ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Zadul Mead > Meleklerin yardımı
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Meleklerin yardımı  (Okunma Sayısı 895 defa)
08 Temmuz 2011, 17:23:44
Safiye Gül

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 15.436


« : 08 Temmuz 2011, 17:23:44 »



10— Meleklerin Yardımı:                                              

 

Rasûlullah (s.a.) avuç dolusu kum alıp düşmanların yüzüne attı; (kum) gözlerini doldurmadık tek bir adam bırakmadı. Onlar gözlerindeki toprakla uğraşırken, müslümanlar da onları öldürmekle uğraştılar[481]' Allah Teâlâ, Ra-sûlü'ne bu atış hakkında şu âyeti indirdi:

"...Attığın zaman sen atmamıştın, Allah atmıştı."[482]

Bir grup âlim bu âyetin; fiilin failinin kul olmadığı Allah olduğunun is-batına ve gerçekten fiilin failinin Allah olduğuna delâlet ettiğini zannetmiş­lerdir. Bu görüş başka bir yerde değindiğimiz gibi çeşitli yönlerden kendileri adına bir yanlıştır. Âyetin anlamı şudur: Allah Teâlâ, Rasûlü'nün atışa baş­ladığım isbat etmiş ve kumun düşmanların gözüne ulaşmasının ise onun atı-şıyla hâsıl olmadığını belirtmiştir. Burada, atmaktan kasdolunan, atış ve atılanı yerine ulaştırmaktır. Allah Teâlâ atışı Peygamberine isnad etmiş, fakat ulaş­tırmanın ona ait olmadığını ifade etmiştir.

O gün melekler, düşmanlarım öldürme konusunda mü'minlere yardım ediyorlardı.

İbn Abbas anlatıyor: O gün müslümanlardan biri müşriklerden önünde­ki bir adamın peşinden koşarken ansızın tepesinden bir kamçı şakırtısı ve "Hay-zum, ileri!'* diyen bir atlı sesi işitti. Önündeki müşriği sut üstü düşmüş ona baktı; burnu kırılmış ve kamçı vurulmuş gibi yüzü yarılmış ve tamamı mosmor olmuştu. Ensârî gelerek, durumu Rasûlullah'a (s.a.) anlattı. Allah Rasûlü (s.a.): "Doğru söyledin, haklısın. O, üçüncü kat semâdan yardıma gelen (melek)Ierdendir." buyurdu.[483]

Ebu Davud el-Mâzinî anlatıyor: "Ben müşriklerden birini vurmak için takip ediyorken, daha kılıcım ona değmeden başı düşüverdi. Onu benden baş­kasının öldürdüğünü anladım."'[484]

Ensardan bir sahâbî, Abbas b. Abdülmuttalib'i esir almış getirmişti. Ab­bas dedi ki: "Vallahi, beni bu adam esir almadı; alacalı bir at üzerinde insan­ların en güzel yüzlülerinden olup şu anda topluluk arasında göremediğim kel bir adam esir aldı" dedi. Ensârî: "Ey Allah'ın Rasûİü, onu ben esir aldım." deyince, Rasûlullah (s.a.): "Sus, Allah Teâlâ seni kerîm bir melekle destekle­miş." buyurdu. Abdülmuttaliboğullarmdan üç kişi esir alınmıştı: Abbas, Akîl ve Nevfel b. Haris.[485]

Taberânî, Mu'cemül-Kebîrindc Rifâ'a b. Râfi'in şöyle dediğini nakledi­yor: îblis, Bedir savaşında meleklerin müşriklere ne yaptığını görünce, ken­disinin de öldürülmesinden korktu. Haris b. Hişâm, onu Sürâka b. Mâlik zannederek öldürmek isteyince, Hâris'in göğsüne vurup onu düşürdü ve ka­çarak savaş alanından çıkıp kendisini denize attı. Ellerini kaldırıp: "Allah'­ım; bana verdiğin mühleti istiyorum." diye dua etti. Çünkü kendisinin de Öldürülmesinden korkmuştu. Bunun üzerine Ebu Cehil b. Hişâm ilerledi ve şöyle konuştu: Ey insanlar! Sürâka'nın yalnız bırakması sizi hezimete uğrat­masın; zira o Muhammed'le sözleşmişti. Sizi Utbe, Şeybe ve Velid'in öldü­rülmesi de korkutmasın; çünkü onlar acele ettiler. Lâfa ve Uzzâ'ya yemin ederim ki, onları iplerle bağlamadan (esir almadan) dönmeyeceğiz. Aranız­dan birinin onlardan birini öldürdüğünü görmeyeyim. Fakat onları esir alı-ıız ki yaptıklarının kötülüğünü onlara bildireyim[486]

Ebu Cehil o gün Allah'tan zafer isteyerek diyordu ki: "Allah'ım! Akra­nlık bağlarını koparan ve bilmediğimiz şeyleri getireni sabaha çıkarma! Al­lah'ım; en çok hangimizi seviyor ve en çok hangimizden razı oluyorsan, bugün zafere onu ulaştır." Buna karşılık Allah Teâlâ şu âyeti indirdi: "Eğer zafer istiyorsanız, işte zafer geldi size. Eğer (yaptıklarınızdan) vazgeçerseniz sizin iyiliğinize olur. Ama tekrar dönerseniz biz de döneriz. Topluluğunuz çok da olsa sîze hiçbir fayda vermez. Allah inananlarla beraberdir."[487]

Müslümanlar, düşmanlarına el attıklarında ya Öldürüyorlar ya da esir alıyorlardı. Sa'd b. Muaz, Rasûlullah'ın (s.a.) içinde bulunduğu çadırın kapı­sında -ki çardak şeklindeydi- Ensar'dan bir topluluğun başında kılıcım çek­miş vaziyette duruyordu. Rasûlullah (s.a.) Sa'd b. Muaz'm yüzünden, onun ashabın bu yaptığından hoşlanmadığını anlayınca: "Sen galiba halkın yaptı­ğından pek hoşlanmıyorsun?" buyurdu. Sa'd da: "Evet. Vallahi bu, Allah'­ın bizi müşriklerle karşılaştırdığı ilk savaştı. Bana göre onları öldürüp ağır bir yenilgiye uğratmak, bu adamların sağ bırakılmasından daha sevimlidir." dedi.[488]


[481] Taberânî, senedini vererek îbn Abbas'tan rivayet etmiştir. Bu sened hakkında Heysemî (6/84) şöyle demiştir: "Râviieri sikadır." Bu rivayet şöyledir: "Peygamber (s.a.) Hz. Ali'ye: Bana bir avuç kum ver, buyurdu; o da verdi. Rasûlullah (s.a.) da onu Kureyştilerin yüzü­ne attı. öyleki Kureyşlilerden gözleri kura dolmayan hiçbir kimse kalmadı." Daha önce geçen Abdullah b. Saîr hadisinin lafzı ise şöyledir: "Rasûlullah (s.a.) emredip, eliyle bir avuç kum aldı, sonra çıktı. Kureyşlileri karşısına aldı: Yüzleri buruşsun, buyurdu ve o kumu onlara doğru üfledi. Sonra ashabına: Yükleniniz! Hezimetten başka bir şey olma­yacaktır. Allah Teâlâ onlardan öldüreceğini öldürecek, esir alacağını esir alacaktır, bu­yurdu." Hakîm b. Hizâm'ın rivayeti ise şöyledir: "Bedir savaşında Rasûlullah (s.a.) emir buyurup bir avuç kum aldı, onu karşımıza almıştık, o bir avuç kumu attı ve, yüzleri bu­ruşsun, buyurdu. Hezimete uğradık. îşte bunun için Allah azze ve celle: "...Attığında da sen atmadın, fakat Allah attı..." (8/17) âyetini indirdi." Heysemî, Mecmau'z-ZevâicTde (6/84) şöyle der: "Taberânî rivayet etmiştir. Senedi hasendir." Bk. tbn Kesîr, 2/295.

[482] Enfâl, 8/17.                                                                         

[483] Müslim, 1763; Hz. Ömer hadisinden.                                 

[484] Ibn Hişâm, es-Stre, 1/633; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 5/450: İbn İshak yoluyla, senedi hasendir.

[485]Ahmed b. Hanbel, 1 /İ17: Hz. Ali hadisinden. Senedi sahihtir. 

[486] Heysemî, Mecmau'z-Zevaid'de (6/77) şöyle der: Taberânî rivayet etmiştir. Senedindeki Abdülaziz b. tmrân adlı râvi zayıftır. Hafız İbn Hacer, Takrîb'de: "Metruktür. Kitapla­rı yakılmış ve hadisleri ezberinden rivayet ettiği için çok yanılmıştır." diyerek Abdüla-ziz'i tenkid etmiştir.                                                          *

[487] Enfâl, 8/19.

[488] İbn Hişâm, 1/628.

İbn Kayyim el-Cevziyye, Za’du’l-Mead, İklim Yayınları: 3/226-228

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Meleklerin yardımı
« Posted on: 18 Ekim 2019, 12:31:06 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Meleklerin yardımı rüya tabiri,Meleklerin yardımı mekke canlı, Meleklerin yardımı kabe canlı yayın, Meleklerin yardımı Üç boyutlu kuran oku Meleklerin yardımı kuran ı kerim, Meleklerin yardımı peygamber kıssaları,Meleklerin yardımı ilitam ders soruları, Meleklerin yardımıönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &