ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Edebiyat Eserleri > Makale Dünyası > Denemeler > Talihine Tebessüm Eden Ruhlar
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Talihine Tebessüm Eden Ruhlar  (Okunma Sayısı 756 defa)
16 Mart 2010, 11:22:44
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 16 Mart 2010, 11:22:44 »



Talihine Tebessüm Eden Ruhlar

"Mutluluk, herkesin özlediği bir sevgili ve uğrunda her fedakarlığa katlanılan yüce bir gayedir. İnsanlar arasında mesut olmak istemeyen tek fert yok gibidir. Ama, saadet nedir? İşte en anlaşılmaz olanı da bu değil mi... "Evet, o , haksızlık yapmayacağı, hain olmayacağı; intikam, kin, nefret, kıskançlık gibi düşüncelerden hep uzak kalacağı İçindir ki: ekseriya, çevresinde hürmet ve sevgi karışımı bir meltemin esdiğini hissedecek ve daima mutlu olacakdır. O, ailesine, vatanına, milletine, hatta bütün varlığa karsı duyduğu sevgi ve alâka ile kenarı olmayan bir muhabbet deryasında sonsuz hazlar duyacak ve daha cennete girmeden cennet zevklerini yaşayacaktır. Bu hazlar; başkalarının sevinçlerini paylaşma hazzı... onların lezzetlerini ruhunda yasama hazzı... onların acı ve ısdıraplarını göğüsleyip onlara mutluluğa giden yolları açma hazzı...

İnsan, yaşadığı âlemde, kendi iç dünyası ile dış dünyası ve çevresi arasındaki münasebetlerinde daima huzur arar, mutlu olmak ister. Topluluk halinde yaşayan insanın, içinde bulunduğu içtimai yapı ile psikolojik yapısı arasındaki irtibat ve uygunluk derecesi, onun mutluluğu üzerine te'sirli bir unsur dur. Fakat, insanın mutluluğu, yanlış olarak, sadece kendisi ile toplumu arasındaki münasebetlerde aranır. Halbuki insanın irtibatı bütün kâinatladır. Yani o, kendisini sevdiği gibi; ailesini, milletini, nev itibariyle dünyayı da sevmektedir. Bir çiçeği seven insan, bir bahçeyi istediği gibi; dünyayı seven insan sonsuz dünyaları da istemektedir. İnsanın çevresiyle alâkası ve bundan doğan sevgisi ve nefreti, çok geniş buutlara ulaşmaktadır. Dolayısıyla insanın saadeti düşünülürken bu husus gözden uzak tutulmamalıdır.

İnsan, hür iradesiyle vardır ve kendi isteğiyle de kâinatın sırlarına nüfuz edecektir. Ama hiçbir zaman kendisini kâinattan ayrı mütâlâa etmeyecektir. İnsan, henüz dünyasında yığınlarla sırlar İçerisinde iken, kâinatı deşelemek hatta kâinatları kucaklayıp fethetmek ister. Kâinat ötesini merak etmesi de ayrı bir yönüdür. Tarih boyunca insanlık devamlı olarak, yanlış veya doğru yolda, gökler ve gökler ötesiyle irtibat halinde olagelmiştir. Bu durumda, insan şahsiyetinin oturaklaşması çok geniş bir "buutlar buudu" ile alâkadardır. Yani insan, hem "zaman"la hem de "mekân"la irtibatlı, hareketli bir kâinat içerisinde yaşamaktadır. Bu hâliyle o, "merak" ve çok geniş hayâl gücüne sahip "aklı" kullanmaktadır. Hür iradesiyle sahip olduğu benliğini mükemmelleştirmektedir Dünya içinde bir dünya oiarak yaşamaktadır. Kendisi başlı başına bir buut oluşturmaktadır.

Öyle ise insanın mutluluğu doğrudan doğruya "birlik"le alâkadardır. Makrokozmoz ile mikrokozmoz arasına durmuş, adetâ konik bir mekân içerisinde, kendi içtimaîsiyle haşir-neşir olarak yaşayan insan, hayatına bir manâ aramaktadır. Acaba insan yalnız mıdır? Başıboş mudur; Hayat bir tesadüf oyuncağı mıdır'? Yoksa herşey bir hayâl midir? Yoksa... kâinatın temelinde yatan intizam içerisinde insan; başıboş değil, yalnız değil, hayat bir tesadüf oyunca yi değil de, her gerçeğin üstünde Varolan Mutlak'ın bir mahluku mudur? İnsanın saadetinin temelinde; düşünce, fikir ve tasavvurda istikamet yatar. Bu istikamet, ancak "atom-insan-kâinat" bütünlük anlayışı içerisinde, bütünlük ise, kanun birliği ve intizam neticesinde; bu da bir Yaratıcının herşeyi yarattığı ve yaratıyor olduğu gerçeğine iman içerisinde sağlanır. Böylece kesrette (çoklukta) boğulmadan vahdet (birlik) e ulaşan insan, yalnızlıktan kurtulur, bütün yaratılmışlarla, bütün yaratıkların Mutlak Bir'e bağlılıklarına imanı nisbetinde bütünlük anlayışına erer ve bütün mahluklarla bütünleşir. Bu, şu misale benzer: bir meyve ağacında iken, ağaca bağlılığı nisbetinde bütün meyvelerle ve ağacın diğer yapı ve dallarıyla alâkadardır, onlarla bütün'dür. Ama bir meyve ağaçtan düşer, ağaçla bağlılığı kesilirse o zaman yalnızdır ve kısa zamanda mevcut hayatını yitirmeye mahkumdur. İnsan, kâinatın bir meyvesi ve bir özü'dür. Bir tabire göre; "kâinatı sıksan insan damlar, insanı büyütsen kâinat olur". Tabii bu elerin mânâyı kavrayış, ancak insanın geniş çaplı mâhiyetini anlamakla mümkündür. Bu "meyve-insan" Kâinatla irtibatı nisbetinde, yani o anlayış içerisinde veya "vahdet" inancında iken yalnız değildir. O, herşeyin Mutlak Bir'e intisâbıyla bir BÜTÜN'dür. Ama. vahdet inancında olmadan, temelde yatan intizamla ve Mutlak Sahiple irtibat Vurmadan kesret içerisinde, bir tesadüf anlayışında boğulan insan, ağaçtan düşmüş meyve gibi yalnızdır, ömrü kısadır. O, zaman geçtikçe kesretin içerisinde istikamet kazanamamış, anlayışının ve tesadüflerle yaşanan bir hayal inancının ruhuna inen törpülerini hissedecek ve gerçekten yalnızlığın huzursuzluğunu düşecektir.

Bu insan, sanki bu dünyada ebediyyen yaşayacakmış anlayışı içerisinde olduğundan, hayatından tam lezzet almaya çalışacak, doymak isteyecektir. Halbuki lezzetler geçici ve insan "doymaz"dır. Lezzetin gitmesi elem, elemin gitmesi lezzet olduğundan, her bir lezzet geçtikçe geride bir iz olarak elem bırakacaktır. Çünki, kişi bu hâliyle tam doymak, tatmin olmak. ebediyyen yaşamak istemektedir. Bu istekleriyle çatışan lezzetin geçiciliği onun ruhuna devamlı surette darbeler indirecektir. Bu darbeler altında ezilen ruh, kendisine bir çıkar yol bulamayacağı için kendini sarhoş etmenin ve uyuşturmanın yollarını arayacaktır. Mutluluk için; kendini unutmak, kendinden kaçmak onun çıkar yolu olacaktır. Kendi benliğini, bütün yapılarının bütünlüğünde değil de. vicdanî, kalbî, şuurî ve diğer manevî lâtifelerine ait buutlardan ayrılarak, serbestleştirdiği şuuraltı tek buudunda arayacak ve güdük bir benlik yapısına kavuşacaktır. Bu benlik yapısıyla onun huzura ermesi artık mümkün değildir. O, yığınlar ve milyonlar içinde de olsa yalnızlık içerisindedir. Yüzü gülse, kahkahalarla ortalığı velveleye verse de içi asla gülemeyecek, tatmin olamayacaktır.


Halbuki insanın benliği, iradesi, hayali, vicdanı, kalbi, arzulan ile bütünleşen düşüncesi, onu bütün yapılarının bütünlüğü içerisinde, kesrette boğulmadan vahdette yaşatabilecek yani çok buutlu yapı içerisinde buutlar ötesi bir "bütünleyici buut"la yaşatabilecek sadece imanıdır ve gerçeğe inancıdır. Bu iman sayesinde bütün yaratıkların bir yaratıcıya intisabı (bağlılığı)yla, herşeyle bir irtibat kurar ve her halukârda vahdetin birleştiriciliğinde iç-dış bütünlüğü içerisinde; tek de olsa, yığınlar içerisinde de olsa, boğucu hâdiseler üzerine çullansa da o mutludur, huzurludur. İçi itminana ermiştir. Aklı. kalbi ve ruhu birlik, bütünlük hâsıl etmiş. İnsanlık gayesine ulaşmış durumdadır O, kendini unutmayacak kendinden kaçmayacaktır. Çünkü o, bütün insanî yapılarını bütünlemekle bahtiyardır.

"Ruhunu inançla yükseltip, gönlünü faziletlerle donatanlara ne mutlu!"

Mustafa NECMİGİL

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Talihine Tebessüm Eden Ruhlar
« Posted on: 14 Kasım 2019, 19:39:25 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Talihine Tebessüm Eden Ruhlar rüya tabiri,Talihine Tebessüm Eden Ruhlar mekke canlı, Talihine Tebessüm Eden Ruhlar kabe canlı yayın, Talihine Tebessüm Eden Ruhlar Üç boyutlu kuran oku Talihine Tebessüm Eden Ruhlar kuran ı kerim, Talihine Tebessüm Eden Ruhlar peygamber kıssaları,Talihine Tebessüm Eden Ruhlar ilitam ders soruları, Talihine Tebessüm Eden Ruhlar önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &