- Global dünyada kendi yerimiz

Adsense kodları


Global dünyada kendi yerimiz

Smf Seo Versiyon , -- Seo entegre sistem.

Array
sumeyye
Wed 17 November 2010, 05:46 pm GMT +0200
"GLOBAL DÜNYADA KENDİ YERİMİZ"


Kalın duvarların yıkılıp, sınırların karıştığı dünyamızda değerler ve özelliklerde mi karışıyor? Karmaşık sınırlar, karmaşık ülkeler, karmaşık kimlikler öyle mi? Bu söz, sofradaki çeşitli yiyeceklerin aynı tat, aynı lezzet ve gıdaya sahip olduklarını iddia kadar gerçek olabilir ancak. Sözü yiyeceklerden açmışken müşahhas bir misal verelim.

Cola ve hamburger deyince Amerika gelir akla, döner ve ayran denince Türk, bira denince Alman, votka denince hemen Rus'u hatırlarsınız.

Birâ'yada cola'yada su kattırmıyorlar ama, nedense pala bıyıklı köşe başı dönercimiz, dönerine domuz katılmasına mani olamıyor. Çünkü bedensel yapısının yanında, gerek zayıf kişiliği gerekse paraya ve daha fazla kârâ hırsla göbekten bağlılık, dürüstlük veya helal-haram duygusu bırakmamış. Karmaşık ve globalleşen bir çağa, kendi öz kimliği, kişiliği ve koruduğu değerleriyle aklı başında ve bir programla mı giriyoruz sorusunu sormamız lâzım kendimize. Hatayı hep başkalarına yüklemeden. Bizde, dünya sofrasında olmayan ve insanlığın her devirde muhtaç olduğu öyle ulvi değerler var ki, tabi bunu evvela kendimiz fark ve idrak etmeliyiz.

Unutmayalım ki, kendini bilmeyeni kimse bilmez, kendine saygısı olmayana kimse saygı duymaz, kendine güvenmeyene kimse güvenmez. Ama kendini tarif edemeyeni başkaları tarife kalkar. Buda bazen çok acı gelebilir. Acı sözü duymak ve kınanmaktansa, yamuk tarafları görüp doğrultmak daha akıllıca bir iş değil midir? Öyleyse buyurun evvela kendimizden başlayalım. Söz, termin ve vazifemize sadık mıyız. İşimizde hile, haram ve göz boyama var mı? İçimizi bir dışına çevirseler, gizlilerimizi açığa vursalar halimiz nasıl olur. Her an bir açık mahkemeye veya ölüme hazır mıyız? Ne zaman gönül rahatlığıyla evet dersek, güleceğimiz zaman orada başlar.

Modern dünyada adaletsizlik ve zulüm de var. Modern insan, sırf bizden değil diye tankların arkasında sürüklenenlere ve toplu katliamlara seyirci kalabiliyor.

Dünyada hala 100 milyondan fazla insan aç ve ölümle pençeleşiyor. Toprağın altında hâla milyonlarca mayın saklı. İnsan hakları havarilerinin gelirinin büyük bir bölümü, fakir ülkelere silah satışından.

Modern dünyada hala tarih ve ders kitapları yalan, önyargı ve eski kinlerle dolu, hala kafalarda bazı kesimlere karşı histeri şablonlar mevcut. Bir balık ve bir kuş için dünyayı ayağa kaldıranlar, bir neslin imhasına suskunlar.

Madalyayı çevirelim. Haber okursunuz, falan zaman zulme uğratılan topluluğa 10 milyar dolar tazminat ödenecek, falan ülke, polisinin yaptığı hata yüzünden milyonlar dolar tazminata mahkum edildi. Evet, bir gün gelecek faili meçhullerin torunlarına, bir hiç uğruna mahkum edilen hatta asılanlara, bir şiir, bir kitap için ocağı söndürülenlere, kimliği, inancı hatta giysisi için kovulan ve dövülenlere de tazminat ödenecek. Lakin o paralar ile özür, gözyaşlarını ve kanları silemeyecek. Böylece gerçek ve nihai adalette mahşere kalacak. Buna inancımız ve ilahi mesaja göre yaşama gayretimiz 30. yüzyılada girilse, en üstün olduğumuzun kanıtıdır. "İnanıyorsanız mutlaka en üstünsünüzdür.



Yılmaz KUZUCU