> Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Hadis Eserleri > Kitabüz-Zühd > Davudun zühdü ie ilgili haberler
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Davudun zühdü ie ilgili haberler  (Okunma Sayısı 729 defa)
08 Haziran 2011, 15:46:17
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 08 Haziran 2011, 15:46:17 »



Davud (as)'un Zühdü İle İlgili Haberler



359.  Enes b. Mâlik (ra)'den, Resûlullah (sav)'m Cebrail'e (as) şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Niçin Mikâil (as)'i hiçbir vakit gü­lerken görmüyorum?". Cebrail (as): "Ateş yaratıldığı günden beri Mikâil hiç gülmemiştir ki." demiştir.

 

360. İsmaîl b. Abdullah b. Ebû'l-Muhacir'den şöyle bir rivayet­te bulunulmuştur: "Dâvûd Peygamber, çok ağladığından dolayı kıvranıyor ve 'Bırakın beni, ağlama günü gelmeden kemiklerin ya­kılacağı, sakalların tutuşturulacağı gün gelmeden önce ağlayayım. Bırakın beni, Allah'a asla isyan etmeyen, enırolundukları işi der­hal yerine getiren güçlü meleklere benim için emir verilmeden ön­ce ağlayayım' diyordu."[24]

 

361. Hasan'dan şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Allahm Pey­gamberi Dâvûd (as) şöyle demiştir: 'Ya Rabbi! Vücudumdaki kıllar­dan her birinin ikişer tane dili olsa, gece ve gündüz, bütün zaman­larda Seni zikretseler, yine de bana verdiğin bir nimetin hakkını edâ etmiş olamam.'"

 

362. Muğîre b. Uyeyne'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Al­lah'ın Peygamberi Dâvûd (as), Allah Teâlâ'ya: "Ya Rabbi! Bu gece seni benden daha uzun süre zikreden bir kulun oldu mu?' diye sor­muş. Allah Teâlâ, ona vahyederek, kurbağanın ne iyi bir yaratık olduğunu bildirmiş ve, 'Ey Dâvûd ailesi, şükredin; kullarımdan şükreden azdır'[25] âyetini indirmiştir. Dâvûd (as), Ta Rabbi! Sana (layıkıyla) şükretmeye nasıl güç yetirebilirim ki! Nimeti veren, onunla rızıklandıran, sonra nimet üstüne nimet vererek artıran Sensin. Nimet de Senden, şükür de Senden, nasıl olur da ben Sana şükretmeye takat getirebilirim?' dedi. Rab Teâlâ o zaman 'Ey Dâvûd, şimdi beni hakkıyla tanıdın, bildin' diye cevap vermiştir.

 

363. Ebû Bekir el-Ca'd'm şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Duy­duğuma göre Dâvûd (as) şöyle demiştir: *Ya Rabbi! Sırf Senin rızan için kederli birini taziye edenin mükâfaatı nedir?' Cenâb-ı Hak: 'Ona Takva elbisesi giydirmemdir'. Dâvûd (as): 'Peki sadece Senin rızanı  güderek bir  cenazenin  gömülmesine  iştirak  edenin mükâfaatı nedir?' Cenâb-ı Hak: 'Onun cenazesine de meleklerin tâ­bi olması ve ruhlar içeresinde Benim onun ruhuna rahmet etmem-dir.' Dâvûd (as): 'Ya Rabbi! Yalnızca Senin rızanı taleb ederek bir yetimi ya da bir düşkünü gözeten kimsenin mükâfaatı nedir?' Cenâb-ı Hak: 'Gölgemden (Benim gözetimimden) başka hiçbir göl­genin bulunmadığı günde onu arşımın gölgesinde gölgelendir-memdir.' Dâvûd (as): 'Ya Rabbi! Peki Senin haşyetinden gözleri dolup taşan, ağlayan kimsenin mükâfaatı nedir?' Cenâb-ı Hak: 'En büyük korku gününde onu güvende kılmam ve yine onu cehen­nemin kaynar ateşinden muhafaza buyurmamdır.[26]   demiştir."

 

364. Malik şöyle demiştir: "Dâvûd (as); 'Ey Allahım! Muhabbe­tini bana canımdan, kulağımdan, gözümden, ehlimden ve buz gibi soğuk sudan daha sevimli kıl' demiştir."

 

364. el-Cerîrî şöyle demiştir: "Duyduğuma göre, Dâvûd (as) Cebrail'e (as); 'Ey Cebrail, en faziletli gece hangi gecedir?' diye sor­muş. Cebrail (as) da; 'Ey Dâvûd! Bilemiyorum. Fakat şunu söyliyeyim, seher vaktinde arş titrer, sallanır' demiştir."[27]

 

365. Ubeyd b. Umeyr'den şöyle rivayette bulunulmuştur: "Davud'un (as) gözyaşlarından çevresinde bir bahçe oluşmuş. Allah Teâlâ ona vahyederek: 'Ey Dâvûd, malını ,mülkünü, evlad-u iyâlini artırmamı ister misin?'   demiş. O da: *Yâ Rabbi, (sadece) beni bağışlamanı isterim' demiştir."[28]

 

366. Ömer b. Abdurrahman, Vehb b. Münebbih'in şöyle dediği­ne şahit olduğunu söylemiştir: "Dâvûd (as), hata ettiği zaman göz­yaşlarından (ağzına isabet edenler) hariç, yemek yememiş, içecek­lerini de ancak gözyaşları ile karışık içmiştir."

 

367. Ömer b. Abdurrahman, Vehb b. Münebbih'in şöyle dediği­ne şahit olduğunu söylemiştir: "Dâvûd (as): Ta Rabbi! Ben güneşin hararetine tahammül edemiyorum; ateşinin sıcaklığına nasıl daya­nırım! Ya Rabbi! Ben Senin rahmetinin sesine (gök gürlemesine) tahammül edemiyorum; azabının sesine nasıl dayanacağım?' de­miştir."[29]

 

368. Ömer b. Abdurrahman, Dâvûd (as)'un, dualarında: "Ey Allahım! Beni (Seni) unutacak kadar fakir kılma(dığm gibi), (Sana karşı) azgınlık edecek kadar da zengin etme" dediğinin kendisine söylenildiğini haber vermiştir.

 

369. Ca'fer Ebû İmrân el-Cevnî'nin şöyle dediğine şahit oldu­ğunu haber vermiştir: "Ebû İmran: 'Sana davacıların haberi ulaş­tı mı? Ma'bedin duvarına tırmanıp, Davud'un yanına girmişlerdi de Dâvûd onlardan korkmuştu..? âyetini okumuş ve 'Davud'un yanına gelmişler ve o da onlardan korkmuştu'[30] dedikten sonra, Korkma, biz birbirine hasım iki davacıyız, aramızda adaletle hük­met, haksızlık etme, bizi dosdoğru yola götür' dediler.[31] (Şeklindeki[32]devamım zikrederek şöyle demiştir:) 'Davalıların oturduğu kuma (yere) oturun' demiş ve onlar da gösterilen yere oturmuşlardır. Dâvûd (as/un 'Anlatın bakalım' demesi üzerine, birisi: 'Bu karde­şimin doksandokuz koyunu var. Benim ise bir tek koyunum var. Böyle iken 'Onu da bana ver' dedi ve tartışmada beni yendi.[33] dedi. Dâvûd (as), bu işe şaşıp kaldı ve: Yemin olsun ki, senin koyununu kendi koyunlarına katmak istemekle sana haksızlıkta bulunmuş­tur. Doğrusu ortakçıların çoğu birbirlerinin haklarına tecavüz ederler...[34] deyiverdi. Diğeri ona çıkışarak: 'Ey Dâvûd! Belki sen kafası sopayla kırılacak adamsın' dedi ve kalkıp gittiler. Dâvûd (as), derhal hatâsından dolayı azarlandığım anladı ve olduğu yerde secdeye kapanarak kırk gün, kırk gece farz namazlar hariç olmak üzere kafasını hiç kaldırmadı. Öyle ki sonunda eli, yüzü ve dizleri yara bağladı. Bir melek gelerek! 'Ey Dâvûd! Ben Rabbinin elçisi­yim, Sana, seni bağışladığım, artık kafanı kaldırmanı söylüyor' de­di. Dâvûd 'Nasıl olur ya Rabbi! Sen adaletle hükmedersin, Sen Deyyan olansın ve Senin katında hiç bir zâlimin zulmü geri bıra­kılmaz, nasıl olur da beni bağışlarsın?' dedi. O vaziyette Allahm dilediği zamana kadar bırakıldı. Daha sonra bir başka melek gele­rek Dâvûd (as)'a, 'Ey Dâvûd! Ben Rabbinin sana gönderdiği kişi­yim, Rabbin sana diyor ki: 'Sen ve beraberinde bir çocuk kıyamet gününde Bana geleceksiniz. Bunu Bana davalaşacaksınız. Ben de senin aleyhinde hükümde bulunarak, ona hakkını vereceğim. Son­ra da ondan hakkını bağışlamasını isteyeceğim, o da hakkını Ba­na verecek, Ben de onu cennetime koyacağım, tâ ki hoşnud olsun. Sonrada seni bağışlayacağım' Dâvûd (as): 'Şimdi Senin gerçekten beni bağışladığını bildim, ya Rabbü' demiştir."

 

370. Abdurrahman b. Bûzriye şöyle de mistir: "Zebur'da Dâvûd (as) ehlinin üç kısım oldukları bildirilmiş ve 'Müjdeler olsun gü­nahkarların yoluna girmeyenlere, müjdeler olsun zâlimlerin emri­ne boyun eğmeyenlere ve müjdeler olsun serkeş, battal kimselerle düşüp kalkmayanlara!' denilmiştir."

 

371. Hasan, Dâvûd (as)'un; "Ya Rabbi! En güzel nzık hangisi­dir?' diye sorduğu, onun da: 'Elinin emeği olan, ey Dâvûd!' diye ce­vap verdiğini rivayet etmiştir.

 

372. Atâ b. es-Sâib'in, Ebû Abdullah el-Cedelî'nin şöyle dediği­ne şahit olduğu rivayet edilmiştir: "Allah Teâlâ, Davud'a (as) vah­yederek, 'Ey Dâvûd! Beni sev, Beni sevenleri de sev ve Beni de kul­larıma sevdir!' demiştir. Dâvûd (as), Ta Rabbi, bu nasıl olur, Seni seveceğim fakat nasıl onlara sevdireceğim?' demiş. Cenâb-ı Hak; 'Beni anarsın ve beni ancak en güzel biçimde zikredersin' demiştir.

 

373. Mesleme'den şöyle rivayet edilmiştir: "Dâvûd (as) Allah Teâlâ'ya: *Ya Rabbi! Senin şükrüne ancak, yine Senin nimetinle erişip dururken, ben Sana nasıl şükredeceğim?' demiş, Allah Teâ­lâ da ona vahyederek, 'Elindeki nimetlerin benim tarafımdan ve­rildiğini biliyor musun?' demiş. O da, 'Evet, ya Rabbî, biliyorum1 karşılığını vermiş, bunun üzerine Allah Teâlâ: 'Ben senin bu duru­mundan, şükür olarak razı oluyorum' demiştir."

 

374. Ebû'l-Celed'den Allah Teâlâ'nm Dâvûd (as)Ja şöyle vah-yettiği yolunda bir rivayette bulunulmuştur: "Ey Dâvûd! Sıdk (mertebesine erişen) kullarıma söyle, kendilerini beğenip te amelle­rine fazla güvenmesinler. Zira kullarımdan herhangi birini hesa­ba çeker adaletimle muamelede bulunursam, mutlaka azabıma duçar olur. Hatâ eden kullarıma da müjdele, çünkü Benim vazge­çip bağışlayamıyacağım büyüklükte hiçbir günah yoktur."

 

375. Ebû'l-Celed'den şöyle bir rivayette bulunulmuştur: "Dâvûd (as), (bir gün) birisine emrederek insanları cemaatle na­maza çağırmasını istemişti. İnsanlar da Dâvûd (as)'un o gün va*z-u nasihatta bulunup dua edeceğini bilerek, hep beraber (namaz için) çıkmışlardı, Dâvûd (as) yerini alınca: 'Allahım bizleri bağışla' dedi ve çekilip gitti. 'Ne oluyor size, neyiniz var?' şeklinde sordular. Bu­nun üzerine bir kısmı: 'Allanın Peygamberi sadece dua etti, sonra da çekilip gitti ha!' dediler. Diğerleri: 'Sübhanallah! Biz bu günün ibadet, dua, va'z-u nasihat ve terbiye günü olacağını zannediyor­duk. Demek sadece dua etti, öyle mi?' diye söylendiler. Allah Teâ-la, Davud'a (as) vahyederek: 'Kavmine tebliğ et, çünkü onlar senin duanı azımsadılar. Ben kimi bağışlarsam onun hem dünya hem de âhiret işlerini yoluna koyarım' dedi."

 

376. Hâlid b. Sabit er-Rib'î, "Dâvûd (as)'un Zebur'u denilen, Zebur'un giriş kısmım buldum, orada: 'Hikmetin başı Allah korku­sudur (yazılıydı.)" demiştir.

 

377.  Ebû's-Selûl'ün şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Dâvûd (as), mescide gelir ve İsrailoğull arından en köhne halka hangisi ise onların yanma gider otururdu. Sonra da, (kendini kasdederek) 'Miskinlerin ortasında bir miskin' derdi."

 

378. İbn Abbas (ra), Allah Teâla'nm Dâvûd (as)'a vahyederek: "Zâlimlere söyle Beni an...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.039


View Profile
Re: Davudun zühdü ie ilgili haberler
« Posted on: 17 Ocak 2022, 06:54:59 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Davudun zühdü ie ilgili haberler rüya tabiri,Davudun zühdü ie ilgili haberler mekke canlı, Davudun zühdü ie ilgili haberler kabe canlı yayın, Davudun zühdü ie ilgili haberler Üç boyutlu kuran oku Davudun zühdü ie ilgili haberler kuran ı kerim, Davudun zühdü ie ilgili haberler peygamber kıssaları,Davudun zühdü ie ilgili haberler ilitam ders soruları, Davudun zühdü ie ilgili haberlerönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &