- Ünite 11 Ders Özetleri

Adsense kodları


Ünite 11 Ders Özetleri

Smf Seo Versiyon , -- Seo entegre sistem.

rray
hafiza aise
Tue 5 November 2013, 04:44 pm GMT +0200
11.ÜNİTE / KURANDA ÖLÜMDEN SONRAKİ HAYAT

Ahiret hayatı, adil ve hakim olan bir Allah inancının olmazsa olmaz neticesidir. (A‘la 87/16-19),,, (Taha 20/15, 16)
israiloğullarını uyarıcı nitelikte olan ırkçılıklarını yüzlerine vuran şu ayet yer almaktadır.
“(Ey Muhammed, onlara:) ġayet (iddia ettiğiniz gibi) ahiret yurdu Allah katında diğer insanlara değil de yalnızca size aitse ve bu iddianızda doğru iseniz haydi
ölümü temenni edin (bakalım), de. Onlar, kendi elleriyle önceden yaptıkları iĢler (günah ve isyanları) sebebiyle hiç bir zaman ölümü temenni
etmeyeceklerdir. Allah zalimleri iyi bilir. And olsun ki, onların hayata diğer insanlardan ve hatta Allah'a eĢ koĢanlardan da daha düĢkün olduklarını görürsün.
Her biri ömrünün bin yıl olmasını ister. Oysa uzun ömürlü olması onu azabdan uzaklaĢtırmaz. Allah onların yaptıklarını görür.‖ (Bakara 94)
Allah Teala Hristiyanlara ahiret inancını doğrudan Hz. Ġsa üzerinden bildirmiĢtir: ―Doğduğu gün, öleceği gün ve diri olarak kabirden kaldırılacağı gün ona
selam olsun!... «Doğduğum gün, öleceğim gün ve diri olarak kabirden kaldırılacağım gün esenlik banadır.»‖ (Meryem 19/15, 33)
Bu iki semavi dinin mensupları cenneti kendilerine has kıldıkları için bu ayetlere muhatap olmuşlardır.
Allaha şirk koşan Cahiliye Arapları da ahirete inanmış ve dünya hayatını sonsuz kabul etmişler.Kendilerini yok eden şeyin dehr(zaman ) olduguna
inanmışlardır.Kuran bu topluma inerken hem Allah’ın varlığı birliği hem de ahret inancını yerleştirmeye çalışmıştır.Bunu yaparken somut varlıklardan
müşahadelere yer vermiştir.

KURANDA AHİRET İLE İLGİLİ KAVRAMLAR

BA’S/ بعث : Sözlükte asli olarak ‗harekete geçirmek‘ anlamına gelen bu kelime, ‗ بعد البعث
الموت /el-ba‘s ba‘de‘l-mevt‘ Şeklindeki kullanımıyla ölümden sonraki yeniden diriliŞi ifade eder.
NEŞR/ نشر : Sözlükte asli olarak ‗genişlemek‘ anlamına gelen bu kelime, dünya bağlamında vakti geldiğinde bitkilerin topraktan çıkıp büyümesini ve geliŞmesini,
ahiret bağlamında ise ölüp toprak olan insanın kıyametin kopmasıyla birlikte yeniden dirilip hayat bulmasını ifade eder.
iHYÂ/ إحیاء : Sözlükte asli olarak ‗yeniden can verip harekete geçirmek‘ anlamına gelen bu kelime, dünya bağlamında hem yağmur sayesinde kurumuş toprağın
tekrar yeşermesini, hem de insanın ilk defa dünyaya gelişini, ahiret bağlamında ise ölüp toprak olmuş kimselerin yeniden canlanıp diriltilmesini ifade eder.
NEŞET/ نشأة - İNŞÂ’/ إنشاء : Sözlükte asli olarak ‗yükseltmek‘ anlamına gelen bu kelime, dünya bağlamında bir temel üzerinde yükseltip geliĢtirmek suretiyle varlık
sahasına çıkarmayı, ahiret bağlamında ise kıyametle birlikte yıkılıp yok edilen varlık aleminin ahirette yepyeni bir dizayn ile tekrar yaratılıp varedilmesini ifade
eder.
HALK/ خلق : Sözlükte asli olarak ‗farklı unsurları birleştirip yeni ve güzel bir bütün oluşturmak‘ anlamına gelen bu kelime, dünya bağlamında insanın ruh ve beden
olarak ilk yaratılıŞını, ahiret bağlamında ise varlık aleminin ahirette yeniden yaratılmasını ifade eder.
AVDET/ عودة - iÂDE/ إعادة : Sözlükte asli olarak ‗bir şeyi geri döndürmek‘ anlamına gelen bu kelime, Kıyametin kopmasıyla yok olan mevcudatı ikinci bir yaratmayla
yeniden varetmeyi ifade eder
BA’SERA/ بعثرة : Sözlükte asli olarak ‗üstü kapalı olan bir şeyi açığa çıkarmak‘ anlamına gelen bu kelime, ölüp toprak altına gömülen varlıkların Kıyametin
kopmasıyla birlikte kabirlerinden kalkıp yeniden diriltilmesini ifade eder.
HURÛC/ خروج - iHRÂC/ إخراج : Sözlükte asli olarak ‗açığa çıkarmak‘ anlamına gelen bu kelime, dünya hayatında ölüp gidenlerin Kıyametten sonra diriltilip yeniden
ortaya çıkartılmalarını ifade eder:
KIYÂM/ قیام : Sözlükte asli olarak ‗ayağa kalkmak‘ anlamına gelen bu kelime, ‗ یو
القیامة /Kıyamet günü‘ şeklinde isim tamlaması olarak ölüp giden her şeyin Kıyametin kopuğuyla birlikte yeniden dirilip ayağa kalkmasını ifade eder.
RÜCے/ رجوع : Sözlükte asli olarak ‗geri dönmek‘ anlamına gelen bu kelime, dünya hayatını yaşadıktan sonra ölüp giden kimselerin ahirette Allah‘ın huzuruna geri
döndürülmelerini ifade eder.
RADD/ ردَّ : Sözlükte asli olarak ‗bir şeyi geri döndürmek‘ anlamına gelen bu kelime, dünya hayatına imtihan için gönderilen insanoğlunun ahirette Allah‘ın
huzuruna geri döndürülmelerini ifade eder.
MASÎR/ مصیر : Sözlükte asli olarak ‗aslına dönüş‘ anlamına gelen bu kelime, dünya hayatını yaşayıp ölen kimselerin ahirette Allah‘ın huzuruna dönüşlerini ifade
eder.
İYÂB/ إیاب – MEÂB/ مآب : Sözlükte asli olarak ‗dönüp dolaşıp varacağı yere ulaşmak‘ anlamına gelen bu kelime, insanoğlunun dünya hayatında farklı işlere
yöneldikten sonra ölüp ahirette Allah‘ın huzuruna varıp ulaşmasını ifade eder.
HAŞR/ حشر : Sözlükte asli olarak ‗toplamak‟ anlamına gelen bu kelime, yaratılıp yeryüzüne gönderilen ve burada bir ömür geçiren insanoğlunun öldükten sonra
Rabbinin huzurunda toplanıp bir araya gelmesini ifade eder
iNKILÂB/ انقلاب : Sözlükte asli olarak ‗dönüşmek‟ anlamına gelen bu kelime, belli bir yapıyla dünyaya gelen ve burada farklı tecrübeler yaşayan insanın ölümünden
sonra ahirette yepyeni bir yaratılışla Rabbine dönüp ulaşmasını ifade eder
MÜNTEHÂ/ منتھى : Sözlükte asli olarak ‗bir şeyin son bulduğu nihai nokta‘ anlamına gelen bu kelime, insanoğlunun ölümden sonra Kıyametle birlikte ulaşacağı
son varış yerinin Rabbinin huzuru olmasını ifade eder:
LiKÂ/ لقاء : Sözlükte asli olarak ‗karşılaşıp buluşma‘ anlamına gelen bu kelime, insanoğlunun ahirette Rabbine kavuşup onunla buluşmasını ifade eder.

III. KUR’AN’IN MEKKi VE MEDENi AYETLERiNDE AHiRET iNANCI
Ahiret inancı, Kur‘an ahlakının temel zeminini oluşturmuştur. bu dünyada Allah tarafından bildirilen ahlaki ilkelere bağlı yaşayanlar bunun karşılığını fazlasıyla
alacakları gibi, uymayanlar da cezasını eksiksiz çekeceklerdir. Medine dönemiyle birlikte ahiret inancı temel bir akide haline gelmiŞtir. Bu bağlamda ahiret
inancıyla ilgili Ehli Kitab‘a ve münafıklara ait yanlış anlayış ve yaklaşımlar gündeme getirilip eleştirilmiştir:
Bu dönem islam dininin kurumsallaşıp bir devlet yapısını alma dönemidir.Bu nedenle ayetlerde cennet cehennem merkezli sakındırma özendirme uslubuyla
toplumsal hukuki mevzulara deginilmiştir.

IV.KUR’AN’DA AHİRETİN VARLIĞINA DAiR ORTAYA KONAN DELiLLER:
a) AKLİ DELİLLER: Tamamen maddeci bir düşünce yapısına sahip Mekke müşriklerine yeniden diriliş, öncelikle onları ikna edip susturacak mantıki delillerle ortaya
konmuştur:
1. İlk defa yoktan yaratan, ikinci kez diriltmeye de kadirdir
2. Zorunu yaratan, daha kolayını yaratmaya da kadirdir
3. Zıddını yaratan, benzerini yaratmaya da kadirdir

b) TECRÜBİ DELİLLER
Kur‘an‘da Kıyamet sonrası yeniden diriliş, ikinci olarak dünya hayatında herkesin yaşayıp şahit olduğu somut beşeri tecrübeler ışığında ortaya konmuştur:
Kışın solup kuruyan tabiatın baharla birlikte yeniden canlanması
Gece uykuya dalan insanın sabah kalkıp uyanması

c) TARiHİ DELİLLER: Yeniden diriliş, son olarak Kur‘an kıssalarında yer alan somut tarihi örnekler ışığında ortaya konup ispat edilmiştir:
1. Ashab-ı Kehf‘in mağarada uyutulması.
2. Hz. İbrahim‘in elinde kuŞların diriltilmesi
3. Hz. Musa‘nın öldürdüğü adamın diriltilmesi, ,
4. Hz. Musa kavminin diriltilmesi
5. İsrailoğullarından birinin merkebiyle birlikte diriltilmesi
6. Hz. Musa ve yol arkadaşı/Hızır‘ın azığı olan balığın diriltilmesi
8. Hz. İsa‘nın kuş ve ölüleri diriltmesi

V. KUR’AN’DA AHİRET HAYATINI ANLATAN AYETLERİN MAHİYETİ:
Bildiğimiz üzere içinde yaşadığımız dünya hayatı zaman, mekan ve sebeplerle kayıtlı maddi bir alemde gerçekleşmektedir, gayb alemi ise, bu gibi kayıtlardan
bağımsız olup, dünyadan tamamen farklı bir boyut ve mahiyete sahiptir.
Kur‘an bizlere hem gayb alemine, hem de dünya hayatına dair bilgi ve haberler vermektedir. Genel olarak Kur‘an‘da, gayb alemine dair bilgi ve haber içeren
ayetler müteşabih, dünya hayatına dair bilgiler içeren ayetler ise muhkem kabul edilmiştir.
Dolayısıyla zaman ve mekan boyutundan uzak olan bu alana yaklaşımda, Ehli sünnet alimlerinin müteşabih ayetleri ele almada belirledikleri esas ve ölçüleri bilip
buna uygun bir yaklaşım tarzı benimsemek elzemdir.
Teşabüh‟, sözlük anlamı itibarıyla ‗benzemek, benzeşmek, kapalı olmak‘ gibi anlamlara gelmektedir. Buradan türeyen ‗müteşabih‟ ise, birbiriyle benzeşen, bu
nedenle birbirinden ayırt edilmesi zor olan, aralarındaki güçlü benzerlik nedeniyle birbirinden ayırt edilmesi, dolayısıyla anlaşılması güç olan iki şeyden her birini
ifade etmek için kullanılmıştır.
Bu bağlamda Yüce Allah, Kur‘an‘da gayb alemine ait hususları bize asli halleriyle değil, bunların bizim anlayabileceğimiz tarzda benzerleriyle anlatmıştır.
Başta Hz. Peygamber olmak üzere sahabe ve onlardan hemen sonra gelen selef alimleri bu hususları olduğu halleri üzere bırakıp kendilerine iman etmekle
yetinmişlerdir.
İslam‘ın fetihler yayılması ve farklı kültürlerle etkileşim içine girmesi sonucunda ortaya birbiriyle tezat arzeden uç yaklaşımlar çıkmıştır. Bunun üzerine sonraki
dönem Ehli Sünnet anlamaya tevile yönelmiş.Netice itibarıyla müteşabih ayetlerdeki gaybi hususlarla ilgili olarak bir uçta teşbih ve tecsim, diğer uçta nefy, ta‘til
ve tahyil ve bu ikisi arasında müteahhirun Ehli Sünnet alimlerinin te‘vile dayalı yöntemi olmak üzere üç farklı yaklaşım tarzı ortaya çıkmıştır.
Bunlardan ilki, Allah Teala‘yı sonradan yaratılan varlıklar düzeyine indirgediği, ikincisi yine pek çok ayetin hilafına gayb alemini tamamen soyut düzeye indirgeyip
cismani haşrı inkar, vb. noktalara götürdüğü gerekçesiyle reddedilirken, te‘vile dayalı üçüncü en mutedil yaklaşım tarzı olarak kabul görmüştür.
Ayetlerde çevremizdeki somut nimetlerden yola çıkarak cennettekilerle benzer ama aynı olmadığı vurgulanmıştır. Bu nedenle Yüce Allah ve onun elçisi, bizlere
onları arada bir teşabüh/benzerlik kurmak suretiyle bizim bildiğimiz nesneler üzerinden temsili tarzda anlatmıştır.
Maturidi‘ye göre Kur‘an‘da yer alan Cennet ve Cehenneme ait tasvirlerde öncelikle Arapların arzu ve temayülleri dikkate alınmıĢtır. Nitekim “(Onların mükâfatı),
içine girecekleri Adn cennetleridir. Orada altın bilezikler ve incilerle süslenirler. Orada giyecekleri elbiseleri de ipektir.‖ (Fatır 35/33)

VI. KUR’AN’DA YENİDEN DİRİLİŞİN KEYFİYETİ
Gayb alemine ait haşr/yeniden dirilişin keyfiyeti hakkında da birbirinden farklı görüş ve yaklaşımlar ortaya çıkmıştır. Bunları şu üç başlık altında toplayıp ele almak
mümkündür:

1. RUHANi HAŞR
Yunan felsefesinden devşirilmiş çoğu görüşe göre Platon’a göre de; gayb alemine ait olan ruh ile maddi aleme ait olan bedenin birleşmesinden oluşmuştur.
Bunlardan ilki olan ruh, basit, biçimsiz, boyutsuz bir cevher/öz olup; bileşmez, görünmez ve değişmez bir yapıya, beden ise bileşen, görünen ve değişen bir yapıya
sahiptir. Tanrısal bir öz içeren ruhun, beden üzerinde mutlak bir üstünlüğü vardır. Dünya hayatında ruh, beden içinde hapsolmuştur; ölümle birlikte hürriyetini
elde ederek tanrısal niteliğinden dolayı ebediliğine yeniden kavuşur. Dolayısıyla ahiret hayatındaki yeniden diriliş, ruhun gelip geçici olan maddi kayıtlarından
kurtulup kendi alemine geri dönmesidir. Ayrıntıda bazı farklılıklar olsa da bu yaklaŞım tarzı, ana hatları itibarıyla Farabi, İbn Sina ,İbn Tufeyl ,İbnü‘l-Arabi ,Mevlana
,vb. pek çok Müslüman alimin dünya ve ahiret hayatına bakışını belirlemiştir. Şöyle ki ‗Elest bezmi‘ Şeklinde meşhur olan anlayışa göre, önce manevi alemde
ruhlar yaratılmıştır. Ardından Allah Teala, insanın bedenini topraktan yaratıp şekillendirdikten sonra ona kendi ruhundan gelen bu ruhtan üflemek suretiyle
insanoğluna can vermiştir. Gayb alemi, zaman ve mekan boyutundan beri olduğu için buradaki diriliş cismani değil, ruhani olacaktır. Zira insanı insan kılan onun
bedeni değil, ruhudur.

2. CiSMAN HAŞR:
Kur‘an-ı Kerim‘de ahiret hayatını anlatan ayetler, yeniden diriliĢi büyük ölçüde maddi yani cismani olarak tasvir etmektedir.
Ehli Sünnet alimleri, cismani haŞr üzerinde ittifak etmiş olmakla birlikte, bunun keyfiyeti hususunda ihtilafa düşmüşlerdir. Bu noktada karşımıza şu iki farklı
yaklaşım tarzı çıkmıştır:

a) ESKİ BEDENLE CiSMANi HAŞR
Bu noktada et-Taberi (ö.310/923), İbn Hazm (ö.456/1063), el-EŞ‘ari (ö.324/936), Fahreddin Razi (ö.606/1210), vb. alimler, eserlerinde bu ayetleri tamamen zahiri
üzere kabul eden görüş ve yaklaşımlar ortaya koymuşlardır. Buna göre karşımıza dünya hayatıyla hemen hemen özdeş bir ahiret hayatı çıkmaktadır. Dolayısıyla
ahiret hayatı, bu dünya üzerinde bizim bugün için bildiğimiz tarzda gerçekleşecektir.

b) YENİ BiR BEDENLE CİSMANİ HAŞR:
İslam alimlerinin bir kısmı, cismani haşrı kabul etmekle birlikte, bunun bizim bugün sahip olduğumuz bedenle değil, mahiyeti gayb alemine uygun başka bir
bedenle olacağını ifade etmişlerdir. Aralarında İmam Gazzali (ö.505/1111), ibn Rüşd (ö.594/1198), İsmail Hakkı Bursevi (ö.1137/1725) gibi alimlerin yer aldığı bu
kesim, ruhani haşr ile cismani haşr arasında orta ve mutedil bir tutum geliştirmişlerdir.
Buna göre her ne kadar ahiret hayatı Kur‘an‘da büyük ölçüde maddi bağlamda ele alınmışsa da, öncelikle gayb aleminin mahiyet itibarıyla bu dünyadan farklı
olduğu bilinen bir gerçektir.
―O gün dilleri, elleri ve ayakları, yapmış olduklarından dolayı aleyhlerinde şahitlik edecektir.‖ (24/24) Dünya hayatı itibarıyla dillerin şahitlik yapması bildiğimiz
bedene ait bir özellik olmakla birlikte, el ve ayakların şahitliği mahiyeti farklı başka bir bedene ait olmalıdır.
―İnsan, kendisi kemiklerini biraraya toplayamayacağımızı mı sanır? Evet, bizim, onun parmak uçlarını bile aynen eski haline getirmeye gücümüz yeter.‖
(75/3-4)

VII. KUR’AN’DA AHiRET HAYATININ MERHALELERİ:
Kıyamet, sözlükte kalkmak, dikilmek, doğrulmak ve dirilmek gibi anlamlara gelir. islam alimleri, Kur‘an ayetlerinden hareketle kıyâmeti şu üç aşamada
değerlendirmişlerdir.

a) KIYAMET-İ SUĞRÂ:
Her insanın kendi ölümünü ifade eder. Bu konuda Hz. Peygamber, Ģöyle buyurmuĢtur: ― تمایق ◌ُ ◌ْ دقف تماق ◌َ نَم تام ◌ْ و◌ُ /Ölen kimsenin kıyâmeti kopmuş demektir.
Kişi için bu durum, ölüm ile başlamaktadır. Nitekim ölüm ile kiŞinin imtihanı sona ererek amel defteri kapanmaktadır.

KABİR HAYATI:
Ölümden sonra bedenin yeniden dirilişe kadar kabirde geçirdiği devredir. Kabir hayatına dünya ile ahiret arasında geçişi oluşturduğu için berzah alemi de
denmektedir. Berzah; iki şey arasındaki mânia/engel anlamındadır. Kur‘an‘da açıkça yer almamasından dolayı olsa gerek ki, Mu‘tezile gibi bazı kesimlerce kabir
hayatının varlığı reddedilmiştir. Ehli Sünnet alimleri ise, bunu bir iman meselesi olarak görmüştür. Onlar, bu konuda, mevcut hadisler dıŞında Kur‘an‘da geçen
―uyuma yeri/merkad/ مرقد ‖ (Yasin 36/52), ―mezar/kabr/ قبر ” (Tevbe 9/84) ve çoğulu ―mezarlar/kubur/ قبور ” (Hacc 22/7), ―mezarlar/mekabir/ مقابر ‖ (Tekasür
102/2), ―mezarlar/ecdas/ أجداث ” (Yasin 36/51) gibi kavramlar ile konuyla irtibatlandırılmıştır.

b) KIYAMET-İ VUSTÂ:
Tarihin belli bir döneminde yaşayan bazı kavimlerin, bir takım maddi ve manevi sebeplerle toptan helak olup tarih sahnesinden çekilmesine denir. Kur‘an‘da
bizlere bunlardan bir kısmının haberi verilmektedir. Nitekim küfür, zulüm, yalanlama, fısk, fesad ve ahlaksızlık gibi nedenlerle Âd ve Semûd kavmi, Lût ve Nûh
toplumları, Eyke, Ress ve Tuba halkları toptan helak edilmiştir. Bu gibi toplumlar, sünnetullah dairesinde Allah Teala tarafından gönderilen değişik afetlerle helak
edilmişler ve tarih sahnesinden silinmişlerdir

c) KIYAMET-İ KÜBRÂ:
Kur‘an ıstılahında kıyamet, dünya hayatının sonunda gerçekleşip bütün evrenin yok olup ardından yeniden diriltilmesini ifade eder. Kur‘an‘da kıyâmeti ifade
etmek için es-Sâat, el-Vakıa, el-Hâkka, el-Kâria, es-Sâhha, el-GâĢiye, et-Tâmmetü‘l-Kübrâ gibi kavramlar kullanılmıĢtır.
c.1. KIYÂMETiN VAKTi: Gaybî bir husus olup, sadece Allah tarafından bilinmektedir.
c.2. KIYAMET ALAMETLERİ
a) Kıyametin Küçük Alametleri: Kur‘an‘da herhangi bir bilgi yer almayan bu konuda, hadislerde şu gibi hususlar yer almaktadır: İlmin gerileyip cehaletin artması,
içki ve zina gibi haram fiillerin yaygınlaşması, kadın sayısının erkeklerden çok olması, cinayetlerin artması, emanetin ehline verilmemesi, Müslümanların
birbirleriyle savaşması, sadaka verecek fakir bulunmayacak derecede zenginliğin artması.
ibn Hacer el-Askalânî ve Bedreddin el-Aynî gibi alimler bunları, ahlâkî dejenerasyon sebebiyle toplumların ölümüne işaret eden ilahi yasalar olarak
yorumlamışlardır.
b) Kıyametin Büyük Alametleri: Kur‘an‘da yer alan Ye‘cüc ve Me‘cüc, Dabbetü‘l-Arz, Duhan vb. bazı hususlar, bu bağlamda değerlendirilmişti
c.3. KIYAMETİN AŞAMALARI: Kıyamet, birbiriyle bağlantılı iki farklı aşamada gerçekleĢecektir:
a) es-Sâat; Allah‘ın dünya için belirlemiş olduğu sürenin sonunda kâinat ve dünya düzeninin bozulması, her şeyin alt üst edilerek yok olması ve dünya hayatının
sona ermesini ifade eder.
b) Yevmü’l-Kıyâme/DiriliŞ Günü; İnsanların hesap vermek için yeniden dirilerek kalkmaları demektir.
Kıyametin her iki aŞaması da, sura üflenmesiyle baŞlayacaktır:
a) Nefhatü‟l-Fezâ/ilk üfleyiş: Bu esnada bütün varlıkları şiddetli bir korku saracak ve ardından hepsi ölecektir.
b) Nefhatü‟l-Kıyâm/ikinci üfleme: Bu esnada, bütün insanlar kabirlerinden doğrulup kalkarak dirilecek ve ilahî mahkemeye doğru yürüyeceklerdir.
c.4. KIYAMETİN AHVÂLi:
Kur‘an‘da kıyametin kopuşu esnasında yaşanacak hadiseler, şu şekilde tasvir edilir:
a) Kur’an’da evrenin yok oluşu:yerdeki gökteki canlıların tabiat olaylarının düzenini değiştirdiğinden ,insanların şaşkınlıgından korkusundan bahseden ayetler
vardır.
―Kıyameti gören her emzikli kadın emzirdiğini unutur.‖ (Hâc 22/2)
-Denizlerin kabartılması: ― سُجّْرَتْ الْبِحَا ر وَإِذَا ‖ ―Denizler kaynaştırıldığı zaman.‖ (Tekvîr 81/6)
d) BA’S/YENİDEN DİRLİŞ VE HAŞR:
Sura ikinci üfleyişle başlayan Kıyametin ikinci aŞamasında, ilk aşamada yok olan varlık alemi yeniden dizayn edilir ve ba‘a yani ikinci diriliş ve bir araya toplanma
aşaması başlar:
d.1. BA’S/YENiDEN DİRiLiŞ: ‗Ba‘s/ بعث ” sözlükte, uykudan uyandırmak, kaldırmak, harekete geçirmek gibi anlamlara gelir. Istılahta ise, Kıyametin kopmasıyla
birlikte tamamı ölen insanoğlunun ikinci sure üflenmesiyle birlikte yeniden diriltilmesini ifade eder.
d.2. HAŞR: Sözlükte toplanıp bir araya gelme anlamına gelir. Istılah olarak Kıyamet vakti yeniden dirilişten sonra insanoğlunun Mahşer veya Arasat olarak
adlandırılan yerde Allah Teala‘nın huzurunda toplanmasını ifade eder. Mahşerde insan ve cinler birlikte toplanacaktır, Herkes şahidiyle gelir ,kimse kimseye
müdahale edemez,müşriklerle şirk koştukları şeyler ayrışır.
e) HESABA ÇEKİLME: Mahşerde bir araya toplanan insanlar, Rableri huzurunda hesaba çekilecektir.
. Her insan amel defterini görecek ve durumunu anlayacaktır,amel defterinde iyi kötü, küçük büyük her amel mevcuttur insanların yaptıklarına, bizzat kendi
uzuvları şahtilik edecektir,
ümmetleriyle birlikte peygamberler de hesaba çekilecektir,mahkemede son karar Allah Teala‘ya aittir,hesap sonunda herkes yaptıklarının karşılığını eksiksiz
alacaktır,hesap ve kitabın ardından iyilerle kötüler birbirinden ayrışır,İyiler sevinir,Kötüler üzülür
f) ŞEFAAT: Sözlükte ‗af dileme, bağışlama, yarımcı ve aracı olma‘ gibi anlamlara gelir. Bu bağlamda Kur‘an‘a Ģu gibi hususlar yer almaktadır:
Hesaba çekildikten sonra herkes Cehennem‘e uğrayacaktır,Kafir ve münafıklar için hiçbir af ve şefaat söz konusu değildir,Allah‘ın izni dışında kimsenin şefaat
yetkisi yoktur
g) Mükafat ve Ceza: Ahiret hayatında hesap görülmesinin ardından İlahi adaletin tecellisi için mükafat ve ceza dönemi başlayacak, iyilikleri fazla olanlar Cennet‘e,
kötülükleri fazla olanlar Cehennme‘e girecekler:
g.1. Cennet: Sözlükte ‗sık bitki ve ağaçlarla kaplı yer‘ anlamına gelir. Kur‘an‘da ‗Cennetü‘n-naim, Adn, Firdevs, Hüsna, Daru‘s-Selam, Daru‘l-Mukame, el-
Makamu‘l-Emin‘ gibi değişik isimlerle anılmıştır. Cennet, Kur‘an‘da şu gibi yönleriyle tanıtılır:genişliği hudutsuzdur, havası mutedildir,meskenleri güzel ve
rahattır,orada güzel doğal içecekler vardır, orada güzel meyveler vardır,güzel yiyecekler vardır,güzel giyecekler vardır
çalışkan hizmetliler vardır
g.2. Cehennem: Kur‘an-ı Kerim‘e göre inkarcıların, münafıkların ve günahkarların ahiret hayatında azap çekeceği yer için kullanılan özel bir isimdir. Kur‘an‘da
Cehennem için onun farklı yönlerini ortaya koyan altı değişik isim daha kullanılmıştır: Cahim, Haviye, Hutame, Leza, Sair, Sakar.
Cehennemin, her birinden farklı kesimlerin gireceği yedi ayrı kapısı vardır
Cehennemliklerin yiyeceği zehirli zakkum veya dikendir,cehennemliklerin içecekleri kaynar su ve irindir, cehennemde kıvılcımlar saçan ateş vardır,bu ateşin
uğultusu çok uzaklardan duyulur, günahkarlar, elleri kolları bağlı cehenneme atılırlar,cehennem ateşi onları kuşatır ve yakar.
Cehennem ehli azabın,Cumhur ulemaya göre Cehennem azabı sonsuzdur,
İbn Kayyım el-Cevziyye gibi bazı alimlere göre ise, Cehennem azabı sonlu olabilir.
g.3. A’raf: A‘raf Cennet ile Cehennem arasını ayıran surun yüksek kısmını ifade eder. Kur‘an‘da burada bulunacak bir takım kimselerden bahsedilir. Bunların; a)
iyilik ve
kötülükleri birbirine eşit kimseler, b) Kendilerine tebliğ ulaşmayan kimseler, c) Teklife muhatap olmayan küçükler veya zihinsel engelliler olduğuna dair farklı
görüşler ileri sürülmüşse de, bu konuda Kur‘an‘da net bir bilgi bulunmamaktadır

hafiza aise
Mon 23 December 2013, 11:24 am GMT +0200
1-AHİRET İNANCININ GEREKLİLİGİ NEYE BAĞLIDIR?
Tevhid anlayışına dayanan bütün ilahi dinlerde ahiret inancı mevcuttur. Zira ahiret hayatı, adil ve hakim olan bir Allah inancının olmazsa olmaz neticesidir. ġayet ahiret hayatı yoksa, Allah mefhumunun da fazla bir anlamı kalmayacaktır.

2-İSRAİLOĞULLARININ ‘SAYILI BIRKAÇ GÜN MUSTESNA BIZE ATEŞ DOKUNAMAYACAKTIR’ DEMELERİ NEYE DAYANIR?
 Kendi hevalarınca ürettikleri şu yanlış ırkçı tutumdur:  ―Yahudiler ve Hıristiyanlar «Biz Allah'ın oğulları ve sevgilileriyiz» dediler.‖ (5/18)

3-İSRAİLOĞULLARINA MEVLANIN CEVABI NASIL OLMUŞTUR?
Kur‘an‘da onların bu iddiaları çok çarpıcı bir teklifle çürütülüp boşa çıkarılmıştır: “(Ey Muhammed, onlara:) ġayet (iddia ettiğiniz gibi) ahiret yurdu Allah katında diğer insanlara değil de yalnızca size aitse ve bu iddianızda doğru iseniz haydi ölümü temenni edin (bakalım), de. Onlar, kendi elleriyle önceden yaptıkları iĢler (günah ve isyanları) sebebiyle hiç bir zaman ölümü temenni etmeyeceklerdir. Allah zalimleri iyi bilir. And olsun ki, onların hayata diğer insanlardan ve hatta Allah'a eĢ koĢanlardan da daha düĢkün olduklarını görürsün. Her biri ömrünün bin yıl olmasını ister. Oysa uzun ömürlü olması onu azabdan uzaklaĢtırmaz. Allah onların yaptıklarını görür.‖

4-CAHİLİYYE DÖNEMİNDE ARAPLARDA AHİRET İNANCI NASILIDIR?
Araplar dini bütünüyle dünyevi boyuta indirgemiş ve tamamen arzu ve isteklerini tatmine yönelmişler, buna bağlı olarak da zamanı ve dünya hayatını sonsuz kabul etmişlerdir. Kendilerini yok eden şeyin dehr/zaman olduğunu düşünen bu kimseler nazarında, ahiret inancı neredeyse tamamen yok olma noktasına gelmiştir

5-ARAPLARIN DEHR İNANCINA  DELİLİMİZNEDIR? ―Dediler ki: Hayat ancak bu dünyada yaşadığımızdır. Ölürüz ve yaşarız. Bizi ancak zaman helâk eder. Bu hususta onların hiçbir bilgisi de yoktur. Onlar sadece zanna göre hüküm veriyorlar.‖ (Casiye 45/24)
***********KURAN-I AZİMÜŞŞAN’DA  AHİRETLE İLGİLİ KAVRAMLAR **************************

6-BA’S NEDİR?
Sözlükte harekete geçirmektir.Ölümden sonraki yeniden dirilişi ifade eder.

7-AYETİ KERİMEDE BA’S NERERDE ZIKR EDİLMİŞTİR?
İnkâr edenler, kesinlikle diriltilmeyeceklerini ileri sürdüler. De ki: Hayır! Rabbime andolsun ki mutlaka diriltileceksiniz, sonra yaptıklarınız size haber verilecektir. Bu, Allah'a göre kolaydır.‖ (Teğabün 64/7)

8-NEŞR NEDİR?
Sözlükte genişlemek demektir.TANIM olarak, dünya bağlamında vakti geldiğinde bitkilerin topraktan çıkıp büyümesini ve gelişmesini, ahiret bağlamında ise ölüp toprak olan insanın kıyametin kopmasıyla birlikte yeniden dirilip hayat bulmasını ifade eder.

9-NEŞR KURAN-I KERIMDE NEREDE ZİKREDİLMİŞTİR?
Rüzgârları gönderip de bulutu harekete geçiren Allah'tır. Biz onu ölü bir bölgeye göndeririz de ölümünden sonra toprağa onunla hayat veririz. Ölülerin yeniden dirilmesi de böyle olacaktır.‖ (Fatır 35/9)

10-İHYA NEDİR?
Sözlükte asli olarak ‗yeniden can verip harekete geçirmek‘ tir.Terim dünya bağlamında hem yağmur sayesinde kurumuş toprağın tekrar yeşermesini, hem de insanın ilk defa dünyaya gelişini, ahiret bağlamında ise ölüp toprak olmuş kimselerin yeniden canlanıp diriltilmesini ifade eder

11-KURAN-I AZİM’DE İHYA NEREDE BAHSEDİLMİŞTİR?
Siz cansız iken size can veren Allah’ı nasıl inkar edersiniz?sonra sizi öldürecek,tekrar sizi diriltecekve sonunda ona döndürüleceksiniz(bakara 28)

12-NEŞ’ET NEDİR?
Sözlükte asli olarak ‗yükseltmek‘ anlamına gelir.Tanım olarak dünya bağlamında bir temel üzerinde yükseltip geliştirmek suretiyle varlık sahasına çıkarmayı, ahiret bağlamında ise kıyametle birlikte yıkılıp yok edilen varlık aleminin ahirette yepyeni bir dizayn ile tekrar yaratılıp varedilmesini ifade eder.

13-KUR’AN-I MUBİN’ DE NEŞ’ET  NASIL ZİKREDILIR NEŞ’ETTEN ?
**Şüphesiz tekrar diriltmek de O'na aittir.‖ (Necm 53/47)
**De ki: Yeryüzünde gezip dolaşın da, Allah ilk baştan nasıl yaratmış bir bakın. işte Allah bundan sonra (aynı şekilde) ahiret hayatını da yaratacaktır. Gerçekten Allah her şeye kadirdir.‖ (Ankebut 29/20)

14-KURAN-I KERİM DE HALK HAKKINDA NELER BİLDİRİLMİŞTİR?
Gökleri ve yeri yaratan, onların benzerlerini yaratmaya kadir değil midir? Evet! Elbette kadirdir. O, her Ģeyi hakkıyla bilen yaratıcıdır.‖ (Yasin 36/81)

15-AHİRETLE İLGİLİ KAVRAMLARDAN HALK NEDİR?
Sözlükte asli olarak ‗farklı unsurları birleştirip yeni ve güzel bir bütün oluşturmak‘ anlamına gelen bu kelime, dünya bağlamında insanın ruh ve beden olarak ilk yaratılışını, ahiret bağlamında ise varlık aleminin ahirette yeniden yaratılmasını ifade eder

16-İADE NEDİR?
Sözlükte asli olarak ‗bir şeyi geri döndürmek‘ anlamına gelen bu kelime, Kıyametin kopmasıyla yok olan mevcudatı ikinci bir yaratmayla yeniden varetmeyi ifade eder

17-AVDETTEN KURANI KERIMDE HANGI AYETLERLE BAHSEDILMİŞTİR?
**İlkin sizi yarattığı gibi (yine O'na) döneceksiniz.‖ (A‘raf 7/29)
**Allah önce yaratır, ölümünden sonra tekrar diriltir. Sonunda O'na döneceksiniz.‖ (Rum 30/11

18-BA’SERA NEDİR? HANĞİ AYETİ KERİMEDE ZİKREDİLMİŞTİR?
 Sözlükte asli olarak =üstü kapalı olan bir şeyi açığa çıkarmak‘ anlamına gelen bu kelime, ölüp toprak altına gömülen varlıkların Kıyametin kopmasıyla birlikte kabirlerinden kalkıp yeniden diriltilmesini ifade eder
**Kabirlerin içindekiler dıĢarı çıktığı zaman.‖ (İnfitar 82/4)

19-HURUC  NEDİR?
Sözlükte asli olarak ‗açığa çıkarmak‘ anlamına gelen bu kelime, dünya hayatında ölüp gidenlerin Kıyametten sonra diriltilip yeniden ortaya çıkartılmalarını ifade eder

20-HURUC KURAN-I KERİM DE NEREDE ZİKREDİLMİŞTİR?
**O gün insanlar bu sesi gerçekten işiteceklerdir. işte bu, çıkış günüdür.‖ (Kaf 50/42),
**Sizi ondan (topraktan) yarattık; yine sizi oraya döndüreceğiz ve bir kez daha sizi ondan çıkaracağız.‖ (Taha 20/55)

21-AHİRETLE İLGİLİ BİR KAVRAM OLAN KIYAM NEDİR KURANI KERİM DE NERELER DE ZİKREDİLMİŞTİR?
Sözlükte asli olarak ‗ayağa kalkmak‘ anlamına gelen bu kelime, Kıyamet günü‘ şeklinde isim tamlaması olarak ölüp giden her şeyin Kıyametin kopuşuyla birlikte yeniden dirilip ayağa kalkmasını ifade eder.Kuranı kerim de;
**Sonra ona bir daha üflenince, bir de ne göresin, onlar ayağa kalkmış bakıyorlar!‖ (Zümer 39/68)

22-RUCU NEDİR? KURANI KERIMDE NASIL ZIKREDILMIŞTIR?
 Sözlükte asli olarak ‗geri dönmek‘ anlamına gelen bu kelime, dünya hayatını yaşadıktan sonra ölüp giden kimselerin ahirette Allah‘ın huzuruna geri döndürülmelerini ifade eder أَ
**Sizi sadece boş yere yarattığımızı ve sizin hakikaten huzurumuza geri getirilmeyeceğinizi mi sandınız?‖ (Müminun 23/115)

23-RADD NEDİR?KURAN-I MUBİN DE ZIKRI NEDİR?
Sözlükte asli olarak ‗bir şeyi geri döndürmek‘ anlamına gelen bu kelime, dünya hayatına imtihan için gönderilen insanoğlunun ahirette Allah‘ın huzuruna geri döndürülmelerini ifade eder
**De ki: Sizin kendisinden kaçtığınız ölüm, muhakkak sizi bulacaktır. Sonra da görüleni ve görülmeyeni bilen Allah'a döndürüleceksiniz de O size bütün yaptıklarınızı haber verecektir.‖ (Cuma 62/8)

24-MASIR NEDİR ? NASIL ZİKREDİLMİŞTİR?
Sözlükte asli olarak ‗aslına dönüş‘ anlamına gelen bu kelime, dünya hayatını yaşayıp ölen kimselerin ahirette Allah‘ın huzuruna dönüşlerini ifade eder
Şüphesiz biz diriltir ve öldürürüz. Dönüş de ancak bizedir. (Kaf 60/43)

25-MEÂB NEDİR?
  Sözlükte asli olarak ‗dönüp dolaşıp varacağı yere ulaşmak‘ anlamına gelen bu kelime, insanoğlunun dünya hayatında farklı işlere yöneldikten sonra ölüp ahirette Allah‘ın huzuruna varıp ulaşmasını ifade eder.
**Doğrusu onların dönüşü Bize'dir.‖ (Gaşiye 88/25
**De ki: «Bana, sadece Allah'a kulluk etmem ve O'na ortak koşmamam emrolundu. Ben yalnız O'na çağırıyorum ve dönüş de yalnız O'nadır.‖ (Ra‘d 13/36)

26-HAŞR NEDİR?
Sözlükte asli olarak ‗toplamak‟ anlamına gelen bu kelime, yaratılıp yeryüzüne gönderilen ve burada bir ömür geçiren insanoğlunun öldükten sonra Rabbinin huzurunda toplanıp bir araya gelmesini ifade eder

27-HAŞR’IN KURAN-I KERİM DE ZIKRI NASILDIR?
Sizi yeryüzünde yaratıp yayan O'dur ve O'nun huzurunda toplanacaksınız.‖ (Müminun 23/79)

28-İNKİLAP NEDİR? KURANI KERİM DE ZIKRI NEDİR?
Sözlükte asli olarak ‗dönüşmek‟ anlamına gelen bu kelime, belli bir yapıyla dünyaya gelen ve burada farklı tecrübeler yaşayan insanın ölümünden sonra ahirette yepyeni bir yaratılışla Rabbine dönüp ulaşmasını ifade eder
Biz, dediler: şüphesiz Rabbimize döneceğiz.‖ (A‘raf 7/125)

29-MÜNTEHÂ NEDİR? KURAN I KERİM DE ZIKRI NASILDIR?
 Sözlükte asli olarak bir şeyin son bulduğu nihai nokta‘ anlamına gelen bu kelime, insanoğlunun ölümden sonra Kıyametle birlikte ulaşacağı son varış yerinin Rabbinin huzuru olmasını ifade eder
**Ve şüphesiz en son varış Rabbinedir.‖ (Necm 53/42)

30-LiKÂ NEDİR?
 Sözlükte asli olarak karşılaşıp buluşma‘ anlamına gelen bu kelime, insanoğlunun ahirette Rabbine kavuşup onunla buluşmasını ifade eder
**Kim Allah'a kavuĢmayı umuyorsa, bilsin ki Allah'ın tayin ettiği o vakit elbet gelecektir. O, her Ģeyi işiten ve bilendir.‖ (Ankebut 29/5)

31-CEHENNEM TASVIRI OLAN BIR AYETE ÖRNEK VERİNİZ?
“(Resûlüm!) Dehşeti her şeyi kaplayan kıyametin haberi sana geldi mi? O gün bir takım yüzler zelildir, durmadan çalışır, (fakat boşuna) yorulur, kızgın ateşe girer. Onlara kaynar su pınarından içirilir. Onlar için kuru dikenden başka yemek yoktur, o ise ne besler ne de açlığı giderir. O gün bir takım yüzler de vardır ki, mutludurlar; (dünyadaki) çabalarından hoşnut olmuşlardır, yüce bir cennettedirler. Orada boş bir söz işitmezler. Orada (cennette) devamlı akan bir pınar, orada yükseltilmiş tahtlar, konulmuş kadehler, sıra sıra dizilmiş yastıklar, serilmiş halılar vardır.‖ (Gaşiye 88/1-16)

32-MEDİNE DÖNEMİN DEKI AYETLER DE AHİRET İNANCINA AİT  HÜKÜMLER NELERDİR?
Medine dönemiyle birlikte ahiret inancı temel bir akide haline gelmiştir.

33-AHİRET İNANCIN DA FARKLI DİNLERE MENSUP OLANLARA BAKIŞ AÇISI NASILDIR?
Ahiret inancıyla ilgili Ehli Kitab‘a ve münafıklara ait yanlış anlayış ve yaklaşımlar gündeme getirilip eleştirilmiştir:
 ―Müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinen münafıklara, kendileri için acı bir azap olduğunu müjdele! Onların yanında izzet (güç ve Ģeref) mi arıyorlar? Bilsinler ki bütün izzet yalnızca Allah'a aittir.‖ (Nisa 4/138-139)
 ―Şüphe yok ki münafıklar cehennemin en alt katındadırlar. Artık onlara asla bir yardımcı bulamazsın.‖ (Nisa 4/145)

34-MEDİNE DÖNEMIN DE KURAN- AZIMÜŞŞAN DA TOPLUMSAL MERKEZLI HUKUKİ MESELELERDEN BAHSEDİLMİŞTİR. ÖRNEK VERİNİZ?
―Kim bir mümini kasden öldürürse cezası, içinde ebediyen kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, onu lânetlemiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.‖ (Nisa 4/93)
―Faiz yiyenler (kabirlerinden), şeytan çarpmış kimselerin cinnet nöbetinden kalktığı gibi kalkarlar. Bu hal onların «Alım-satım tıpkı faiz gibidir» demeleri yüzündendir. Halbuki Allah, alım-satımı helâl, faizi haram kılmıştır. Bundan sonra kime Rabbinden bir öğüt gelir de faizden vazgeçerse, geçmişte olan kendisinindir ve artık onun işi Allah'a kalmıştır. Kim tekrar faize dönerse, işte onlar cehennemliktir, orada devamlı kalırlar.‖ (Bakara 2/275)

35-AHİRET İNANCINI KİM İMANIN ŞARTINA DAHİL ETMİŞTİR KAYNAKLARI NELERDİR?
Kelam alimleri dahil etmiştir kaynakları , kuranı kerin ve sünnettır.

36-KURANDA AHIRETIN VARLIGINA DAIR ORTAYA KONAN DELILLER NELERDİR?
1-AKLİ DELİLLER
2-TECRUBI DELLILLER
3-TARIHI DELLILER

37-AKLİ DELLILER NEYI KAPSAR?
Tamamen maddeci bir düşünce yapısına sahip Mekke müşriklerine yeniden diriliş, öncelikle onları ikna edip susturacak mantıki delillerle ortaya konmuştur
a-İlk defa yoktan yaratan, ikinci kez diriltmeye de kadirdir
b-Zorunu yaratan, daha kolayını yaratmaya da kadirdir
c-Zıddını yaratan, benzerini yaratmaya da kadirdir

38-TECRUBI DELLILERİN MUHTEVASI NEDİR?
Kur‘an‘da Kıyamet sonrası yeniden diriliş, ikinci olarak dünya hayatında herkesin yaşayıp şahit olduğu somut beşeri tecrübeler ışığında ortaya konmuştur:
1.   Kışın solup kuruyan tabiatın baharla birlikte yeniden canlanması
2.   Gece uykuya dalan insanın sabah kalkıp uyanması

39-TARIHI DELILLER NELERDİR?
Yeniden diriliş, son olarak Kur‘an kıssalarında yer alan somut tarihi örnekler ışığında ortaya konup ispat edilmiştir:
1. Ashab-ı Kehf‘in mağarada uyutulması
2. Hz. İbrahim‘in elinde kuşların diriltilmesi
3. Hz. Musa‘nın öldürdüğü adamın diriltilmesi
4. Hz. Musa kavminin diriltilmesi
5. İsrailoğullarından birinin merkebiyle birlikte diriltilmesi
6. Hz. Musa ve yol arkadaŞı/Hızır‘ın azığı olan balığın diriltilmesi
7. Musanın asası:
8. Hz. İsa‘nın kuş ve ölüleri diriltmesi

40-MÜTEŞABIH NEDİR?
Genel olarak Kur‘an‘da, gayb alemine dair bilgi ve haber içeren ayetler müteşabih denir.ç

41-MUHKEM NEDİR?
Genel olarak Kur‘an‘da, gayb dünya hayatına dair bilgiler içeren ayetler ise muhkem denir.

42-GAYB ALEMİNİN MEVLA TARAFINDAN BİZE ANLATIMI NASILDIR? GÖRÜŞLER NELERDİR?
Yüce Allah, Kur‘an‘da gayb alemine ait hususları bize asli halleriyle değil, bunların bizim anlayabileceğimiz tarzda benzerleriyle anlatmıştır. İBNİ ABBASIN ; ―Cennette bulunan şeylerin, isimlerinden başka hiç bir şey dünyadakine benzemez.(İbn Kesir, I, 62) Zira insan, kul olması hasebiyle zaman ve mekanla kayıtlı, dolayısıyla aklı ve diğer duyuları sınırlı bir varlıktır. Hz. Musa‘nın Allah‘ın tecellisini müşahedeye dayanamaması gibi, insanoğlunun mevcut haliyle gayb alemini olduğu haliyle algılaması mümkün değildir

43- 42 .SORUYA DAİR MEVLANIN  AYETI NEDİR?
―Cennette bulunan şeylerin, isimlerinden başka hiç bir şey dünyadakine benzemez.‖ (ibn Kesir, I, 62) Zira insan, kul olması hasebiyle zaman ve mekanla kayıtlı, dolayısıyla aklı ve diğer duyuları sınırlı bir varlıktır. Hz. Musa‘nın Allah‘ın tecellisini müşahedeye dayanamaması gibi, insanoğlunun mevcut haliyle gayb alemini olduğu haliyle algılaması mümkün değildir.

44-GAYBA AİT HUSUSLARDA PEYGAMBER EFENİMİZİN TUTUMU NASIL OLMUŞTUR?
Bu hususları olduğu halleri üzere bırakıp kendilerine iman etmekle yetinmişlerdir
Nitekim Hz. Peygamber, kendisine kıyametin kopma vakti sorulduğunda, Şu cevabı vermiştir: ―Bu hususta kendisine soru sorulan kimse sorandan daha iyi bilmiyor. Ancak sana onun alametlerinden bahsedeyim (Buhari, iman, 37)

45-GAYBİ KONULARA KARŞI SAHABENİN TUTUMU NASIL OLMUŞTUR?
Hz. Ömer, bu gibi hususları araştırıp soran kimselere sert bir şekilde müdahale etmiştir. Bu bağlamda Malik b. Enes (Taha 20/5) ayetinde geçen ‗istiva‟ kelimesi bağlamında ortaya şöyle bir esas koymuştur: ―İstiva malum, keyfiyeti meçhul, ona iman vacip, hakkında soru sormak ise bid‟attir.

46-FETİHLERLE YAYILAN İSLAMİYET FARKLI KÜLTÜRLERLE ETKİLEŞİM SONUCU ORTAYA ÇIKAN TEZAT YAKLAŞIMLARA KARŞI EHLI SÜNNET ALİMLERİ NASIL BIR YOL İZLEMİŞLERDİR?
Sonraki dönem Ehli Sünnet alimleri, öncekilerin bu konudaki yaklaşımlarını terk etmek suretiyle Kur‘an ayetlerinde geçen bu tür müteşabih hususları islam‘ın ruhuna uygun düşen daha makul ve doğru bir anlama te‘vil etme ihtiyacı duymuşlardır.

47-SONUÇ OLARAK MÜTEŞABİHE KARŞI KAÇ FARKLI YAKLAŞIM TARZI ORTAYA ÇIKMIŞTIR?
Netice itibarıyla müteşabih ayetlerdeki gaybi hususlarla ilgili olarak bir uçta teşbih ve tecsim, diğer uçta nefy, ta‘til ve tahyil ve bu ikisi arasında müteahhirun Ehli Sünnet alimlerinin te‘vile dayalı yöntemi olmak üzere üç farklı yaklaşım tarzı ortaya çıkmıştır.

48-BU YAKLAŞIM TARZLARIN HANGİSİ MAKBULDUR ?
Bunlardan ilki, tenzihe delalet eden pek çok ayetin hilafına Allah Teala‘yı sonradan yaratılan varlıklar düzeyine indirgediği, ikincisi yine pek çok ayetin hilafına gayb alemini tamamen soyut düzeye indirgeyip cismani haşrı inkar, vb. noktalara götürdüğü gerekçesiyle reddedilirken, te‘vile dayalı üçüncü görüş Müslümanların ekseriyeti tarafından bu konuda benimsenebilecek en mutedil yaklaşım tarzı olarak kabul görmüştür.

49-AHİRET HAYATINI TASVİR EDEN   AYETE ÖRNEK VERİNİZ?
İman edip iyi davranışlarda bulunanlara, içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele! O cennetlerdeki bir meyveden kendilerine rızık olarak yedirildikçe: Bundan önce dünyada bize verilenlerdendir bu, derler. Bu rızıklar onlara (bazı yönlerden dünyadakine) benzer olarak verilmiştir. Onlar için cennette tertemiz eşler de vardır. Ve onlar orada ebedî kalıcılardır.‖ (Bakara 2/25)

50-―Gerçek tartı kıyamet günündedir. Tartıları ağır gelenler, işte onlar kurtulanlardır. Tartıları hafif gelenler, ayetlerimize yaptıkları haksızlıklardan ötürü kendilerini mahvetmiş olanlardır.‖ (A‘raf 7/8-9)MATURİDİ BU AYETİ NASIL TE’VİL ETMİŞTİR?
Zikredilen terazi, bildiğimiz anlamda ağırlık ve hafiflik ölçmek için değil, bilakis müminlerin amellerinin kalıcılığını, kafirlerin amellerinin ise hafifliğini ve hiçliğini ifade etmek üzere temsili tarzda bir anlatım için kullanılmıştır.

51-MATURİDİ KURAN_I KERİM DEKİ  AHİRET HAYATINI  NASIL TE’VİL ETMİŞTİR?
Maturidi, Kur‘an‘da ahiret ahvaliyle ilgili hususları zahiri üzere hakiki manada değil, bilakis aralarındaki isim benzerliğine dayalı olarak mecazi ve temsili yönde ele almıştır. Zira ona göre Cennet ve Cehennemde insanlara daha önce hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve kimsenin aklına gelemeyecek şeyler mevcut olup, ayetlerde geçen hususlar dünyadaki benzerleriyle aynı değildir.

52 PLATONUN RUHA DAIR GÖRÜŞLERİ NELERDİR?
insan, gayb alemine ait olan ruh ile maddi aleme ait olan bedenin birleşmesinden oluşmuştur. Bunlardan ilki olan ruh, basit, biçimsiz, boyutsuz bir cevher/öz olup; bileşmez, görünmez ve değişmez bir yapıya, beden ise bileşen, görünen ve değişen bir yapıya sahiptir. Tanrısal bir öz içeren ruhun, beden üzerinde mutlak bir üstünlüğü vardır. Dünya hayatında ruh, beden içinde hapsolmuştur; ölümle birlikte hürriyetini elde ederek tanrısal niteliğinden dolayı ebediliğine yeniden kavuşur. Dolayısıyla ahiret hayatındaki yeniden diriliş, ruhun gelip geçici olan maddi kayıtlarından kurtulup kendi alemine geri dönmesidir.

53-MANEVİ ALEMDE EVVELA RUHLARIN YARATILDIGINA DAİR AYETI KERİMEYE ÖRNEK VERİNİZ?
‗Elest bezmi‘ Ģeklinde meşhur olan anlayışa göre, önce manevi alemde ruhlar yaratılmıştır: ―Kıyamet gününde, biz bundan habersizdik demeyesiniz diye Rabbin Âdem oğullarından, onların bellerinden zürriyetlerini çıkardı, onları kendilerine şahit tuttu ve dedi ki: Ben sizin Rabbiniz değil miyim? (Onlar da), Evet (buna) şâhit olduk, dediler.‖

54-Sonra onu tamamlayıp şekillendirmiş, ona kendi ruhundan üflemiştir. Ve sizin için kulaklar, gözler, kalpler yaratmıştır. Ne kadar az şükrediyorsunuz!‖ BU AYETİ CELİLE NEYİN İSARETİDİR?
Allah Teala, insanın bedenini topraktan yaratıp şekillendirdikten sonra ona kendi ruhundan gelen bu ruhtan üflemek suretiyle insanoğluna can vermiştir

55-ADEM  as VE HAVVA VALİDEMİZİN CENNETTE YAŞAYIP YASAK MEYVA OLAYINI ANLATAN AYETİ KERİMEYE ÖRNEK VERİNİZ?
Biz: Ey Âdem! Sen ve eşin (Havva) beraberce cennete yerleşin; orada kolaylıkla istediğiniz zaman her yerde cennet nimetlerinden yeyin; sadece şu ağaca yaklaşmayın. Eğer bu ağaçtan yerseniz her ikiniz de kendine kötülük eden zalimlerden olursunuz, dedik. şeytan onların ayaklarını kaydırıp haddi tecavüz ettirdi ve içinde bulundukları (cennetten) onları çıkardı. Bunun üzerine: Bir kısmınız diğerine düşman olarak ininiz, sizin için yeryüzünde barınak ve belli bir zamana dek yaşamak vardır, dedik.‖ (2/35-36)

56-CİSMANİ HAŞR NEDİR?
Kur‘an-ı Kerim‘de ahiret hayatını anlatan ayetler, yeniden dirilişi büyük ölçüde maddi yani cismani olarak tasvir etmektedir. Buradan hareketle başta kelamcılar olmak üzere çoğunluk islam alimleri, ahiretteki yeniden dirilişin cismani olacağı konusunda görüş birliğine varmışlardır.

57-GAZALININ RUHANI HAŞRI SAVUNANLARA TEPKİSİ NE OLMUŞTUR ?
Gazzali‘nin, ruhani haşrı savunan islam filozoflarını küfürle itham etmesi, bilhassa Ehli Sünnet alimlerini bu konuda çok daha hassas ve dikkatli olmaya sevketmiştir.

58-ESKİ BEDENLE CİSMANİ HAŞR FIKRININ SAVUNUCULARI KİMLERDİR?
et-Taberi (ö.310/923), İbn Hazm (ö.456/1063), el-EĢ‘ari (ö.324/936), Fahreddin Razi(ö.606/1210)

59-YENİ BEDENLE HAŞRI KABUL DÜŞÜNCESİ NEDİR?
İslam alimlerinin bir kısmı, cismani haşrı kabul etmekle birlikte, bunun bizim bugün sahip olduğumuz bedenle değil, mahiyeti gayb alemine uygun başka bir bedenle olacağını ifade etmişlerdir

60-ORTA YOL İZLEYENLER KİMLERDİR?
Aralarında İmam Gazzali (ö.505/1111), İbn RüĢd (ö.594/1198), İsmail Hakkı Bursevi (ö.1137/1725) gibi alimlerin yer aldığı bu kesim, ruhani haşr ile cismani haşr arasında orta ve mutedil bir tutum geliştirmişlerdir.

61-YENI BEDENLE HAŞR A AYTTEN ÖRNEKLER VERİNİZ?
―Muhakkak ki, Rabbinin nezdinde bir gün sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir.‖ (22/47)

62-MEVLANIN YENİDEN YARATMAYA KADİR OLDUĞUNA DELİL GETİRİRMISINIZ ?
İnsan kendisinin kemiklerini biraraya toplayamayacağımızı mı sanır? Evet, bizim, onun parmak uçlarını bile aynen eski haline getirmeye gücümüz yeter.‖ (75/3-4)

63-KIYAMETİ SUGRA NEDİR?
Her insanın kendi ölümünü ifade eder.

64-ÖLÜM NEDİR?
Ölüm, kalp atışlarının durması ve dokulardaki hücrelerin enerjilerini tüketmeleri sonucu vücudun soğumasıyla meydana gelen biyolojik bir hadisedir. Fakat onun mahiyeti tam olarak bilinmemektedir; çünkü ruhun mahiyeti hakkında yeterli bilgi yoktur: ―Sana ruh hakkında soru sorarlar. De ki: Ruh, Rabbimin emrindendir. Size ancak az bir bilgi verilmiĢtir.‖ (17/85)

65-Nerede olursaniz olun, sağlam kaleler içinde bulunsanız bile, ölüm size yetiĢecektir.‖ (Nisa 4/78) AYETI NEYE İŞARET ETMEKTEDİR?
Ölümün kaçınılmazlıgı ve hazırlık yapılması gerektıgıne işaret eder

66-KABİR HAYATININ DETAYINA DAIR DELIL NEDİR?
Kuranı kerim de ayrıntı yoktur Ayrıntılar hadisi şerıflerden dir. ―Bir kimse öldüğü zaman ahiretteki kalacağı yer sabah akşam kendisine gösterilir; o kimse Cennetliklerden ise Cennet‟ten, Cehennemliklerden ise Cehennem‟den olan yeri gösterilir ve ona işte senin oturacağın yer burasıdır, kıyamet günü Allah seni buraya gönderecek denilir.‖ (Buhârî, Cenaiz: 89

67-KABİR HAYATINA BAKIŞ AÇILARI NELERDİR?
Mutezıle ayetş kerımlerden delıl olmadıgı için kabul etmezken ,ehlı sunnet iman meselesi olarak değerlendirmişlerdir.

68-KIYAMETİ VUSTA NEDİR?
Tarihin belli bir döneminde yaşayan bazı kavimlerin, bir takım maddi ve manevi sebeplerle toptan helak olup tarih sahnesinden çekilmesine denir. Kur‘an‘da bizlere bunlardan bir kısmının haberi verilmektedir

69-KIYAMETİ VUSATAYA DAİR ÖRNEK VERİNİZ?
Lût'u da (peygamber gönderdik). Kavmine dedi ki: «Sizden önceki milletlerden hiçbirinin yapmadığı fuhuşu mu yapıyorsunuz? Çünkü siz, şehveti tatmin için kadınları bırakıp da şehvetle erkeklere yanaşıyorsunuz. Doğrusu siz taşkın bir milletsiniz.» Kavminin cevabı: Onları (Lût'u ve taraftarlarını) memleketinizden çıkarın; çünkü onlar fazla temizlenen insanlarmış! demelerinden başka bir şey olmadı. Biz de onu ve karısından başka aile efradını kurtardık; çünkü karısı geride kalanlardan (kâfirlerden) idi. Ve üzerlerine (taş) yağmuru yağdırdık. Bak ki günahkârların sonu nasıl oldu!...‖ (7/80-84)

70-KIYAMETİ KUBRA NEDİR?
Kur‘an ıstılahında kıyamet, dünya hayatının sonunda gerçekleşip bütün evrenin yok olup ardından yeniden diriltilmesini ifade eder. Kur‘an‘da kıyâmeti ifade etmek için es-Sâat, el-Vakıa, el-Hâkka, el-Kâria, es-Sâhha, el-Gâşiye, et-Tâmmetü‘l-Kübrâ gibi kavramlar kullanılmıştır

71-KIYAMET VAKTİ MAGLUMMUDUR KEYFIYYETİ NEDIR?
Gaybî bir husus olup, sadece Allah tarafından bilinmektedir. Onu, ne peygamberler, ne de melekler bilmektedir. Nitekim Cibril hadisinde; Hz. Peygamber, kendisine bu soruyu soran Cebrâil‘e: ―… Bu hususta kendisine soru sorulan, sorandan daha bilgili değildir,‖ demiĢtir.
Kıyametin vakti hakkında Kur‘an‘da her hangi bir bilgi mevcut değildir

72-KIYAMETİN KÜÇÜK ALAMETLERİ NELERDİR?
İlmin gerileyip cehaletin artması, içki ve zina gibi haram fiillerin yaygınlaşması, kadın sayısının erkeklerden çok olması, cinayetlerin artması, emanetin ehline verilmemesi, Müslümanların birbirleriyle savaşması, sadaka verecek fakir bulunmayacak derecede zenginliğin artması.
İbn Hacer el-Askalânî ve Bedreddin el-Aynî gibi alimler bunları, ahlâkî dejenerasyon sebebiyle toplumların ölümüne işaret eden ilahi yasalar olarak yorumlamışlardır.

73-KIYAMETİN AŞAMALARI NELERDİR?
SAAT-YEVMUL KIYAME

74-SUR NEDİR?
Sözlükte boru veya üflenince şiddetli ses çıkaran boynuz anlamına gelir. Istılahta ise, ilk olarak Kıyametin kopması esnasında, ikinci olarak insanların yeniden dirilip mahşerde toplanmasını temin etmek amacıyla israfil tarafından üflenecek kıyamet borusunun özel adıdır. Ahiret ahvaline dahil olduğu için keyfiyeti meçhuldür

75-NEFHATÜ‟L-FEZÂ NEDİR
İLK ÜFLEYİŞ Bu esnada bütün varlıkları şiddetli bir korku saracak ve ardından hepsi ölecektir: Sûr'a üfürüldüğü gün, -Allah'ın diledikleri müstesna-, göklerde ve yerde bulunanlar hep dehşete kapılır. Hepsi boyunları bükük olarak O'na gelirler.

76-NEFHATUL KIYAME NEDİR?
ikinci üfleme: Bu esnada, bütün insanlar kabirlerinden doğrulup kalkarak dirilecek ve ilahî mahkemeye doğru yürüyeceklerdir: ―Sura üflenince, Allah'ın dilediği bir yana, göklerde olanlar, yerde olanlar hepsi düşüp ölür. Sonra Sura bir daha üflenince hemen ayağa kalkıp bakışır dururlar.‖ (Zümer 39/68), ―Sura üflenince, kabirlerinden Rablerine koşarak çıkarlar.‖ (Yâsîn 36/51)

77-KIYAMETİN AHVALI KURANI KERIM DE NASIL ANLATILMIŞTIR?
a) Kur’an’da evrenin yok oluşuna ait tasvirler
b) Kur’an’da insanlar ve diğer canlı varlıkların içine düşecekleri duruma ait tasvirler

77-BA’S NEDİR?
sözlükte, uykudan uyandırmak, kaldırmak, harekete geçirmek gibi anlamlara gelir. Istılahta ise, Kıyametin kopmasıyla birlikte tamamı ölen insanoğlunun ikinci sure üflenmesiyle birlikte yeniden diriltilmesini ifade eder.

78-HAŞR NEDİR?
Sözlükte toplanıp bir araya gelme anlamına gelir. Istılah olarak Kıyamet vakti yeniden dirilişten sonra insanoğlunun Mahşer veya Arasat olarak adlandırılan yerde Allah Teala‘nın huzurunda toplanmasını ifade eder

79-MAHŞERDE TOPLANMAYLA İLGİLİ KURANI KERIMDE BAHSEDILERN HUSUSLAR NELERDIR?
*Haşr kesınlıkle gerceklesecektır
*mahserde ınsan ve cınnler bırlıkte toplanacaktır
*her şey şahıdıyle gelır
*Kımse kımseye mudahale edemez
*müşriklerle şırk koştukları şeyler ayrısır

80-HESABA ÇEKILME NEDİR?
Mahşerde bir araya toplanan insanlar, Rableri huzurunda hesaba çekilecektir. Bu hesap, dünya hayatında her bir insan için ikişer tane olarak görevlendirilen meleklerin kayıtlarının yer aldığı amel defterlerinin açılmasıyla gerçekleşecektir

81-HESABA ÇEKİLMENIN KEYFIYYETİ NEDİR?
Her insan amel defterini görecek ve durumunu anlayacaktır.
Amel defterinde iyi kötü, küçük büyük her amel mevcuttur
İnsanların yaptıklarına, bizzat kendi uzuvları şahitlık edecektir
Ümmetleriyle birlikte peygamberler de hesaba çekilecektir
Mahkemede son karar Allah Teala‘ya aittir
Hesap sonunda herkes yaptıklarının karşılığını eksiksiz alacaktır
Hesap ve kitabın ardından iyilerle kötüler birbirinden ayrışır
İyiler sevinir
Kötüler üzülür

82-ŞEFAAT NEDİR?
Sözlükte ‗af dileme, bağışlama, yarımcı ve aracı olma‘ gibi anlamlara gelir

83-ŞEFAAT KURAN I KERİM DE NASIL ANLATILIR ?
Şefaat eden de edılende ancak mevlanın iznıyledir?

84-EHLI SUNNET ALIMLERINE GÖRE KİMLER ŞEFAAT EDEBILIR?
Ehli Sünnet alimleri, bazı sahih hadislere dayanarak ahirette Hz. Peygamber‘in, alimlerin, şehitlerin, vb. ümmetin küçük ve büyük günahları için şefaat edeceklerini söylemişlerdir.

85-MUTEZILE ALİMLERE GÖRE DURUM NASILDIR ?
Bu şefaatın , sadece küçük günah sahipleri için gerçerli olduğunu, zira büyük günah işleyenlerin iman dışında kaldıklarını savunmuşlardır.

86-MÜKAFAT VE CEZA NEDİR?
Ahiret hayatında hesap görülmesinin ardından İlahi adaletin tecellisi için mükafat ve ceza dönemi başlayacak, iyilikleri fazla olanlar Cennet‘e, kötülükleri fazla olanlar Cehennme‘e girecekler

87-CENNET NEDİR?
Sözlükte ‗sık bitki ve ağaçlarla kaplı yer‘ anlamına gelir. Istılah olarak ise, ahiret hesabını geçen müminlerin ebedi olarak kalacakları, içinde her türlü nimetin yer Sözlükte ‗sık bitki ve ağaçlarla kaplı yer‘ anlamına gelir. Istılah olarak ise, ahiret hesabını geçen müminlerin ebedi olarak kalacakları, içinde her türlü nimetin yerdir

88-KURANI KERIM DE CENNET HANGI YONLERLE TANINMISTIR ?
Genişliği hudutsuzdur
Havası mutedildir
Meskenleri güzel ve rahattır
Meskenleri güzel ve rahattır
Orada güzel meyveler vardır
Güzel yiyecekler vardır
Güzel giyecekler vardır
Çalışkan hizmetliler vardır
Güzel eşler vardır

89-CEHENNEM NEDİR?
Kur‘an-ı Kerim‘e göre inkarcıların, münafıkların ve günahkarların ahiret hayatında azap çekeceği yer için kullanılan özel bir isimdir. Kur‘an‘da Cehennem için onun farklı yönlerini ortaya koyan altı değişik isim daha kullanılmıştır: Cahim, Haviye, Hutame, Leza, Sair, Sakar.

90-KURANI KERIMDE CEHENNEM AYETLERI GENEL OLARAK NELERDEN BAHSEDER?
Cehennemin, her birinden farklı kesimlerin gireceği yedi ayrı kapısı vardır
Cehennemliklerin yiyeceği zehirli zakkum veya dikendir
Cehennemliklerin içecekleri kaynar su ve irindir
Cehennemde kıvılcımlar saçan ateş vardır
Bu ateşin uğultusu çok uzaklardan duyulur
Günahkarlar, elleri kolları bağlı Cehenneme atılırlar
Cehennem ateşi onları kuşatır ve yakar
Cehennem ehli azabın
Cumhur ulemaya göre Cehennem azabı sonsuzdur
İbn Kayyım el-Cevziyye gibi bazı alimlere göre ise, Cehennem azabı sonlu olabilir

91-A’RAF NEDİR?
A‘raf Cennet ile Cehennem arasını ayıran surun yüksek kısmını ifade eder. Kur‘an‘da burada bulunacak bir takım kimselerden bahsedilirBUNLAR;
Bunların; a) İyilik ve kötülükleri birbirine eşit kimseler,
 b) Kendilerine tebliğ ulaşmayan kimseler,
c) Teklife muhatap olmayan küçükler veya zihinsel engelliler olduğuna dair farklı görüşler ileri sürülmüşse de, bu konuda Kur‘an‘da net bir bilgi bulunmamaktadır