ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Zadul Mead > Vefat iddetinin yeri
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Vefat iddetinin yeri  (Okunma Sayısı 2944 defa)
21 Mayıs 2011, 18:46:14
Safiye Gül

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 15.436


« : 21 Mayıs 2011, 18:46:14 »



10—Vefat İddetinin Yeri:

 

Kocası vefat eden kadın, kocasının vefat ettiği ve kendisinin de bu esnada orada bulunduğu evde iddet bekler, şeklinde Allah Rasûlü'nün (s.a.) verdiği hüküm ve bu hükmün, O'nun verdiği üç talâkla boşanmış (=mebtûte) kadın dışarı çıkabilir ve dilediği yerde iddet bekleyebilir hükmüne aykırı olmadığı:

Sünen'de Ka'b b. Ucra'nın kızı Zeyneb'den rivayet edildiğine göre Ebu Saîd el-Hudrî'nin kızkardeşi Furay'a bt. Mâlik Hudraogullan oymağındaki ailesine dönmek için izin istemek üzere Allah Rasûlü'ne (s.a.) geldi. Kocası kaçan köleleri, yakalamak üzere çıkmış, köleler.Kudüm tarafına vardıklarında peşlerinden yetişmiş ve onlar tarafından öldürülmüştür. Bu hanım anlatıyor: Allah Rasûlü'nden (s.a.) ailemin yanma dönmek i
çin izin istedim. Çünkü kocam beni sahibi olduğu bir konutta terketmemiş ve bana nafaka bırakmamıştı. Allah Rasûlü (s.a.)"Evet, dönebilirsin" dedi. Dışarı çıktım. Odaya yahut mescide vardığımda beni çağırdı, yahut emredip beni çağırttı. Bana: "Nasıl demiştin?" diye sordu. Ben de kocam hakkmda ona anlattığım olayı aynen tekrarladım. Bunun üzerine: "Farz olan müddet doluncaya kadar evinde bekle." buyurdu. Orada dört ay, on gün iddet bekledim. Hz. Osman, halife olunca bana haber gönderip bu meseleyi sordu. Ben de ona anlattım ve  Hz.  Osman buna göre hükmetti,  bu hükme tabî oldu.[367]

Tirmizî: "Bu hadis hasen-sahihtir." diyor. Ebu Ömer İbn Abdirber de: "Bu hadis meşhurdur; Hicaz ve Irak âlimlerince bilinen bir hadistir." diyor. Ebu Muhammed İbn Hazm ise diyor ki: "Bu hadis, sahih değildir. Zira hadisin râvisi Zeynep meçhuldür. Onun hadisini Sa'd b. İshak b. Ka'b'dan başkası rivayet etmemiştir. O râvi ise adaletle meşhur değildir. Mâlik (r.h.) ve başkaları onun ismini Sa'd b. İshak, Süfyan ise Saîd olarak kaydediyor." Ebu Muhammed'in söyledikleri doğru değildir. Hadis, Hicaz ve Irak'ta meşhur sahih bir hadistir. Mâlik, Muvatta'ma almış, onu delil olarak kullanmış ve mezhebini onun üzerine kurmuştur.    '

"Ka'b'm kızı Zeynep meçhuldür." demesine gelince; evet ona göre meçhuldür. Öyle olduysa ne olmuş?! Bu Zeynep tabiîn kadınlarındandır. Ebu Saîd'in karışıdır. Ondan Sa'd b. İshak b. Ka'b rivayette bulunmuştur, Saîd değil. İbn Hibbân, Zeyneb'i Sikât adlı eserine kaydetmiştir. Ebu Muhammed'i yanıltan, Ali b. el-Medînî'nin: "Ondan, Sa'd b. İshak'tan başkası rivayette bulunmamıştır." sözü olmuştur. Oysa İmam Ahmed, Müsned'de Yakub — Yakub'un babası — İbn İshak — Abdullah b. Abdurrahman b. Ma'mer b. Hazm — Süleyman b. Muhemmed b. Ka'b b. Ücra — halası Ka'b b. Ucra'nm kızı ve Ebu Said el-Hudrî'nin nikâhlısı Zeynep — Ebu Saîd senediyle rivayet eder ki, insanlar Hz.. Ali'yi (r.a.) şikâyet ettiler. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.) kalkıp insanlara hitap etti. O'nun: "Ey insanlar! Ali'yi şikayet etmeyin. Vallahi, o Allah'ın zâtı konusunda — yahut Allah yolunda — kalbi en pek olandır." dediğini işittim.'[368] İşte bu, tabiînden bir kadın; sahabenin nikâhlısı, kendisinden sika râviler rivayette bulunmuş, hiç kimse onun hakkında kötüleyici bir tek harf bile söylememiş ve rivayet ettiği hadisi imamlar delil olarak kullanıp sahih olduğunu belirtmişlerdir.

"Sa'd b. İshak adaletle meşhur değildir." demesine gelince: İshak b. Mansûr'un söylediğine göre Yahya b. Maîn onun hakkında "sikadır" demiştir. Ayrıca Nesâî ve Dârakutnî de onun sika olduğunu söylemişlerdir. Ebu Hatim "sahihtir" demiş, İbn Hibbân ise Sikât adlı eserinde zikretmiştir. Ondan pek çok rnuhaddis rivayette bulunmuştur. Bunlar arasında Hammad b. Zeyd, Süfyan es-Sevrl, Abdülaziz ed-Derâverdî, İbn Cüreyc, Mâlik b. Enes, Yahya b. Saîd el- Ensâri, Zührî — kendisi Sa'd b. İshak'tan daha büyüktür—, Hatim b. İsmail, Davud b. Kays ve bunlardan başka daha pek çok imam vardır. Onun hakkında hiçbir yerici ve kötüleyici ifade bilinmemektedir. Böyle bir zatm hadisi ittifakla delil olarak kullardır.

Sahabe — Allah onlardan razı olsun — ve daha sonra ki nesiller bu meselenin hükmü konusunda ihtilâfa düşmüşlerdir. Abdürrezzak'ın, Ma'mer — Zührî — Urve b. Zübeyr senediyle rivayetine göre Hz. Âişe (r.a.), kocası ölen kadının iddet müddeti içinde evinden çıkabileceğine fetva verirdi. Kendisi kızkardeşi Ümmü Gülsüm'ün kocası Talha b. Ubeydullah öldürüldüğünde   kızkardeşiyle  bir  umre  yapmak  üzere   Mekke'ye

gitmişti.[369]'

Abdürrezzak'rn, İbn Cüreyc — Atâ senediyle rivayetine göre İbn Abbas demiştir ki: Allah Teâlâ, kocası ölen kadın dört ay on gün iddet bekler demiş, evinde iddet bekler dememiştir. Dolayısıyla kadın istediği yerde iddet bekler.[370] Bu sözü Atâ, İbn Abbas'tan işitmişttr. Zira Ali b. el-Medînî, Süfyan b. Uyeyne — îbn Cüreyc senediye Atâ'mn şöyle dedeğini rivayet eder. İbn Abbas'm şöyle dediğini de işittim: Allah Teâlâ: "Sizden vefat edenlerin geride bıraktıkları hanımları dört ay on gün beklerler. "[371] buyurmuş, evlerinde iddet beklerler dememiştir. Kocası ölen kadın dilediği yerde iddet bekler. Süfyan diyor ki:'Bu rivayeti Ib:ı Cüreyc haber verdiğimiz şekliyle bize aktardı.

Abdürrezzak, İbn Cüreyc yoluyla rivayet eder ki, Ebu'z-Zübeyr, Câbir b. Abdullah'ın: "Kocası ölen kadın dilediği yerde iddet bekler." dediğini işitmiştir.[372]

Abdürrezzak'ın, es-Sevrî — İsmail b. Ebu Hâlid — Şa'bî senediyle rivayetine göre Ali b. Ebu Tâlib (r.a.) kocaları ölen kadınları iddetleri içinde yolculuğa çıkartırdı.[373]

Yine Abdürrezzak'ın, Muhammed b. Müslim — Attır b. Dînâr yoluyla rivayetine göre Tâvûs ile Atâ: "Üç talâkla boşanan (mebtûtej ve kocaları ölen kadınlar hacca çıkarlar, umre yaparlar, yerlerini değiştirebilirler, geceyi evleri dışında geçirebilirler." demişlerdir[374]

Yine Abdürrezzak'ın, îbn Güreye'ten rivayetine göre Atâ: "Kocası ölen kadın nerede iddet beklerse beklesin bir zararı yoktur." demiştir.'[375]'

İbn Uyeyne, Amr b. Dînâr yoluyla Atâ ve Ebu Şa'sa'nın: "Kocası ölen kadın iddeti içinde dilediği yere çıkabilir." dediklerini rivayet eder.'[376]'

İbn Ebî Şeybe'nin Abdulvahhab es-Sakafî yoluyla rivayetine göre, Habîb el-Muallim anlatıyor: Atâ'ya: "Üç talâkla boşanan ve kocası ölen kadınlar iddetleri içinde hac yapabilirler mi?" diye sordum. "Evet." cevabını verdi.'[377]' Hasan el-Basrî de böyle söylerdi.

İbn Vehb'in, İbn Lehia — Huneyn b. Ebu Hakîm senediyle rivayetine göre, Müzâhim'in karısı, kocası Hunasıra'da vefat edince Ömer b. Abdulaziz'e: "îddetim sona erinceye kadar bekleyeyim mi?" diye sordu. Ömer b. Abdulaziz ona cevabını verdi: "Hayır. Yurduna, baba ocağına git. Orada iddet bekler'[378]

İbn Vehb'in, Yahya b. Eyyub yoluyla rivayetine göre, Yahya b. Saîd.el-Ensârî, karısıyla birlikte iken İskenderiye'de vefat eden ve gerek orada ve gerekse Fustât'ta birer evi bulunan adanı hakkında demiştir ki: "O adamın karısı isterse kocasıının vefat ettiği yerde iddet beklesin, isterse kocasının Fustât'taki evine, yurduna dönsün, orada iddet müddeti bekleyip geri dönsün."'[379]'

Yine îbn Vehb'in Amr b. Haris yoluyla rivayetine göre, Bükeyr b. el-Eşec anlatıyor: Salim b. Abdullah b. Ömer'e kocası tarafından bir şehre götürülen ve kocası orada vefat eden kadının durumunu sordum. "Kocasının vefat ettiği yerde iddet bekler, yahut da kocasının evine döner, iddeti bitinceye kadar orada kalır." cevabını verdi.'[380]' Bütün Zahirilerin görüşü budur.

Bu görüş sahiplerinin iki delilleri vardır; ikisini de delil olarak İbn Abbas ileri sürmüştür:

1- Birincisini yukr.nda kaydettik ki, o da şudur: Allah Teâlâ, kocası ölen kadının dört ay on gün iddet beklemesini emretmiş, ama belli bir yerde beklemesini emretmemiştir. 2- Ebu Davud'un, Ahmed b.Muhammed el-Mervezî — Musa b.Mes*ûd — Şibl — İbn Ebî Nucayh — Atâ senediyle İbn Abbas'ın şöyle dediğini rivayet eder: Şu âyet — "... evlerinden çıkanlmaksızın..."'[381]' âyeti — kadının ailesi yanında iddet beklemesini neshetmiştir. Artık kadın dilediği yerde iddet bekleyebilir. Atâ diyor ki: Kadın isterse âillesi yanında iddet bekler, kocası tarafından kendisine vasiyyet edilen yerde ikâmet eder, isterse başka yere çıkar. Zira Allah Teâlâ: "Eğer çıkarlarsa onların yaptıklarından dolayı size bir günah yoktur."'[382]' buyurmuştur. Atâ diyor ki: Sonra miras âyeti geldi, meskeni neshetti. Artık kadın istediği yerde iddet bekler.'[383]!

Sahabe, tabiin ve onlardan sonraki nesillerden ikinci bir grup da, kadın kocasının vefat ettiği ve kendisinin de orada bulunduğu evde iddet bekler, demiştir. Vekı, es-Sevrî — Mansûr — Mücâhid — Saîd b. Müseyyeb senediyle rivayet eder ki, Hz. Ömer kocaları ölmüş olup' da hacca yahut umreye çıkan kadınları Zülhuleyfe'den geri çevirdi.'[384]'

Abdürrezzak'ın, İbn Cüreyc — Humeyd el-A'rac — Mücâhid senediyle rivayetine göre Hz. Ömer ve Hz. Osman kocaları ölmüş olup da hac ve umreye çıkan kadınları Cuhfe ve Zülhuleyfe'den geri çevirirlerdi.'[385]'

Abdürrezzak, Ma'mer — Eyyub — Yusuf b. Mâhek — onun annesi Müseyke senediyle rivayet eder ki, kocası ölen bir kaim iddeti içinde ailesini ziyarete gitti. Orada doğum sancısı tuttu. Hz. Osman'a geldiler. O da: "Doğum sancısı çeke çeke onu evine taşıyın." dedi.'[386]'

Yine Abdürrezzak'ın, Ma'mer — Eyyub — Nâfi' senediyle rivayetine göre İbn Ömer'in, kocasının vefatından dolayı iddet bekleyen bir kızı vardı. Gündüz ailesinin yanına gelir, onlarla sohbet eder; gece olunca da İbn Ömer, ona evine dönmesini emrederdi.[387]'

İbn Ebî Şeybe'nin, Vekî — Ali b. Mübarek — Yahys. b. Ebu Kesir — Muhammed b. Abdurrahman b. Sevban senediyle rivayetine göre Hz. Ömer, kocası ölen kadının gündüz aydınlığında ailesinin yanma gitmesine izin vermiştir. Zeyd b. Sabit ise, ona ancak gündüz yahut gece aydınlığında ziyaret için izin vermiştir.'[388]'

sikadır.   İbn   Hazm,    el-Muhallâ*da.Abdürrezzak'm, Süfy...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Vefat iddetinin yeri
« Posted on: 20 Ağustos 2019, 23:52:47 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Vefat iddetinin yeri rüya tabiri,Vefat iddetinin yeri mekke canlı, Vefat iddetinin yeri kabe canlı yayın, Vefat iddetinin yeri Üç boyutlu kuran oku Vefat iddetinin yeri kuran ı kerim, Vefat iddetinin yeri peygamber kıssaları,Vefat iddetinin yeri ilitam ders soruları, Vefat iddetinin yeriönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &