> Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Dini Konular > Cuma Vaazı > İslam’da İnsan Hakları
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: İslam’da İnsan Hakları  (Okunma Sayısı 1556 defa)
12 Mayıs 2010, 11:57:45
Zehibe

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 31.682



Site
« : 12 Mayıs 2010, 11:57:45 »



İslam’da İnsan Hakları

Yaratan Allah yarattığı bütün mahlukata belli sorumluluklar yüklemiştir. Bu sorumluluklardan hareketle her bir varlık kendi üzerine düşen görevini yerine getirmektedir. Yüce Allah insanoğluna sorumlulukların en önemlisini yüklemiş, kendisine değerlerin en büyüğünü vermiş ve insanoğlunu kendisine muhatap kabul etmiştir. Sorumlulukların yerine getirilmesinde, Allah’ın razı olacağı işlerin yapılmasında, dünya ve ahiret huzuruna kavuşulmasında temel yol ise hak sahiplerinin haklarına riayet etmekle mümkündür.

İnsan hakları, diline, dinine, ırkına cinsiyetine, milliyetine, sosyal statüsüne ve rengine bakılmaksızın insana insan olduğu için tanınan hakların genel adına denmektedir. İslam dünyasında ise, İnsan hakları kavramı, ferdin insan olarak yaratılmış olmaktan doğan asli hakları olarak kabul edilmektedir. [1] Tariften de anlaşılacağı üzere insan bu hakları insanın yaşadığı coğrafyaya ve fiziki gücüne göre kazanılmamaktadır. Aksine bu haklar şahsın doğuştan kazanmış olduğu haklardır.

Günümüzde insan hakları kavramı Batı kökenlidir. Kaynağını XVI. yüzyılda batıda doğup gelişen ve 1950 yılında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi adı altında imzalanan tabi hukuk düşüncesinden alır.[2] Bu haliyle insan hakları fertlerin elde ettikleri kazanımları ifade eder. İslam dünyasında ise bu haklar kişiler tarafından kazanılmış haklardan ziyade Yaratanın kullarına tanıdığı haklardır. Bu sebeple İslam dünyasında bu hakların kazanılması için batıda gösterilen mücadeleler olmamıştır.

İslam Dini, dünya hayatında yaşayan insanoğlunu, cinsleri, renkleri, dilleri vb. birçok özelliği ile farklı yaratıldığını ve farklılıkları ise insanlar arasında ayrımın bir sebebi olamayacağı görüşünü kabul eder. Yüce Rabbimiz bu durumu Kuran-ı Kerimde şöyle bildirmektedir.  “Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır…”[3] Sevgili Peygamberimizde Veda Hutbesinde bu konuya şöyle vurgu yapmaktadır. "Ey insanlar! "Rabbiniz birdir. Babanız da birdir. Hepiniz Adem'in çocuklarısınız, Adem ise topraktandır. Arabın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi; kırmızı tenlinin siyah üzerine, siyahin da kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah'tan korkmaktadır. Allah yanında en kıymetli olanınız O'ndan en çok korkanınızdır.” İnsan hakları, üzerinde hassasiyetle durmamız gereken haklardır. Çünkü çiğnenmesi neticesinde haksızlık ettiğimiz insanın hakkını almış oluruz ki, buda kul hakkını doğurur. Bu sebeple, her birisi ayrı bir vaaz konusu olabilecek insan haklarını madde başlıkları halinde zikrederek ve özet olarak gerekli bilgileri Kur’an ve Sünnet ışığında sizlere aktarmaya çalışacağız.

Yaşama Hakkı

Bu dünyada hayat alanı bulan bütün canlıların elde ettiği en temel hakların başında yaşam hakkı gelmektedir. Çünkü en değerli varlığımız bize verilen hayattır. Bu hayata bir kez gelmekte ve ölümle karşılaştıktan sonra bir daha geri dönememekteyiz. Bu sebeple yaşama hakkı elimizden gitti mi, her şeyimiz gitmiş demektir.

Yüce Dinimizde bütün canlıların hayatına özelliklede insanın hayatına kıymet vermiş, yaşama hakkının elinden alınmasını bütün alemin yıkılmasıyla eş tutmuştur. Kuran-ı Kerimde bu hususa şöyle işaret çekilmektedir. “Kim, bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızın öldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür. Her kim de birini (hayatını kurtararak) yaşatırsa sanki bütün insanları yaşatmıştır.”[4] Bir başka ayette ise, “Meşrû bir hak karşılığı olmadıkça Allah’ın haram (dokunulmaz) kıldığı canı öldürmeyin”[5] buyrulmaktadır. Sevgili Peygamberimizde Veda hutbesinde bu hususu şöyle dile getirmektedir. “Ey İnsanlar! Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.”

Eşitlik

Her varlık iki ayrı cinsten var edilmiştir: Erkek ve dişi. Yaratılan her varlık farklı farklı özelliklerde yaratılmıştır. Farklılıklar ise, eşitsizliğin sebebi değildir. Her türlü hakkı elde etmek ve o hakkı kullanmak açısından kadın ve erkek arasında mutlak manada eşitlik vardır. Kadında erkek gibi hayatı, şerefi, namusu, haysiyeti, malı dokunulmazdır. Onunda çalışıp kazanma, kazandığını istediği gibi harcama, evlenme, çocuk sahibi olma öğrenim görme, mirasçı olma, hukuktan yararlanma vb. temel hak ve sorumlulukları vardır.

Yüce dinimizde emir ve yasaklara muhatap olup fiilleri işleme (mükellef) açısından kadın ve erkek arasında hiçbir ayrıma gitmemiştir. Bunun yanında askerlik yapma, savaşa katılma ve yakınlarının geçimini sağlama gibi ağır ve meşakkatli yüklerden de muaf tutulmuşlardır. Yüce Rabbimiz erkek ve kadının birbirlerine olan ihtiyacını ve birbirleri açısından önemini şu misalle ne kadar güzel ifade etmektedir. “Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz”[6] Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz de, kadınların eğitim ve öğretimine de büyük önem vermiş, kendisine gelen ilahi emirleri insanlar arasında ayrım gözetmeden herkese tebliğ etmiştir. Kadınlara belli bir gün ayıran Sevgili Peygamberimiz onlara ders vermiş onların sorularını cevaplamıştır.[7]

Allah’ın, kiminizi kiminize üstün kılmaya vesile yaptığı şeyleri (haset ederek) arzu edip durmayın. Erkeklere kazandıklarından bir pay vardır. Kadınlara da kazandıklarından bir pay vardır. Allah’tan, onun lütfunu isteyin. Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla bilendir[8] Sevgili Peygamberimiz Veda Hutbesinde şöyle buyurmaktadır. “Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır.”

Din ve Vicdan Özgürlüğü

Kişinin kendi inandığı dinine zorla diğer insanları sokmak istemesi hem Yüce Dinimizin hem de insanların kabul etmeyeceği bir husustur. Nitekim Kuran-ı Kerimin değişik ayetlerinde (Bakara, 2/256; Yunus, 10/99; Hud, 11/28) dinde zorlamanın olmadığı vurgulanmaktadır.  Bu sebeple herkes dinini yaşamada serbesttir. Nitekim İslam Dinini kabul etmiş yüce Ecdadımız yaşadığımız bu coğrafyada bütün dinlere yaşam hakkı tanımış, hiçbir insana dininden dolayı zorluk çıkarmamıştır.

Din farklılığı gözetilmeden her insana iyi davranılması insanlığın şiarındandır. Yüce Rabbimizde bu hususta şöyle buyurmaktadır. “Allah sizi, din konusunda sizinle savaşmamış, sizi yurtlarınızdan da çıkarmamış kimselere iyilik etmekten, onlara âdil davranmaktan men etmez. Şüphesiz Allah âdil davrananları sever”[9]

Hürriyet Hakkı ve Köleliğin Yasaklanması

İnsanca yaşam sürmenin en temelinde hürriyet yatmaktadır. Her insan hür doğar hür yaşar. Hür olmayan bir insanın yaşam mutluluğundan söz etmenin imkanı yoktur. İnsanın elinden hürriyeti alındıktan sonra geriye hiçbir şey kalmamaktadır.

Yüce dinimizde kişileri köleleştirme anlamında hiçbir nas bulunmamaktadır. Bunun yanında Yüce Rabbimiz köleliğin ortadan kalkması için ibadetlerin bilerek yapılmaması sonucunda ortaya çıkan keffaretlerde ilk yapılması gereken şeyin köle azat edilmesi olduğunu vurgulamaktadır. Kaza sonucu adam öldürme keffareti, yemin bozma keffareti, zihar keffareti ve oruç kefaretinde ilk olarak köle azat edilmesi istenmektedir.[10] Ayrıca zekat fonundan köleleri hürriyete kavuşturmak üzere pay ayrılmış, kölenin istemesi halinde çalışıp bedelini ödeyerek hürriyetini elde etme hakkı tanınmıştır.[11]

Adalet

Adalet, herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme, doğruluk,[12] anlamlarına gelmektedir. Kuran-ı Kerim’de ve hadislerde ise, düzen, denge, denklik, eşitlik, gerçeğe uygun hükmetme, doğru yolu izleme, takvaya yönelme, dürüstlük, tarafsızlık[13] anlamarlına gelmektedir. Bu haliyle yaşantımızı şekillendirmede başvuracağımız temel ilkelerden biride adalettir.

Adalet hayatımızın olmazsa olmazlarındandır. Yüce Rabbimizde sosyal hayatta her türlü işimizde adaleti bize emretmektedir. Kuran-ı Kerimde şöyle bu hususa şöyle dikkat çekilmektedir.“Allah size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor.”[14], “Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz sizi adaletsizliğe itmesin. Adil olun.”[15], “Tartıyı adaletle tutup-doğrultun ve tartıyı noksan tutmayın.”[16]

Özel Hayatın Gizliliği ve Konut Dokunulmazlığı

İnsanların özel hayatlarıyla ilgili gizli kalmasını istedikleri şeyleri araştırmak ve öğrenip başkalarına aktarmak toplumumuzda ayıp sayıldığı gibi dinimizin de yasakladığı şeydir. Nitekim Yüce Rabbimiz, “Ey iman edenler! Zannın bir çoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın.”[17] Bir başka ayette ise “Ey iman edenler, evlerinizden başka evlere, yakınlık kurup (izin almadan) ve (ev halkına) selam vermeden girmeyin. Bu sizin için daha hayırlıdır; umulur ki öğüt alıp düşünürsünüz. Eğer orada kimseyi bulamazsanız, size izin verilinceye kadar artık oraya girmeyin; ve eğer "Dönün" denirse, siz de dönün, bu sizin için daha temizdir.”[18] buyrularak insanın yuvasının da dokunulmaz olduğu ifade edilmektedir.

İşkence ve Kötü Muamelenin Yasak Olması

Suçu ve yanlışlığı ne olursa olsun bir kimseyi suçlamak, ona hataları dolayısıyla işkence yapmak ve kötü muamelede bulunmak insan olana yakışmayacak bir durumdur. Savaş halinde dahi olunsa ister savaşa katılıp ta...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.039


View Profile
Re: İslam’da İnsan Hakları
« Posted on: 09 Aralık 2021, 11:04:16 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: İslam’da İnsan Hakları rüya tabiri,İslam’da İnsan Hakları mekke canlı, İslam’da İnsan Hakları kabe canlı yayın, İslam’da İnsan Hakları Üç boyutlu kuran oku İslam’da İnsan Hakları kuran ı kerim, İslam’da İnsan Hakları peygamber kıssaları,İslam’da İnsan Hakları ilitam ders soruları, İslam’da İnsan Hakları önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &