- Kıraati

Adsense kodları


Kıraati

Smf Seo Versiyon , -- Seo entegre sistem.

Array
hafiza aise
Wed 10 August 2011, 01:46 pm GMT +0200
2­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­--Kıraati:

 

Kur'an okurken med ile (uzatarak) okur, her âyet sonunda sesini uzatırdı.[426]

Fâtiha'yı okuyup bitirince "Âmin" derdi. Açıktan okunan namazda olursa, "Âmin" sözünü yüksek sesle telaffuz ederdi. Arkasında bulunan­lar da aynı kelimeyi söylerlerdi.[427]

İki yerde sükut ederdi (yani sesini bir müddet keser açıktan birşey okumazdı): 1- Tekbîrle kıraat arasındaki sükut. Ebu Hureyre'nin (Hz. Pey-gamber'e bu arada ne okuduğunu) sorduğu sükut işte bu sükuttur.[428]

2- İkinci sükut hakkında farklı görüşler ileri sürülmüştür:

a)  Fatihadan sonra olduğu naklolunmuştur.

b)  Kırâattan sonra, rükûdan öncedir, denilmiştir.

c)  Birinciden başka iki yerde daha yapılan sükuttur, denilmiştir ki, bu durumda sükut edilen yerler üçe ulaşır.

Doğrusu sükut, yalnızca iki yerdedir. Üçüncüsü ise yeniden nefes al­mak ve kıraatin rükûa bitişmemesini sağlamak amacıyla yapılan, gerçekten son derece ince bir özelliğe sahip bir sükuttur. Birinci sükutta durum böyle değildir. Çünkü o, başlangıç duasını-(süfehaneke'yi) okuyacak kadar sürer. İkincisinin, imamın arkasmdakilerin kıraati yetiştirebilmeleri için olduğu söylenmektedir. Buna göre ikinci sükutu Fatiha okuyacak kadar uzatmak gerekir. Üçüncüsü ise yalnızca rahatlama ve nefes, alma için yapılan ince bir özelliğe sahip sükuttur. Bu üçüncü sükuttan bahsetmeyenler, kısa sür­düğü için bahsetmemektedirler. Ona önem verenler ise üçüncü bir sükut saymaktadırlar. Bu durumda her iki rivayet arasında farklılık yok demektir.  Bu hadis hakkında söylenenlerin görünüşte en uygun olanı budur.

Ebu Hâtim'in, Sahih'inde naklettiğine göre Hz. Peygamber'in (s.a.) iki yerde sükut ettiği Semûre b. Cündüb, Übey b. Kâ'b ve İmrân b. Hu/ sayn'dan sahih senedle nakledilmiştir. Böylece Hz. Peygamber'in (s.a.) iki yerde sükut ettiğini rivayet edenlerden birinin de Semûre b. Cündüb oldu­ğu ortaya çıkmıştır. Semûre diyor ki: "Allah Rasûlü'nün (s.a.) biri tekbir aldığında, diğeri Fatiha sûresini bitirdiğinde olmak üzere iki yerde sükut buyurduklarını bizzat kendisinden belledim."[429] Bu hadisin diğer rivayet­lerinde: "Kıraati bitirince susardı" denilmektedir. Şu halde bu ikinci riva­yet mücmel gibidir. Birinci rivayetin lafzı ise bunu açıklayıcı ve tefsir edicidir.

Bu yüzden Ebu Seleme b. Abdurrahman demiştir ki: "İmam iki yerde susar; bu yerlerde Fâtiha'yı okumayı fırsat bilin: 1- Namaza başladığında, 2- Fâtiha'yı bitirdiğinde". Şu da var ki bu iki sükut yerinin tayini yalnızca Katâde'nin açıklamasına dayanmaktadır. Çünkü Katâde bu hadisi Hasan yoluya Semûre'den şu şekilde nakletmiştir: "Allah Rasûlü'nün (s.a.) iki yerde sükut buyurduklarını kendilerinden belledim." (Hasan el-Basrî diyor ki:) İmrân bunu yadırgamış ve demiştir ki: "Biz, Hz. Peygamber'in (s.a.) bir yerde sükut buyurduklarını belledik." Bunun üzerine Medine'deki Übey b. Kâ'b'a bir mektup yazıp meseleyi sorduk. Übey, cevap mektubunda Semûre'nin iyi bellemiş olduğunu yazdı.

Saîd b. Ebû Arûbe (v. 156/772) der ki: Katâde'ye: "Şu iki sükut ne zamandır?" diye sorduk. "Birisi namaza girdiğinde diğeri kıraati bitirdiğinde" cevabını verdi. Daha sonra "Fâtiha'nm bitiminde" olduğunu söyledi. Kendisi kıraatin bitiminde nefesini toplamak için sükut etmekten hoşlanırdı.[430] Hasan'ın Semûre'den naklettiği rivayeti delil alanlar bunu delil göstermektedirler. [431]


[426] Buharı, 66/29. Enes'e sordular: "Hz. Peygamber'in (s.a.) kıraati, nasıldı?" Enes: "Med idi" cevabını verdi; sonra besmeleyi BismİHâh'ı uzatarak, er-Rahmân'ı uzata­rak ve er-Rahîm'i uzatarak okudu. Bu hadisin bir rivayetinde ise Enes: "Hz. Pey-

gamber (s.a.) uzatarak (med ile) okurdu" demiştir. Ebu Davud (4001). Tirmizî (2928) ve Ahmed (6/302) Ümmü Seleme'nin şöyle dediğini rivayet ederler: Allah Rasûlü'-nün (s.a.) kıraati "Bismillahirrahmânirrahim" "Elhamdülülahi rabİll'âlemîn" "er-Rahmânirrahîm" 'mâlikiyevmiddîn"... şeklinde idi ki, her âyette kıraatini keserdi. Dârakutnî ve Hâkim (1/232) bu hadisi sahîh saymışlar, Zehebî de buna katılmıştır. ed-Dânî, el-Müktefa adh eserinde (5/2) bu hadisi rivayet ettikten sonra diyor ki: Bu hadisin pek çok tarîki ( = rivayet yolu) vardı. Bu konuda bir asıldır. Geçmiş imam­lardan ve kurrâdan bir cemaat âyetler birbirine bağlı olsalar da (bir diğer ifade ile lanlam bütünlüğü sağlanmasa da) âyet sonlannda kıraati kesmeyi müstehab sayarlardı.

[427] Ebu Davud, 932; Tirmizî, 248. Vâil b. Hucr diyor ki: "Allah Rasûlü (s.a.) Fâtiha'yı okuyup bitirince âmin derdi. Bu sözü yüksek sesle söylerdi." Senedi sahihtir. Hafız İbn Hacer, et-Telhîs'de (s.90) bu hadisi kaydederek Dârakutnî ve tbh Hibbân'tn da rivayet ettiklerini ilave etmiş ve "senedi sahihtir" demiştir. İbn Hibbân (462), Ebu Hureyre'nin şöyle dediğini rivayet eder: "Allah Rasûlü (s.a.), Fâtiha'yı okumayı biti­rince sesini yükseltir, âmîn derdi." Dârakutnî, bu hadisi Sünen'inde (1/127) hasen saymıştır.

[428] Yukarıda geçti. Bk. dipnot: 2.

[429] Ahmed, 5/7, 15, 20, 21, 23; Ebu Davud, 779; Tirmizî, 251; İbn Mâce, 844. Hadisi Semûre b. Cündüb ve İmrân b. Husayn'dan rivayet eden Hasan el-Basrî'nin onlar­dan hadis işitmediği söylenerek rivayet munkatı kabul edilmiştir. Ebu Davud (778), Hasan el-Basrî, yoluyla Semûre'nin şöyle dediğini rivayet eder: "Hz. Peygamber (s.a.) İki yerde susardı: 3) Namaza başladığında başlangıç duasını okurken, 2) Kıraati ta­mamen bitirince." Tirmizî diyor ki: "Bu, ilim adamlarından birçoğunun görüşüdür; imamın namaza başladıktan sonra ve bir de kıraati tamamladıktan sonra susmasını müstehab sayıyorlar. Ahmed, Ishak ve arkadaşlarımız (ehl-i hadis) da bu görüştedirler."

Mütercim der ki: Hasan el-Basrî'nin Semûre'den hadis işitip işitmediği tartışmalı ise de inceleme sonucu işittiği kanaatine varılabilir. Meselâ, Buharı, Tirmizî, Hâ­kim.,, vs.'nin naklettiklerine göre Ali b.el-Medînî bu senedi sahih sayıyor. Hadisi Tirmizî hasen saymıştır. İmam Şevkânî, sahih kabul etmenin uygun olacağına meyle­diyor ve delillerini sıralıyor.  Bk. Neytü'l-Evtâr, C.I, s. 276 ve C.H, s. 266-267.

[430] Tirmizî, 251.

[431] İbn Kayyim el-Cevziyye, Za’du’l-Mead, İklim Yayınları: 1/193-195.