- Allah için bir olmak

Adsense kodları


Allah için bir olmak

Smf Seo Versiyon , -- Seo entegre sistem.

Array
hafiza aise
Sat 5 May 2012, 02:24 pm GMT +0200
ALLAH İÇİN “BİR” OLMAK

Eylül 2011 72.SAYI

Allah Teala’nın insanlara verdiği en önemli nimetlerden birisi bir arada olmamızdır. Yalnızlık kimi zaman bizlere cazip gelse ve dahi yalnız kalmak istesek de tüm ömrümüzü tek başımıza geçiremeyeceğimiz muhakkaktır. Zaten bunu en güzel şekilde bilen Rabbimiz de yüce dinimizde, toplu yapılan işlerin ve ibadetlerin daha makbul olduğunu biz kullarına bildirmiştir. Cemaatle kılınan namazların, bir sohbet halkasına dahil olmanın, istişare yapmanın ve toplulukla yapılabilecek daha pek çok amelin ecrinin daha fazla olduğu hadislerle de bizlere müjdelenmiştir.

Bu hususta Allah Rasulü Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Bir topluluk oturur da Allah Teala’yı zikrederse, muhakkak onların etrafını melekler sarar, onları ilahi rahmet kaplar, üzerlerine sekinet iner; Allah Teala onları, huzurundaki melekleri yanında anar.”

BİRLİK AİLEDE BAŞLAR

Fakat birliğe en çok ihtiyacımız olan şu günlerde ayrılıklar tüm yanımızı sarmış bulunmaktadır. İnsanoğlu hayatına baktığı vakit bu ayrılıkların ilk olarak kendi ailesi içerisinde başladığını fark edecektir. Ne yazık ki aile birliği olmayınca, toplum olmak, cemaat olmak da mümkün değildir. İnsan en yakınındakilerle beraberliğini sürdüremezken, ondan bir cemaat içerisinde uyumlu olmasını beklemek ne kadar doğrudur? Öyleyse birlik olmanın faziletini bir kez daha idrak ettiğimiz mübarek Ramazan ayının ardından bize düşen, hiç zaman kaybetmeden birlik ve beraberliğimizi sürdürecek bir yol bulmaya çabalamaktır.

Şöyle bir etrafımıza baktığımıza teknolojinin her yanımızı kuşattığını görüyoruz. Herkes elinde telefonlar, önünde bilgisayarlar bir telaşenin içerisinde koşuşturup duruyor. Yenilikler elbette ki hayatımızı kolaylaştırmaktadır, lakin insan kendisini teknoloji adını verdiğimiz bu hastalığa kaptırınca onun kölesi haline geliyor. En basitinden aile fertleri bir araya gelip sohbet edemiyor, birlikte vakit geçiremiyor. Herkes kendine ait bir dünyanın içerisinde, kendi yalnızlığında, birlik olmanın feyiz ve muhabbetinden uzak bir yaşam sürdürüyor.

İşte bu noktada en önemli görev her zaman belirttiğimiz gibi ailelere düşürüyor. Özellikle aile büyükleri, aile reisleri kendi cemaatleri olan ailelerini bir araya toplamalı, onlara birlik olmanın güzelliğini anlatmalıdır. Bu da ancak bu güzelliği sözlü değil fiili olarak yapmakla mümkün olur. Nitekim yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’de de Allah rızası için cemaat olan ve Rabbi’ni anan kimselerle bir arada bulunulmaya şöyle teşvik edilmiştir: “Rasulüm! Sabah akşam Rablerine, O’nun rızasını isteyerek dua (ibadet ve zikir) edenlerle birlikte bulunmaya candan sabret. Dünya hayatının süsünü isteyerek gözünü onlardan çevirme.” (Kehf, 28)

ALLAH YOLUNDA SEVDİKLERİMİZ İLE BİRLİK OLMALIYIZ

Şüphesiz ki Rabbimiz bu dünya hayatını bizler için bir imtihan vesilesi kılmış ve bunun sonunda çok büyük bir mükafat olarak bizlere cenneti müjdelemiştir. İlahi güzelliklerle dolu ahiret yurdunda huzurla ve mutlulukla yaşamak için de bize pek çok vesileler kılmıştır. İşte bunlardan biri ve en önemlisi de yukarıda belirttiğimiz gibi birlik olmamızdır.

İnsanın tek başına verdiği çaba da onun kurtuluşa ermesine vesile olabilir, fakat mühim olan sevdiklerimizle iki cihanda da bir arada olmak değil midir? Bir anne evladına kıyamazken, bir baba eşini ve ailesini her şeyden sakınırken güzel bir yola girdiği vakit onlara “Sizi gerimde bırakıyorum, herkes kendi haline baksın” der mi hiç? Zahiren düşündüğümüzde hepimiz bunun mümkün olmadığını söyleriz. Öyleyse Allah için çıktığımız yolda da ilk olarak ailemizi, sevdiklerimiz yanımıza alıp sonra da bu halkayı genişletip koca bir topluluk olma gayesi ile hareket etmeliyiz. Sevdiklerimiz ile cemaat olmanın, birlik olmanın güzelliğini idrak edip Allah yolunda beraber ilerlemeliyiz ki iki cihanda da kurtuluşa erenlerden olalım.

Herhangi bir topluluk sırf Allah rızası için toplanıp Allah’ı zikrederse, görevli bir melek semadan onlara şöyle seslenir: “Günahlarınız affedilmiş olarak kalkın, hiç şüphesiz günahlarınız iyiliğe çevrildi.” (Hadis-i Şerif)

M. Saki EROL