> Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Kuranı Kerim > Kuran İlimleri >  Hz. Osman zamanında Kuran in Cemi
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hz. Osman zamanında Kuran in Cemi  (Okunma Sayısı 1811 defa)
29 Nisan 2011, 13:08:15
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 29 Nisan 2011, 13:08:15 »



3- Hz. Osman Zamanında Kur'an'in Cem'i


Buhârî «Sahih» inde İbnu Şihab senediyle Enes b. Mâlik'in şöyle dedi­ğini rivayet eder: Ermenistan ve Azerbaycan seferine iştirak eden İrak ve Suriyeli askerler arasında kıraat farklılıkları belirdi. Huzeyfe b. el-Yeman Hz. Osman'a gelip kıraat farklılıklarından endişe duyduğunu belirterek şöy­le dedi: «Yâ Emire'l-Mü'minîn, bu ümmet Kur'an-ı Kerîm hakkında Yahudi ve Hıristiyanların düştüğü ihtilâfa düşmeden onun imdadına yetiş. Bunun üzerine Hz-. Osman, Hz. Hafsa'ya haber göndererek, «Bize Kur'an sayfala­rını gönder, onları sayfalara çoğalttıktan sonra sana iade edelim» dedi. Hz. Hafsa sayfaları gönderdi. Hz. Osman, Zeyd b. Sabit, Abdullah b. ez-Zü-beyr, Said b. el-Âss, Abdurrahman b. el-Haris b. Hişam'a em­retti ve onlar da bu sayfaları çoğalttılar. Hz. Osman onlara bu görevi ve­rirken, Kureyşli üç kişiye şöyie emreder: Şayet Kur'an'dan bir şey hususun­da Zeyd b. Sabit'le aranızda bir ihtilâf olursa, onu Kureyş lehçesiyle yazın. Çünkü Kur'an onların diliyle nazil olmuştur.» Heyet emri yerine getirerek Kur'an'ı istinsah etti. Hz. Osman da asil sayfalan Hz. Hafsa'ya gönderdi ve çoğaltılan Mushaflardan her birini bir eyalet halkına göndererek bu mushaf dışında Kur'andan her kimde ne bulunursa onu .yakmasını "emret­ti.» [54]

Bu sahih rivayet bize beş önemli hususu dikte ettirmektedir:

Birincisi: Kur'an'ın kıraati hususunda müslümanların ihtilâfa düşmele­ri, Hz. Osman'ın, Hz. Hafsa'nın yanında bulunan sayfaların mushaflar hâ­linde çoğaltmasında temel etkendir. Onun için Blachere ve benzeri müs­teşriklerin Hz. Osman'ın Kur'an'ı cemetme niyetine şüphe düşürme gay­retlerinin hiç bir dayanağı yoktur. Bu halîfenin bu önemli işi «aristokratik» bir eğilimle yaptığını neye dayanarak iddia ediyorlar? Onların iddiasına gö-

re, Hz. Osman, en ileri temsilcilerinden bulunduğu Mekke «aristokrasisi» sınıfının adıyla bu işe girişmiştir. [55]

Bu konuda geniş hayalleri ve yalancı zanlarının ötesinde hiç bir mes-netSeri yoktur. Değilse bu iddialarını destekleyebilecek sahih tarihî rivayet nerede? Akıi sahibi bir kimse tarihte güvenilirlik, zabt ve emanet hususla­rında benzerine tanık olmadığı Buhârî gibi kimsenin rivayetine bu saçrna-Eıkfannı tercih eder mi?

İkincisi: Bu işle görevlendirilen komisyon dört kişiden oluşuyordu [56].

Medîne'li ve Ensardan olan Zeyd b. Sâbit'i istisna edersek diğer üç üyenin hepsinin lyiekke'li ve Kureyşli [57] olduğunu görürüz. Ayrıca bu dört kişinin hepsi sahabenin en güvenilir ve en faziletlilerindendir. [58]

Üçüncüsü: Dört kişiden oluşan komisyonun çoğaltılan mushaflar için Hz. Haîsa'nın sahifelerini tmel kabul etmesi, Ebu Bekr'in cemettiği as!a dayandığı anlamındadır.

Dördüncüsü:'Kur'an-ı Kerim Kureyş lehçesiyle inmiştir. Üç.Kureyşii ile Zeyd arasında Kur'an metninin yazılışı için tercih edilen lehçe de odur. İleride de göreceğimiz gibi bu, Kuf'an'ın indiği yedi harfi ihtiva eden yazılışına aykırı değildir. Çünkü o yazı hareke ve noktaları ihtiva etmiyordu ayrıca kıraat vecihlerini tek yazı İçine almadığı zaman bu kıraatler musrıaf-iara tevzi ediliyordu.

Beşincisi: Hz. Osman bu dört kişilik komisyonun istinsah ettiği mus-haflardan her birini eyaletlere göndermiş -ve ihtilâfı kökünden kazımak için- özel sayfa ve mushaflann yakılmasını emretmiştir.

Görünen o kî, kıraat hususunda müslürnanlar arasındaki ihtilâflardan endişelenen sadece Huzeyfe b. el-Yeman değildir. İhtilâf çoğalmış ve sa-habe-i kiram bundan endişe.duymaya başlamıştı. Durum Hz. Osman'a ulaş­mış ve daha da şiddetlenmeden icab edeni yapması gerektiği kanaatma varmıştı. İbni Cerir et-Taberî, Eyyub vasıtasıyla Ebu Kulâbe'den naklettiği bu rivayetle buna işaret etmektedir. Bu rivayette Ebu Kulâbe şöyîe der: cHz. Osman'ın hilâfeti zamanında her Kur'an öğreticisi, bir kişinin kıraati üzere öğretiyordu. Kur'an okuyan talebeler karşılaştıklarında aralarında ihtilâf çıkıyordu. Durum öğreticilere aksedince onlardan bazısı diğerinfn kıraatim tekfir eder oidu. Nihayet Hz. Osman bundan haberdar olunca halka hitab ederek şöyle dedi: Siz yanımda olduğunuz halde ihtilâfa düşüyor ve yanlışlıklar yapıyorsunuz. O halde benden uzak olan bölgelerde ihtiiâf da­ha şiddetli ve yanlışlıklar daha fazla olacaktır. Ey Muhammed'in ashabı, bir araya gelin ve halka bir imam nüsha yazın. [59]

Peygamberin vefatından sonraki müddet içerisinde Hz. Hafsa'nın sa-hifeleri yanında şöhrete kavuşan başka nüshaların mevcudiyeti bu ihtilâfa yardımcı oluyordu. Nihayet Hz. Osman halkın hepsini bir mushaf üzere topîadî. Bu mushaflann en meşhurları onları cemedenlere nisbet edilen İb~ nu Ka'b'ın mushafı ile Abdullah b. Mesud'un mushafıdır. [60]

Bilinmeyen ve şöhret derecesine ulaşmayan başka mushafiar da mev­cut olabilir. Nitekim İbnu'n-Nedîm «el-Fihrist»te, İbnu Ebî Davud «el-Mesa-hıf» te bunlardan bahsetmektedirler. Her ne kadar sayılarında mübalağaya meyletmiyorsak da... Çünkü herhangi bîr dönemde bunların varlığını pe­kiştirecek herhangi bir sahih rivayet mevcut değildir. [61]

Şunu da belirtelim ki bu mushafiar bize ulaşmamıştır. Bize ulaşan, bu mushaflarda sure tertibi ve kıraat vecihleriyle ilgili bazı rivayetlerdir. Araş­tırılıp tesbit edilmeye muhtaç pek çok yönleri vardır. [62] Lâkin Hz. Osman'­ın bunları yakma kararı [63] hiç şüphesiz çok yerinde bir karardır. Çünkü kalmaları, özellikle Peygamber (s.a.v.) İn döneminden uzaklaşınca daha çok ayrılıklara sebep olacaktı.

Hz. Osman'ın bu davranışı halk tarafından hüsn-ü kabul gördü. [64] Ancak İbnu Mesud'un kendine has bir mushafı vardı. Başlangıçta bu emre karşs çıkmış ve mushaîını yakmaktan kaçınmıştı. [65] Daha sonra ALLAH (c.c.) hakikatte ümmetin tamamının görüşü olan ve ümmet İçerisinde ihtilâ­fı ortadan kaldıran Hz. Osman'ın görüşüne dönmesini ilham etti. [66]

Dört kişiden oluşan komisyon hicrî yirmibeş [67] yılında Hz. Osman'ın kararını uygulamaya başladı. Kur'an hafızı olmalarına rağmen Hz. Osman Hz. Hafsa'mn sahifesini çoğaltmlarını emretmişti ki çoğaltılacak bu mus-haflar, Peygamber (s.a.v.) in huzurunda yazılmış olan belgelere dayalı olan Hz. Ebu Bekir'in cemettiği nüshaya dayansın. Böylece ileri geri söylenecek her şüphenin önü alınmış oldu. Ebu Abdillah el-Muhasibî şöyle der; «... Kur'an'ın kendisinden çoğaltıldığı sahifeler, asıl olsun diye Ebu Bekir'in yanında muhafaza ediliyordu. Ölümüne kadar da yanında kaldı. Sonra Hz. Ömer'in vefatına kadar onun yanındaydı. Sonra da Hz. Hafsa'ya devredil­di. Hz. Osman döneminde herkesi tek kıraat üzere toplama ihtiyacı hasıl olunca Hz. Osman bu asıl nüshayı aldı ve mushaflara çoğaltıldı...» [68]

Hz. Hafsa'mn sahifeleri kendisine geri verilince ölünceye kadar onda kaldı. Bu arada Mervan b. el-Hakem (öl. yakmak için onları Hz. Hafsa'-dan istemişse de, Hz. Hafsa onları teslim etmedi. Ama vefatından sonra Mervan onları alıp yakmış ve bu görüşünü şöyle savunmuştur: «Bunu yap-tim. Çünkü onlarda bulunan yazılmış ve asıl nüshaya alınıp muhafaza altı­na alınmıştır. Korktum ki aradan uzun müddet geçer ve bir şüpheci çıkar da onlar hakkında şüpheye düşer.» [69]

Hz. Osman'ın eyaletlere gönderdiği mushafiarın sayısı hakkında ihti­lâfa düşülmüştür. Ebu Amr ed-Dânî [70] el-Muknî de şöyle demektedir: «Âlimlerin çoğu Hz. Osman mushafları yazdığı zaman onları dört nüsha olarak çoğalttığını ve bunlardan herbirini bir tarafa: Küfe, Basra ve Suriye'­ye gönderdiğini ve birini de yanında muhafaza ettiğini söylemektedir. Bir rivayete göre yedi nüsha olarak çoğaltılmış ve yukarıdaki yerlere ek olarak Mekke, Yemen ve Bahreyn'e birer nüsha göndermiştir. ed-Dârânî, birinci görüşün daha doğru ve âlimlerin bu görüşte olduğunu belirtir.» [71] es-Suyûtî ise, meşhur rivayete göre beş adet olduğu görüşündedir. [72] Hz. Osman'ın Medîne'de yanında alıkoyduğu asıl nüsha da eklenecek olur­sa sayıları altıya ulaşmaktadır. Beş sayısına asıl nüshayı eklemekle beşi ai-tıya yükselttiğimiz gibi adı gecen nüshayı aralarında saymadığımız zaman yedi sayısını altıya irca edebiliriz. Onun için bizler şu görüşe meylediyoruz:

Komisyon yedi mushaf çoğaltmış ve Hz. Osman bunlardan ait tanesini çe­şitli bölgelere göndermiş ve bir tanesini de yanında alıkoymuştur. Bazı fertlerin, Hz. Osman'ın mushafından kendilerine çoğalttıkları bazı nüshala­ra nail olmaları bu görüşe meylimizi artırmıştır. Nitekim Abdullah b. ez-Zü-beyr ve mü'minlerin anaları Hz. Aîşe, Hafsa ve Ümmü Seleme'nin (ALLAH hepsinden razı olsun) böyle davrandıklarını biliyoruz. [73] Bize öyle geli­yor ki halife Hz. Osman'ın -nüfuzları ne olursa olsun- bazı fertlerin resmî nüshalara sahip olmalarına izin verip müslümanlar arasında ittifak sağla­yan ve aralarındaki ihtilâfı kaldıracak olan bu mushaf nüshalarını İslâm di­yarına göndermekte oimri davranması mantıkî değildir. Hele ALLAH kitabının mushaflar halinde çoğaltılması düşüncesinin asıl sebebinin Kur'an kıraati hususunda müslümanların ihtilâfı olunca...

Ama bu mushaflann kesin sayısı ne olursa oîsun bunların hepsi Kur'-on'ın tamamını içine alıyordu. Herbirinde nokta ve harekelerden hâlî yüzon-dört surenin hepsi mevcuttu. Hz. Ebu Bekir'e uyularak bu mushaflarda da ne hareke ve ne de surelerin isimleri ile fasılalar vardı. Bunların hepsi yok­tu. Bunun ötesinde Hz. Osman'ın müshafiarı Kur'an'dan olmayan şerh ve tefsirlerden de tecrid edilmişti. Sahabeden bazısı, Rasûiüllah (s.a.v.) den duyduğu tefsir ve izahı mushafına not ediyordu.    Meseîâ İbnt    Mes'ud:âyetini şu şekilde okuyup mushafına yaz­mıştır: Hiç şüphesiz bu son fazlalık tefsir ve izah içindir. Çünkü ümmetin icma' ettiği mushaflann büyük   ço­ğunluğuna muhaliftir. İbnu'l-Cezerî bunu vuzuha kavuşturarak şöyle   de­mektedir: «Bozan kiraatiara tefsir ve açıklamaları sokarlar. Çünkü   ...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Hz. Osman zamanında Kuran in Cemi
« Posted on: 28 Haziran 2022, 20:41:32 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hz. Osman zamanında Kuran in Cemi rüya tabiri, Hz. Osman zamanında Kuran in Cemi mekke canlı, Hz. Osman zamanında Kuran in Cemi kabe canlı yayın, Hz. Osman zamanında Kuran in Cemi Üç boyutlu kuran oku Hz. Osman zamanında Kuran in Cemi kuran ı kerim, Hz. Osman zamanında Kuran in Cemi peygamber kıssaları, Hz. Osman zamanında Kuran in Cemi ilitam ders soruları, Hz. Osman zamanında Kuran in Cemiönlisans arapça,
Logged
03 Ağustos 2013, 05:34:47
Ceren

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 26.620


« Yanıtla #1 : 03 Ağustos 2013, 05:34:47 »

Allah Hz. Osman ve ona yardım eden sahabelerden razı olsun.Böyle büyük bir hizmete başvurdukları için.O zaman dan dünyanın dört bir yanına kur an'ı kerimler dağıtıldı , herkes hak dinden , hak kitaptan haberdar oldu. Sübhanallahh.
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &