ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Güncel Haberler & Tarihden Başlıklar ๑۩۞۩๑ > Tarihe Yolculuk  > Çanakkale Zaferi > Çanakkale Şehitlerine
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Çanakkale Şehitlerine  (Okunma Sayısı 2081 defa)
19 Mart 2010, 17:01:07
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 19 Mart 2010, 17:01:07 »



Çanakkale Şehitlerine

Türk milleti, Kâinatın Efendisi'nin (sav) risalet beratı olan Kur'ân'ın davetine icabet etmiş ve asırlar boyu Orta Asya'dan Avrupa'ya kadar "Kelimetullah" davası için koşturmuş ve hakâik-i Kur'aniye ve imaniyenin neşir ve tamiminde cehd ile çalışmıştır. Ve bu millet, bağrında nice imanlı mücahidler yetiştirmiş; bu mücahidler 'bir gül bahçesi'ne girercesine kendilerini gaza meydanlarına atmışlardır.

Bizi İslâmiyet'in bayraktarlığından alıkoymak isteyen haçlı zihniyeti ise "hasta adam" olarak nitelediği Osmanlı'yı en zayıf noktasından vurarak kendi gayeleri uğruna I. Dünya Harbi'ne sürüklemiştir.

1914'de patlak veren I. Dünya Harbi'nde Almanya, çeşitli cephelerde muvaffakiyetsizliğe uğrayınca bunalıma girmiş ve bunun üzerine Alman hükümeti bir bakıma cephelerde ferahlamak için stratejik bir ehemmiyete haiz olan Türkiye'yi ne pahasına olursa olsun savaşa sokmak kararına varmışlardır. Bu kararlarını da, yeni Harbiye Nazırı olan Enver Paşa'nın, İngilizlerin takibinden kaçan iki Alman savaş gemisine (Göben ve Brestau) boğazlarda sığınma hakki vermesi ve daha sonra da Almanlar'ın kışkırtmaları ile bu iki
geminin Rus limanlarını bombalaması neticesi fiilen I. Dünya Savaşı'nın içine itiliriz.

Bu sırada Rusya, müttefikleri olan İngiltere ve Fransa'nın silah ve cephane desteğine, İngiliz ve Fransızlar ise. Rusya'nın hammadde ve tarım ürünlerine ihtiyaç duyuyordu. Bu maddelerin sağlanması ise ancak boğazlar yoluyla olabilirdi. İtilaf Devletleri, Rusya'nın muhtaç olduğu silah ve teçhizatı göndermek maksadıyla Çanakkale'yi ele geçirmeyi daha harpten evvel planlamışlardı.

Hatta Paleolo'un 27 Aralık 1914 günlü notlarında şu sözleri görüyoruz: "Moskova'da imparatora yaklaşan herkes İstanbul hakkında konuştu ve hepsi aynı şeyi söyledi: Boğazların ele geçirilmesi, İmparatorluk için bir ölüm kalım işidir ve Almanya ile Avusturya'dan elde edilebilecek bütün toprak menfaatlerinden önce gelir."

Diğer taraftan Rus Çarı, Fransız büyük elçisine 21 Kasım'da şöyle demişti: "Düşüncelerim henüz kesinleşmedi. Ancak iki nokta var ki eminim. Biri, Türk Avrupa'dan kovulmalıdır. İkincisi; İstanbul uluslararası rejim altında tarafsız bir kent olmalıdır."

Peygamber Efendimiz (sav)in methine mazhar olan şehirler dilberi İstanbul'un üzerine böylesine acımasız plânlar kurulurken, Londra'da toplanan İtilaf Devletleri Harp Meclisi. 28 Ocak 1915'te Çanakkale Boğazının geçilmesine karar verir.

Bu arada İstanbul'da halk, yabancı çevre ve Almanlar, İtilaf Devletleri donanmasının Çanakkale'yi zorlayarak on saat gibi bir süre zarfında Sarayburnu'nda görüleceğine kesin gözüyle bakıyorlardı ve bu da ortamı gerginleştiriyordu. Hatta başkentin Eskişehir'e taşınacağı şayiaları da yayılmaya başlamıştı.

Bütün Avrupa, Çanakkale'nin geçileceğine ve muzafferane İstanbul'a girileceğine inanmaktadır. Daha şimdiden Beyoğlu'ndaki azınlıklar "muzaffer haçlılar"ın geçeceği yolları görecek olan pencereleri kiralamaktadırlar.

I. Cihan Harbi'nde başrolü oynayan, gözünü hırs bürümüş İngiltere neden Çanakkale'yi büyük bir iştahla geçmek istiyordu, beklentisi neydi?.. İngiltere Deniz İşleri Bakanı Churchill'in ifadesinden anlaşıldığına göre bu beklentiler şöyleydi: "Türk imparatorluğunu ikiye bölerek cihan tarihini değiştirmek, düşmanlarımıza karşı Balkanları birleştirmek, Rusya'ya yardım ederek, savaşın süresini kısaltmakla binlerce vatandaşın hayatını kurtarmak..."

Artık karar verilmiştir; 16 Harp gemisi, 6 muhrip, 14 mayın tarama gemisi ile 1 uçak gemisi Çanakkale'ye doğru hareket eder ve Boğaz Harbi başlar. Bu donanma Boğazlar'ı geçecek ve arkasından gönderilecek kuvvetlerle İstanbul işgal edilecektir.

19 Şubat 1915 günü düşman donanması atışa başlar; merhum Akif in de söylediği gibi: ''Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya. Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya..."

Evet, Marmara mahşer gibidir. Eski ve Yeni Dünya, Osmanlı'ya karşı yek vücut cephe almışlardır.

Mehmetçikler tabyaların başında canını dişine takmış vaziyettedir. Osmanlı tabyaları toprak ve kagirdendir; içindeki eski topların menzili ise düşman gemilerini döğmeye yetmemektedir. Bu cephede kullanılan en yeni topun üzerinde ''krup 1885"tarih yazılıdır. Yeni toplar gelmemiş, cephane ve mühimmat ise son derece kıttır. Osmanlı toplarının menzili dışında kalan düşman donanması altı gün boyunca tabyalara gülle yağdırır. O aslan neferlerin göğüsleri üzerinde binlerce bomba şimşeği söner... 25 Şubat sabahı yine ateş başlar ve akşama kadar devam eder. Dış tabyalar harab olmuştur; düşman karaya asker çıkartarak bir kısım iç bataryaları da tahrib eder ve çekilir.

4 Mart günü tekrar çıkarma yaparlar ve Türk karşı taarruzu ile geri püskürtülürler. 7-8 Mart günlerinde, dış tabyalardaki bataryaların tahribinden yararlanarak yaklaşır ve iç tabyaları ateş altında tutarlar. 10-11 Mart gecesi boğaza saldıran bir filo ağır zayiatla geri çekilir.

Düşman donanması sürekli tarama İle boğazdaki mayınları temizlemiştir. 18 Mart günü kesin sonucu almak üzere taarruz edecek ve boğazı geçecektir. Bir İngiliz, bir Anzak ve bir Fransız tümeni boğaz önünde hazır beklemektedir. Boğaz yarılıp, Türk donanması tahrip edilince, bir Rus kolordusu İstanbul Boğazı'ndan çıkarma yapacak, bu arada Marmara'ya girmiş olan İngiliz ve Fransız kuvvetleri de İstanbul'un işgaline yetişeceklerdir.
Martın on yedisini on sekize bağlayan gece sabaha karşı, Nusret mayın gemisi düşman donanması arasından sıyrılmış ve boğazın münasip yerlerine mayınları döşeyerek yine aynı ustalıkla dönmüştür.

Bütün başarıları maddiyatla açıklayan Morgenthau, Çanakkale'ye geldiğinde bu kadar mayının nasıl bulunup da döşendiğine akıl erdiremeyecektir. Çanakkale'nin güneyinde 400'den fazla mayın denize serpilmiş, düşman gemilerini beklemektedir. Ordunun cephane durumu zayıf olduğuna göre bu mayınlar nereden temin edilmiştir?.. Allah'ın hikmetine bakın ki, Ruslar'ın Karadeniz Boğazı'nın ağzına döşediği mayınlar akıntıyla boğazın ağzına geliyor oradan ustalıkla toplanarak Çanakkale'ye taşınıyordu.
Ve o yirminci asrın Batılı barbarları bu rezil istilâlarını bütün şiddetiyle sürdürürler ve o gün 7 saat boyunca 276 adet seri atışlı büyük topla durmadan mermi yağdırırlar. Osmanlı tabyalarından 78 adet top cevap verir. Bizim tabyalarımız Dardanos tepesinde ışık ışık parlamalarına rağmen çöldeki serap gibi optik yanılma neticesinde isabet almamışlar, fakat isabet ettirmişlerdi.

Kuvvet dengesi arasında uçurumlar vardır. Techizat, mühimmat ve her çeşit varlığa sahip, bakımlı düşman ordusuyla, imkânları mahdut, topu tüfeği sayılı, siperleri, silahları zayıf, bu yan aç Mehmetçik arasındaki savaş, silahla imanın çarpışması mânâsını taşımaktadır. Öyle ki top yetersizliğinden, hiç olmazsa aldatıcı olsun diye bazı mevzilere soba boruları yerleştirilmekte, siperler için yeterli kum torbası da bulunmamaktadır. Bazen İstanbul'dan birkaç yüz yeni torba getirildi mi, bunlar kum torbası yerine imkânsızlıktan askerlerin harap elbiselerinin tamirinde kullanılmaktadır.
Ve bu yokluklar içinde savaşan sinesi imanlı Mehmetçiklerin cephesini sarsmak mümkün olmuyordu.

"Değil mi cebhemizin sinesinde iman bir,
Sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir,
Değil mi sinede birdir vuran yürek... yılmaz!
Cihan yıkılsa emin ol, bu cephe sarsılmaz!"


Bu kadar, birler vahdet ve tevhidi, vifak ve ittifakı, muhabbet ve uhuvveti getirdiğinden, bu cephe hakikaten sarsılmadı. Çünkü cephede Türk milleti bütün özüyle, bütün hızıyla, bütün kudret ve imanıyla harb ediyordu.

"Asım'ın nesli... diyordum ya... Nesilmiş gerçek;
İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek."


Ve bu cehennem içinde düşman donanmasından üç harb gemisi batar, iki harp gemisiyle bir harp kruvazörü ağır yara alarak saf dışı olur. Ve akşam üstü, mevcudun üçte birini kaybetmiş olarak İngiliz, Fransız donanması çekilmeye başlar ve boğazlardan geçilemez...

"Nerde biraz evvelki ateş saçan gemiler?
Durun ey görüşmeden kalkıp kaçan gemiler!"


1915 yılı, Türk tarihinin alnına şeref ve şehamet damgasını vuracak bir harikulâdeliğe şahit olur.

Yiğitlerimizin Çanakkale'deki bu zaferini İngiliz Generali Taushand da şu sözleriyle tasdiklemektedir: "Avrupa 'da hiçbir asker yoktur ki -bu ifademin altını çiziyorum- müdafaada Türklerle mukayese edilebilsin. Misal olarak Çanakkale'yi zikretmek isterim. Orada bizim gemi ateşlerimizle büyük zayiata uğrayan birlikler, Türk olmasaydı, yerlerinde kalamazlardı. Halbuki Türkler, bütün muharebe müddetince yerlerinden ayrılmadılar."

İşte bu zafer neticesinde garplı müttefiklerin Rusya ve Romanya ile olan irtibatları kesilmiş, harp iki sene daha uzamış ve Rusya'nın Orta Şark'ta sözüne son verilmiş, İstanbul'a el atmasına imkân tanınmamıştır.

Bize bu imkânları bahşeden şehitlerimiz, Kur'ân-ı Kerîm'de şöyle yadedilmektedir: "Allah yolunda öldürülenler için "ölüler" demeyin, zira onlar dindirler fakat siz farkında değilsiniz."(Bakara. 2/154) (öyle ki Allah'ın) lütf u inayetinden kendilerine verdiği (şehitlik mertebesi) ile hepsi de şâd olarak (cennet nimetleriyle) rızıklanırlar. Arkalarından henüz onlara katılamayan şehid dindaşları hakkında da: "Onlara hiçbir korku yoktur. Onlar mahzun da olacak değillerdir''diye müjde vermek isterler.

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Çanakkale Şehitlerine
« Posted on: 23 Kasım 2019, 04:19:23 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Çanakkale Şehitlerine rüya tabiri,Çanakkale Şehitlerine mekke canlı, Çanakkale Şehitlerine kabe canlı yayın, Çanakkale Şehitlerine Üç boyutlu kuran oku Çanakkale Şehitlerine kuran ı kerim, Çanakkale Şehitlerine peygamber kıssaları,Çanakkale Şehitlerine ilitam ders soruları, Çanakkale Şehitlerine önlisans arapça,
Logged
19 Mart 2010, 19:30:36
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« Yanıtla #1 : 19 Mart 2010, 19:30:36 »

Esselamu aleykum kardesim ; Rabbim (c.c.) razi olsun..Onlar ölü degillerdir süphesiz Rabbim (c.c.) sehidlik mertebesi bizlere de nasip eylesin.Selametle..
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
17 Mart 2016, 01:09:22
Ruhane
Yeni Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9.473


« Yanıtla #2 : 17 Mart 2016, 01:09:22 »

Aleykum selam..Iman gücüyle kazanıldı bu güzel zaferler.. Maddiyati düşman ülkelerin kat kat altında olan bu ulkeyi kahraman   ecdadimizin iman gücü Allah inancının sağlamlığı kurtardi.. Iman kuvveti her zorluğun üstesinden getirir Allahim izni ile..
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
17 Mart 2016, 09:10:19
Sevgi.
Dost Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 14.958



« Yanıtla #3 : 17 Mart 2016, 09:10:19 »

  Aleyna Ve Aleykümüsselăm ecmain. Ne güzel paylaşım olmuş Rabbim Razı olsun kardeşim. Hiç şüphesiz Şehitlerimiz ölü diğildir. Mevlam bizlerinde akibetini hayr eyler inşaAllah. Amin
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
17 Mart 2016, 15:17:55
Pelinay
Bölüm Görevlisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8.696


« Yanıtla #4 : 17 Mart 2016, 15:17:55 »

Ve aleykumusselam ve rahmerullah.kolay kazanilmadi bu zaferler,topraklar.
Ne yokluklarla,mucadelerle karsi koydu dusmana mehmetciklerimiz..canlari mallari evlatlari ugruna.ellerinde olan tek sey imanalriydi,dusmana karis tek silahlari inanclariydi.
Ve Allah Ona guveneneleri elbette mahzun birakmadi.elhamdulillah ki bu gunlere gelebildik.Allah razi olsun paylasim icin
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &