ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Zadul Mead > Haram talakı geçerli sayanların delilleri
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Haram talakı geçerli sayanların delilleri  (Okunma Sayısı 578 defa)
31 Mayıs 2011, 13:15:01
Safiye Gül

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 15.436


« : 31 Mayıs 2011, 13:15:01 »



2. Haram Talâkı Geçerli Sayanların Delilleri:

 

Bunlar şöyle derler: Ey vuku bulmayacağı görüşünde olanlar! Siz, iyice sarpa sardınız ve çoğu talâkı iptal ettiniz. Zira verilen talâkların büyük ço­ğunluğu bid'at talâk şeklindedir. Büyük imamlara muhalefetle onları karşı­nıza aldınız, cumnura muhalefetten kaçınmadınız, çoğunluk ashabın ve on­dan sonra gelenlerin hilâfına fetva verdikleri görüşünüzle ümmet Serisinde siv-rilip kaldınız. Kur'an ve sünnet sizin görüşünüzün batıllığma delâlet etmektedir.

"Eğer onu boşarsa, başka bir koca ile evlenmedikçe artık kendisine he­lâl olmaz."'[830] âyeti, bütün talâkları içine almaktadır: Yine "Boşanmış ka­dınlar, bizzat kendileri üç hayız hali (veya temizlik müddeti) beklerler."[831]' âyetinde de bir ayırım yoktur. "Talâk iki keredir."; "Boşanmış kadınların iyilikle faydalandırılmak haklarıdır."'[832] âyetleri hep mutlaktır ve genel (âmm) bir lafızdır. (Haram yolla da olsa) bu da boşanmış kadındır. Lafzın umumu altına bu da girer. Kur'an âyetlerinde geçen bu umumî lafızların, nass veya icmâ olmadan tahsisine gitmek caiz değildir.

İbn Ömer hadisi, haram olan talâkın vukuuna birçok önden delildir:

1_ "Müracaat'Ma emredilmesi, bu dağılan nikâh umurunu toplamak demektir. Nikâh umurunu dağıtan da talâkın vukûudur.

2— İbn Ömer'in: "Ve ben de ric'at ettim." sözü ile hadisteki: "Boşadı-ğı bu talâk hesap edildi." ifadesidir. İbn Ömer'in —Eğer Rasûlullah bu talâ­kı saymadı ise— Hz. Peygamber'e muhalefet ederek, bu boşadığını kadının talâkına sayması nasıl düşünülebilir?

3—  İbn Ömer'in, kendisine "O talâk hesap edilir mi?" diye sordukla­rında: "Ne dersin, aczedip ahmaklık gösterse de (vuku bulan talâk gider) mi?" demesi. Yani onun acizliği ve ahmaklığı, o talâkın sayılmaması için bir özür olmaz, demektir.

4—  ibn Ömer'in: "Onu saymama engel ne var?" demesi. Onun bu sö­zü, haram talâkın sayılmamasını inkâr anlamındadır. Bu söz, Ebu'z-Zübeyr'in rivayet ettiği sözü de iptal etmektedir. Zira o gerçekten Hz. Peygamber'in bu talâkı reddedip saymadığını görmüş birisi olsaydı, "Onu saymama ne en­gel var?" sözünü nasıl söyleyebilirdi?

5— İbn Ömer'in görüşü, hayız halinde iken verilen talâkın sayılması şek­lindedir. O, olayın kahramanıdır ve dolayısıyla meseleyi herkesten iyi bilen biridir. Sünnete uyma ve muhalefetten kaçınma konulunda da en titiz birisi­dir. İbn Vehb, CâmV'ınâe, İbn Ebî Zi'b—Nâfi' senediyle İbn Ömer'den nak­leder: O (İbn Ömer) karısını hayız halinde iken boşamıştır. (Babası) Ömer, Hz. Peygamber'e (s.a.) durum hakkında sorar. O da: "Oğluna emret karısı­na ric'at etsin. Sonra kadın temizlenip akabinde hayzını görünceye ve tekrar temizleninceye kadar onu tutsun. Ondan sonra artık isterse nikâhında tutar, dilerse yakınlık etmeden boşar. İşte kadınların, kendisi için boşanmasını Al­lah'ın emrettiği iddet budur ve o birdir." buyurur.[833] İbn Ömer'in hadisi­nin lafzı da işte budur.

Abdürrezzâk, İbn Cüreyc'den rivayet eder: îbn Cüreyc: Medine'ye git­mek üzere Dârunnedve'ye inmiş olan Nâfi'e adam gönderdik. Biz Atâ ile bir­likte idik. "Hz. Peygamber (s.a.) zamanında hayızh iken karısını boşayan Abdullah b. Ömer'in talâkı sayıldı mı sayılmadı mı?" diye sorduk. O: "Evet" dedi.[834]'

Hammad b. Zeyd-Abdülaziz b. Suheyb—Enes silsilesi ile rivayet edilir: Hz. Peygamber (s.a.): "Kim bid'at şeklinde boşarsa. onu bid'ati ile ilzam ederiz." buyurur. Abdulbâkî b. Kani, Zekeriyya es—Sâcî—İsmail b.Ümey-ye ez-Zârî—Hammad ve yukardaki senedin aynı ile rivayet etmiştir.[835]

Ashab'tan Osman b. Affan ile Zeyd b. Sâbit'in vukuuna dair olan fet­vaları sebebiyle görüşleri yukarıda geçti.

Talâkın haram olması, üzerine netice ve hükmünün terettübüne mâni de­ğildir. Zıhâr gibi. Zira zıhâr, kötü bir söz ve çirkin bir yalandır, haram oldu­ğunda hiç şüphe yoktur. Bununla birlikte üzerine neticesi —ki keffâret ve­rinceye kadar zevcenin haram olmasıdır— terettüp eder. Aynı şekilde bid'î talâk da haramdır, ric'at edinceye kadar neticesi üzerine terettüp eder. Ara­larında bir fark yoktur.

İşte îbn Ömer, karısını üç talâkla boşayan kimseye: "Başka bir koca ile evlenmedikçe sana artık haram olmuştur. Bu halinle sen, karını boşaman ko­nusunda Allah'ın emrine isyan etmiş oldun. "[836] demiş ve işlemek sureti ile Rabbine (c.c.) isyan halinde olduğu talâkını geçerli kabul etmiştir.

Yine kazif (iftira) de haramdır. Buna rağmen üzerine hükmü terettüp eder ve had uygulanır, şahitliği kabul edilmez vb.

Haram nikâhla, haram talâk arasında fark vardır: Nikâh zevcenin he­lâlliğini ve onun kadınlığından istifade mülkiyetini içerir, dolayısıyla ancak şer'an izin verilmiş şekli ile olur. Zira kadınlıktan istifadede asıl olan haram-lıktır. Ondan ancak Şâri'in mubah kıldığı şey helâl olur. Talâk ise böyle de­ğildir. O kocanın kendi hakkım düşürmesi, mülkiyetini izale etmesi demek­tir. Bu da izale edici sebebin şer'an izin verilmiş olması üzerine bağlı olmaz. Kişinin malları üzerindeki mülkiyeti; haram olan itlaf, yalan ikrar, günah ve haram yollarda harcayacağını bildiği kimseye hibede bulunmak gibi haram teberru yolu ile zail olduğu gibi, nikâh mülkiyeti de haram olan bu yolla or­tadan kalkar.

îman bütün akitlerin aslı, en önemlisi,- en şereflisidir. Buna rağmen eğer küfürse, haram olan sözle yok olmaktadır. Bu durumda nikâh akdi, onun izalesi için konulmuş haram talâkla nasıl ortadan kalkmaz?

Konuyla ilgili gayr-ı ciddi verilen talâktan başka bir şey olmasaydı o da delil ©lurdu. Çünkü haram olmasına reğmen vukubulmaktadır. Allah'ın âyet­leri ile oynamak helâl olur mu? Nitekim Hz. Peygamber (s.a.): "Şf insanla­rın hallerine ne oluyor da, Allah'ın âyetlerini oyuna alıyorlar: "Boşadım, ru-cû ettim; boşadım rücû ettim..." diyorlar." buyurmuştur. Haram olmasına rağmen gayr-ı ciddi (hâzil) kimsenin talakı vâki olunca, ciddi olarak verilen talâkın —haram olmasına rağmen— evleviyetle vuku bulması gerekir.

Haram nikâhla, haram talâk arasında bir fark daha vardır: Nikâh bir nimettir. Haramlarla mubah kılınmak istenemez. Onun izalesi ve kadınlığın­dan istifade mülkiyetinin elinden çıkması ise bir azaptır. Dolayısıyla sebebi­nin haram bir şey olması caizdir.

Kadının kadınlığı ile ilgili konularda ihtiyatlı davranılır. İhtiyat ise talâ­kın vukuunu, ric'at ve akdin yenilenmesini gerektirir.

Biz biliyoruz ki, nikâh akdinde, diğer akitlerde aranmayan icab ve ka­bulle ilgili, veli ve iki şahidin bulunması gibi, rızasına itibar edilen bir kadın­sa zevcenin rızasının alınması gibi ek şartlar alınır, iş sıkı tutulur. Fakat ni­kâhtan çıkışta en kolay şekilde çıkılır, talâkta nikâh sırasında aranan bu şart­lardan hiçbirisi aranmaz. Nikaha azimetle girilir, fakat ondan şüphe ile çıkı­lır. Demek ki bunlar biribirinden çok farklıdır. Birini diğerine kıyaslamak mümkün olmaz.

Elimizde başka hiçbir şey olmasa bile sadece eski ve yeni bütün din âlim­lerinin "Hayızlı iken hanımını boşadı", "Talâk iki nevidir: Sünnî talâk, bid'î talâk" gibi sözleri ile, İbn Abbas'ın: "Talâk dört şekil üzeredir: İkisi helâl, ikisi haramdır."'[837] sözü delil olarak yine yeter. "Talâk" kelimesinin bu şe­kilde kullanılması ve taksime tâbi tutulması, onlar katında haram talâkın da gerçek talâk olduğuna delildir. "Talâk" isminin haram talâkı da içine alma­sı, helâl talâkı içine alması gibidir. Eğer haram talâk, bir hakikati olmayan soyut, boş bir söz olsaydı, o zaman "Hanımını boşadı." denmezdi. Zira eğer bu söz boş olsaydı, varlığı ile yokluğu eşit olurdu. Böylesi bir durum için de "boşadı" tâbiri kullanılmaz ve talâk için; vâki olmayan talâk, vâki olan ta­lâk gibi bir ayırım yapılmazdı. Zira mevcut bir mânası olmayan boş sözler, lafzen bir hakikati ve varlığı bulunan bir şeyin kısmı olamazlar.

Bu serdettiklerimiz, haram talâkın vukuuna kail olanların yapıştıkları delillerin tamamını oluşturmaktadır. Belki içlerinde, mevcut hilafı bilmediği için, icmâ iddiasında bulunanlar da vardır. [838]


[830]  Uakara, 2/230.

[831] Bakara, 2/228.

[832] Bakara, 2/241.

[833] İsnadı sahihtir. Bk. I nolu dipnot.

[834] Musannef, 10958. Râvileri sikadır.

[835] İbn Hazm, Muhallâ, 10/164. Senedi sahih değildir. Müellif ileride açıklayacaktır.

[836] Musannef, 10964, 11344. İsnadı sahihtir. Ayrıca bk. Dipnot: 8.

[837] Musannef, 10950. Helâl olanlar; temizken veya hâmile iken boşaması, haram olanlar, da; hayızlı ik.n veya cinsi münasebetle bulunduğu temizlik içerisinde boşamasıdır.

[838] İbn Kayyim el-Cevziyye, Za’du’l-Mead, İklim Yayınları: 5/329-332.

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Haram talakı geçerli sayanların delilleri
« Posted on: 22 Eylül 2019, 23:14:35 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Haram talakı geçerli sayanların delilleri rüya tabiri,Haram talakı geçerli sayanların delilleri mekke canlı, Haram talakı geçerli sayanların delilleri kabe canlı yayın, Haram talakı geçerli sayanların delilleri Üç boyutlu kuran oku Haram talakı geçerli sayanların delilleri kuran ı kerim, Haram talakı geçerli sayanların delilleri peygamber kıssaları,Haram talakı geçerli sayanların delilleri ilitam ders soruları, Haram talakı geçerli sayanların delilleriönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &