ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Edebiyat Eserleri > Makale Dünyası > Denemeler > Çirkin Bildiklerimiz
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Çirkin Bildiklerimiz  (Okunma Sayısı 768 defa)
26 Mart 2010, 16:57:28
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 26 Mart 2010, 16:57:28 »



Çirkin Bildiklerimiz



Beş duyumuzun idrâk sahasına giren kâinat kitabının canlılar âlemine ait sayfalarını karıştırdığımızda, birçoğumuzu hayrette bırakan, mucizevî, sırlı, mükemmel sanatlı nakışlarla süslenmiş, güzelliklerle bezenmiş mahlukatı temaşa ve tefekkür eder, onların üzerinde tecellisini gösteren Rabb'imizin bin bir ismi hakkında mârifet nurları toplarız.

Şairler gül ile bülbül arasındaki münasebet üzerine şiir yazarken, biyologlar da aynı mahlukatın üzerinde sergilenen hikmetli nakışlarla meşgul olurlar. Kokuları ve çeşitli renkleriyle hepimizin dikkatini çeken gülü güzel gördüğümüz gibi, ona destanlar yazdığını kabul ettiğimiz bülbülün nağmelerini de, ruhumuzu dinlendirici buluruz. Fakat karganın sesini çirkin olarak vasıflandırır, deve dikeninden de hoşlanmayız. Bataklık bir havuzda çiçek açmış nilüferi çok güzel buluruz da, aynı havuzdaki kurbağa, birçok insana çirkin ve tiksindirici gelir. Hepsi böcek olduğu halde kelebekleri güzel buluruz; fakat hamam böceği ve tahta kurusundan iğreniriz. Ceylan ve zürafanın zerafetine hayran kalırız, ama sırtlandan ve domuzdan hoşlanmayız. Acaba bazı mahlukatı bize çirkin ve abes gösteren nedir? Bunlar gerçekten çirkin, faydasız, zararlı ve kötü yaratıklar mıdır? Yoksa bizim bakış açımızda bazı kavramların tam oturmaması veya yanılmalarımız mı vardır?

Rabb'imizin isimlerine tercüman olmaları cihetiyle bakıldığında her bir mahlukta ayrı bir ismin baskın olduğu, her birinin ayrı ayrı tavzif edildiği görülecektir. Dünyayı kendi kısır ve dar görüşümüzün neticesinde ortaya çıkan kıymet hükümlerine göre değerlendiriyoruz. Bunun başlıca sebebi, nispeten içinde doğduğumuz toplumun kıymet hükümlerine bağlı olarak gelişen estetik ölçüler ve peşin kabuller ile birlikte, kâinattaki umumi ahengi ve güzelliği temaşa etmek için gerekli küllî bakıştan mahrum oluşumuzdur. Bir sivrisineğin gece uykumuzu kaçırmasından öfkelenerek, hayvancığın lüzumsuzluğu ve zararı hakkında ahkâm kesiyor, leş yiyen bir sırtlanı belgeselden seyrederken, hayvan hakkında bir sürü tahkirde bulunabiliyoruz. Gerçekten bu hayvanlara kızmaya veya onları tahkir etmeye hakkımız var mıdır? Bu hayvanlar kendi iradeleri ile mi bu âleme geldiler ki, onlara kızıyor ve çirkin görüyoruz. Aslında bir mânâda, her şeyi görerek ve bilerek yaratan Rabb'imize (hâşâ) yanlış iş yapmış gibi gizli bir bühtanda bulunduğumuzun farkında mıyız?

Bir varlığı incelerken onu parçalara ayırmak, üzerindeki ince nakışları birer birer ele alarak bilgi sahibi olmak, faydalı ve gerekli olmakla beraber eksiktir. O varlığın kâinatın bütünlüğü içinde bulunduğu yere ve konuma göre üzerindeki hikmetli vazifeleri anlamak, Rabbimizin abes ve çirkin hiçbir şey yaratmayacağını görmek için küllî (holistik) bir nazara sahip olmamız şarttır. Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri'nin Tevfiznâmesi'nde belirttiği gibi...

Dime şu niçün şöyle
Yerincedir ol öyle
Bak sonuna sabreyle
Mevlâ görelim neyler.
Neylerse güzel eyler

Hep rumuz ve işarettir
Hep gâmız ve bişârettir
Hep ayn-ı inâyettir
Mevlâ görelim neyler.
Neylerse güzel eyler

Vallah güzel etmiş
Billah güzel etmiş
Tallah güzel etmiş
Allah görelim netmiş,
Netmişse güzel etmiş


Hakikatini ancak Alîm olan Zât'ın bilebileceği, bize zahiren çirkin görünen şeylerin arkasındaki güzellikleri duyup görebilmek için, önce tabiata tefekkürü esas alarak bakmamız veya gözümüzdeki ülfet gözlüğünü çıkarmamız gerekmektedir.

Bize çirkin gibi gelen yaratıkları veya mahlukat arasında cereyan eden hadiseleri incelemede hikmeti arayacak bir nazara sahip olmak için önce, yaratılışta kusur arama gibi bir yanlıştan çıkmalıyız. Her işini, ölçü, plân, program, ahenk, sistem, düzen, hassasiyet, incelik, gâye ve hikmet gözeterek icra eden Bedî,1 Berr,2 Câil,3 Câmi,4 Dâfi5 ve Cemîl6 olan Zât-ı Vâcibül- Vücûdun, kendisi abesiyetten ve çirkinlikten münezzeh olduğu için, abes ve çirkin bir şey yaratması da söz konusu olamaz. Bu durumda çirkinlik mefhumu üzerinde biraz durmak gerekir.



Farsçada güzel olmayan, çok kirli veya kanlı irinli çıban mânâsına gelen çirkin tabiri, umumiyetle boş, lüzumsuz ve gâyesiz mânâsına kullanılan abes kelimesiyle birlikte birbirini tamamlamak ve kuvvetlendirmek için kullanılır. Bir şey ya asıl itibarıyla güzeldir veya neticesi itibariyle... Bu açıdan çirkinlik diye bir şey ancak mecazen vardır diyebiliriz. Işığın olmamasına karanlık diyoruz, fakat karanlığın bizzat vücudu yoktur. Işığın ise, bizzat foton veya dalga halinde varlığını biliyoruz. Bu yüzden insanın eli karışmamak şartıyla, hiçbir şeyde hakikî nezafetsizlik ve çirkinlik görünmüyor. Kâinatta her şeyde bir güzellik ve iyilik ve hayır vardır; güzelliğe ve iyiliğe ölçü ve kıyas edilmesi için yaratılan şer ve çirkinlik ise, gâyet küçüktür. Böylece güzellik ve iyilik mertebelerini ve hakikatlarının çokluğunu gösterme cihetiyle, yani netice bakımından şerler, hayır; çirkinler de güzel olur. Bu hususu en veciz ve doyurucu bir şekilde izah eden Bediüzzaman Hazretleri birçok eserinde farklı yerlerde aynı noktaya değişik yönlerden yaklaşarak izahatta bulunmuştur. Eserlerindeki muhtelif kısımlardan günümüz Türkçesine sadeleştirerek iktibas ettiğimiz aşağıdaki cümlelerin bazı yerlerinde meseleyi anlaşılır kılmak için küçük tasarruflar yapılmıştır:

"Her şeyde, hattâ en çirkin görünen şeylerde, hakikî bir güzel yön vardır. Kâinattaki her şey, her hâdise ya bizzât güzeldir, ona hüsn-ü bizzât denir. Veya neticeleri bakımından güzeldir ki, ona hüsn-ü bilgayr denir. Bir kısım hâdiseler var ki, zâhirî çirkin, iğrenç ve vahşet gibidir. Fakat o zâhirî perde altında gâyet parlak güzellikler ve mükemmel bir nizâma bağlı sistemler vardır.

Bahar mevsiminde fırtınalı yağmur, çamurlu toprak perdesi altında nihayetsiz güzel çiçek ve muntâzam bitkilerin tebessümleri saklanmış ve sonbaharın sert rüzgârları ve soğuklarının tahribatı, hüzünlü ayrılık ve ölüm perdeleri arkasında Rabb'imizin celâlî tecelliyatına mazhar olan kış hâdiselerinin sıkıntısından ve sertliğinden muhafaza etmek için nazlı nazlı salınan çiçeklerin dostları olan nazlı hayvancıkları hayat vazifesinden terhis etmekle beraber, o kış perdesi altında yepyeni ve güzel bir bahara yer hazırlanmaktadır. Fırtına, zelzele, veba gibi hâdiselerin perdeleri altında gizlenen pek çok mânevî güzelliklerin inkişafı vardır. Tohumlar gibi çimlenemeyip gizli kalan birçok kabiliyet çekirdekleri, zâhirî olarak çirkin görünen hâdiseler yüzünden çimlenip, filizler haline gelerek güzelleşir. Bu açıdan bütün inkılâblar ve büyük değişiklikler, alt üst oluşlar aslında birer mânevî yağmurdur. Fakat insan, zahire takıldığından ve bencil olduğundan zâhire bakıp çirkinlikle hükmeder. Bencillik cihetiyle yalnız kendine bakan netice ile muhakeme ederek şer olduğuna hükmeder. Halbuki, eşyanın insana ait gâyesi bir ise, Allah'ın (cc) isimlerine ait binlerce gâyesi vardır. Meselâ: Her şeyi ilk ve örneksiz yaratan ve her şeyin içini, özünü ve hakikatini halk eden Kudret-i Fâtıranın büyük mu'cizelerinden olan dikenli otları ve ağaçları zahiri ve aceleci bir nazarla muzır, mânâsız telakki edebilirsiniz. Halbuki onlar, otların ve ağaçların techizatlı kahramanlarıdır. O dikenler ve kıldan kanatçıklar tohumların yayılmaları ve neslin devamı için onlara verilmiştir. Yırtıcı kuşların o sevimli ötücü kuşlara saldırması, zâhiren rahmete uygun gelmez. Halbuki bu sâyede serçe gibi zayıf kuşların kabiliyetleri gelişir. Benzer şekilde soğuk ve kar çok sıkıntılı ve korkutucu gelebilir. Halbuki bize tatsız ve soğuk gelen kar'ın perdesi altında o kadar hararetli gâyeler ve öyle şeker gibi tatlı neticeler vardır ki, târif edilmez. Birçok tohumun baharda çimlenmesi için bir soğuk ve karanlık periyot geçirmesi gereklidir. İnsan bencillik ve zâhire aldanmasıyla her şeyi kendine bakan yüzüyle muhakeme ettiğinden edebin tâ kendisi olan fizyolojik faaliyetleri edebe aykırı zanneder. Üreme, boşaltım ve dışkılama gibi mahremiyet gerektiren halleri zahiren çok çirkin ve iğrenç bulabilir. Fakat bu utanma ve hâyâ, insanlığın âhlâk ve edebine bakan yüzünde bulunması gereken bir haldir. Yoksa yaratılışa, san'ata ve fıtratının gâyelerine bakan yüzler öyle perdelerdir ki, hikmet nazarıyla bakılsa tam hakkıyla edebdir, utanma ve edebsizlikle hiçbir alâkası yoktur.

İşte edebin kaynağı olan Kur'an-ı Hakîm'in bâzı tâbirleri bu yüzlere ve perdelere göredir. Bize görünen çirkin mahlukların ve hâdiselerin zâhirî yüzleri altında gâyet güzel ve hikmetli san'at ve yaratılışlarına bakan güzel yüzleri vardır, bu yönüyle de Sanatkârına bakan hikmetleri saklayan ve pek çok zâhirî düzensizlikler ve karışıklıklar, bu çok güzel perdeler arkasına gizlenmiş, pek muntâzam bir mukaddes kitaptır.

Bu zaviyeden bakıldığında İlâhî yaratmada şer ve çirkinlik yoktur, ilâhî kader, netice ve meyveleri bakımından şerden ve çirkinlikten münezzehtir. Çirkinlerin yaratılması, büyük ve küllî neticeye baktığı için îcadları, çirkin değil; belki kötüye kullanmadan ve insanın kendi hareket ve gayretiyle meydana gelmesine sebep olduğu şerler, çirkinlikler, ilâhî icâda ait olmayıp, insanın faaliyetine aittir. Aklın zâhirî nazarında çirkin ve pis görünen şeylerde, kudsî münezzeh olan kudretin bizzat ve perdesiz onlar ile temas ve alakası, kudretin izzetine aykırı gelmemesi için, zâhirî sebepler o kudretin tesir ve işleyişine perde edilmiştir. Bir unsurun bir tek vazifesinde, bir tek neticesi çirkin ve şer ve musîbet olsa da, sâir güzel neticeler, bu neticeyi de güzel hükmüne getirir, eğer bu tek çirkin netice vücuda gelmemek için, o vazifeden men'edilse; o vakit o güzel neticeler adedince hayırla...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Çirkin Bildiklerimiz
« Posted on: 22 Kasım 2019, 13:07:22 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Çirkin Bildiklerimiz rüya tabiri,Çirkin Bildiklerimiz mekke canlı, Çirkin Bildiklerimiz kabe canlı yayın, Çirkin Bildiklerimiz Üç boyutlu kuran oku Çirkin Bildiklerimiz kuran ı kerim, Çirkin Bildiklerimiz peygamber kıssaları,Çirkin Bildiklerimiz ilitam ders soruları, Çirkin Bildiklerimiz önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &