ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Fıkhı Eseleri > Büyük Şafi Fıkhı > Şafii için Bagilik ve Hükümleri
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Şafii için Bagilik ve Hükümleri  (Okunma Sayısı 2031 defa)
23 Şubat 2010, 07:43:08
Eflaki
Gökte oturan melek
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9.997



« : 23 Şubat 2010, 07:43:08 »



Baği, durması gereken sınırda durmayıp saldırganlık yapan kimsedir. Baği kelimesi bağy kökünden gelir ki bu da zulmetmek demektir. Buradaki bağilerden maksat, müslümanların içinden çıkıp halifeye isyan eden veya bir hakkı meneden kişilerdir. Bu hakkın, Allah´ın veya kulun hakkı olması arasında bir fark yoktur.

Bağiliğin Hükmü

Beyan ettiğimiz mânâda bir bağilik ve bağiler ortaya çıktığında, bunlar müslümanların hangi grubundan olursa olsun, halifenin hemen onlara bir heyet gönderip maksatlarını öğrenmesi vacibdir. Eğer onların istekleri makul ise, herhangibir zararı olmayacaksa -bağiliklerini teşvik edecek bir durum meydana getirmemek şartıyla- onların isteklerini yerine getirmek vacibdir. Halife onlara nasihat edip isyandan vazgeçerek kendisine itaat etmelerini tavsiye etmelidir. Nasihatlar işe yaramazsa halifenin onlara karşı savaş ilan etmesi, buna rağmen yine isyanlarında ısrar ederlerse fiilen savaşması gerekir. (Nitekim Hz. Ali, bağilerle fiilen savaşmıştır).

´Bağilerle Savaşmanın Şartları

Bağilerle savaşmak için şu şartların mevcut olması gerekir:

1. Bağiler güç ve kuvvete sahip olmalıdır. Bu kuvvetlilik, çokluk­larından ötürü olabildiği gibi, İmam´ın mukavemet etmesini gerektiren muhkem bir kale içinde bulunmalarından ötürü de olabilir. İmam onları itaate döndürmek için çok mal vermek, birtakım ihsanlarda bulunmak ve birçok adamı istihdam etmek zorunda kalmalıdır.

2. Sözkonusu kuvvetlerinden ötürü, fiilen halifenin hükmü altından çıkmış olmalıdırlar. Eğer bağiler imamın hükmü altında iseler, imamın onlarla savaşması şart değildir. Bu durumda imam* onları hapsetmek suretiyle veya başka bir yolla cezalandırabilir.

3. İsyanlarının haklı olduğuna dair bir delil ve tevilleri olmalıdır; yani halifeye isyan etmelerini meşru gösterecek, fasid dahi olsa bir tevile dayanmaları gerekir. Ancak bu tevilin fasid olduğu muhakkak kesin olmamalıdır. Meselâ Cemel ve Sıffin savaşına katılan Haricilerin, isyanlarını meşru göstermek için şu delil ve tevile dayanmaları buna bir örnektir. Onlar şöyle iddia ediyorlardı: ´Ali, Osman´ı öldürenleri bildiği, onları cezalandırmaya gücü yettiği halde, -onlar kendisini halife seçtikleri için- onları cezalandırmıyor´. (Bu ithamdan Allah´a sığınıyoruz).

Haricîlerin, halifeye isyan etmenin meşru olduğuna dair kendilerince bir delil ve tevil İleri olmasaydı, onlar baği sayılmaz, üzerlerine bağiliğin hükümleri terettüb etmezdi. Hiçbir delil ve tevilleri olmadan sırf fasıkhkları nedeniyle halifeye isyan etmeyi meşru görerek halifeyle savaşsalardı, kâfir olurlardı.

Bağilerle Savaşmanın Hükmü ve Hikmeti
Bağilerİe savaşmak farzdır. Onlarla savaşmanın farz olduğunun delili şu ayeitir:

Eğer mü´minlerden iki grup birbirleriyle savaşırlarsa aralarını düzel­tin. Şayet biri diğerine saldırırsa (saldıran grup) Allah´ın buyruğuna dönünceye kadar onlarla savaşın. Eğer dönerlerse artık aralarını ada­letle düzeltin ve adaletli davranın. Şüphe yok ki Allah adil davranan­ları sever.

(Hucurat/9)


Alimler şöyle demişlerdir: ´Bu ayette her ne kadar halifeye isyan etmekten bahsedilmiyorsa da ayet -umumi olduğu için veya kıyasen-bunu da kapsar´.

Bir grubun başka bir gruba saldırması halinde saldıran grupla sa­vaşmak emredildiğine göre, halifeye isyan edenlerle savaşmak haydi haydi emredilmiş sayılır. Şu hadîs-i şerif de sözkonusu ayete benze­mektedir:

Kim İslâm cemaatinden bir karış ayrılırsa, boynundan İslâm bağını çıkarmış olur.[1]

Bağilerin halifeye isyan etmelerinin şer´î bir şüpheye (tevile) dayan­dığını söylemiştik. Madem ki onların isyanları şer´î bir tevile dayanıyor, öyleyse onlarla savaşmak neden farzdır? Bunun hikmeti nedir?

Bağiierle savaşmanın farz olmasının nedeni şudur: Kişi, meşru bir şekilde halife seçildikten sonra, müslümanların dirlik ve düzenini sağ­lamak, düşmanlara karşı güçsüz düşmemek, düşmanlara korku salmak için emir ve yetkinin halifede olması gerekir. Ayrıca Allah Teâlâ, müs­lümanların halifeye itaat etmelerini emretmiştir. İşte bu nedenlerden ötü­rü, zâlim dahi olsa halifeye itaat etmek müslümaniar üzerine vacib kılın­mıştır. Ancak bu itaat, masiyet olmayan hususlarda olmamak şartıyla kayıtlandırılmıştır. Çünkü halkın halifeye isyan etmeleri, halifenin onlara zulmetmesinden daha tehlikelidir. Bu nedenle Allah Teâlâ bağilerle savaşılmasın! emretmiştir. Bağilerin delil ve tevilleri dikkate alınmamıştır; zira halifeye itaat etmek, hayır açısından daha üstündür.

Bağilerle Yapılan Savaşın Keyfiyeti ve Bu Savaş ile Diğer Savaşlar Arasındaki Fark

Kâfirlere, fasıklara ve düşmanlara karşı yapılan savaş, bağilere karşı yapılan savaştan farklıdır. Daha önce de söylediğimiz gibi bağiler fasık ve bidatçi sayılmazlar. Onlarla savaşılmastnm nedeni, müslümanlartn birliğini, beraberliğini, emniyetini korumaktır. Ancak onlarla savaşmaya başlanmadan önce birtakım yollar denenmelidir. Bunları kısaca şöyle sıralayabiliriz:

a. Savaş açılmadan önce halifenin veya temsilcisinin onlarla konuş­ması, onlara nasihat etmesi gerekir.

Nitekim Hz. Ali, kendisine karşı çıkan Haricîlere İbn Abbas´ı gönder­miş, onun vasıtasıyla onlara nasihat etmiş, onlarla konuşmuştur.

İbn Abbas´tan şöyle rivayet edilmektedir: "Haricîler bizden ayrıldık­ları zaman, ben Ali´ye şöyle dedim:

- Ey mü´minlerin emîri! Namazı serinlik düşünceye kadar tehir et de ben gidip onlarla konuşayım.

- Onların sana bir zarar vermelerinden korkuyorum.

- İnşaallah birşey olmaz.

Daha sonra Yemen´de yapılan abalardan en güzelini giyerek onların yanına gittim. Onlar kaylule uykusuna yatmışlardı. Bir grubun yanına vardım, onlardan daha fazla Allah´a ibadet eden görmedim; dizleri secdeye gitmekten deve derisi gibi nasır bağlamıştı, yüzlerinde de secde eseri görülmekteydi. Onların yanına vardığımda bana şöyle hitap ettiler:

- Ey Abbas´ın oğlu! Sana merhaba, seni buraya getiren nedir?

- Ben sizinle konuşmak için geldim. Peygamber´in ashabı Kur´an´ın tevilini sizden daha iyi bilirler. Çünkü vahiy onların arasında nazil oldu.

Onlardan bazıları ´İbn Abbas´Ia konuşmayınız´ dedilerse de bazıları da ´Mutlaka onunla konuşacağız´ dediler. Bunun üzerine ben şöyle dedim:

- Peygamber´in amcasının oğlu, damadı, Peygamber´e ilk iman eden ve yanında Peygamber´in saha bileri bulunan Ali´yi hangi hususlarda tenkid ediyorsunuz?

- Biz onu üç hususta tenkid ediyoruz.

- Peki, bunlar nelerdir?

- Birincisi, insanları Allah´ın dininde hakem tayin etmiştir. Oysa Allah Teâlâ ´Hüküm ancak Allah´ındır´ (En´âm/57) buyurmuştur.

- İkincisi nedir?

- Savaştığı halde hiç esir almadı, onların mallarını ganimet saymadı. Eğer savaştığı kişiler kâfir iseler onların malları helâldir. Yok mü´min iseler onların kanları da ona haramdır. .

- Üçüncüsü nedir?

- Emîr´ul-mü´minîn sıfatının silinmesine izin verdi. Eğer o mü´min-lerin emîri değilse, kâfirlerin emîridir.

- Peki, ben size sizin de bildiğiniz muhkem ayetlerden ve Peygam­ber´in sahih sünnetinden delil getirsem, iddianızdan vazgeçer misiniz?

- Evet, vazgeçeriz.

- ´Ali, Allah´ın dininde insanları hakem kıldı´ sözünüzü ele alalım. Allah Teâlâ şöyle buyuruyor: ´Ey iman edenler! İhramda iken av öl­dürmeyin. Sizlerden avı kasden öldürenin cezası (evcil hayvanlardan) onun bir benzeri (dengi)dir. Kabe´ye ulaşmış bir kurbanlık olarak bu cezayı sizden olan iki adaletli kişi hükm(edip tayin) edecektir´. (Mâide /95)

Yine Allah Teâlâ, karı-koca arasındaki anlaşmazlık hususunda da şöyle buyurmaktadır: ´Eğer (harı ile koca arasında) ayrılık olacağından korkarsanız, erkeğin ailesinden bir, kadının ailesinden bir hakem gön­derin´. (Nisa/35)

Size Allah adına yemin vererek soruyorum: Düşmanlıkları kaldırıp kanların akıtılmasını önlemek için hakem tayin etmek,1 bir dirhem de­ğerindeki tavşanı ihramltyken öldürmede hakem tayin etmekten daha mı önemsizdir?

- Yâ rabbî! Sen bizi muahaze etme. Elbette düşmanlıkları kaldırıp, kan akmasını durdurmak daha önemlidir.

- O halde birinci tenkidinizin cevabını vermiş oldum mu?

- Allahımî Bizi muahaze etme. Evet, verdin.

- Sizin ´Ali onlaria savaştığı halde onlardan esir almadı, onların mallarını ganimet saymadı´ sözünüzü ele alalım. Siz annenizi esir alıp, ondan cariye gibi faydalanmayı, cnıı cariye yapmayı kendiniz için helâl görür müsünüz? Eğer annenizden cariye gibi faydalanmayı helâl gö­rürseniz, kâfir olursunuz. Aişe´nin, sizin anneniz olduğunu inkâr eder­seniz, yine kâfir olursunuz. Çünkü Allah Teâlâ ´O Peygamber mü´minlere kendi nefislerinden daha evladır. Onun hanımları da mü´minlerin anneleridir´ (Ahzab/6) buyurmaktadır.

Siz bu durumda iki sapıklık arasında kıvranıp duruyorsunuz; han­gisini isterseniz onu alın. Böylece ikinci tenkidinizin de cevabını veımiş oldum mu?

- Yâ rabbî! Sen bizi muahaze etme. Evet, verdin.

- Sizin ´Ali, emîr´uî-mü´minin sıfatının silinmesine izin verdi´ sü-zünüzü ele alalım.

Hz. Peygamber, Hudeybiye günü Kureyşlilerle anlaşma yaptı. Hz. Peygamber, sulhnameyi yazan kişiye (Hz. Ali´ye) ´Yaz! Bu Allah´ın Rasûlü Muhammed ile Kureyş´in üzerinde anlaştıkları maddelerdir´ deyince, Kureyşliler şöyle dediler: ´Allah´a yemin ederiz ki eğer senin Allah´ın Rasülü olduğuna inansaydık, seninle savaşmaz, seni Kabe´yi ziyaretten menetmezdik. Sen Abdullah oğlu Muhammed yaz´. Bunun üzerine Hz. Peygamber ´Allah´a yemin ederim ki ben Allah´ın Rasûlüyüm. Siz beni yalanlasanız da ...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Şafii için Bagilik ve Hükümleri
« Posted on: 05 Nisan 2020, 23:20:45 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Şafii için Bagilik ve Hükümleri rüya tabiri,Şafii için Bagilik ve Hükümleri mekke canlı, Şafii için Bagilik ve Hükümleri kabe canlı yayın, Şafii için Bagilik ve Hükümleri Üç boyutlu kuran oku Şafii için Bagilik ve Hükümleri kuran ı kerim, Şafii için Bagilik ve Hükümleri peygamber kıssaları,Şafii için Bagilik ve Hükümleri ilitam ders soruları, Şafii için Bagilik ve Hükümleri önlisans arapça,
Logged
07 Mayıs 2016, 00:53:40
Ceren
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 25.986


« Yanıtla #1 : 07 Mayıs 2016, 00:53:40 »

Esselamu aleykum.Bagiler halifelere isyan cikaryan guclu topluluktur.Müslümanların hangi kisminda olursa olsun halifenin emrine uymamalari yasaktir.Savas halinde ise halifenin once onalr ile konusup onlari uyarmalari gerekir.Rabbim razi olsun paylasimdan kardesim...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &