> Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Fıkhı Eseleri > Ahkamüs Sultaniye > Eyâlet valileri tâyini
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Eyâlet valileri tâyini  (Okunma Sayısı 1567 defa)
10 Mart 2011, 14:52:48
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 10 Mart 2011, 14:52:48 »



ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Eyâlet Valileri Tâyini

 
A- EYALETLERE (ŞEHİRLERE) VALİLER (EMİRLER) TAYİNİ
 

Halîfe bir eyâlete, bir şehre vali tâyin ederse, tâyin olunan vali veya emir, tâyin cihetine göre a) Genel Vali, b) Özel Vali ol­mak üzere ikiye ayrılır.

a) GENEL VALİLİK:

Bu da ikiye ayrılır, aa) Serbest bir tâyin ile meydana gelen valilik, bb) İstilâ suretiyle, mecburi bir tâyin ve ta­nıma işlemi ile meydana gelen valilik.

Halîfenin valiyi serbestçe seçmesi ve ataması suretiy­le meydana gelen valilik belirli işleri, görevleri ihtiva eder. Serbestçe tâyin olunan valilikte halîfe bir eyâletin, ülke­nin halkının hepsini idare etmek, her türlü âmme işlerine bak­mak için bir şahsı görevlendirir, tam bir yetki (Tefvizi yetki) ve­rir. Bu bakımdan tâyin olunan valinin sınırlı olan bütün işlerde genel olarak tam bir nezâret yetkisi vardır. Genel valinin göre­ceği işler 7 grupta toplanabilir.

1- Vali bulunduğu muhitin ordularını sevk ve idare eder, halîfenin belirttiği miktar dahilinde onların maaşlarını, yiyecek ve içeceklerini sağlar.

2-  Muhakeme işlerine bakar, mahkemelere hâkimler veya hakemler tâyin eder.

3- Haraç, Zekât ve benzeri âmme vergilerini toplar, bu mak­satla memurlar tâyin eder. Toplanılan zekâtı dinin belirttiği yerlere, zekâta muhtaç olan kimselere dağıtır.

4-  Dînî emirlerin tam bir uygulamasını sağlar, halkın na­musunu korur, dinî hükümlerin değiştirilmesine, yanlış uygu­lanmasına engel olur.

5- Allah ve kul haklarının ihlâl edilmesi hâlinde suçlulara cezalar tatbik eder. Hakların kötüye kullanılmasının önüne ge­çer.

6-  Cuma günleri ve diğer zamanlarda cemâate imâm olur veya bu iş için bir halef bırakır.

7- Hacca gidenleri yolcu eder, geride? bıraktıkları kimseleri dönüşlerine kadar korur.

8- Genel valinin bulunmuş olduğu ülke düşmanla hemhu-dud ve düşman tehlikesi mevcutsa bir sekizinci şart daha ekle­nir ki bu da,  düşmanla savaş,  savaş  sonucu elde edilen ganimetleri taksim ve bu ganimetlerin beşte birini hazîne na­mına almadır.

Böyle bir valiliğe tâyin edilen şahıslarda tam yetkili vezirde aranılan şartlar aranır. Çünkü aralarındaki fark yalnızca valinin idaresi özel, tam yetkili vezirin idaresi ise geneldir. Böy­le durumlarda idareciliğin genel ve özel oluşu şartlarda değişik­liği gerektirmez.

Eyâlet valisinin tâyin işlemine bakılır, halîfe tâyin etmişse tam yetkili vezir halîfenin bu tâyin işlemine uyar, bir başka eyâlete, ülkeye nakledemez, azledemez. Şayet valiyi tam yetkili vezir tâyin etmişse iki durum mevcuttur. 1- Halîfenin izni ile tâyin etmişse o takdirde onun izni olmadan bu valiyi azlede-mez, bir başka yere nakledemez. Tam yetkili vezir tek başına azletse de böyle bir tâyinle gelen vali azledilmiş olmaz. 2- Tam yetkili vezir kendi kendine böyle bir vali tâyin etmişse kendisi­nin o yerde naibi sayılır. Tek başına, nâib durumunda olan bu valiyi, azletmesi değiştirmesi mümkündür. Her ne kadar vezir tâyin ettiği valiye, böyle bir tâyinde halîfenin emri ile veya ken­diliğinden tâyin ettiğini söylemese de tâyin işlemi vezir tarafın­dan yapılmış sayılır. Bu bakımdan tek başına tâyin ettiği valiyi azledebilir, vali herhangi bir itirazda bulunamaz. Tam yetkili vezir azlolunca, kendisinin tâyin ettiği valiler de azlolunur. An­cak halîfe o valiyi idarecilikte tekrar bırakırsa bu tasarruf valinin idareciliğinin yenilenmesi sayılır. Ayrıca, akid yeni te­şekkül etmediğinden, yeni şartlara, açık sözlere lüzum yoktur. Bu bakımdan halîfenin, "Seni valiliğinde bıraktım" demesi ye­terlidir. Halbuki ilk tâyin tasarrufunda "Seni şu ülkeye, eyâlete idareci, halkına emir olarak, orada bütün işlere bakmak sure­tiyle vali tâyin ettim" gibi geniş sözler kullanmak îcâb eder. Kı­sa söz kullanıp ihtimâle, şüpheye yer vermemelidir.

Halîfe bir valiyi (emiri) böylece yerinde bırakırsa artık vezir onu azledemez, kendi de tâyin etmiş olsa tâyininden vaz geçe­mez. Halîfenin tâyin ettiği valiyi tam yetkili vezir, yürütme ve­zirliğine tâyin ederse, bu işlem o valinin valilikten azli sayıl­maz. Çünkü halîfenin bir şahsı özel bir vazifeye tâyini ile vezi­rinin aynı şahsı genel bir vazifeye tâyini devlet idaresinde, işle­rinde birleşirse, bu durumda genel tâyinin Özel tâyine uyması, onun şartlarına riâyet etmesi, gözetmesi gerekir. Vali özel tâyinin gereği olan işlere yine devam eder.

Halîfenin tâyin etmiş olduğu vali, halîfenin emri olsun veya olmasın ülkesi işlerinin yürütülmesi için kendisi bizzat yürüt­me vezirleri tâyin edebilir. Eyâletine tam yetkili bir vezir tâyin edecekse bu hususta halîfenin izin ve emrini alması gerekir. Çünkü yürütme vezirinin işleri, yetkileri belirlidir. Tam yetkili vezirin yetkileri daha geniş, vazifeleri ise uzun sürelidir. Eyâlet valisi, ordusunun erzakını maaşını sebepsiz artırmak isterse, haksız yere malın boş yere tüketilmesi olacağından doğru ol­maz. Şayet bir sebebe dayanarak erzakı artırmak isterse sebebe bakılır, telâfisi mümkün bir sebebse erzakı fazladan harcamak maksadıyla böyle bir karar alamaz, kararlaştıranı az. Bir sıkın­tıyı gidermek, kötü bir olayı önlemek, veya bir harpte yeme ve içme işlerini karşılamak için yaptığı ziyâdeler gibi. Bu durum­larda ihtiyaç duyulan miktarı hazîneden karşılaması, artırması mümkündür. Halka müracâat edemez, devlet merkezinden ta­lepte bulunamaz. Çünkü kendi hazinesinden bu gibi ihtiyaçlar karşısında harcamalarda bulunma yetkisi kendisine verilmiş­tir. Ama artırma sebebi, büyük bir harp tehlikesini gidermek, zafere ulaşmak ise, halîfeden müsâade ister. Onun müsâadesi olmadan tek başına bir işlem yapamaz. Elinde mevcut ordu ve erzak ile yetinir. Onları istediği gibi yedirir, içirir, onlara ihsan­da bulunur. Yeni bir ordu ve kuvvet teşkilini ancak halîfenin emri ile yapar.

Haraç vergileri ve diğer gelirleri ordusunun ihtiyacından fazla ise, âmme işlerine harcanılmak üzere Beytü'l-Mâlde sak­lanılması için halîfeye gönderir. Zekât ve sadaka mallarını ya­pacağı işlere, ihtiyaç sahiplerine harcamakla beraber fazla ge­lirse merkezî hükümete, halîfeye göndermesi gerekmez. Yine zekât almaya muhtaç olan kendi eyâletine yakın eyâlet ve şe­hirlere dağıtılmak üzere gönderir. Haraç yolu ile topladığı mal­ları ordusunun yeme ve içmesine yetmezse devlet hazînesinden noksan kısmın tamamlanması için halîfeden yardım talebinde bulunur. Fakat zekât ve sadaka malları kendi ülkesinin fakirle­rine, muhtaçlarına yetmezse noksan kısmın tamamlanmasını halîfeden isteyemez. Sebebi ise ordunun ihtiyacı, yeteri kadar tahmin edilen miktar önceden tesbit, takdir edilmiştir. Takdir ve tesbitteki hatâ merkezden giderilir. Ama zekâta muhtaç olanların hakları, ihtiyaçları ancak o anda mevcut olan zekâta göredir. Muhtaçların toplanılan zekâttan, sadakadan daha fazla bir miktar isteme hakları olamaz.

Eyâlet valisinin tâyini halîfe tarafındansa, halîfenin ölümü ile vali azlolunamaz. Ama vezir tâyin etmişse, vezirin ölümü ile emir (vali) de azlolunmuştur. Çünkü halîfenin tâyini, bu konu­daki tasarrufu müslümanlar (kamu) adınadır. Vezirin vali tâyini ise kendi şahsı içindir. Her ne kadar vali azlolunmasa da, tâyin olunan vezir, halîfenin Ölümü ile azlolunmuştur. Sebe­bi ise Vezir tâyini, halîfenin halifelik makamı adına onun şahsı için yaptığı bir tasarrufdur. Emirlik ise tüm müslümanlar adı­na yürütülen bir tâyindir.

İşte buraya kadar anlatılan iki genel valilikten birincisi olan serbest bir tâyin tasarrufu ile gerçekleşen tam bir valiliktir. Zorla valiliğe geçmeden, serbest bir tâyin tasarrufu ile işbaşına getirilen Özel Valiliğe temas etmek, anlatmak, farkların tesbiti bakımından uygun düşecektir.

b) ÖZEL VALİLİK (EMİRLİK):

Orduyu, bir toplumu sevk ve idareye, topluluğun haklarının korunmasına, yasaklara halkın riâyet etmesini temine ve ben­zeri işlere tâyin edilen valilerdir. Adliye, muhakeme, vergi ve zekât toplama işlerine karışması mümkün değildir.

Verilen cezaları yerine getirip getirememe, infaz işlerinin özel valinin yetkisi sınırı içine girip girmediği, işlerini yaparken lüzum duyduğu cezayı tatbik edebilip edemiyeceği konusunda hukukçular ihtilâf etmişlerdir. Davalılar arasında ihtilâfın gi­derilmesi yönünden delillere muhtaçsa bunu taraflar ikame eder. Şayet deliller arası tercih yapma durumu söz konusu ise veya re'sen deliller toplaması söz konusu ise, valiliğinin özel oluşu sebebiyle bunları yapması doğru değildir. Seçme ve delile muhtaç değilse veya her ikisine muhtaçsa hâkimin kararını ye­rine getirir veya kendi önünde deliller serdedilmeşine müsâade eder. İhtilâf konusu ya Allah veya kul hakkı olur. Davanın konusu insanların hiç şüphesiz hakkının ihlâlinin sonucu ise, iftira cezası (Hadd-i Kazif) ve kısas gibi, bu durumda cezanın tatbikini isteyenin durumuna göre hareket edilir. Şayet vali ye­rine hâkime müracaat ederse cezanın yerine getirilmesi infazında hâkim validen daha üstündür. Çünkü esas haklan koruyan, gözeten, yargı işini yapan, cezaları infaz eden hâkimdir. Hakkı ihlâl olunan cezanın veyakısasın tatbikini validen isterse vali cezayı infaza daha lâyıktır, üstündür. Çün­kü cezaların yerine getirilmesi hüküm sayılmaz. Hakkın temi­ni, çiğnenen hakkın belli olan cezasının yerine getirilmesi bir nevi yardıma muhtaç olana yardım etme sayılır. Bu konularda dâvâlı hâkimden daha üstündür.

Davanın konusu ve tatbik edilecek ceza yalnız Allah'a ait bir hakkın çiğnenme sin den doğuyorsa, zina cürmü sonucu döv­me veya taşlama gibi; böyle bir cezanın uygulanmasında vali hâkimden daha üstündür. Çünkü toplumun korunmasında, sevk ve idaresinde, kamu haklarının himayesinde, halkın kötü­lüklerden uzakla...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.039


View Profile
Re: Eyâlet valileri tâyini
« Posted on: 09 Aralık 2021, 10:28:45 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Eyâlet valileri tâyini rüya tabiri,Eyâlet valileri tâyini mekke canlı, Eyâlet valileri tâyini kabe canlı yayın, Eyâlet valileri tâyini Üç boyutlu kuran oku Eyâlet valileri tâyini kuran ı kerim, Eyâlet valileri tâyini peygamber kıssaları,Eyâlet valileri tâyini ilitam ders soruları, Eyâlet valileri tâyiniönlisans arapça,
Logged
22 Kasım 2018, 01:38:16
Ayşegül Yıldırım koü
Dost Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 149


« Yanıtla #1 : 22 Kasım 2018, 01:38:16 »

"Hayatın bize  verdiği en güzel armağanlardan biri de insanın başkalarına yardım ederken kendisine yardım etmiş olmasıdır." JOHN WEBSTER

İNŞALLAH sizlerde bize yardım etmekle kendinize yardım etmiş olursunuz. Allah razı olsun.
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
22 Kasım 2018, 14:54:23
Mehmed.
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 18.054



Site
« Yanıtla #2 : 22 Kasım 2018, 14:54:23 »

Esselamu aleyküm Rabbim bizlerin ilmini artırsın Rabbim paylaşım için razı olsun
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Hizmet nimettir.
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &