> Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Fıkhı Eseleri > Ahkamüs Sultaniye > Cezalar ve infaz şekilleri
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Cezalar ve infaz şekilleri  (Okunma Sayısı 1446 defa)
01 Mart 2011, 22:53:58
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 01 Mart 2011, 22:53:58 »





B- CEZALAR VE İNFAZ ŞEKİLLERİ


Suçların isbâtmdan sonra cezasını infazda valilerin ve hâkimlerin durumu eşittir. Sanığın suçluluğunun isbâtı da iki şe­kildedir: İkrar ve deliller. İkisinden her biri kendi konularında etraflıca açıklanır.

Allah'ın emrettiğini yapmamak ve yasak ettiğini yapmak hu­suslarından uzaklaştırıcı cezalar, bir anlık bir lezzet uğruna azdı-ncı nefsî arzular sebebiyle âhiret hayatının azabına maruz kalma­mak için Allah tarafından vaz' edilmiştir. Allah Teâlâ önleyici, korkutucu cezalar koymuştur ki fert bunları görünce cezanın acı­sından kaçınır. Allah, bu cezaları insanların haramları yapmama­sı için koymuştur. Şahıs menfaatleri daha çok, teklifler ise tam ve mükemmeldir. Allah Teâlâ âyet-i kerîmesinde,

"Biz, seni (Habîbim) âlemlere (başka bir şey için değil) ancak rahmet olarak gönderdik." (K K 21:107) buyurmuştur.

Âyet-i kerîmede belirtilen husus, insanları cehaletten kurtar­mak, sapıklıklardan doğru yola getirmek, Allah'a karşı gelme gibi işlerden önlemek, Allah'a itaate, ibâdete sevk etmek için seni gön­derdik, demektir. Önleyici cezalar ikidir:

a) Asıl cezalar,

b) Ta'zir cezaları.

a) CÜRÜMLER VE ASIL CEZALAR:

Asıl cezalar (Hudûd) da iki kısımdır:

aa) Allah'ın haklarından (kamu haklarından) mütevel­lit cezalar.

bb) İnsanların haklarından mütevellit cezalar.

aa) Allah'ın haklarını (karnu haklarını) ihlâlden doğan cezalar da kendi içinde iki kısımdır:

aaa) Farzları terk etmenin sonucu tatbiki gereken cezalar,

bbb) Haram olan şeyleri işlemekle tatbiki gereken cezalar,

aaa) Farzları terk sonucu tatbiki gerekli cezalar:

1- Vakti çıkana kadar farz namazı kılmayanın cezası gibi. Bu durumda olandan niçin terk ettiği sorulur? Unuttuğundan terk etmisse kazası kendisine emredilir. Hemen hatırladığında kılar. Aynı namazın müteakip vaktini beklemez. Hadîs-i şerifte de,

"Kim namaz vaktinde uyur veya namazını unutursa o geçirdiği namazı hatırladığında hemen kılsın, hatırladığı an kılması, kaza etmesi gerekli namazın vaktidir. Bundan

başka namaz için hal yolu, keffâreti yoktur."[192] buyurulmuş-tur. Bir hastalık sebebiyle terk etmişse o namazı gücü nasıl yeti­yorsa oturarak veya yaslanarak kılar. Çünkü Allah (c.c) herkese,

"Allah hiç kimseye gücünün yeteceğinden başkasını

yüklemez." (K. K. 2: 286) buyurmuştur. Farz olduğunu inkâr et­mişse kâfir olur. Hükmü, dinden çıkanın (mürtedin) hükmü gibi­dir. Tevbe etmezse öldürülür. Farz olduğunu kabul etmekle bera­ber, yapılışım ağır, hakîr görürse ve terk ederse hükmü hakkında hukukçular farklı görüştedirler.

Ebû Hanîfe'ye göre: Her namaz vaktinde dövülür, Öldürülmez. Ahmed b. Hanbel ve bir grup hadîs taraftarı hukukçulara göre de namazı terkle kâfir olur, bu sebeple de öldürülür. Şafiî'ye göre: Terk ile kâfir olmaz, öldürülmez, dayak da atılmaz, mürted de ol­maz. Tevbe etmesi istenir. Tevbe eder yapacağına söz verirse ceza terk edilir ve kılması emredilir. "Evimde kılacağım" derse kendisi­ne havale edilir. İnsanların huzurunda kılmaya zorlanamaz. Tev­be etmez, kılacağını da soylemezse o zaman Şafiî'nin bir görüşüne göre: Terk sebebiyle öldürülür. Bir görüşüne göre de 3 gün sonra öldürülür. Kılıçla öldürülmesi belirtilir. Ebu'l-Abbas b. Süreyc'e göre ölünceye kadar odunla dövülür. Kılıçla öldürülmez. Sebebiy­se, sopa esnasında belki tevbe eder de namazı kılacağını söyler.

Şafiî mezhebi fakihleri farz namazları kaçıranların kazasın­dan kaçındıktan sonra Öldürülmesi gerekip gerekmiyeceği konu­sunda ihtilâf etmişlerdir. Bir kısmına göre: Farz olan namazı terk edenler öldürülür. Bir kısmına göre de kaçırdığı namazlar artık borç hanesine yazılır, öldürülmez, derler. Namazı terk sebebiyle öldürülenlerin cenaze namazı kılınır, müslüman mezarlığına gö­mülür. Çünkü müslümandır. Malları da mirasçılarına kalır.

2- Orucu terk edenler  ise: Hukukçuların ittifakına (icmâına) göre öldürülmezler. Ramazan boyunca yeme ve içmeden alıkonulur, hapsedilir. Ta'zir cezası uygulanır. Oruç tutacağını söylerse hapisten çıkarılır, kendi vicdanına havale edilir. Yediği­ne rastlanırsa ta'zir cezası verilir.

3- Zekât vermez, terk ederse malından zorla zekât alı­nır. Vermeyen Öldürülmez. Şüphesiz gizlediği anlaşılırsa ta'zir cezası verilir. Zekâttan kaçınmaları sebebiyle almamıyorsa savaş açılır. Zekât alıncaya kadar savaşılır. Hz. Ebû Bekrin, zekâttan kaçınanlara savaş açtığı gibi.

4- Hacca gelince: Şafiî'ye göre farziyyeti gecikme kabul eder, farz oluşu ânından itibaren ölüme kadar geçen bir zaman içinde yapılır. Diğer Şafiî hukukçularına göre ise, farz olan haccı geriye bırakmak olmaz. Hanefî mezhebine göre ise: Tehir edilebilir. Binâenaleyh vaktinden sonraya bırakmakla öldürülmez ve ta'zir cezası verilmez. Çünkü vaktinden sonra da edâ edebilmektedir. Kaza sayılmaz. Yerine getirmeden ölürse terekesinden hacca gidi­lir.

5- İnsanlara âit hakları yerine getirmekten kaçınanlar

ise, borcunu ödememe ve benzeri gibi. İmkânı varsa zorla alınır, Özrü varsa hapsedilir. Şayet güç durumda ise imkân bulma zama­nına kadar beklenir. İşte farzları terk etmenin cezası bunlardır.

Haranı olan şeyleri yapmaya gelince: Bu 2 kısımdır:

Birincisi: Allah Teâlânın haklarından olan yasaklar ki, dörttür.

1- Zina cezası,

2- Hırsızlık cezası,

3- İçki içme cezası,

4- Yol kesme cezasıdır. İkinci kısım insanların hakla­rından olan yasaklar ki iki tanedir:

1- Zina iftirası cezası,

2- Şahıs aleyhine işlenen cürümler, cinayetlerden do­ğan cezalardır.

Bütün hu sayılan cürüm ve cezalar sırasıyla anlatılacaktır.[193]




[192] Euharî, mevâkît 37. Müslim, mesâcid 309, 314, 315. vs.

[193] El-Ahkâmu’s-Sultaniyye, Ebu’l-Hasan Habib, Bedir Yayınevi, 1/ 415-419.



[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.039


View Profile
Re: Cezalar ve infaz şekilleri
« Posted on: 18 Haziran 2021, 10:59:34 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Cezalar ve infaz şekilleri rüya tabiri,Cezalar ve infaz şekilleri mekke canlı, Cezalar ve infaz şekilleri kabe canlı yayın, Cezalar ve infaz şekilleri Üç boyutlu kuran oku Cezalar ve infaz şekilleri kuran ı kerim, Cezalar ve infaz şekilleri peygamber kıssaları,Cezalar ve infaz şekilleri ilitam ders soruları, Cezalar ve infaz şekilleriönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &