ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Asrı Saadette İslam > Cahiliyedeki halk inançları
Sayfa: 1 [2]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Cahiliyedeki halk inançları  (Okunma Sayısı 6700 defa)
22 Ekim 2018, 16:54:03
İsra Mirac (Esra)
Dost Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 197



« Yanıtla #5 : 22 Ekim 2018, 16:54:03 »



Cahiliye devrinin hala devam ettiğini düşünüyorum.Kızların diri diri gömülmesi ve kürtaj arasında ,puta tapmakla nazar boncuğunun kendisini koruyacağına inanmak vb arasında fark olmadığını düşünüyorum
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Cahiliyedeki halk inançları
« Posted on: 30 Mayıs 2020, 17:57:20 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Cahiliyedeki halk inançları rüya tabiri,Cahiliyedeki halk inançları mekke canlı, Cahiliyedeki halk inançları kabe canlı yayın, Cahiliyedeki halk inançları Üç boyutlu kuran oku Cahiliyedeki halk inançları kuran ı kerim, Cahiliyedeki halk inançları peygamber kıssaları,Cahiliyedeki halk inançları ilitam ders soruları, Cahiliyedeki halk inançlarıönlisans arapça,
Logged
17 Şubat 2020, 21:01:40
Seyfettinaksoy

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2


« Yanıtla #6 : 17 Şubat 2020, 21:01:40 »

A. CAHİLİYEDEKİ HALK İNANÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ


İslâm'ın ortaya çıktığı dönemde Hicaz Bölgesinde yaygın olan Halk inançlarını, muhtelif açılardan ele aldık. Bunları, Sosyal Hayatla ilgili, Dini Hayatla ilgili halk inançları olarak sınıflandı­rıp ana hatlarıyla inceledik. Burada hemen şunu belirtmeliyiz ki o da: O döneme ait inançları ayrıntılı bir şekilde tesbit etmemiz im­kansızdır. Bu münasebetle biz, "anahtar terim" özellliğindeki en meşhur halk inançlarını inceleyebildik. Değerlendirmemiz de bu çerçevede olacaktır.

Bir inanç öğesinin doğmasında ve varlığım devam ettirmesin­de birkaç unsurun beraberce mütaala edilmesi gerekmektedir. Bu unsurlar: inancın psikolojik temeleri, toplumun kültürel mi­rası, Coğrafi ve Fizikî çevre ile toplumlar arası etkileşim. Bu dört unsuru, toplumların sosyal hayatıyla ilgili inançlarda hemen ta­mamen görmek mümkündür. Ancak dîni hayatıyla ilgili inançlar­la tıp ve sağlıkla ilgili inançlarda, kültürel miras, etkileşim ve sa­hip olunan dinin tebliğ edilmiş inanç esasları daha fazla etkilidir. Değerlendirmemize konu olan inançları bu perspektif içinde ele almak istiyoruz. Bölgedeki hakim halk inançları ve bölgenin inanç yapısını ana hatlarıyla tekrar ortaya koyarak işleyelim. [455]

 

Sosyal Hayatla İlgili Halk İnançları:
 

Hicaz bölgesinde sosyal hayatla ilgili halk inançlarında her­hangi bir inanç öğesinin doğmasında fizikî çevrenin önemli bir bi­çimde etkisi olduğu görülmektedir. Bunu kültürel miras ve top­lumlar arası etkileşim takip eder.

Câhiliye Araplarmın inanç dünyalarının merkezinde yer alan esas düşünce, "ben duygusu ve dünyevi bağlılıktır." Oluşan değer yargılan, bu iki Özelliğin hayata şu veya bu şekilde yansımasın­dan ibarettir. Benlik duygusu, beraberinde, şecaat ve kahraman­lık gibi güzel hasletlerin yanına, asabiyet duygusunun kuvvetlen­mesine, buna paralel olarak bitmek bümiyen, kan davalarının de­vam etmesine sebebiyet vermiştir. Allah inancına Şirk karıştıran ve onu farklı şekillerde yorumlayan Câhiliye insanı, fiillerin isna­dını Allah'tan başka varlıklarda aramış, bunun sonucu olarak, olayların meydana gelmesini, yıldızlara, aya, gök cisimlerinin hareketlerine, kuşların uçuş istikametlerine, fal oklarına, gözün seğirmesine, uğur taşlarına bağlamıştır, insanın iradesi, çalışma­sı, tercihleri, birtakım sebeplere yapışması gözardı edilmiş, hep­sinden Öte asıl fail-i hakiki unutulmuştur. Benlik duygusu, hırs ve kin duygularım kamçılamış, bu da, sosyal hayatta belli kişi ve gu­rupların diğer insanlar üzerinde tahakküm ve zulüm etmesine va­racak kadar haşin sonuçlar doğurmuştur. Toplum bünyesinde sı­nıf ayrımı doğmuş, halk; hürler, esirler (köleler) ve mevâli gibi. gruplara ayrılmıştır. Bu sosyal bir bölünme olarak kalmamış, dini hayata da yansımış, bazı ibadetlerin uygulamasında halk Ahmesîler ve Hül'ler diye ayrılmışlardır.

Toplumu artık tarihin derinliklerinden getirdikleri inançlar yönetmeye, sosyal normlar halinde hayata yön vermeye başlamış­tır. Geçmişin yanlış kanaatleri, çabuk kabul görmüş, Babilde yay­gın olan büyü ve sihir, Hicaz'a taşınmış, Putperest düşünce Amr bin Luhay'in eliyle bölgeye girmiş, her egemen güç, toplumun bü­tünlüğünü ayakta tutan bir değeri söküp atmış, yerine, benlik, menfaat duygularının hakim olduğu yeni düşünceleri topluma empoze ederek, bir değerler kargaşası meydana gelmiştir. Kalem-mes, takvim devrimi diyebileceğimiz Nesi' uygulamasını, haram ayların yerlerinin değiştirilmesini bu türden kabul edebiliriz. Halk, ümmidir. Bilip öğrendikleri geleneklerinden ibarettir. Halk, kültürel yapı olarak olsun, dinî ve tıbbî alanlarda olsun, kendisini tamamen, bölgede şöhret yapmış Kâhinlerin, Arrâflamı ve Kaiflerin eline teslim etmiş, kendilerinin görünmez varlıklarla irtibat halinde olduklarını iddia eden bu kimselere sonsuz hürmet ve saygı duyar hale gelmişlerdir.

Bölgede silah tüccarlığıyla nn yapan Safvan bin Ümeyye. cariye ve esir tüccarlığıyla holdingleşmiş Teym kabilesinden Ab­dullah bin Cüdan, Suriye'de ticarethaneleri ve ticarî eşya anbar-ları olan zeytinyağı tüccarı Ebû Süfyan, deri ve deri mamülleriyle koku ve ıtriyat tüccarı Amr bin As, Faizle para dağıtan Abbas bin Abdümuttalip, o dönemde servetleri hızla büyüyen toplumda eko­nomik güçleri sebebiyle halkı maddi manevi baskı altında tutan belli kişiler olarak görülüyorlardı. Halkın büyük bir kısmı açlık ve sefalet içindeydi. Bölgenin, Hindistan, îran ve Bizans gibi önemli ticaret yollan üzerinde bulunması, bu iktisadî çalkantının düzel­mesine yetmiyordu. Çünkü insan faktörü Önemliydi. O da yukarı­da açıkladığımız gibi bütün değer yargılarıyla birlikte aşındırıl­mış ve tahrip edilmişti. îşte bu tahribat, sosyal hayatla ilgili halk inançlarında çok net olarak görünmektedir. [456]

 

Dinî Hayatla İlgili Halk İnançları:
 

Hicaz bölgesinde dinî hayatla ilgili halk inançları da sosyal hayatta olduğu gibi, tam bir karışıklık içindeydi. Tek Tanrıcı din anlayışının yanında çok Tanrılı din anlayışı, tek Tanrılı din anla­yışını gölgede bırakmıştı. "Atamız ibrahim Peygamber!.." dedik­leri halde O'nun getirmiş olduğu Hanif dininin prensiplerini ter-ketmişler veya onlara kendilerince yeni yorumlar getirerek Hak yoldan uzaklaşmışlardı. Neydi bu yeni yorumlar? "Biz Allah'a ina­nırız ama, putlarımızı da O'na aracı kılarız." "Melekler, Allah ka­tında Özel yeri olan ve bize şefaat edecek olan kutlu yaratıklardır bu sebepten biz onlara tapınırız, onlar adına yeryüzünde timsal­ler yaparız." "Melekler, Allah'ın kızlarıdır."diyorlar, Cinlere ve şeytanlara zarar vermelerinden korktukları için tapmıyorlar, onlar adına kurbanlar kesiyorlar, adaklar ediyorlar ve yeminler edip andlar içiyorlardı. İbadet hayatları hurafelerle doluydu. Hac ibadetini tahrif etmişler, her kabile kendi anlayışı istikametinde hac eda ediyordu. Her taraf putlarla dolmuştu. Her ailenin birden fazla putu vardı. Mekke ve Kabe'ye karşı beslenen aşırı hürmet, o dereceye ulaşmıştı ki gittikleri yerlere Kabe taşlarından bir par­çayı mutlaka yanlarında götürüyorlardı. Kendilerine uğur getire­ceğine inandıkları put ve putcuklar, hayatlarının ayrılmaz bir parçası gibi kabul ediliyordu. Tevhid inancı tahrif edilmiş, İbra­him dini unutulmuştu. Kutlu mâbed Kabe, put düşüncesi ile kir­lenmişti.

Hicaz bölgesinde milâdî VI. asırdaki halk inançları genel hatlarıyla böyle idi. Görüldüğü gibi, bölge halkı, düzenli bir idarî yapısı bulunmayan, sosyal hayatında, dinî hayatında ve diğer ko­nularda nizâmîlik olmayan, tamamen gelenekleriyle ve inançla­rıyla yaşayan bir toplumdu. Hz. Peygamberin risâlet göreviyle memur edilmesinden sonra, 23 yıllık kısa risâlet döneminde bu toplum, inançlarıyla, değer yargılarıyla, sosyal bnnyesiyle adeta yeniden doğmuştu. Hz. Peygamberin tebliğ ettiği Kuran ve yaşa­dığı sünnet ile toplumda ne yapılmıştı da büyük değişim meydana gelmişti? Yüzyıllar,boyu devam eden gelenekte ve inançtaki yeni anlayış ne idi? Bunların neler olduğu hakkındaki bilgileri, halk inançlarını incelerken temas ederek ortaya koymaya çalıştık. Gördük ki, Hz.Peygamber, bir kısım halk inançlarını ilga etmişti, (ortadan tamamen kaldırılmıştı), bir kısım halk inançlarını ıslah etmişti (onların doğru şekillerini göstererek yanlışlar düzeltilmiş­ti), bir kısım halk inançlarım ise ibkâ etmişti (yani aynen bırak­mıştı). Burada bunları tekrar özetlemeyi uygun görüyoruz. [457]

 

Hz. Peygamber'in İlga Ettiği (Kaldırdığı) Halk İnançları:
 

1. Uğursuz Sayma inancı (:Teşe'üm):Bu inanca konu olan, Baykuş Ötmesinin uğursuzluğu, Gûl inancı, kadın-ev ve atın uğursuzluğu, fasık hayvanlar, karga, yılan, fare, akrep gibi hay­vanların uğursuzluğu gibi inançlar tamamen reddedilmiştir. Çünkü Tevhid anlayışına zıddır. Her şeyin yaratanı Allah'tır. Ha­yır şer, iyi kötü ancak Allah'ın takdiriyle olur. Bu sebepten Hz. Peygamber (s.a): "Eşyada uğursuzluk yoktur..11 buyurarak bu ger­çeği anlatmıştır. Hangi konuda olursa olsun muÜak olarak "Uğur­suzluk sayma" inancı tamamen kaldırılmıştır.

2. Kâhin ve Arrâflara başvurarak gayb hakkında bilgi edin­mek: Bu da reddedilmiştir. Kâhin ve Arrâf ı tasdik eden kimseler küfürle nitelenmiş, "Gaybm anahtarının ancak ve sadece Allah'ın elinde olduğu" bildirilmiştir. Allah'tan başka hiç kimse gayba dair bilgi veremez. Peygamberler dahi ancak kendisine bildirileni söy­lemişler, o konuda bilgi vermişlerdir.

3. Tevhid düşüncesini zedeleyen veya ihlal eden her türlü dü­şünce ve inanç, reddedilmiştir. Tevhid anlayışı hayatın her safha­sına yerleştirilmiştir. O da, Allah'ın mutlak güç ve kudret sahibi olduğu, mutlak hakimiyetin O'nun elinde olduğu bir ve tek yüce varlığın Allah olduğu ve O'nun iradesinin geçerli olduğu düşünce­sine sahip olmak demektir.

4.  Fal okları (:Ezlam) çekerek gelecek veya gayb hakkında bil­gi edinmek ve işlerini ona göre düzenlemek.

5. Nesi' uygulaması adı altında ayların yerlerini değiştirmek.

6. Büyü, sihir gibi insanları gerek manen gerekse biyolojik ola­rak etkileyen ve zarar veren bu işle meşgul olmak da reddedilmiş­tir.

7. Her türlü Şirk düşüncesi reddedilmiştir. îster gök cisimle­rinden olsun, ister, tabiat varlıklarından olsun, isterse melek-cin ve rûhânî varlıklardan olsun hiç birinin Allah...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
17 Şubat 2020, 21:02:36
Seyfettinaksoy

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2


« Yanıtla #7 : 17 Şubat 2020, 21:02:36 »

seyfettinaksoy44@gmail.com
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
18 Şubat 2020, 01:32:50
gulsahkilicaslan
Dost Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1.358


« Yanıtla #8 : 18 Şubat 2020, 01:32:50 »

Allah razi olsun hocam selâm ve dua ile
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: 1 [2]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &