ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Edebiyat Eserleri > Makale Dünyası > Denemeler > Bos çerçeveyi dolduran haykiris
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Bos çerçeveyi dolduran haykiris  (Okunma Sayısı 594 defa)
04 Eylül 2010, 13:13:02
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 04 Eylül 2010, 13:13:02 »




BOŞ ÇERÇEVEYİ DOLDURAN HAYKIRIŞ

“Gesi bağlarında dolanıyorum yitirdim yârimi

Aman aranıyorum yitirdim yârimi aman aranıyorum

Bir tek selamına güveniyorum gel otur yanıma

Hâllarımı söyleyeyim derdimden anlamaz ben o yâri neyleyim

 

Gesi bağlarında üç top gülüm var hey Allah'tan korkmaz

Sana bana ölüm var hey Allah'tan korkmaz sana bana ölüm var

Ölüm varsa bu dünyada zulüm var

Atma garip anam beni dağlar ardına

Kimseler yanmasın anam yansın derdime”

 

Aksaray metrosunda bir mihenk taşınız var,

Gemileri yakıp türkü çığıran

Metafizik başkaldıran sükût haykırış var…

 

Irmağın kalbinde titreyen, duvağı açılmamış ölüm nağmeleri çınlatıyor göğü.

                                      

Bir volkan düştü dinleyenlerin yüreğinde. Aksaray metrosunda insanın iç âlemine doğru bir nehir edasıyla coşkuyla akan bu türkü, modern dünyanın kıskacından kurtulamayan insanın yüreğini kavuruyor, iç dünyasını bir depremle alt üst ediyor. Hayatın içerisinde oynadığımız oyunun senaryosunda, koşuşturma içerisinde o kadar hayatla bütünleşmişiz ki, kendimizi yaşamın, kâinatın bir parçası olarak görüyoruz. İşte bu türkü kendi kendimizi bıçaklayıp suçlu aradığımız koşuşturma içerisinde olan bizlerin niçin koşuşturduğumuzu, niçin kendimizi buralara aitmiş gibi hissedişimizi; hissedişimizin ardındaki ontolojik sebepleri sorguluyor, düşünmekten kaçındığımız ölümün varlığını bizlere haykırıyor.

 

Ölüm gazelini andıran, ruhun sürgününü perde arkasında şahikalara, güneşin secde ettiği yere ulaştıran sükût haykırış, nağmelerine yüklediği hüznü öyle savuruyor ki, insan daha da hüzünlenerek niçin başkalaştığının, niçin ölümden bu kadar korktuğunun sebebini arıyor…

 

Metro hareket etti edecek.

Sanki metro bizi ölüme götürecek…

 

Hayat şeridim bir anda gözümün önünden geçiyor. Ölüm gibi unutulmaması gereken bir durağı nasıl da atlayıp, nasıl da görmezden gelip geçmişiz… “Her canlı ölümü tadacaktır” (3/185) ayeti niçin bu kadar unutulmuş? ...

 

Varoluşumuzun altında yatan, hiçliğimizin yüreğimizdeki örtüsünü kaldıracak olan bir ölüm var.

Fizik âleminden metafizik âleme geçeceğimiz, ruhumuzun hicretini gerçekleşeceği ölüm var.

Boş çerçeveyi dolduran bir haykırış var.

 

Her insanın iç dünyasında sökemediği, zaman zaman tefekkür ettiği mihenk taşları vardır. Yaşadığımız olayları mihenk taşlarıyla, ölçü olarak aldığımız düşüncelerle bağdaştırırız. Duygularımızı pekiştirir, içimizdeki sese kulak verir, vicdan aynasının karşısına geçerek yönümüzü belirleriz. Gün geçtikçe kendine yabancılaşan, ölümden uzaklaşan modern insan, mihenk taşlarını kaybetmekte… Yüreğine yazamadığı ayetleri, sözleri mezar taşlarına yazmakta, yazdırmakta…

 

Mihenk taşları insanın hayatta umudunun hiç yitmediği, anılarını hep saklı tuttuğu, varoluşunu sorguladığı duraklardır. Bu durakları kaybettiğimiz andır, kendimizi kaybettiğimiz an… İnsan umudunu kaybederse ne yapar, hiç düşündünüz mü?...

 

Kendimizi kaybetmeden bir Hıra düşlemek gerek. Unutmamamız gerekenleri unutmayacağımız, mezarımızı kendi ellerimizle kazarak hazırlayacağımız; kendimizi sorguya çekerek ve de ölüme karşı esas duruşa geçerek mezarımızı düşleyeceğimiz bir hıra.
 
 Ölümün boşalan çerçevesini dolduracağımız, suskun nağmeleri şahlandıracağımız bir ateşin başındayız. Hıra’dayız. Ateşin etrafında raks eden kelebekler, gam dağını delen Ferhatlar ateşin başında diz çöküyor, gözlerime değen ölüm manifestosuna davetiye çıkarıyor aşikâr bulutlar…

 

Gök sancılı, ipleri gerilmiş dünyanın…

 

“Ölüm var” nidalarıyla içten içe devrimler gerçekleşiyor, modern dünyanın altını üstüne getiren tefekkür, bizlere oyunun bittiğini ve asıl hayatın başladığının müjdecisi…

 

Aliye İzzetbegoviç ölmeden önce diyor ki: “Burada çok kaldım. Artık sevgiliye gitmek istiyorum.” Bu ancak ruhunu aklının üstüne çeken, metafiziği fiziğe tercih eden bir insanın söyleyeceği sözdür. Ölümden korkmayan bir insanı neyle, nasıl korkutabiliriz?...

 

Ey nadide gelincikleri kefen yapıp üstüne çeken, özüne dönüş yapıp gülleri okşayan ulvî haykırış!

Kapı açılıyor ve sen giriyorsun içeri sorgusuz sualsiz…

 

Aksaray metrosunda bir mihenk taşınız var,

Gemileri yakıp türkü çığıran

Metafizik başkaldıran sükût haykırış var…

 

Alnımızdaki uyuşukluğu giderir mi tufanlar

Gözlerimizde saçaklar oluşur mu güneşten önce biz doğarsak

Yağmur yağarken kollarımızı açıp göğe bakınca

Her şey düzelir mi?

 

Ellerinden tuttum yıldızların ninni söylediler bana

Damda uyuduğum çocukluğumun

Unutulmaz gecelerin sırlarını verdiler

Şehrin yaldızlı ışıklarının gözünün önünde

Sırrını ilan ettiler modernin,

İçi yozlaştırılmış

Ölümden uzaklaştırılmış düşünceler ülkesinin…



Yunus Emre TOZAL
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
« Son Düzenleme: 04 Eylül 2010, 13:14:59 Gönderen: Sumeyye »
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Bos çerçeveyi dolduran haykiris
« Posted on: 13 Kasım 2019, 03:38:22 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Bos çerçeveyi dolduran haykiris rüya tabiri,Bos çerçeveyi dolduran haykiris mekke canlı, Bos çerçeveyi dolduran haykiris kabe canlı yayın, Bos çerçeveyi dolduran haykiris Üç boyutlu kuran oku Bos çerçeveyi dolduran haykiris kuran ı kerim, Bos çerçeveyi dolduran haykiris peygamber kıssaları,Bos çerçeveyi dolduran haykiris ilitam ders soruları, Bos çerçeveyi dolduran haykirisönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &