> Forum > ๑۩۞۩๑ İlim Dünyası Online Dergi Dünyası ๑۩۞۩๑ > Semerkand Aylık Tasavvuf Dergileri > Kapaktakiler > Ömrün Kârı
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Ömrün Kârı  (Okunma Sayısı 434 defa)
14 Temmuz 2011, 06:03:15
Zehibe

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 31.682



Site
« : 14 Temmuz 2011, 06:03:15 »



Ömrün Kârı: Salih Amel


Ağustos 2010 - 140.sayı

Selim GÜNEŞ kaleme aldı, KAPAKTAKİLER bölümünde yayınlandı.

“İnsanların en hayırlısı, ömrü uzun, ameli de güzel olan kimsedir. İnsanların en şerlisi de ömrü uzun, ameli kötü olan kimsedir.” (Hadis-i şerif; Tirmizî, Ahmed b. Hanbel)

Eskiler, ömrü sermayeye benzetmişler. Dolayısıyla ömrü heba etmeyi, boşa harcamayı, eldeki sermayeyi savurup saçmakla bir saymışlar.

Yazımızın başına aldığımız hadis-i şerifte de Allah Rasulü s.a.v., uzun ömür üzerinden kişinin sermayesini ifade buyuruyor.

Ömür elde bir sermaye. Bu sermayeyi kıymetlendirecek kâra geçirecek şey ise salih amel.

“Amel,” iş demek; yani çalışmak... Nasıl ki dünyalık kâr çalışmakla elde edilir, aynı şekilde ahiret için de çalışmak, sermayeyi boşa harcamamak gerekiyor.

Eski zamanların Acem düşünürlerinden biri olan Büzürcimihr dünya hayatı için şunları söylemiş:

“Dünya değişen ve yok olan bir yer. Dünyadakiler ise telef olmaya mahkûm. Dünya malı az ve fani.

Bir an düşünelim: Dünya bütün nimetleriyle, bütün imkanlarıyla bir kişiye kapılarını açsa, onun bütün dileklerini yerine getirse, o kişiyi afetlerden, musibetlerden, hilelerden, şerlerden, eziyetlerden korusa... Sonra o kişi ailesinde saadete erse, yüksek rütbelere erişse, rakiplerine düşmanlarına galip gelse, herkes ona gıpta ile baksa... Herkesin gözünde şerefli, değerli olsa, bu durum o kişiyi mutlu kılsa... Ve yüz yıl böyle yaşayıp gitse...

Sonra bedeni yıpransa, güzelliği kaybolsa, değeri azalsa, saltanatı yok olup gitse... Üç yüz yıl sonra bütün topladığı mal dağılmış, yükselttiği duvarlar yıkılmış, ismi unutulmuş, adı sanı batmış, vebalden başka bir şey elde etmemiş, zahmetten başka bir şey kazanmamıştır. Ardından saltanatını başkaları miras edinir.

Rızık daima böyledir. Öncekinden sonrakine geçer gider, baki kalmaz. Takva dışında toplanan her şey dağılır. Ancak hayırlı iş yapan yıpranmaz, helak olmaz.

İşte bütün bunları görüp yolumu, fikrimi, işimi hayırlı amellere çevirmeye karar verdim. Bu şekilde doğru kazancı, doğru inancı edinirim dedim. Artık hayırlı işleri seviyorum. Gücümün yettiği kadar şerlerden sakınıyor, aynı zamanda Allah’a, öldükten sonra dirilmeye, kıyamete, sevap ve azaplara inanıyorum.”

Bu sözler ruhunda daima edediyet isteği barındıran insan için dünyayı, dünyanın vaat ettiklerini ve akıbetini anlatmaya yeterlidir.

En büyük ibret ölümdür. Ölüm insana kendi akıbetini, hayatının faniliğini hatırlatır durur. Kişinin her gün görüp konuştuğu, sevdiği bir kişi birden ölüverir. Sonra insanı bir ürperti kaplar. Ölüm bütün hakikatiyle sarıverir ruhu. Hele de bir ömür birlikte olduğunuz anneniz, babanız, kardeşiniz veya eşiniz vefat etmişse... Ya da -Allah hepsine uzun hayırlı ömür versin- daha körpecik bir fidan olan çocuğunuz ahiret yurduna gitmişse nasıl sarsılırız, dünya gözümüzde birden nasıl değersizleşiverir.

İnsanın bu sarsılma halini daimî bir şekle dönüştürmesi, yine bir başka hadis-i şerifte buyrulan “Ölmeden önce ölünüz” hakikatini idrak etmektir.

Son dönem büyük alimlerimizden Merhum Ömer Nasuhi Bilmen yazımızın başına aldığımız hadis-i şerifi açıklarken şöyle demiştir:

“Hayat aslında ilahî bir hediyedir. İnsan bu sayede birçok nimete kavuşabilmektedir. Çok uzun yaşayıp da hayatının günlerini ibadetlere ve hasenatlara sarf etmiş kimseler tebrik edilmeye layıktır. Bunun aksine hareket eden kimseler de bedbaht kimseler sayılmaya layıktır.

Malumdur ki biz ne kadar yaşarsak yaşayalım elbette ölüm gelecek, başka bir aleme gideceğiz ve orada dünyadaki amellerimizin mükafat ve cezalarını göreceğiz.

İnsan dünyada hayatını boş yere veya çirkin amellerle zayi etmemelidir. Bu hususta Allah Tealâ çok fazla kerimdir, cömerttir. Kulların kötü bir ameline bir misli ceza vereceği halde, bir güzel amel karşılığında on misli sevap verecektir.

“Kim bir iyilik yaparsa, ona on katı vardır. Kim de bir kötülük yaparsa, o da sadece o kötülüğün misliyle cezalandırılır ve onlara zulmedilmez.” (En’âm, 160) ayet-i kerimesi bunu müjdelemektedir.”

Sonuç olarak, hepimiz bu dünyada bir imtihan içindeyiz. Sorumluluk çağına girdiğimiz andan itibaren ömür sermayesini harcamaya başlıyoruz. Son nefesimize kadar da bu durum devam edecek. Yapmamız gereken Allah’ın emir ve yasaklarına uyup, sermayeyi boşa harcamamak, salih ameller işlemek. Çünkü ömür ancak salih amel işlemekle kâra geçer.


[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.039


View Profile
Re: Ömrün Kârı
« Posted on: 23 Haziran 2021, 17:58:06 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Ömrün Kârı rüya tabiri,Ömrün Kârı mekke canlı, Ömrün Kârı kabe canlı yayın, Ömrün Kârı Üç boyutlu kuran oku Ömrün Kârı kuran ı kerim, Ömrün Kârı peygamber kıssaları,Ömrün Kârı ilitam ders soruları, Ömrün Kârıönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &