ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Klasik Tarih Eserleri > Büyük Osmanlı Tarihi > Salankamen savaşı
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Salankamen savaşı  (Okunma Sayısı 639 defa)
13 Nisan 2011, 15:52:46
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 13 Nisan 2011, 15:52:46 »



Salankamen Savaşı


Viyana önlerinden yüz geri etmemizden sonra, Avusturya ile Venedik arasındaki işbirliği neticesi, üzerimize yaptıkları hamleler, bir çok kalemizin ve beldemizin, ellerine düşmesi­ne sebeb teşkil etmişti. Vaziyeti gözlemleyen devlet yetkilile­ri, buldukları çârelerin sayesinde gerileme durdurulmuş, da­ha sonra da, yapılan mukabeleler gerileme sırasını onlara yüklemişti. 2. Süleyman hân'dan müdevver veziriazam Köp­rülüzâde razıl Mustafa paşa'da adetâ son hamleye başvur­muş, Avusturya kuvvetlerini tepeleye tepeleye Tuna Nehrinin öbür kıyısına atmaya muvaffak olmuştu. Ancak bu harekâtı daha ileri merkezlere taşımak için yaptığı hazırlıklardan biri pek önem taşımaktaydı. Sava Nehri üzerine köprü kurma çalışmalarını çok kısa zatnanda tamamlayarak, ordunun lo­jistik desteğini garantiye alabilmiş olmasaydı. Nitekim lâzım gelenlerin en önemlisi sayılan mühimmatı bu köprüden Zemlin cahiline geçirmeyi başarmıştı. Varadin istikametinden gelmekte olan düşman ordusuna Salankamen mevkiinde tesadüf olunmuştur.

Burada yapılan pek kanlı muharebe esnasında düşman perişan edilmişti. Avusturyalılar vermiş bulundukları zayiat­tan yıldıkları bir sırada, zaferin yüzünü bfzden yana gösterdi­ği esnada sadrazam elinde piştovu olduğu halde bir muharip gibi savaşırken, düşman tarafından atılan bir mermi, yiğit veziriazamın tertemiz alnına isabet ederek şehidler zümresine iltihak etmesine vesile olurken, cesedi pâkini hemen bul­mak da mümkün olmamıştı. Bu arada Köprülüzâde'nin şe-hadetini, askerin duyması halindeyse meydana gelecek menfi tesirin önlenmesi gayesiyle, kumandanlarımız arasın­da bulunan; Koca Halil Paşa; hemen serdar olarak seçilmiş ve bu zâtın komutasında, savaşın temadisinin sağlanması yönüne gayret sarfedilmiştir.

Ne var ki; şehid sadrazamında çok sevgili kethüdası, vezi­riazamın şehadetini öğrendiğinde, kopardığı vaveyla, asakir-i Osmani'nin durumu öğrenmesini intaç etmiştir. Bu duyum­dan sonra askerin kırılmış bulunan kuvve-i mâneviyesi, savaşın devamına imkân bırakmamıştı. Vaziyeti kavrama hu­susundaki başarısına, Koca Halil paşa, birliklerimizi maharetle geri çekmeyi, eklemeye muvaffak olmuştur. Belgrad üzerinde toplaşan birliklerimiz, ne hikmete mebni ise, düş­man tarafından tâkib edilmemiştir. Hâttâ bu bölgede iki sene kadar süren hçîrbsiz bir döneme girildi.   Bu sırada şehid olan sadrazamın yerine, Ohrili Ali paşa sadarete getirildi. Aü paşa sadarete gelir gelmez, padişahın yapmadığı, tâyin ve azil fır­tınasını başlattı.

Azilleri bazı idam vakaları takip etti. İş ne zaman Kızlara-ğasına dayandı hemen devreye Valide Sultan girdi. Böylece Kızlarağası kelleyi kurtarırken, sadrazam makamından oldu ve Rodos onun sürgün yeri oldu. Yeni sadrazam Halep valisi Hacı Ali paşa oldu. İstanbul bu sırada avrupa devletlerinin sefirlerinin doluştuğu yer oldu. İngiltere, Fransa, Felemenk (Hollanda) ve Avusturya sefirleri adeta avrupanın suih tekli-finide Babıâli'ye sundular. Musalahanın şartları şöyleydi: Avusturya'nın işgal ettiği yerlerin elin de kalması, Kudüs'deki Kamame klişesinin Fransisken papasiarına teslimi bir de, Osmanlı devletinin daha kuruiuş yılların da, avrupa devletleri arasında kendilerini ilk tanıyanda, anlaşma yapanda yine ilk defa vergi vermeye başlayan Raküza cum­huriyetinin, artık vergiden muaf tutulması, imzalanacak antlaşmanında aynı zamanda, Rus Çan içinde geçerli olması ve otuz seneyi kapsaması ileri sürülüyordu. Bunlara inzimamen. Venedik ve Lehistanı alakadar eden maddeier, pek çok daha ağır hükümler tanıdığından, Osmanlı devleti tabiatıyla bu tekliflerin reddine, Sancak-ı Şerifi veziriazamın eiine verip Macaristan ovalarına doğru sefere çıkarmaktan başka çare bulamadı. Beri yandan topluca teklifleri reddedilen avrupalı elçiler, artık münferid olarak Boğazı ziyaret etmeyi başladı­lar. Ohrili Ali Paşa Sadareti Valide Sultan; Kizlarağa'sını, zor kurtardığı sadrıazamın elinden devletide kurtarmayı uygun bulmuştu. Çünkü sadrazam, Şam'da ve Basra'da zuhur eden isyanları bastıracağım bahanesiyle balkan hududundaki or­dunun çekip çevrilmesini Koca Halil paşa'ya bırakmıştı. Öte yandan Şam ve Basra üzerine gitmek yerine Dersaadet'te kalarak, eskiden kimlere garaz bağlamışsa onları bertaraf et­mekle vakit geçirmekte idi.

Köprülüzâde Fazı! Mustafa paşa, vezirleri ve defterdarı vede sadrazamı bayramlarda padişaha hediye vermekten men etmiş Ohrili bu bırakılmış işi yeniden başlattı. Ancak sad­razam Ohrili Ali paşa bir gün ava gitmek üzereyken avlandı. Sadrıazam, azil ve sürgünde pek seri davranan biriydi. Gü­nün birinde Darüssaade Ağasını saraydan hemen çıkarmak istemiş, padişaha arza bile lüzum görmemişti. Saraya da bir araba göndererek Ağanın bindirilerek saraydan çıkarılmasını emretmişti. Bu hâl padişaha bildirildi. Ağayı almak için sad­razamın gönderdiği arabaya, padişahın emriyle sadrazam bindirilerek sahile indirildi, oradan da sürgün yeri olan Ro­dos'a gitmek üzere gemiye irkâb olundu. Bu zatın diğer bir lakabı da Arabacı Ali paşa idi. Arabacı Ali paşa 8/recep/1103-27/mart/1692 tarihinde azledildi. Sadarete Merzifonlu Çalık Hacı Ali paşa tâyin olundu. Hemşerisi Kara Mus­tafa paşa tarafından vakti zamanında himaye olunma şansı­na ermişti. Ülkenin bozulan mâli durumunu takviye etmeyi düşünerek, sarayında bulunan gümüş eşyayı eritip, sikke kesmek, yâni para basmak üzere seleflerinden, Fâzıl Mustafa paşa gibi gönderme yoluna gitmiştir. Hacı Ali paşa aynı za­manda serdar-ı ekrem sıfatıyla, Sancak-ı Şerifi hâmil olarak, Edimeden Belgrad'a geldi. Bu sırada tarihler 1692'nin hazi­ran ayının sonuydu. Paşa, padişahın azlettiği defterdarı savunmuş adetâ Padişaha karşı gelmişti. Fakat; padişahın ısrarını görünce: , erbab-ı ırz sözüne inanmıyorsunuz, ben size hizmet etmem" diyerek, mührü hümayunu çıkarıp vermiştir. Çok dürüst ve kibar bir kimse olduğu herkesin ortak fikridir.

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Salankamen savaşı
« Posted on: 29 Mart 2020, 16:11:57 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Salankamen savaşı rüya tabiri,Salankamen savaşı mekke canlı, Salankamen savaşı kabe canlı yayın, Salankamen savaşı Üç boyutlu kuran oku Salankamen savaşı kuran ı kerim, Salankamen savaşı peygamber kıssaları,Salankamen savaşı ilitam ders soruları, Salankamen savaşıönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &