- el-Aclûnî ve Keşfu'l-hafâ’ sı

Adsense kodları


el-Aclûnî ve Keşfu'l-hafâ’ sı

Smf Seo Versiyon , -- Seo entegre sistem.

Array
Hadice
Mon 6 June 2011, 01:25 pm GMT +0200
2. el-Aclûnî ve Keşfu'l-hafâ’ sı

îsmail b. Muhammed el-Aclûnî , Aclûn'da 1087/1676'da doğmuştur. Kur'an okumayı öğrenmekle başlayan tahsilini, Şam'da fıkıh, hadis, tefsir ve arapça öğrenimi takib etti. Şam'da birçok hocadan ders aldı. 1119 da Anado­lu'ya geçti. Sonra tekrar Şam'a dönerek ömrünü ders vermekle geçirdi. Şam'da 1162'de vefat etti.

el-Aclânî' nin birçok eseri içinde Keşfu'l-hafâ' bugün en yaygın olanıdır. Müellif, dillerde dolaşan sözler konusunda mevcut birçok eserden, her birinin bir başkasında bulunmayan özelliklere sahip olduğunu tespit etmiş ve konuya ait eserlerin Özelliklerini bir araya toplamak için Keşfu'l-hafâ' yi yazmıştır.[455]

Eser, temelde el-Mekâsıdu'l-hasene' ye dayanmaktadır. Ancak ondaki. «fazla bir önem arzetmeyen uzun sened nakillerini » kısaltmış, hadisi kitabına almış olan müellif ve şahabı râviye işaret etmekle yetinmiştir. îbn Hacer' in el-Leâlü'l-mensûra' sı gibi muteber kaynaklardaki bilgileri de eklemeyi ihmal et­memiştir.

Kale (zekera)fi'l-Leâlî sözü ile îbn Hacer' in bu eserine,

Kale fi'l-asl veya fi'l-Mekâsıd sözü ile Sehâvî 'nin el-Mekâsıdu'l-hasene sine,

Kale fi't-Temyîz sözü ile İbnu'd-Deyba 'in Temyizu't-tayyib' ine, Kale fi'd-Dürer sözü ile Suyûtt nin, ed-Düreru'l-müntesıra' sına, Rauâhu Ebû Nuaym sözü ileEbâ Nuaym' in Hilyetü'l-evliyâ' sına, Ravâhu'l-Beyhakî sözü ile Beyhakî 'nin Şuabu'l-imân' ma,

Kâle'n-Necm sözü ile Necmeddin el-Gazzî' nin îtkânu mâ yuhsen mine'l-ahbâr' ına,

Kâle'l-Kaari sözü ile Aliyyu'l-Kaari'nin Mevzuat' ına,

Kâle's-Sağânî sözü ile Muhammed es-Sağanî' nin el-Meşârık 'ına işaret etmektedir. Bunların dışında kalanlar ise tam isim olarak açıklamaktadır. [456]

İki cild halinde matbu olan kitap, 3281[457] sözü incelemektedir. Rakamlar­dan sonra sözleri parantez içinde alfabetik olarak tetkike tabi tutmaktadır. «Hadis» kelimesi kullanılmamaktadır.

Alfabetik tertib pek dikkatli olmadığı için bazan aranılan sözü, bulunması gerekli yerin biraz Önünde veya arkasında bulmak mümkündür.

el-Aclânî, Sehâvî'nin fi... şeklindeki atıflarını tekaddeme fi... şeklinde açıkça vermeyi tercih etmiştir. Meselâ bk. I, 434," 1397. söz...

Kitabın sonunda el-Mekâsıd' da olduğu gibi sözlerin konularına göre bir fihristi yer almaktadır. (II, 425-443). Bu fihristten önce bir de hatime (II, 401-424) yazısı görülmektedir.

el-Aclûnî, hadis olmayan sözlere «Leyse bihadîs » ifadesiyle işaret eder. Onun bundan maksadı o sözün «hikmetli sözler » kabilinden olduğunu veya «sahâbî kavli » ya da «bir âlimin sözü » olduğunu kasdetmektir. (bk. et-Tahhân, Usûlu't-tahric, s. 69).[458]


[455] bk. Keşfu'1-hafa, I, 7.

[456] Bu listede Sahihayn, kütüb-i sitte, kütüb-i erbaa gibi hadis edebiyatında hemen daima aynı muteva için kullanılan yaygın kısaltmaları vermedik, Aslında müellif onlara işaret etmektedir (bk. Keşfu'l-hafâ, I, 9).

[457] Bu rakam, görüldüğü gibi el-Mekasıd'dakinin hemen hemen iki mislidir. (et-Tahhân bu rakamı 3254 olarak verir. bk. Usûlu't-tahrîc s. 69).

[458] Doç. Dr. İsmail Lütfi Çakar, Hadis Edebiyâtı, İfav Yayınları: 134-136.