ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Zadul Mead > Aralarında geçimsizlik olan eşler hakkında hüküm
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Aralarında geçimsizlik olan eşler hakkında hüküm  (Okunma Sayısı 819 defa)
31 Mayıs 2011, 16:37:12
Safiye Gül

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 15.436


« : 31 Mayıs 2011, 16:37:12 »



3— Aralarında Geçimsizlik Bulunan Eşler Hakkında Hükmü:

 

Ebu Davud, Sünen'de Hz. Âişe'den (r.a.) rivayet eder: Habîbe bt.Sehl, Sabit b. Kays b. Şemmâs'ın nikâhındaydı. Onu dövdü ve bir yerlerini kırdı. Sabah olunca kadın Hz. Peygamber'e (s.a.) geîdi. Rasûlullah (s.a.) Sâbit'i çağırttı ve ona: "Malının bir kısmını a! ve kadını bırak." dedi.. Adam: "Bu doğru olur mu ya Rasûlallah!" dedi. Hz. Peygamber (s.a.): "Evet." buyur­du. Sabit: "Ben ona mehir olarak iki bahçe vermiştim. Onlar elinde." dedi. Hz. Peygamber (s.a.): "Onları al ve kadım bırak." buyurdu. O da öyle yap-tı.[748]

Araları açılan eşler hakkındaki hükmünü belirtirken Yüce Allah şöyle buyurmuştur: "Eğer kan-kocanın aralarının açılmasından korkarsanız, er­keğin ailesinden bir hakem ve kadının ailesinden bir hakem gönderin; bun­lar barıştırmak isterlerse, Allah onların aralarını buldurur. Şüphesiz Allah, herşeyi bilen ve herşeyden haberdar olandır."[749]

Selef ve halef uleması "İki hakem" konusunda ihtilâf etmişlerdir. Aca­ba bunlar iki hâkim midirler, yoksa iki vekil mi? Bu konuda iki görüş vardır:

1)  "Bunlar vekildirler." Ebu Hanife, bir kavle göre şâfiî, bir rivayette Ahmed bu görüştedirler.

2) "Bunlar hâkimdirler." Medine âlimlerinin, MâhVin, diğer rivayette Ahmed'in, bir diğer kavilde Şafiî'nin görüşü budur. Sahih olan da budur.

"Bunlar vekildirler, hâkim değildirler." diyenlere gerçekten tam anla­mıyla şaşmak lâzım. Yüce Allah onları hakem olarak nasbetmiş, tayinlerini ae karı-kocadan başkasına tevdî etmiştir. Eğer vekil olsalardı, o zaman Al­lah Teâlâ: "Erkek kendi ailesinden bir vekil, kadın da kendi ailesinden bir vekil göndersin." buyururdu. Eğer onlar vekil olsalardı, ille de ailelerinden olması gerekmezdi.

Yine Allah Teâlâ hüküm verme yetkisini onlara vermiş ve: "Eğer bunlar barıştırmak isterlerse, Allah aralarım buldurur." buyurmuştur. Vekillerin ise kendi başlarına hareket imkânları yoktur. Onlar, ancak müvekkilerinin ira­deleri doğrultusunda hareket edebilirler.

Sonra "vekil", ne Kur'ân lügatinde, ne Sâri' dilinde, ne de genel veya öze] örfde "hakem" diye isimlendirilmez.

Yine hakemin, hem hüküm verme yetkisi vardır, hemde verdiği hükmün bağlayıcı olması sözkonusudur. Vekil ise, bunlardan hiçbirine yetkili değildir.

Yine "hakem" kelimesi, "hâkim" kelimesinden daha kuvvetli bir anla­ma sahiptir. Çünkü ism-i fâi! mânasında sıfat-ı müşebbehedir ve sübût bildi­rir. Arap dili ile uğraşanlar arasında bunda bir ihtilâf yoktur. Bu durumda "hâkim" ismi, sadece vekil olan bir kimse için kullanılamazsa, ondan daha mübalağalı olan "hakem" kelimesi nasıl o mânada kullanılabilir? Hem son­ra Allah, hakem tayini konusunda eşlerin dışındaki kimselere hitap etmekte­dir. Eğer tevkil mânasına ise, bu durumda erkek ve kadın hakkında onlar adına başkaları nasıl tevkilde bulunabilir. Bu, âyete şöyle bir takdirde bulun­mayı gerektirir: "Eğer aralarının açılmasından korkarsanız (onJara emredi­niz iki vekil tayin etsinler. Bir vekil erkeğin ailesinden, bir vekil de kadının ailesinden)...'* Âyetin gerek lafzının, gerekse mânasının böylesi bir takdir­den uzak olduğu, buna herhangi bir şekilde delâlet etmediği, üstelik aksine delâlet ettiği malumdur. Allah'a hamdederek söylüyoruz ki; bu, gayet açıktır.

Hz. Osman, Akîl b. Ebî Tâlib ile karısı Fâtima bt. Utbe b. Rebîa arasın­da hakem olmak üzere, Abdullah b. Abbas ile Muâviye'yi göndermişti. On­lara: "Eğer aralarını ayırmayı uygun görürseniz, ayırırsınız." denilmişti.[750]

Hz. Ali'nin de, iki eş arasında tayin edilen hakemlere: "Eğer ayrılmala­rını uygun görürseniz, aralarını ayırırsınız. Birleştirilmelerini uygun bulursa­nız, birleştirirsiniz. Vazifeniz budur." dediği sahih olarak bilinmektedir.[751]

İşte Hz. Osman, Hz. Ali, îbn Abbas ve Muâviye hepsi de hükmün ha­kemlere ait olduğunda müttefiktirler. Sahabeden bunlara bir muhalif olduğu

da bilinmemektedir. İhtilâfın, ancak tabiîn ve ondan sonraki nesillerden çık­tığı bilinmektedir. Allah en iyi bilendir.

"Onlar vekildirler." dediğimizde şöyle bir soru çıkar: Acaba bedelli ya da bedelsiz ayrılık konusunda kocanın tevkilde bulunmasına, bedel (ivaz) verme konusunda zevcenin tevkilde bulunmasına eşler icbar edilebilirler mi edile­mezler mi? İki rivayet vardır:

Eğer "icbar edilirler" dersek ve onlar da vekâlet vermezlerse; hâkim, bunu eşlerin rızasına bakmaksızın hakemlere tevdi eder.

Eğer, "Onlar hakemdirler.*' dersek, eşlerin rızasına ihtiyaç duyulmaz.

Bu ihtilâfa dayalı olarak şu ayrıntı ortaya çıkar: Eşler ya da eşlerden biri gaib olsa, eğer "onlar vekildirler" denilirse; hakemlerin (meseleye) bakması kesilmez, devam eder. Eğer "onlar hakemdirler" denilirse; gaib üzerine hü­küm olmayacağından bakmaları kesilir.

Her iki görüşe göre de, "Bakma işine devam ederler." de denilmiştir. Çünkü hakemler onların menfaatleri için tasarrufta bulunurlar. Bu halleri ile hakemler iki nazır gibidirler.

Eğer eşler delirirler ve: "Onlar vekildirler" denilirse; hakemlerin bakma işi sona erer. Çünkü müvekkillerin fer'idirler. Eğer; "Onlar hakemdirler." denilirse; meseleye bakma işi kesilmez. Çünkü hâkimin, deli üzerinde velayet hakkı vardır. "Hayır kesilir.** de denilmiştir. Çünkü onlar için nasbedilmiş-lerdir ve bu hali İle sanki vekil gibidirler. Şüphesiz ki onlar hem vekâlet şai­besi bulunan hakemdirler hem de hüküm vermek için nasuedilen vekildirler. Âlimlerden bir kısmı hakemlik tarafının, diğer bir kısmı da vekâlet yönünün ağır bastığı görüşünü tercih etmişlerdir. Üçüncü bir grup ise, her iki duruma da birden itibar etmişlerdir. [752]


[748] Ebu Davud, 2228. Senedi hasendir. Şahidi için bk. Nesâî, 6/186.

[749] Nisa, 4/35.

[750] Musannef, 11885; Taberî, 5/45. Râvileri sikadır.

[751] Şafiî, Müsned, 2/362; et-Ümm, 5/177; Taberî, 9407; Musannef, 11883; Beyhakî, 7/305, 306. İsnadı sahihtir.

[752] İbn Kayyim el-Cevziyye, Za’du’l-Mead, İklim Yayınları: 5/291-293.

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Aralarında geçimsizlik olan eşler hakkında hüküm
« Posted on: 21 Ağustos 2019, 16:29:42 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Aralarında geçimsizlik olan eşler hakkında hüküm rüya tabiri,Aralarında geçimsizlik olan eşler hakkında hüküm mekke canlı, Aralarında geçimsizlik olan eşler hakkında hüküm kabe canlı yayın, Aralarında geçimsizlik olan eşler hakkında hüküm Üç boyutlu kuran oku Aralarında geçimsizlik olan eşler hakkında hüküm kuran ı kerim, Aralarında geçimsizlik olan eşler hakkında hüküm peygamber kıssaları,Aralarında geçimsizlik olan eşler hakkında hüküm ilitam ders soruları, Aralarında geçimsizlik olan eşler hakkında hükümönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &