> Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Çeşitli Konularda Eserler > Allahın Gazabı ve Rızası > Yöneticinin Hayırlısı
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Yöneticinin Hayırlısı  (Okunma Sayısı 1178 defa)
30 Haziran 2010, 20:21:56
Zehibe

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 31.681



Site
« : 30 Haziran 2010, 20:21:56 »



YÖNETİCİNİN HAYIRLISI



Esselâmü aleyküm ve rahmetullàhi ve berekâtüh!..

Aziz ve sevgili Akra dinleyicileri! Size bu sefer, dünyanın en güzel şehri olan Mekke-i Mükerreme'den, en mukaddes mahalden telefon ediyorum. Biraz gözünüzü, gönlünüzü şenlendirmek için açıklama yapayım:

Arkadaşlardan Allah râzı olsun... Aslında bizim burada, hacılar geldiği zaman kalsın diye tuttuğumuz bina var; ama arkadaşlarımız bize umreci arkadaşlarla geleceğiz diye, Harem-i Şerif'i gören bir otelden oda ayırtmışlar.

Ben de ömrümde bu kadar güzel manzara görmedim. Harem-i Şerif'e, yâni Mescid-i Haram'a, yâni Kâbe'nin ortasında bulunduğu, o mübarek Mekke'nin mescidine yukarıdan, pencereden bakıyoruz. Kâbe-i Müşerrefe ortasında bir inci gibi duruyor ve karşı tarafında muhteşem dağlar, en arkalarında Hıra Dağı çok haşmetli olarak o kadar güzel görünüyor ki, inşallah fotoğraflarını çekip, sizlere dergide yayınlatıp göstermek isterim. Hıra Dağı'nın başka hiç bir yerden bu kadar haşmetli görünüşü, bu kadar güzel görüntüsü yok. En güzel şekli böyle görünüyor.

Burada umre münasebetiyle ve bazı işlemlerimiz için geldik, bulunuyoruz. Allah ibadetlerimizi kabul etsin... Buraları görmeyen kardeşlerimize, sizlere, dinleyicilere, buralara umre maksadıyla, hac zamanında hac için ziyâretler yapmayı nasib etsin... Nice nice sevablı ecirli ibadetler yapmanızı nasib eylesin...


Bugünkü cuma sohbetimde, halkın idâresiyle ilgili, işlerin başına gelen, getirilen kimselerle ilgili üç hadîs-i şerifi sizlere nakletmek istiyorum.

Birinci hadîs-i şerifi ümmül-mü'minîn, müslümanların vâlidesi, annesi Aişe anamız RA, Peygamber SAS Efendimiz'den rivâyet etmiş. Efendimiz SAS buyurmuş ki:


a. Sâlih Bir Yardımcının Önemi

446/9 (Men vülliye minküm amelen feerâdallahu bihî hayran ceale lehû vezîren sàlihan izâ nesiye zekkerahû ve in zekera eânehû) Sadaka rasûlullah, fî mâ kàl ev kemâ kàl.

Peygamber SAS Efendimiz burada buyuruyor ki: (Men vülliye minküm amelen) "Ey müslümanlar, ey mü'minler! Sizden biriniz, bir resmî işin, hizmetin başına görevli olarak getirilirse..." Bu men'den sonra gelen vülliye kelimesini sülâsi sigasıyla okuyarak (Men veliye minküm amelen) diye de okumak mümkün. Harekesiz olduğu için iki türlü de okuyuşa da imkân ve ihtimal var o zaman: "Kim böyle bir resmî görevi yüklenirse, o görevin başına gelirse..." demek olur. Ama kendi kendine gelmek olmuyor. Birisi tarafından, daha yüksek makam tarafından, en yüksek makam tarafından getirildiği için, benim gözüme (men vülliye) diye tef'il bâbından mechul sigasıyla okumak daha uygun göründü.

"Kim müslümanların başına yönetimle ilgili, onların hizmetleriyle ilgili, devletin herhangi bir bölümündeki bir vazife ile ilgili bir görevin başına tâyin olur, getirilirse; (feerâdallàhû bihî hayran) Allah o kulun hayrını murad ediyorsa, onu seviyorsa, yâni Allah sevmişse..." Allah her şeyini gönlünü fikrini, niyetini, insanın içini dışını, geçmişini, geleceğini, her şeyin önünü sonunu ve her kişinin durumunu biliyor. Tabi içinde güzel duygular, iyi niyetler varsa, Allah o zaman sever, ona hayır ihsan eder. Allah eğer böyle bir işin başına getirilen kimsenin hayrını murad buyurursa ne yapar? (Ceale lehû vezîren sàlihâ) "Ona hâlis bir muavin, arkadaş, sorumlu kişi, nasip eder."

Vezir diyor; tabii biz vezir deyince, ille sadrâzamdan daha aşağı mevkide olan, bakanlık durumunda olan kimseleri düşünürüz ama, burada o değil. Herhangi bir görev olabilir. O görevdeki yardımcı, o görevin muavini demek olduğundan, vezir kelimesini muavin, yardımcı diye tercüme etmek burada daha uygun olur. (Vezîren sàlihà) "Onun hayrını murad ediyorsa sâlih bir sorumlu, arkadaş, muavin nasip eder."

(İzâ nesiye) "Bu görevin başına getirilmiş müdür, emir, başkan, bakan veya reisicumhur; yâni bu resmî hizmete, insanlara hizmet, devlet görevini yönetme hizmetine gelen kimse, eğer yapması gereken hayırlı sevaplı işi unutursa; (zekkerahû) bu muavin ona unuttuğunu hatırlatır: 'Efendim şöyle bir durum vardı, şöyle yaparsak daha iyi olur, daha faydalı olur, daha kârlı olur, daha doğru olur, daha sevaplı olur, daha münasip olur.' der.

(Ve in zekkera eânehû) Ama yöneten kişi zatan akıllı, uslu, dirâyetli, bâsîretli, tecrübeli bir kimse olup da hatırına zaten gelmişse o mesele; o zaman da o yardımcı, ona bu işin tahakkuku için, yürütülmesi için, icra edilmesi için, yardımcı olur." Yardımcıyla yapılan iş, tek başına yapılan işten daha zahmetsiz olur, hayırlı olur. Demek ki Allah bir insanın hayrını isterse, sâlih yardımcılar, sâlih arkadaşlar, sâlih muavinler ihsan eder.


O halde, bizim ne yapmamız lâzım?.. Bir işe başladığımız zaman, kalbimize, niyetimize, hâlimize, durumumuza, düşüncemize, fikrimize çok dikkat etmemiz lâzım! Allah'ın seveceği bir durumda olmağa gayret etmeliyiz, kendimizi Allah'ın sevmediği durumlardan korumaya gayret etmeliyiz. Kendi kendimizi teftiş etmeliyiz, kontrol etmeliyiz ki Allah sevsin. Çünkü Allah fâsıkları sevmez, fâcirleri sevmez, zâlimleri sevmez, kötü niyetlileri sevmez, sâlih olmayan, fâsid olan kimseleri sevmez. Sevmeyince de iş ters gidecek olduğu için, Allah'ın sevdiği durumda olmağa gayret etmeliyiz.

Eh, buna mümkün olduğu kadar gayret ettik de, niyetimiz hâlis, dünya menfaâti peşinde değiliz, mevki makam peşinde değiliz, alkış peşinde değiliz, oy peşinde değiliz de; sırf Allah'ın rızâsını düşünüyoruz, Allah'ın rızâsını kazanmak istiyoruz müslümanlara hizmet etmek istiyoruz, insanların duasını almak istiyoruz, bir işin başına geçtik... O zaman da Allah'a yalvarmalıyız, el açıp, göz yaşı döküp "Aman yâ Rabbî! Bana hakkı göster, bana sâlih arkadaşlar, yardımcılar ihsân eyle; ben unutursam bana hatırlatsınlar, hatırlarsam da icraâtında yardımcı olsunlar." diye dua etmeliyiz. Allah görevlilere yardımcı olsun...


b. İyi Yöneticinin Özellikleri


Konumuzun ikinci hadîs-i şerifi, Hakîm ve Deylemî'de İbn-i Abbâs RA'den rivâyet edilmiş bir hadîs-i şerif. Üç hadis de devlet yönetimi ile ilgili olacak. Bugünlerde Türkiye'de yönetimle ilgili, müzâkereler, münakaşalar çok olduğu için bunları seçtim, bunları sevdim, bunları tercih ettim, bunları anlatıyorum.

Peygamber SAS bu ikinci hadîs-i şerifte buyurmuş ki:

446/10 (Men vülliye min umûril-müslimîne şey'â) veyahut deminki hadîs-i şerifte söylediğim gibi (Men veliye min umûril-müslimîne şey'en) diye de okunabilir. Bir mânâ şöyle olur: "Bir kimse müslümanların işlerinden birisinin başına tâyin olunursa..." veyâhut öteki okuyuşa göre "Müslümanların işlerinden birisinin başına gelirse..." Ama ikisi de aynı kapıya çıkıyor, çok fark yok, telâşa lüzûm yok.

"Müslümanların işlerinden birisinin başına, devlet vazifesine, ümmet vazifesine, hizmete birisi tâyin olursa, böyle bir hizmet kendisine gelirse, bir kimse böyle bir hizmeti alırsa, yüklenirse; (fehasünet serîretehû) eğer içi iyi olursa..."

Serîre, insanın gizli iç âlemi demek. Dışarıdan bakıldığı zaman görünen kısmına âlâniye denir; biz alenen de diyoruz, aleni olan kısmı diyoruz. Bir de görünmeyen kısmı var, kalbi var, içi var, orası da serîresi...

Yâni, "Eğer gizli tarafı, içi güzel olursa, kalbi temiz, niyeti hâlis, muhlis, maddî menfaât peşinde değil, rüşvet almak istemiyor, haksızlık hırsızlık yapmak istemiyor, hâlis temiz bir niyete sahip ise; (ruzikàl-heybeh) Allah onun dış tarafına, bir heybet nasib eder, heybetli olur, başkaları onun karşısına geçtiği zaman, ona saygı duyar, heybetinin tesiri altında kalır. Yâni o alçak, hor olmaz, saygılı olur." Neden? Kalbi temiz olduğu için Allah onu nasib ediyor. (Ruzikàl-heybete min kulûbihim) "Yönetilen halkın gönüllerinden ona bir heybet duygusu takılır, yönelinir. Yâni herkes onu sayar."

Bunu kim yapıyor? Allah yapıyor. Neden yapıyor? Yönetim durumuna, yönetici durumuna getirilmiş kişinin içi güzelse, kalbi temizse, niyeti ışıl ışılsa, hâlisse, o zaman heybet ihsân olunuyor kendisine, heybetli oluyor, izzetli îtîbarlı oluyor.

(Ve izâ beseta yedehû lehüm bil-ma'rûfi ruzikal-muhabbete) "Eğer elini iyi işler konusunda, iyilik yapmak konusunda, bu ahâliye, yönetilen kimselere açarsa; yâni cömert davranırsa, onlara iyilik yapmaya çok dikkat ederse, fukaranın imdadına yetişirse, herkese yardımcı olursa, destekçi olursa; o zaman, (ruzikal-muhabbete minhüm) yönetilenler onu severler."

Bazı insanlara karşı heybet duyulur da sevilmez. "Ay, çok korkunç bir adam, heybetli bir adam..." filân diye herkes sevmez. Burada bir kimseye karşı hem heybet duyulması var, hem de muhabbet duyulması var. Eğer iyilik yaparsa halkın muhabbetine de mazhar olur, aynı zaman da halk onu sever.

(Ve izâ veffera aleyhim emvâlehüm vefferallàhu aleyhi mâlehû) "Eğer yönettiği devlet dairesini, işletmeyi, müdürlüğü, bakanlığı, herhangi bir müesseseyi, iyi çalıştırır da kâra geçirirse, halkın mallarını zenginliklerini artırırsa... " Bakın dinimiz bunu da şart koşuyor, halkın malî durumunu düzeltmek tarafına da işaret buyuruyor. "O zaman, (vefferallàhu aleyhi mâlehû) Allah bu yöneticinin malına da bereket verir, onun da malını mülkünü arttırır." Çünkü halkın maddî menfaâtını sağlamağa çalıştı, Allah da onun kendi maddî imkânlarını arttırıyor.

(Ve izâ ensafed-daîfe minel-kaviy) "Kavînin karşısında, kuvvetli, zorlu, güçlü, makamlı, etrafı, âyânı, ensârı, kabilesi olan kimsenin karşısında, zayıfa insafla, adaletle arka çıkabiliyorsa..." Yâni öteki zengin, güçlü, kuvveti, kavmi, kabilesi kalabalık, itibarlı ama haksız; bu zayıf ama haklı... "O karşı tarafa iltifat etmeyip de zayıfa yardım ediyor ve haklı olduğu için zayıfın tarafını tutuyorsa; (kavvallàhu sultànehû) Allah bu işin başına getirilmiş olan yöneticiye, saltanatı verir, saltanatını kuvvetlendirir." Yâni yönetimi kuvvetlenir, zayıf olmaz, tesirli olur, kuvvetli olur, güçlü olur....
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.042


View Profile
Re: Yöneticinin Hayırlısı
« Posted on: 01 Mart 2024, 20:30:41 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Yöneticinin Hayırlısı rüya tabiri,Yöneticinin Hayırlısı mekke canlı, Yöneticinin Hayırlısı kabe canlı yayın, Yöneticinin Hayırlısı Üç boyutlu kuran oku Yöneticinin Hayırlısı kuran ı kerim, Yöneticinin Hayırlısı peygamber kıssaları,Yöneticinin Hayırlısı ilitam ders soruları, Yöneticinin Hayırlısıönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &
Enes