- Onüçüncü mesele

Adsense kodları


Onüçüncü mesele

Smf Seo Versiyon , -- Seo entegre sistem.

Array
sidretül münteha
Mon 30 May 2011, 01:08 pm GMT +0200
Onüçüncü Mesele:



Hz.  Peygamber'in  hadisinde "Gruplardan bir tanesi hâriç....."buyurulması, hakkın bir tek olup değişmeyeceğini gösterir. Zira eğer "hak" için bir çok gruplar olsaydı Hz. Peygamber "...hepsi cehennem­dedir, bir tanesi hâriç" buyurmazdı. Ve çünkü hakkın/doğrunun birden çok olması mutlak olarak dinde yoktur. Çünkü din ayrılığa düşen  iki kişinin arasında hükmeden durumdadır.  Nitekim ".....Eğer bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz -Allah'a ve ahirete gerçekten inanıyorsanız- onu Allah'a ve Rasûl'e götürün." [215]
Eğer, din ayrılığı gerektirir olsaydı, anlaşmazlıkları dine götür­menin bir faydası olmazdı. Ayetteki (bir şeyden anlamına gelen) fî şey'in/nekre/belirsizdir. Nekreden önce şart geçmektedir. Bu durum­da ayetteki ifade genellik ifade eder. Bu itibarla genel olarak her anlaşmazlık dine götürülmelidir. Anlaşmazlıkları dine götürmek tek bir sonuç almak içindir. Hak tarafında grupların/bölünmelerin olması söz konusu olamaz.
Cenab-ı Hak buyurur ki:
"Şüphesiz bu, benim dosdoğru yolumdur. Buna uyun. (Başka) yollara uymayın...."[216] Bu ayet ele aldığımız konuda nas'dır. Çünkü tek yol ayrılığı gerektirmez. Birçok ve çeşitli olan yollar, böyle değildir.
Eğer, "Onuncu meselede geçtiği üzere İbn Mes'ud hadisinde "...Bizden öncekiler 72 gruba ayrıldılar. Bunlardan 3'ü kurtuldu, diğerleri mahvoldular." buyurulmuştu. Şayet sizin dediğinizin gereği söz konusu olsaydı bizden öncekilerden kurtulan gruplar üç olmaz, tek grup olurdu. O üç grubun hepsinin doğru ve hak üzere olduğu ortaya çıkmıştır. Aynı bunun gibi Muhammed ümmetindeki grup­ların da -hadiste naciye/kurtulan grup bir tane olduğu haber veril­memiş olsaydı- Muhammed ümmetinde de (hak üzere olan) grupların olması caiz olurdu." denirse bunun iki cevabı vardır:
1- Biz bu hadisi naklederken sahih olma şartını dikkate almadık. Zira bizce sahih hadislerin bulunması şart olan kitaplarda o hadisi bulamadık.
2- O hadiste (bizden öncekilerde kurtulan gruplar olduğunu bildiren hadiste) 3 grup olduğu bildirilmiş, bunun müslümanlarda bir tane olduğu bildirilmiştir. Çünkü bu grupların uydukları esasta aralarında ayrılık yoktur. Bir anlaşmazlık söz konusu ise, ancak iyiliği emredip kötülüğe engel olmada güçlü olup olmamakta veya özellikle emretmenin ve engel olmanın nasıl olacağı hususundadır.
Bu fırkaların olması, onların aralarının birleştirilmesinin sıhhatine engel değildir.
Biliyoruz ki dinimizde iyiliği emir, kötülüğü engelleme derece derecedir. Kimisi buna eli ile güç yetirir. Bunlar devlet başkanları, yöneticiler ve benzerleridir. Kimisi buna dil ile güç yetirir. İlim adamları ve onların yerine geçecek kimseler gibi. Kimisi de buna sadece kalb ile güç yetirir. Kalbi ile bunu yapanlar, kötülük işleyen­lerin arasında kalarak bunu yerine getirirler. Zira bulundukları yerden başka yere göç etmeye güçleri yetmez. Güçleri yetse de yine kalbleri ile kötülükten hoşlanmazlar.
Bu dereceler farklı olmakla beraber, iman özelliklerine sahip olma açıcından hepsi de aynı şeydir. Bunun içindir ki (son dereceyi kasdederek) hadiş-i şerifte:
"Bundan sonra hardal tanesi kadar imandan bir şey yoktur" Buyurulmuştur.
Durum böyle olunca bir değerlendirmeye göre bazı hadislerde kurtulan grubun üç olarak sayılması, bir başka değerlendirmeye göre de bazı hadislerde bir olduğunun söylenmesi bize zarar vermez. Aneak bir mesele kalıyor ki, bu değerlendirmeye göre kurtulan grup dışındaki grubun sayısı 70 oluyor. Bu bizim ümmetimizdeki gruplarda, diğer ümmetlerdeki grupların arasını birleştirme cihetiyle geçmişte söylenenlere ters düşmektedir. Bununla beraber "Sizden öncekilerin yoluna karış karış, arşın arşın mutlaka uyacaksınız" hadisini de dikkate almalıyız.
Bu cevapta iki şeyden birinin olması mümkündür:
a- Ya, söz sahih hadise aykırı ise sözü kendi başına bırakmalıdır. Çünkü bir hadiste grupların 71 olduğu, İbn Mes'ud'un hadisinde ise 72 olduğu sabit olmuştur.
b- Veya kurtulanların üç fırka olduğunu bildiren hadisin şöyle yorumlanması gerekiyor: Onlar, sadece bir fırka idiler; üç mertebeye ayrılmışlardır. Çünkü Ab d' İbnu Humeyd'in tefsirinde yer alan rivayette "onlardan üçü kurtuldu" buyurulmuştur. Rivayetteki "üç"ü, Ibn Humeyd sözün gelişi grup manasını zahiri olarak ifade etse de, üç grup olarak tefsir etmemiştir. Fakat (öyle görünüyor ki) O, rivayetlerin arasını bulmak istediği için böyle yorum yapmak zorunda kalmıştır.
Rasûlünün bu sözü ile neyi murat ettiğini en iyi Allah (c.c.) bilir.
Hz. Peygamber'in "Bir tanesi dışında hepsi cehennemdedir." sözü, genel olarak açık bir ifadedir. Çünkü "hepsi" sözü genellik kalıplanndandır. Bu ifadeyi bir diğer hadis şöyle tefsir etmiştir
"Yetmiş ikisi cehennemde, biri cennettedir." Bu, yorum ihtimali olmayan bir nastır.[217]



[215] Nisa: 59
[216] En'am: 153
[217] İmam Şatıbi, el-İ’tisam Kitap Dünyası Yayınları: 2/269-270.