ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Zadul Mead > Peygamberimizin eşlerini muhayyer bırakması
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Peygamberimizin eşlerini muhayyer bırakması  (Okunma Sayısı 2009 defa)
30 Mayıs 2011, 16:23:45
Safiye Gül

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 15.436


« : 30 Mayıs 2011, 16:23:45 »



3— Hz, Peygamber'in (s.a.) Eşlerini Muhayyer Bırakması:

 

Sahihayn'da. Hz. Âişe'den rivayet edilir: Şöyle anlatır:     

Rasülullah'a (s.a.) kadınlarını muhayyer bırakması emroluflpica ben­den başladı ve buyurdu ki:                                                   

Ben sana bir şey söyleyeceğim, ama ebeveyninden emir almadan (cevap vermeye) acele etmeyebilirsin."

Rasûlullah (s.a.) annemle babamın O'ndan ayrılmamı emretmeyecekle­rini pekâlâ biliyordu. Sonra şu âyeti okudu:

"Ey Peygamber! Eşlerine söyle: Eğer siz, dünya hayatını ve onun zî-netini istiyorsanız, gelin size müt'a (boşanma bedeli) vereyim ve sizi güzellik­le boşayayım! Yok Allah'ı, Peygamberini ve ahiret yurdunu dilerseniz bilin ki, Allah, sizden güzel hareket edenlere büyük bir ecir hazırlamıştır."[923]

Ben O'na: "Bunun nesi için annemle babamdan izin isteyecekmişim! Ben Allah'ı, Rasûlü'nü, ahiret yurdunu dilerim." dedim. Sonra Hz. Peygamber'in (s.a.) diğer eşleri de benim yaptığım gibi yaptılar. Bu bir talâk değildi.[924]

Rebîa ve İbn Şihâb şöyle diyorlar: Hz. Peygamber'in (s.a.) zevcelerin­den birisi kendi nefsini tercih etti ve gitti. Kesin ayrılıktı. İbn Şihâb: "Kadın bedevi idi." der. Amr b. Şuayb: "O Dahhâk el-Âmiriyye'nin kızıydı. Ailesi­ne döndü." der. îbn Habîb ise: "Hz. Peygamber (s.a.) onunla gerdeğe gir­mişti." der.

Gerdeğe girmediği de söylenir. Hayvan kığılarım toplar ve: "Ben baht­sız bir kadınım." derdi.

Âlimler bu muhayyer bırakma konusunda, iki konuda ihtilâf etmişler­dir: Birincisi: Muhayyerlik hangi konuda idi? İkincisi: Hükmü ne idi?

Birincisini ele alalım: Cumhura göre muhayyerlik, Hz. Peygamber (s.a.)ile beraberlik ya da ayrılık konusundaydı. Abdürrezzâk ise Musannef 'inde Ha-san'dan, "Allah Teâlâ onları, sadece dünya ve ahiret arasında muhayyer kıl­mıştır. Onları talâk hakkında muhayyer kümamıştır."[925] sözünü nakleder. Kur'an'ın söz akışı (siyak) ve Hz. Âişe'nin sözü, onun bu görüşünü reddet­mektedir. Şüphesiz Allah Teâlâ onları, Allah ve Rasûlü ve ahiret yurdu ile dünya hayatı ve zineti arasında muhayyer bırakmış ve Allah'ı, Rasûlü'nü ve hiret yurdunu tercih etmelerinin gereğini Hz. Peygamber (s.a.) ile beraber­lik, dünya ve zinetini tercih etmelerinin gereğini de kendilerine müt'a veril­mesi ve güzellikle salıverilmeleri kılmıştı ki tabiî bu da şüphesiz ve ihtilafsız talâk olmaktadır.

Hüküm konusundaki ihtilâfları ise iki noktadadır:

1)  Kocayı tercih etme durumunda hüküm nedir?

2)  Kendi nefsini tercih etmesinin hükmü nedir?                           

Birinci konu: Ashabın büyük çoğunluğunun, bütün validelerimizin ve ümmetin tamamına yakın bir kısmın kabul ettiği görüşe göre, muhayyer olan kadının, kocasını tercih etmesi durumunda boşanma olmaz, sadece muhay­yer kılma talâk değildir. Bu Hz. Ömer, İbn Mes'ûd, İbn Abbas ve Âişe'den sahih olarak nakledilmiştir. Hz. Âişe şöyle demiştir: "Rasûlullah (s.a.) bizi muhayyer kıldı. Biz de onu tercih ettik. Bunu bir talâk saymadık." Aynı şey Ümmü Seleme, kızkardeşi ve Abdurrahman b. Ebî Bekir'den de gelmiştir.

Hz. Ali, Zeyd b. Sabit ve sahabeden bir gruptan sahih olarak nakledil­diğine göre de: "Eğer kadın kocasını tercih ederse bu bir ric'î talâktır." Ha­san (el-Basrî)'nin görüşü de böyledir. îshak b. MansûT rivayetinde İmam Ah-med: "Eğer kocasını tercih ederse bu bir talâktır. Koca ric'ata sahiptir. Eğer kendi nefsini tercih ederse, bu takdirde üç falâk olur.*' der. Ebu Bekir: "Bu rivayetle İshak b. Mansûr teferrüd etmiştir. Amel çoğunluğun görüşü üzere­dir." demiştir. el-Muğnî sahibi (İbn Kudâme) şöyle der: "Bu görüşün izahı şöyledir: "Muhayyer kılma" sözü, kocasının talâka niyet ettiği bir kinaye laf­zıdır. Dolayısıyla sırf bu ifadeyi kullanmasıyla, diğer kinaye lafızlarda oldu­ğu gibi, talâk vaki olur. Bu bizzat Hz. Âişe'nin de tasrih ettiği husustur." Doğrusu, Hz. Âişe'nin bunun talâk olduğunu red ve inkârı şeklindedir. Çün­kü, validelerimiz Peygamberimizi tercih ettiklerinde onlara: "Bir talâkınız vu-kubulmuştur." dememiş, onlara ric'atte bulunmamıştır. Bu konuyu en iyi bilen kimse bizzat içinde olması hasebiyle Hz. Âişe'dir. Nitekim ondan sahih ola­rak: "Bu bir talâk değildi."; başka bir rivayette: "Onu talâk saymadık."; bir başka hadiste, kendisine tevdi edilen bir soruya cevaben verdiği: "Rasû-lullah (s.a.) da bizi muhayyer bıraktı. (Yani şimdi) o bir talâk mıydı?" ifade­leri nakledilmiştir.[926]

"Muhayyer kılma ric'î bir talâktır" şeklinde düşünenlerin mülahazası şu olmalıdır: "Muhayyer kılma" temliktir. Kadın ise kendisine ancak boşan­mış olduğunda mâlik olabilir. Dolayısıyla temlik, talâkın vukuunu gerekli kılmaktadır. Bu mülahaza, iki önermeye dayanmaktadır: Birincisi: Muhayyer kılma temlik demektir. İkincisi: Temlik talâkın vukuunu gerekli kılar. Her iki önerme de doğru değildir: Muha\ yer kılma temlik değildir; eğer temlik olsaydı, mülkünde ikâından evvel, talâkın vukuunu gerektirmezdi. Çünkü ni­hayet bu, koca daha önce talâka nasıl mâlikse ve mülkünde kullanmadan düş­müyorsa, kadının da aynı şekilde ona mâlik olması demektir. Hem dedikleri doğru olsaydı, o zaman bâin talâk olması gerekirdi. Çünkü ric'î talâkta ka­dın, kendi nefsine mâlik değildir.

Muhayyer kılma hususunda fukaha ihtilâf etmişlerdir: Nedir bu? Tem­lik mi, tevkil mi veya bir kısmı temlik bir kısmı tevkil mi, yoksa derhal boşa­ma mı (müneccez tatlik) ve nihayet asla bir neticesi olmayan boş bir tasarruf mu? Bu beş ayırım İmam Ahmed ve Mâlik mezhebleridir. Ebu'l-Hattâb, Ruûsu'I-MesâiPde şöyle der: O temliktir, (kadının) kabulüne bağlıdır. İbn Ku­dâme ise MuğnPde: Koca: " = Emrin elindedir." veya: ( = Tercih et." der, ve kadın da: "Kabul ettim." derse bir şey lâ­zım gelmez. Çünkü "Emrin elindedir." sözü tevkil (vekâlet verme) dir. Ko­canın sözüne "Kabul ettim." şeklinde karşılık vermesi, "Vekâleti kabul et­tim." demek olur ve bir şey gerekmez. Nitekim yabancı bir kadına: "Karı­mın emri (boşanma işi) senin elindedir." demesi ve onun da: "Kabul ettim." demesi gibi olur. "Tercih et!" sözü de o mânadadır. Yine aynı şekilde kadı­nın: " = Emrimi aldım." demesi durumunda da bir şey lâzım gelmez. İmam Ahmed, İbrahim b. Hânî rivayetinde bu ikisine temas etmiş ve: Koca, karısına: "Emrin elindedir." der ve kadın da: "Kabul ettim!" der­se, işin gerçeği meydana çıkıncaya kadar bir şey lâzım gelmez. Eğer kadın: t(=Emrimi aldım." derse bu bir şey değildir. Eğer karısına: " = Tercih et." der ve kadın da: "Nefsimi kabul ettim." veya: "Nefsimi tercih ettim." derse bu daha açık olur, demiştir.

İmamMâlik;( " = Tercihet." sözüile= Emrin elinedir." sözlerini birbirinden ayırmış, ikinciyi temlik; "Tercih et" sözünü de temlik değil muhayyer kılma saymıştır. Mâlikî âlimler: "O tevkildir." de­mişlerdir.

Şafiî'nin iki görüşü vardır: Birincisi: Temliktir. Şafiî âlimlerince sahih olan da budur. İkincisi, tevkildir. Bu da mezheb-i kadimidir.

Hanefiler; temliktir, demişlerdir.

Hasan ve ashabtan bir grup ise: "Bu bir boşamadır ve derhal bir talâk vuku bulur, kocanın rücû hakkı vardır." demişlerdir. Bu aynı zamanda» İbn Mansûr rivayetinde İmam Ahmed'den de nakledilmiştir.

Zahirîler ve bir diğer grup sahabî ise: "Bununla talâk vuku bulmaz. Ka­dın ister kendisini tercih etsin, ister kocasını farketmez. Talâkın vukuu ko­nusunda muhayyer kılmanın hiçbir etkisi yoktur." demişlerdir.

Biz, bu görüşlerin dayanaklarını zikretmek istiyoruz: "Temliktir" görüşünde olanlar şöyle delil getirmeye çalışıyorlar:

. Kadınlığından istifade hakkı, kocaya ait iken, kadına dönünce bu bir ger­çek temlik olur.

Yine "tevkil" vekilin, vekil kılındığı konuyu doğrudan yapabilmesi için ehliyet şartına sahip olmasını gerektirir. Kadın ise talâk vermeye ehil değil­dir. Bu yüzdendir ki bir koca, karısını boşamak üzere bir kadına vekâlet ver­se, bir görüşe göre bu sahih olmaz. Çünkü kadının doğrudan talâkı kullan­ma ehliyeti yoktur. Sahih görenler ise: "Nasıl ki kocanın, karısını boşamak üzere bir erkeğe vekâlet vermesi sahihse, aynı şekilde onu boşamak üzere bir kadını tevkil etmesi de sahih olur." derler.

Sonra burada tevkilin manasını anlamak mümkün değildir. Çünkü ve­kil —kendisi değil— müvekkili adına tasarruf eden kimsedir. Burada kadın ise kendi nefsi ve çıkan için tasarrufta bulunmaktadır. Bu ise vekilin tasarru­funa Özde ters düşer.

îbn Kudâme'nin nakline göre, "tevkildir" görüşünde olanlar şöyle di­yorlar: "O temliktir. "[927] diyenlerin sözü doğru değildir. Çünkü talâkın tem­liki sahih değildir ve kocadan bir başkasına da intikal etmez. Onun yerine bir başkası ancak nâib olabilir. O konuda, başkasını nâib kılmak istediğin­de, bu başka bir şey değil ancak tevkil olur.

Sonra eğer temlik olsaydı, kadının kadınlığından istifade üzerindeki mül­kiyetin, kadına geri intikali iktiza ederdi. Bu ise muhaldir. Çünkü bu hiçbir zaman kadından çıkmamıştır ki. Bunun içindir ki, kadının şüphe yolu ile ci­ma edilmesi durumunda mehir kendisinin olmakta, kocanın olmamaktadır. Eğer koca kadınlığından istifade mülkiyetine sahip olsaydı, onun bedeline de sahip olurdu. Nitekim bir malın menfaatine mâlik olanlar, o menfaatin be­deline de mâliktirler.

Yine, eğer temlik olsaydı, kadın talâka mâlik olurdu. O takdirde de ko­canın talâka mâlikiyeti kalmazdı. Zira bir şeyin bütün parçaları ile aynı an­da, iki ayrı mâlikin mülkü olması muhaldir. Koca muhayyer kıldıktan sonra da talâka mâliktir. Dolayısıyla kadın talâka mâlik olamaz. Ama bizim dedi­ğimiz böyle değildir. Bu bir tevkil ve nâib kılma işidir. Koca mâliktir. Zevce ise onun naibi ve vekildir.

Yine şayet ona "Kendini boşa!" dese, sonra boşamayacağına dair ye­min etse, kadın kendisini boşasa yemininde hânis (yalancı) o...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Peygamberimizin eşlerini muhayyer bırakması
« Posted on: 17 Eylül 2019, 01:31:31 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Peygamberimizin eşlerini muhayyer bırakması rüya tabiri,Peygamberimizin eşlerini muhayyer bırakması mekke canlı, Peygamberimizin eşlerini muhayyer bırakması kabe canlı yayın, Peygamberimizin eşlerini muhayyer bırakması Üç boyutlu kuran oku Peygamberimizin eşlerini muhayyer bırakması kuran ı kerim, Peygamberimizin eşlerini muhayyer bırakması peygamber kıssaları,Peygamberimizin eşlerini muhayyer bırakması ilitam ders soruları, Peygamberimizin eşlerini muhayyer bırakmasıönlisans arapça,
Logged
21 Kasım 2016, 21:33:28
Ceren
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 25.266


« Yanıtla #1 : 21 Kasım 2016, 21:33:28 »

Esselamu aleykum.Rabbim bizleri hayirli bir es ve hayirli bir kul eylesin.Peygamber efendimizin yolunda gidip ahiret hayatini dunya hayatina tercih eden kullardan olalim inşAllah...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &