> Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Klasik Tarih Eserleri > Büyük Osmanlı Tarihi > Hak ve adalet
Sayfa: [1] 2   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hak ve adalet  (Okunma Sayısı 3803 defa)
02 Mayıs 2011, 15:24:00
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 02 Mayıs 2011, 15:24:00 »



Hak ve Adalet


] Aziz okuyucu; bir hadisi şerifde; Essalatü vesselam Efendimiz(s. a. v)buyuruyorlar ki: "Men ezâli ueliyyen ve fekad azeıntehubiharbin" meali: "Kim benim velî'me eziyet ederse şüphe­siz ben ona harb ilân etmişimdir." Bu ikaz karşısında insanoğ­lu, hiçbir zaman hiç kimseye ne fiilen nede lisânen bir eziyet yapmak değil böyle bir şeyi aklından dahi geçirmemelidir.

Merhı:m Profesör Mükrimin Halil Yinanç Bey'in pederleri, oğ­lunun tarihçi olma isteğine mukavemet sebebi olarak, yazdıklarınla ve anlattıklarınla, yanlış ve kasıtlı bilgilerin farkına varma­dan tamiminde bulunursun ve ahirete giden yolunda kendine engeller koyarsın demek suretiyle itirazı olduğunu biliyoruz. Hâttâ bu sebebden Mükrimin bey merhum'un kitab yazmadaki çekingenliğinin bu ikazdan kaynaklandığı ileri sürülür ve haki-kattende o muazzam ilim adamının yazılmış kitabı bir tane ve hacmi pek küçük bir kitaptır, bildiğim kadarıyla.

Bu bakımdan biz de bu hadisin pekmükemmel ikazından dersini almamız gerekenlerinden biri olmakla hiç bir kimseye eziyeti lâyık görmeyiz. Fakat; kaderin yüklediği vazifeyi yerine getirme işi başkadır. Rıza-i İlâhiye muhalif işlerin faillerini de, yanlışları ve zülûmlarıyla teşhiri de tarihçinin vazifesidir diye düşünüyorum.

İşte bu gerçekten hareketle, altı asır şan ve şerefle ve adalei-le kürre-i arz üstünde İslâmın bayraktarlığını yapan Osmanlı devleti vede onun milleti, ilk padişah Osman Gazi hz. lerinden, son sultan mağdur ve masum, cennetmekân 6.Mehmed Vâhi-deddin Hân hz. lerine kadar bütün padişah efendilerimizin, sar-hai hayatlarını ve dünya hâli ile Osmanlı devletine dönüşen, Kayı aşiretinin, aşiretden hareketle cihan devleti olmasının müthiş serüvenini ve bundan da elde edilecek derslerle, dünya­nın en büyük en şerefli milleti olan aziz milletimizin istikbâline ışık tutmak, ışığın gösterdiği istikamette yol alabilirsek, mutlaka eski mevkıimize vede dünya'ya daha önce örneğini asırlarca ibraz ettiğimiz şefkati, adaleti vermeye muvaffak oluruz. İsce-sekde, istemezsek de bin yıllıty müslümanhğımız içindeki mis­yonumuz bize bu lider ülke olma mecburiyetini tahmil etmiş bulunuyor. Dünya bizim bu görevi yapmamız ile kurtuluşa erecektir.

Aksi halde; dünya yahudiliğinin hizmetkârı olan mason, siyonist ve kökü dışardaki İions, rotary gibi peçeli derneklerinde bilerek veya bilmeyerek yaptıkları çalışmalar, zâlimler gurubu olan Yahudi Devletinin hükümranlığı gerçekleşecek ve dünya insanı yeniden muzdarip olacaktır. Bu vahim plânın dünyaya hâkim olması için, mevcut ülkemizin bağrında kopartılacak kı­yametler sonunda değil bu hâinane plânı önlemek, kendi İsleri­mizi halle mecalimiz kalmayacaktır. Buna bağlı olarak dini ve milli hassasiyetlerimizi mutlaka muhafazaya ve yükseltmeğe mecburuz. Başıağrıyan insanımızın ızdirabının ortağı olmalıyız. Yine bunları teminin önce ahlâk ve maneviyatla donanmak sonrada ecdad gibi düşmanın karşısında, arazi yapısına uygun silah ve gereçlerin imâlinde muvaffak olmak gerekir. Yoksa savaş için silahını para vererek alan bir ülke düşmanının dâima altında kalmaya mahkûmdur.

Hangi devlet muhtemel düşmanını kendisinden güçlü silahla teçhiz eder. Üstelik, kürre-i arzda ve bilhassa balkanlar ve Av­rupa'nın Viyana hududlanna, bütün Akdeniz sahillerine, kara­dan ve denizden dört asır hâkim unsur olarak boy göstermesi, yerigeldiğinde cihan devleti sıfatıyla buralarda ki huzur bozucu, asayişi ihlâl edici davranış sahibi, şahıs ve devletleri cezalandır­mış bir geçmişin sahibi olarak, bize bu bakımdan nekadar ticari davranabilir? Bütün bu soruların cevabını verdiğimizde kendi­mize çıkaracağımız fatura, mutlak surette târihimizi bilmek mecburiyetinde bulunduğumuz olacaktır.

Ecnebi tarihçilerin bir haylisi Osmanlı hakkında kalem oyna­tarak, gerek kitab, gerekse makale gerekse de, cilt cüt Osman­lı târihi yazmış oldukları vâkidir ve bunların hemen başında Ba­ron Hammer geldiği gibi, Fransa diplomasi elemanları arasında elçilikler ve hâriciye nazırlık makamında bulunmuş olan, aynı zamanda büyük bir edebiyatçı ve şâir olan, Alfred dö Lamartin akla geliverir.

Fakat bunların en iyisinde bile mutlak farklı din veya ırki yaklaşım veyahut da, Osmanlı fütuhatının neticesi sonunda, direk zarar görmüş ailelerden gelmiş olabilecekleri, kasti ve intikamçı yaklaşımlarla kalem oynatmış olabilirler. Mazimizde bü­yük millet olmanın, bir gün yeniden en büyük devlet olmamızı temin edecek potansiyeli, devlet arşivlerinde, gerek vakanüvis, gerekse târihi kendi anlayışı ve inanışı içinde kaleme alanların eserlerinde mevcuddur. Bu eserler umumî kütüphanelerin ve şahsi kütüphanelerin raflarındaki varlığı geleceğimizin plânları­nı hazırlamakta en önemli materyaller olduğu, bir vakıadır.

Yapılması lâzım gelen ülkemizin ekseriyetini teşkil eden bü­yük bir genç nüfusumuz vardır. Bu gençlere târih okuma sevgi­sini, târih şuurunu geliştirmek ve dünyevi meseleleri dâima tâ­rihi perspektifleriyîe tetkik etme alışkanlığını kazandırmanın, doğru bilgi, akıcı uslûb ve sıkmayacak esneklikteki anekdotlar­la zenginleştirilmiş târih kitabları çalışmasına ihtiyacın gideril­mesidir.

Ahmed Cevded Paşa merhum; bilindiği gibi herşeyden evvel pek büyük bir deviet adamıdır. Çeşitli nazırlıklarda (bakanlık) bulunarak hizmet verdiği gibi, döneminin bir hukuk hârikasını teşkil eden Mecellenin meydana gelmesinde en büyük payı olan bir paşamızdır. Ayrıca yazmış olduğu çeşitli eserlerin ya­nında, Kisas-ı Enbiya ve Osmanlı Târihi, gerçek bir tarihçi ile bizi tanıştırır.

İşte bu zât'ın yetiştirmiş bulunduğu kızlarının enbüyüğü oian Fatma Aliye Hanım; babasının vefatı sonrasında kaleme alıp neşrettiği "Ahmed Cevded Paşa ve Zamanı" adlı kıymetli risa­leyi, fakir-i pürtaksir. Osmanlıca'dan sadeleştirerek Pınar yayınlarınca neşrine yardımcı olmuştu.

Mezkur eserde; Fatma Aliye Hanım, târih okuma zevkini art tiracak, târih yazarlarının artık kendi, yazarlarımız arasında da görülmeye başladığını kaydeder.

Hakikatten; Osmanlı târihinin zaferlerle dolu, adalet saçan rnedeniyet anlayışını akıcı bir uslûb, olayların perde arkasını ve espri dolu gelişimini kaleme alış tarzı, 1876'dan sonra yâni, Abdülhamid-i Sâni dönemiyle başlayan mektep sayısının arttırımı, üst mektepleri avrupai anlayışa yakın bir tedris usulü ve tahlil serbestliği, yetişen okumuş neslin, hem münevver, hem de öğretici yaklaşım taşıyan kimseler olduğunu, tesbit etmek zor değildir.

Meselâ; aynı zamanda bir nazır olan, Safvet Paşanın Darülfü­nunda verdiği dersleri aksatmadığını görürüz. Derviş Paşanın; fen ilmiyle alakalı derslerini vermesinde Darülfünun anfisinde, talebeden ziyade fizik deneylerini, büyük alaka ile seyreden ahali olduğunu Mehmed Ali Aynî merhumun "Darülfünun Târi­hi" adlı eserini Osmanlıcadan sadeleştirdiğim esnada öğren­miştim.

Pınar yayınlan dünyanın eneski üniversitelerinden biri olan "Darülfünun Târihi" ni basmakla hayırlı bir iş yapmıştır. Binaenaleyh; böyle yaklaşım taşıyan ilim ve bilim insanlarının yetiş­tirdiği kimselerde, Fatma Aliye Hanımın yaptığı tesbiti gerçek­leştirenlerin çıkması tabiidir. Nitekim; 1870 doğumlulardan başlıyan neslin, Abdülhamid mekteplerinde çeşitli akımlara mensup olarak yetişmiş olsalar da, her biri tâbircâizse "Adam gibi adamdı"

Bunların içinde Mizancı Murad Bey, Ahmed Refik Altınay, da­ha önceki kuşaktan Abdurrshman Şeref Efendi, târih anlayışı ve sürükleyici bir uslûb içinde zaman zaman hâtıralara yer ve­ren, târih nakillerine müracaat etmeleri, târih mütalaasında hayli okur kazanılmasına sebeb olmuştur.

Meselâ; bunlardan adını yukarıda zikrettiğimiz, Ahmed Refik Altınay merhum, nihayet bir talebesi olan Hasan Ali Yücel ki, maarif eski bakanlarından olup, hocasına yâni Ahmed Refik Beye "Târihi sevdiren adam" lakabını ifade etmiş ve onun da, talebelerinden olan Muzaffer Gökman Beyefendi, Bayezid Devlet kütüphanesi müdürlüğü esnasında kaleme aldığı Ahmed Refik Bey'i anlatan muhteşem eserinde bu "Târihi Sevdiren Adam" terkibini kitabın adı yapmıştır. Ahmed Refik Bey'den sonraki tarihçiler, bilhassa târihi romana yönelenler, cumhuri­yet gençliğini, resmî ideolojinin çizdiğiistikametde bilgilendir­mişler vede bunların içinden, romanında gazetede tefrika eder­ken, Yüce Sultan Fâtih'e fedaisi Kara Davud tarafından tokat attıran bir Mizamettin Nazif Tepedelenlioğlu'nun daha sonra matbuat dünyasında deli namjyla anılması belki bu densiz dav­ranışından dolayıdır.

Bilindiği gibi bu şahsın dedelerinden olan, Yanya Sultanı ia-kablı, Vali Tepedelenli Ali Paşa, Halet Efendinin çevirdiği dolaplar neticesinde, Sultan 2. Mahmud'un emriyle idam edilmesinin rolü olduğuda düşünülebilir. Zamanımızın diğer tarihçilerinin İs­mail Hakkı Gzunçarşılı, İsmail Hami Danişmend, Tarik Yılmaz Öztuna gibilerin hissi yaklaşımları, Osmanlıya ters zihniyetlerin zebunu olanların yanında eserlerinin hacmi ve nisbeten tarafsız olmaları okuru tesiri altına almıştır. Edebi bakımdan, merhume Samiha Ayverdi hanımefendinin, "Türk Târihinde Osmanlı Asır­ları" nı ülkemiz insanının mutlak okuması gereken nefasette ol­duğunu bu önsöz'de belirtmeden edemedim efendim.[/color

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.039


View Profile
Re: Hak ve adalet
« Posted on: 18 Ocak 2022, 10:50:01 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hak ve adalet rüya tabiri,Hak ve adalet mekke canlı, Hak ve adalet kabe canlı yayın, Hak ve adalet Üç boyutlu kuran oku Hak ve adalet kuran ı kerim, Hak ve adalet peygamber kıssaları,Hak ve adalet ilitam ders soruları, Hak ve adaletönlisans arapça,
Logged
30 Ekim 2015, 10:16:45
Sevim Altunkaya
Öğrenci Grubu
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 300


« Yanıtla #1 : 30 Ekim 2015, 10:16:45 »

Paylaşım okunmaya değer çok güzel olmuş ellerine sağlık paylaşan mümin kardeşimizin :)
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
10 Aralık 2015, 19:23:19
Pelinay
Bölüm Görevlisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8.696


« Yanıtla #2 : 10 Aralık 2015, 19:23:19 »

Osmanlı hak ve adalet temelleri üzerine kurulmuş bir devlet.kimse kimseden üstün değildi o dönemlerde.
o derece ki padişahlar bile mahkemelerde yargılanır,gerektiğinde dava edilebilirdi.Onlar daima ' insanı yaşat ki devlet yaşasın 'desturunca hareket ettikleri için bu denli uzun yaşabildiler.
ne mutlu ki bize böyle şanlı bir ecdadın torunlarıyız.Elhamdulillah...

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
10 Aralık 2015, 19:41:56
Mustafa/Samed
Dost Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2.832



« Yanıtla #3 : 10 Aralık 2015, 19:41:56 »

Ve Aleykümüsselam. Karşı karşıya olan iki kişi adalete başvurursa ikiside kazançlı çıkar. Çünkü adalet hak yolundadır. Paylaşım için Rabbim razı olsun.
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

NAMAZ DİNİN DİREĞİDİR...
07 Kasım 2018, 16:50:58
Mehmed.
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 18.091



Site
« Yanıtla #4 : 07 Kasım 2018, 16:50:58 »

Ve aleykümüsselam Rabbim bizleri İslam in gösterdiği adaletten ve zalime karşı dimdik durmaktan ayırmasın Rabbim paylaşım için razı olsun
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Hizmet nimettir.
Sayfa: [1] 2   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &