine yönelik gerçekleştirilen çeşitli insan hakları müdahaleleri ile yönetsel alanda da küreselleşme göstermiştir.

3. İNSAN HAKLARININ TÜRKİYE’DEKİ GELİŞİMİ
Türkiye’de insan haklarının hukuki alana taşınması batıdan çok sonraları olmuştur.

Osmanlı İmparatorluğu’nda hak ve özgürlüklerden söz eden ilk belge 1808 yılında Padişahla feodal beyler arasında yapılmış olan Sened-i İttifak’tır. 1839’da II. Mahmut, tarihimizde anayasa niteliğinde ilk belge sayılan ve “Tanzimat Fermanı” olarak da anılan Gülhane Hattı Hümayunu’nu ilan etmiştir. Türkiye’de din ve vicdan hürriyetinin devlet sisteminde yer edinmeye başlaması Gülhane Hattı Hümayunu’na dayandırılır.
23 Aralık 1876’da tarihimizin ilk yazılı anayasası olan Kanun-i Esasi ilan edilmiş ancak bu anayasa 13 Şubat 1878’e kadar uygulamada kalabilmiştir. Kısa süre kullanımda kalan bu anayasa 1908 yılında tekrar yürürlüğe konuş ve 1909 yılında önemli değişiklikler görmüştür. Kanun-i Esasi’de kişi hak ve hürriyetlerine ilk defa olarak geniş biçimde yer verilmiştir. Hak ve hürriyetler 8. madde ile 26. madde arasında sıralanmıştır. Sıralanan özgürlükler arasında kişi güvenliği, ibadet özgürlüğü, basın özgürlüğü, dilekçe hakkı, konut dokunulmazlığı, eğitim özgürlüğü, kanun önünde eşitlik gibi önemli haklar bulunmaktadır.

Cumhuriyet döneminin ilk anayasası olan 1921 anayasası Kurtuluş Savaşı’nın verildiği olağanüstü şartlarda olduğu için hak ve özgürlüklere dair hükümler içermemektedir.
1924 Esas Teşkilat Kanunu temel hak ve özgürlükleri klasik anlayışa uygun olarak düzenlemiştir. “Her Türk hür doğar, hür yaşar” denildikten sonra klasik hak ve özgürlükler kısa birer cümle ile sıralanmaktadır.
1924 Anayasası’nın uygulama süreci Türkiye’nin tam demokrasiye geçiş konusunda sıkıntılı dönemlerinden birini ifade etmektedir.
1961anayasası temel hak ve özgürlükleri yalnızca saymakla yetinmemiş; ek güvencelerle donatmıştır. İkinci dünya savaşı sonrası yaşanan vahşetin etkisiyle dünya milletlerinin genel olarak insan hakları konusunda daha ileri adımları atmalarını ifade eden bu dönem uluslar arası yükselişe paralel olarak 1961 anayasasında kendini bulmuştur.

1990 sonrası süreçte dünyaya paralel biçimde insan hakları ile ilgili önemli gelişmeler göstermiştir.
BU Gelişmeler şunlardır:
1954’te Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni onayan Türkiye, bu sözleşmenin aktif denetimcisi olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkını 1987’den itibaren vatandaşlarına tanımıştır. Mahkemenin Türkiye`ye yönelik kararlarını kabul etmeyi ve bedelini ödemeyi ise Eylül 1989’da kabul etmiş ve Ocak 1990’dan itibaren de yürürlüğe koymuştur. Bu süreçte TBMM bünyesinde insan hakları ihlallerini incelemek üzere çeşitli komisyonlar kurulmuştur. Bunlar 1990 yılında kurulan İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ve Anayasanın 74. maddesinde vatandaşa tanınan dilekçe hakkının kullanılmasını sağlayan TBMM Dilekçe Komisyonu’dur.

4. DİN VE VİCDAN ÖZGÜRLÜĞÜ
İnsan haklarının din öğretimi ile doğrudan ilgili kısmı din ve vicdan özgürlüğüdür. Din özgürlüğü bireysel boyutuyla kişinin bir dine entelektüel anlamda katılımını, kolektif boyutuyla da dinin; ibadet, eğitim gibi tezahürlerinin serbestçe ifasını ifade eder.

Vicdan özgürlüğü ise dini olsun olmasın her türlü kanaatin koruma altına alınmasını gerektirir.
Din ve vicdan hürriyeti inanma ve inandığını dışa vurma şeklinde özetlenebilecek iki yönlü bir özgürlüktür. Genel olarak bu hakkın üç şekilde tezahür etmesi beklenebilir:

1- Bir dine veya inanca sahip olma hürriyeti,
2- Dini inanç veya kanaatlerini açıklama ve yayma hürriyeti,
3- İbadet etme, itaat, uygulama ve öğretme hürriyetleri.
Bu özgürlük, günümüzdeki anlamıyla ilk kez 1776 tarihli Amerikan Virjinya Haklar Bildirisinde:
“Yaradanımıza borçlu olduğumuz din ve inanç ve bunların gereklerini nasıl yerine getireceğimiz, zorlama ve kuvvetle değil, ancak akıl ve inançla belirlenebilir. Bu nedenle, bütün insanlar dinin icrasını vicdanlarının emirlerine göre yerine getirmekte eşit hak sahibidirler” ifadeleriyle yer almıştır.

Dolayısıyla din ve vicdan özgürlüğünde ciddi adımların atılabilesi ancak İkinci Dünya Savaşından sonraki süreci temsil eden Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi gibi kurumlara kalmıştır.

5. ULUSLARARASI HUKUKTA DİN VE VİCDAN ÖZGÜRLÜĞÜ
Uluslar arası arenada insan hakları ile ilgili en etkili çalışmalar genelde Birleşmiş Milletler tarafından yürütülmüştür. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 10 Aralık 1948’de insan hakları dendiğinde ilk akla gelen belge olan “İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi”ni ilan etmiştir. Beyanname Türkiye tarafından 6 Nisan 1949 tarihinde ve 9119 Sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile onaylanmış, 27 Mayıs 1949 tarih ve 7217 Sayılı Resmi Gazete'de yayınlanmıştır.

Söz konusu beyannamenin din eğitimi ile ilişkili maddeleri şunlardır:
“Her şahsın, fikir, vicdan ve din hürriyetine hakkı vardır; bu hak, din veya kanaat değiştirmek hürriyeti, dinini veya kanaatini tek başına veya topluca, açık olarak veya özel surette, öğretim, tatbikat, ibadet ve âyinlerle izhar etmek hürriyetini gerektirir.” Madde:18

“Eğitim insan şahsiyetinin tam gelişmesini ve insan hakları ile ana hürriyetlere saygının kuvvetlenmesini hedeflemelidir. (Eğitim) Bütün milletler, ırk ve din grupları arasında anlayış, hoşgörürlük ve dostluğu teşvik etmeli ve Birleşmiş Milletlerin barışın idamesi yolundaki çalışmalarını geliştirmelidir. Ana baba, çocuklarına verilecek eğitimi seçmekte öncelikli hakka sahiptir.” Madde: 26

“Her şahsın, şahsiyetinin serbest ve tam gelişmesi ancak içinde yaşamasıyla mümkün olan topluluğa karşı vecibeleri vardır. Herkes, haklarını kullanmak ve hürriyetlerinden istifade etmek hususunda, ancak kanun ile sırf başkalarının hak ve hürri...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: BİR DE BUNU DENEYİN
« Posted on: 13 Kasım 2019, 09:53:41 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: BİR DE BUNU DENEYİN rüya tabiri,BİR DE BUNU DENEYİN mekke canlı, BİR DE BUNU DENEYİN kabe canlı yayın, BİR DE BUNU DENEYİN Üç boyutlu kuran oku BİR DE BUNU DENEYİN kuran ı kerim, BİR DE BUNU DENEYİN peygamber kıssaları,BİR DE BUNU DENEYİN ilitam ders soruları, BİR DE BUNU DENEYİNönlisans arapça,
Logged
26 Mart 2010, 12:12:31
beyazmelek

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 166


« Yanıtla #1 : 26 Mart 2010, 12:12:31 »

Allah razı olsun kardeşim emeklerine sağlık.
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
01 Nisan 2010, 03:00:26
seyyal

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3


« Yanıtla #2 : 01 Nisan 2010, 03:00:26 »

Allah razı olsun arisro kardeşiim
:))))))))))))))
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
01 Nisan 2010, 03:50:52
Mehmed

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 244


« Yanıtla #3 : 01 Nisan 2010, 03:50:52 »

Allah razı olsun ekici kardeşim paylaşımınız için.
Cenab-ı Hak Hizmetlerinizin devamını nasip eylesin.
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
06 Nisan 2010, 18:47:58
zahdem

Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2.060


Site
« Yanıtla #4 : 06 Nisan 2010, 18:47:58 »

Allah razı olsun mehmet(thales)hocam
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &