ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Fıkhı Eseleri > Büyük Şafi Fıkhı > Şafii için Sayyal
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Şafii için Sayyal  (Okunma Sayısı 922 defa)
23 Şubat 2010, 07:39:53
Eflaki
Gökte oturan melek
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9.997



« : 23 Şubat 2010, 07:39:53 »



Sayyâl ?ın Tarifi

Sayyâl´ın lügat mânâsı, birisine saldırmaktır. Istılahı mânâsı ise ´bir müslümanın bedenine, namusuna ve malına zarar vermek amacıyla saldırmak´ demektir.

Sayyâl´ın Delili

Sayyal´ın hükmü hakkında aslolan şu ayet-i cehledir:

O halde size saldırana, onun size saldırdığı gibi siz de saldırın.

Allah´tan sakının ve bilin ki muhakkak Allah sakınanları sever.

(Bakara/194)

Ayrıca şu hadîs-i şerif de buna delâlet eder:

Kim ailesini müdafaa ederken öldürülürse şehiddir. Kim malını yahut kanını veyahut dinini müdafaa ederken öldürülürse şehiddir.[1]


Sâil´in Çeşitleri

Sâil, saldırdığı hedefe göre üç kışıma ayrılır:

1. Nefse (cana) saldırmak. .

Bu, zulmen öldürmek veya yaralamak maksadıyla bir müslümana saldırmaktır. ,

2. Irza (namusa) saldırmak.

Bu, zina maksadıyla veya zinanın başlangıcım meydana getirmek için bir kadına saldırmaktır. Bu hususta erkek de kadın gibidir; yani bir erkeğin namusuna saldırmak da bir kadının namusuna saldırmak gibidir.

3. Mala saldırmak.

Maldan maksat, şer´an mal sayılan ve kendisi için bir kıymet bici len maldır. Bu malın şer´î bir şekilde kişinin mülkiyetinde olmasıyla, eli altında bulunan av köpeği, bekçi köpeği, tezek ve benzeri şeylerden ol­ması arasında fark yoktur; yani arazi, ev, para ve diğerleri buradaki mal kapsamına girmektedir. Bu mallann [ahir veya necis olması durumu değiştirmez.

Sâil´in Hükmü

Daha önce sayyal meselesinde şu ayetin asi olduğunu söylemiştik:

O halde size saldırana, onun size saldırdığı gibi siz de saldırın. (Bakara/194)

Bu ayet, sâil´in hükmünü .de açıklamaktadır. Bu hüküm ise, saldır­ganın saldırganlığının benzeriyle ona mukabele etmenin caiz olduğudur; yani ona mani olmak için karşılık vermektir. Saldırgana karşılık vermek, onun ölümüne sebep olsa bile caizdir.

Nefse, mala, namusa el veya dil uzatmak da saldırmanın kapsamına girer. Bu bakımdan bir müslümanın bedenine, namusuna veya malına eziyet etmek kasdında olan kişi sâil (saldırgan) sayılır. Bu şekilde zulme maruz kalan müslüman, saldıran kişiye -isterse o kişi müslüman olsun, isterse yakını olsun- karşı koyup saldırabilir. Ancak baba oğula saldırırsa, oğul babasına karşı koyup onu şiddetle uzaklaştıramaz. Saldırgana karşı­lık vermenin caiz olduğuna -daha önce de rivayet ettiğimiz- şu hadîs delildir.

Kim malını müdafa ederken öldürülürse şehiddir.

Saldırgana Karşılık Vermenin Vacib ve Caiz Olduğu Du­rumlar

Saldırgana karşılık vermek meşrudur. Kur´an ve Sünnet´ten bunun meşruiyetine delâlet eden hükümleri yukarıda nakletmiştik. Fakat saldırıya maruz kalan kişinin her durumda karşılık vermesi vacib midir? Yoksa bazı durumlarda vacib, bazı durumlarda caiz midir?

Bazı durumlarda saldırgana karşı koymak vacib, bazı durumlarda ise caizdir. Şimdi bunu izah edelim.

Mala Yapılan Saldırı

Saldırgan mala saldırırsa, mal sahibinin malını müdafa etmesi ca -izdir; yani mal sahibi isterse malını müdafa etmez, isterse de malını müdafa etmek için saldırgana karşı koyar. Tabii ki bu, saldırıya maruz kalan malın sahibi için sözkonusudur. Kişi, malın sahibi değilse ve me­selâ mal, arkadaşlarına aitse, onu korumak hususunda muhayyerdir; is­terse müdafaa eder, isterse birşey yapmaz.

Ancak devlet başkanı, onun yardımcıları, askerler, emniyet görevlileri ve müslümanîarın malını korumakla görevli olanlar, saldırgana karşı koymak zorundadır; yani bu onların üzerine vacibdir. Çünkü başkasının malından sorumlu olan kişi, onu korumak mecburiyetindedir. Bu husus­ta kendisine herhangibir ruhsat verilmemiştir.

Irza-Namusa Yapılan Saldın

Eğer saldırı ırza yapılırsa, saldırgana karşı koymak vacib olur. Saldı­ran kişinin müslüman veya kâfir olması, saldırıya maruz kalan kişinin yakını olması durumu değiştirmez. Çünkü onun namusunun başkasına mubah olması hiçbir şekilde mümkün değildir. Bu durum cinsî ilişkide olduğu gibi, onun mukaddimeleri olan sarılma, öpme ve benzerlerinde de vardır.

Cana Yapılan Saldın

Nefse/cana saldıran kişi kâfir ise ona karşı koymak vacib olur. Saldırıya maruz kalan kişi karşı koymazsa asi ve günahkâr olur. Çünkü kâfire teslim olmak dinde bir zillettir.

Nefse saldıran bir hayvan ise ona karşı koyup onu defetmek yine vacib olur. Çünkü hayvan, insanın yaşaması için kesilir. Bu bakımdan hayvana teslim olmak hiçbir şekilde caiz olmaz; yani saldırıya maruz kalan kişi, hayvanı öldürmeye çalışmalı, teslim olmamalıdır. Eğer kişinin bir azasına, onun menfaatini iptal etmek için, onu faydasız hale getirmek için saldırıhrsa, kişi, mukavemet etmekle etmemek arasında muhayyerdir; yani kişinin mukavemet etmesi vacib değildir; zira kişi, müslüman karde­şinin kanının akıtılmaması için kendisini feda edebilir. Bu kanı akıtılmak istenen müslüman, saldırgan dahi olsa böyle yapılabilir.

Bazı fakihler, bir müslümanın başka bir müslüman için kendini feda etmesinin müstehab olduğunu ileri sürmüşlerdir. Buna da şu hadîs-i şerifi delil göstermişlerdir:

(Sizin yanınıza birisi zorla sokulup öldürmeye kalkarsa yanına giri­len kimse) Hz. Adem´in iki oğlundan daha hayırlısı (Habil) gibi olsun.[2]

Yani kardeşini öldürmek için elini uzatmayan Habil gibi ol, kar­deşine saldırıp öldürmek isteyen (veya ´öldüren´) Kabil gibi olma. Allah Teâlâ Habil ile Kabil´in kıssasını şöyle beyan buyuruyor:

(Ey Muhammedi) Onlara (kavmine) Adem´in iki oğlunu(n haberini) gerçek olarak oku. Hani o ikisi kurbanlarını hazırlamışlardı da birisi­nin kurbanı kabul olunmuştu. Diğerininki´kabul olunmamıştı. (Kur­banı kabul edilmeyen Kabil, kardeşi Habil´e hasedinden ötürü) ´Kesinlikle seni öldüreceğim´ dedi. (Kardeşi de) ´Allah ancak sakı­nanlardan kabul eder´ dedi. ´Andolsun eğer beni öldürmek üzere elini bana uzatırsan, ben seni öldürmek üzere elimi sana uzatacak değilim. Doğrusu şu ki ben âlemlerin rabbi olan Allah´tan korkarım. Şüphesiz ben isterim ki hem benim günahımı, hem de kendi günahını üzerine alıp ateşe gidenlerden olasın´. İşte budur zâlimlerin cezası! Bunun üzerine (Kabil´in) nefsi kendisini, kardeşini (Habil´i) öldürmeye sürükledi ve kardeşini öldürdü, işte bu yüzden de hüs­rana uğrayanlardan oldu. (Mâ i de/27-30)

Hz. Osman da evi muhasara altına alındığında, dörtyüze yakın olan kölelerini, muhasaracılara karşı koymaktan menederek ´Kim silahını bırakırsa, o hürdür´ dedi. Bu durum ashab-ı kiram arasında istişareye sebep oldu. Fakat ashabtan hiç kimse Hz. Osman´ın hatalı olduğunu söylemedi.

Eğer kişinin kendisi değil de ailesi, çocukları, kavmi saldırıya maruz kalırsa, kişinin saldırgana karşı koyması vacib olur. Çünkü o kişi, ailesi­nin, çocuklarının, kavminin emniyetini sağlamak mecburiyetindedir; zira o kişi, ailenin veya kavmin lideridir.

Saldırganın Nasıl Defedileceği ve Onun Kanının Ne Za­man Heder Olacağı

Saldırgan ya -müslüman olduğu için- kanı masum olan bir kimsedir veya -mürted veya evli olduğu halde zina ettiği için- kanı masum olmayan bir kimsedir. Saldırgan, kam masum olan bir kimse değilse, saldırıya maruz kalan kişi, onu bir an önce öldürmek için en öldürücü yerlerine vurabilir veya onu korkutabilir veya hafifçe vurabilir.

Saldırgan, müslüman, zımmî veya ahidli olup kanı masum olan kişilerdense ve saldırısına başlamışsa (fiilen tecavüz ediyor veya fiilen öl­dürmeye çalışıyor bir durumdaysa), saldırıya maruz kalan kişi onu derhal öldürebilir. Saldırgan bu durumda öldürülürse kanı hederdir; onun için ne kısas ne de diyet sözkonusudur. Fakat saldırıya maruz ka­lan kişi, saldırganı fiilen saldırıya başlamadan önce (fiilen öldürmeye, fi­ilen tecavüze başlamadan önce) hedefine ulaşmak için çaba sarfe-der/hazırlık yapar bir durumda görürse ve onu konuşmak veya yardım istemek suretiyle saldırısından vazgeçirmek mümkünse ona vurması haramdır. Eğer elle vurmak onu defediyorsa,sopa ile vurmak, eğer sopa ile vurmak onu defediyorsa asa ile vurmak haramdır. Bir azasını kesmekle onu defetmek mümkünse, öldürülmesi haramdır. Çünkü onun öldürülmesi, zaruret nedeniyle caiz kılınmıştır. En hafif İle defetmek mümkünken, en ağırın kullanılmasında bir zaruret yoktur. Saldırgan, ancak öldürmekle defedilebiliyorsa, öldürülmesi durumunda kanı hederdir; ne kısas ne de diyet sözkonusudur. Saldırganı, dövmekle defetmek mümkün olduğu halde, saldırıya maruz kalan onu öldürürse kısas lazım gelir. Çünkü bu durumda öldüren saldırgandır ve onun katline zâmin olur.

Saldırganlığın Bazı Şekilleri ve Hükümleri

I. Bir kişi, pencereden veya kasden açılmış bir delikten başka bir kişinin hanımına bakarsa, ev sahibi de ona küçük bir taş veya bir çe­kirdek atıp onun gözünü kör ederse veya onun ölümüne sebep olursa, saldırganın (başkasının penceresinden bakan kişinin) kanı hederdir. Bunun delili şu hadîstir:

Eğer bir kimse izinsiz olarak senin mahremiyetine (pencereden veya delikten evinin içine) bakar, sen de iki parmağının arası ile bir çakıl taşı atarak onun gözünü çıkarırsan bundan dolayı artık sana herhangibir günah terettüb etmez.[3]

Fakat bu, kişinin baktığı evde hanımı veya bir mahreminin bu­lunmaması şartına bağlıdır. Eğer orada hanımı veya bir mahremi varsa,şüphe sözkonusudur. Ş...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Şafii için Sayyal
« Posted on: 10 Nisan 2020, 22:15:32 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Şafii için Sayyal rüya tabiri,Şafii için Sayyal mekke canlı, Şafii için Sayyal kabe canlı yayın, Şafii için Sayyal Üç boyutlu kuran oku Şafii için Sayyal kuran ı kerim, Şafii için Sayyal peygamber kıssaları,Şafii için Sayyal ilitam ders soruları, Şafii için Sayyal önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &