ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Klasik Tarih Eserleri > Büyük Osmanlı Tarihi > Kırımın derdi
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kırımın derdi  (Okunma Sayısı 514 defa)
08 Nisan 2011, 16:55:55
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 08 Nisan 2011, 16:55:55 »



Kırım'ın Derdi



Günümüzde yaşamakta olan insanlar; (2000'ler) görmektelerki, dünyada devletler arasında ara sıra kaşındığında büyük ihtilatlara sebeb verebilecek meseleler vardır.

Arab âleminde İsrâil-Filistin meselesi (bizde Filistin taraf­tarıyız. M. H), ülkemiz Türkiye ile Yunanistan arasında başta Kıbrıs meselesi, olmak üzere, kıta sahanlığı, Batı Trakya Türkleri, hava koridoru, adalarla ilgili ihtilaflar, Hindistan-Pakistan arasında Keşmir meselesi zikredilebilir. İşte Kırım me­selesi o zamanlar Osmanlı-Rusyay'la ilgili soğukluğun, kanlı savaşların bir önemli sâikini teşkil ettiğini, 1. Abdülhamid dönemini tetkik ederken daha fazlaca hissedebiliyoruz.

Bunun sebeblerinden birisi, Deli Petro vasiyetini uygulama tatbikatına girişmiş olan Katerİna'nın azmi idi. Bizim artık çapdan düşmeye başlamış olduğumuz devire rastgelen Kı­rım, kendi içindeki, kararsızlık, münaferat, tercih çokluğu, din-i ve milli düşman Rusların, sahte bağımsızlık vaadlerine islâmi ölçüleri kullanmak suretiyle teşhis koymamaları sıkça, Osmanlı-Rus çatışmasına zemin ve sebeb hazırladılar.

Yukarıda bahsettiğimiz islâmi ölçüden kasıt şudur. Kim büyük parçayı bırakıp, egemenlik arzusuna kapılırsa bölücü olmanın istikametine girmiş demektir. İslâm dini bölünmeyi değil, birleşmeyi emretmektedir. Günümüzde Türkiye devle­ti, târihinin yüklediği misyonla, dünya müslümanlarını devlet tecrübesi şanlı mazisi ile toparlayabilecek güce sahip yegâne odak olarak görünmektedir. Bundan ayrılmayı düşünen kim varsa sadece kendilerine değil, islâm dinine de kötülük yap­maktadırlar. Bir istidrad olarak sayfamıza aldığımız şahsi an­layışımızın, dünya tarihi içinde hiçbir milletin bizim sahip ol­duğumuz parlak ve de berrak maziye sahip olmadığının idrakinden gelmiş olduğunu söylerken hiç de mütereddid deği­lim.

Şimdi de, Rusya-Osmanlı-Kırım üçlüsünün aşağıya alaca­ğımız safhasına gelelim. Kırım meselesi Osmanlı devleti ile Rusya arasında yine soğukluğa gebe hâle geldi. Şâhingiray; Rusya ve alafranga denen anlayışa meclubiyeti dolayısıyla işret, zevküsefa ençok yapdığı işlerdendi. Askerlik yaşını ik­mâl etmemiş gençleri askere almaya zorlar, rıza göstermeyenleri hemen idam ettirirdi. Ahali üzerinde kendini hissetti­ren ağır vergiler, kazançlarının çokçok üzerinde olduğundan ezilmekden de kötü bir haldeydiler. Şer'i şerife mugayir hare­ketler, Kırım'da bulunan bütün evkaf malını geçersiz kılmak anlayışı hüküm sürmeğe başlamıştı. Bütün bunlara ilâveten Rusya imparatoriçesi Katerina'ya gönderdiği bir yazıda ken­disine rütbe tevcih edilmesi talebinde bulunması, bu talebe uygun olarak da, miralaylık rütbesinin verilmesi, Şâhingiray'ın bunu iftiharla kullanması, esasen onurlarına çok düş­kün olan Tatarları çokça üzmüştü. Artık; Şâhingiray bir Tatar topluluk hân'ı değil, kısm-ı âzami kendisinden nefret eden Tatarların başında, her an yuvarlanıp yıkılmaya hazır bir ka­vuk gibi durmaktaydı.

İşte istenen olmuş, ahali birleşmiş, Şahingiray'ın kardeşle­ri, Bahadır Giray'ı hân ve Arslan Giray'ı Kalgay ilân etmişti­ler. İstanbul'a gönderilen bir heyet, Bahadır Giraya menşur istemekle görevlendirildi. Beri yandan Rus general Romanzof, Şahingiray'ın yeniden tahtına geçebilmesi için bir kaç tane gemiye bir miktar Şâhingiray taraftan bindirildi ve Kırım sahillerindeki limanlara çıkarılarak, Şahingiray lehinde teza­hürat yaptırma yoluna gittiler. Fakat; bu propogandalar bir iş göremedi.

Babıâli; Ruslar ile yapılmış bulunan Kaynarca antlaşması gereğince, Kırım'a hân nasbi, azli veya tâyini gibi hususlarda selahiyetleri olmadığının idraki içinde, Rusya ile aranın bo­zulması taraftarı da değildi. Bir tarafta Kırımlıların İsrarı, öte yandan Rusya ile kavga çıkmasını istemeyen Babıâli'yi iki ateş arasına itmişti. Reis'üi Küttap efendi, Rusya elçisiyle bu konuyu görüşmeye çalışırken, elçiden aldığı cevap, bunları konuşmaya mezun olmadığını söylemek oluyordu. Tavsiyesi ise; direk olarak talebi Petersburga götürmek gelecek ceva­ba göre müzakerelere oturulup bir şekli yakalamak lâzımdır şeklindeydi. Reis efendi bu tavsiyenin gereği olarak impara-toriçenin, hariciye nezâretine mufassal bir yazıyı gönderdi. Oradan gelecek cevaba kadar, Kırım'dan gelmiş bulunan he­yete İstanbul'da oturup beklemeleri için kalacakları yeri gös­terdiler.

Rusya imparatoriçesi, Osmanlı hakkındaki gizli ve haris isteklerini yerine getirecek düşünceye bağlı kalmakla birlik­te, sırdaşı olan general Potemkin, bu düşünceleri kuvveden fiile çıkarabilmek için evvelâ Kırım'ın istilâsının gerektiğini, bunu yapabilmenin de ilk önce, Avusturya imparatoru Jozef'in tasvibini alma şartı bulunduğunu buna bağlı olarak da, ilk önce onunla bir antlaşma yapmak lâzım geldiğini ifade eylemişti. Potemkin'in tavsiyesi ile Katerina'nın tasavvuru birleştiğinden, Hemen bir istişare meclisi topladılar. Bu top­lantıda Rusya başvekili Panin, bu hususda Prusya devleti ile ittifak lüzumu siyasi tercihimin basında gelir mütalaasında bulundu.

Prusyayla, Avusturya biVbirlerine hasım olduklarından, Prusya ile yapılacak ittifak, otomatikman Avusturya'nın dostluğunu kaybetmek demek olacağından ve böyle olması da Katerina'nın tasavvuruna aykırı olduğundan başvekil Panin'in teklif yerine geçen mütalaası, imparatoriçe tarafından net bir şekilde red olundu. Böylece general Potemkin'in söy­lediği yolu tercih etmiş oldu Çariçe. Lehistan'da Mohili isimli yere gitti. Avusturya imparatoru Jozef'i de yanına davet etti. Buluştular. Katerina; buluşmada Osmanlı devleti hakkındaki tasavvuratını birbir Jozef e anlattı. Osmanlı devleti toprakla­rını birbir'eri arasında bölüşmek, bir takım yerleri de Yunan ahaliye verir görünerek onları anarşiye imâle etmeyi kurdu­lar. Bütün mevzularda ittifak edip, gizli bir antlaşma imzala­mayı gerçekleştirdiler.

1195/1781 Artık yapacakları iş, Kırım istilasını gerçekleş­tirmek ve bunu temin içinde, lâzım gelen şartları oluşturma­ya başladılar. Kırım hân'ı Şâhingiray meydana gelen karşık-lıklar yüzünden Potemkin'den yardım talebinde bulundu. Durum bu vaziyete gelince Şâhingiray, ahalinin istediklerinin aksine bir teskin etme yoluna sevk olunuyordu. Onu bu yola sevkeden Rus gizli servisleri aynı zamanda ahaliyi de, bir an olsun tahrikden geri durmuyor, tâbir caiz ise bir yahudi dü­zenbaz gibi "hem sandalı sallıyor hern de fırtına var" diye bağırmaktaydı. Potemkin ise yardım talebini olumlu karşila-yıp, Kırım'a gelmiş Şâhingiray'ı daha da yakından kontrol al­tına almış oluyordu. Şâhingiray Kırım'da bulunan kardeşi Bahadır Giray'ı hapse tıkarak tesirsiz hâle getirmişti.

Ruslar ise; hudud boylarında ki asker sayısını çoğaltmağa, cephane ve mühimmat eksikliğini gidermeğe uğraşıyordu. Bütün bunlara ilâveten Şâhingiray Özi kalesinin Kırım hududlarına dâhil olması gerektiği hususunda ikna edilmiş böylece hân, asırlardır akla bile gelmeyen bu dolduruşun arka­sında yatan hâin plânı tesbit edemiyor, saf saf Özi'yi devlet-i âliye'den isteme hamakatini de işledi. Bu arada Rusya ile Avusturya arasındaki gizli antlaşmayı haber almış bulunan devlet-i âliye hudud boylarını kuvvetlendirme, yapıları sağ­lamlaştırma seferberliğine girişdi. Macaristan, Erdel içlerin­de, arasıra bir takım askeriye ile alakalı tatbikatlarla gövde gösterisi yapmayı elzem buldular. Hassasiyetleri münasebetiyle gerek Eflâk'da, gerekse Anadolu'da birer seraskerlik ih­das olundu.

Bütün bunlar Rusların rahatça hareketini engelleyemedi dersek doğruyu söylemiş oluruz.

 

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Kırımın derdi
« Posted on: 21 Kasım 2019, 21:28:20 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Kırımın derdi rüya tabiri,Kırımın derdi mekke canlı, Kırımın derdi kabe canlı yayın, Kırımın derdi Üç boyutlu kuran oku Kırımın derdi kuran ı kerim, Kırımın derdi peygamber kıssaları,Kırımın derdi ilitam ders soruları, Kırımın derdiönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &