ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Eğitim > Yetişkin Din Eğitimi >  Kölelere Rahmet
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kölelere Rahmet  (Okunma Sayısı 631 defa)
14 Temmuz 2010, 13:36:07
Zehibe

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 31.682



Site
« : 14 Temmuz 2010, 13:36:07 »



C. Kölelere Rahmet
 

Hz. Peygamber'in rahmet halkaları kölelik kurumunu da kapsar. Kölelik, İslâm'ın ortaya çıkardığı bir kurum değildir. İslâmiyet tarih sahnesine çıktığında, dünyada çok güçlü bir kurum olarak köleliği hazır bulmuştur. [440] İslâmiyet sadece bu güçlü kurumu kabul etmiş, sonra onu ıslah etme faa­liyetine girişmiş ve ortaya koyduğu hükümlerle kurumsal gücü­nü kırmış ve kölelik dünyada reddedilen bir kurum olunca da tereddütsüz reddedebilmiştir.

İslâm'ın kendisinin ortaya çıkarmadığı, fakat toplumda hazır bulduğu köleliği kabul etmesinin nedeni Öncelikle savaş olgusunun varlığıdır. Kölelik savaşlarda daha çok insan öldü­rülmesinin önüne geçmiştir. Eğer kölelik olmasa idi, savaşlarda esir alınmayacağı için bu şahıslar öldürülecekti.

Hem öldürülmesin hem de savaş bitince serbest bırakılsın tezi de çok mantıklı görülmemektedir. Bu, karşı tarafa güç sağlayacağından savaş mantığına aykırıdır. Ayrıca tek taraflı serbest bırakma zaten olamaz. Çünkü toplumsal hayatında kö­lelik kurumu bulunan insanlarla savaş halinde iken ve onlar sizin taraftarlarınızı köleleştirirken, sizin onlardan esir al­dığınızı, siz de kölelik kurumu olmadığı için salıvermeniz doğ­ru bir hareket olmazdı. Bundan dolayı İslâmiyet, köleliği ku­rumsal olarak almıştır.

Köleliği alan İslâmiyet onu öylece bırakmamış, onlara bazı haklar getirerek kurumsal gücünü geriletmeyi hatta kır­mayı amaçlamıştır.

Öncelİkie kölelere iyi muamele edilmesini emretmiş, on­ları bu konuda ana, baba ve yakm akraba içinde zikretmiştir. [441] Hz. Peygamber onlara "kölem" hitabı yerine "oğlum", "kızım" sözcükleri ile hitap edilmesini istemiştir, [442] Köleye yapılan haksız davranışların cezalandırılmasını hüküm haline getir­miş, kölesini döven kişilerden onları azat etmelerini İstemiş, azat edince de cezadan kurtulduklarını söylemiştir. [443]

Kölelerin hürriyetlerine kavuşturulması hususunda da bazı öncelikler tespit etmiştir. Kölelerin hürriyetlerini satın alma imkânı olduğunda sahiplerini buna zorlamış [444] din içinde onların azad edilmesini bir müeyyide olarak koymuş [445] mü'minlere köleleri azat etmeleri için her fırsatta tavsiyede bulun­muştur. Hatta köle sahiplerine " Allah'ın kendilerine vermiş olduğu ellerindeki maldan kölelerine vererek onları hürriyet­lerine kavuşturmayı tavsiye-emir edecek kadar ileri götür­müştür" Hatta bütün bunların üzerine devleti, bütçesinde köle­lerin hürriyetlerine kavuşmasını sağlamak için bir harcama kalemi ayırmaya zorlamıştır. [446]

İslâm'da köle kurumunun kaynağı savaş esirleridir. Sa­vaş durumu dışında hür bir inşam yakalayarak köleleştirmeyi yasaklamıştır. Doğum yoluyla ortaya çıkan köleliğe ise her­hangi bir müdahalede bulunmamıştır. [447] Savaş esirlerine ise devlet başkanına maslahata uygun olarak karar vermesi için verilen yetkiye göre bir muamele tatbik edilir. Bu yetki şu hususları içerir:

a) Esirler Müslüman olmazsa öldürülebilir.

b)  Fidye karşılığı serbest bırakılabilir.

c)  Fidye alınmaksızın serbest bırakılabilir.

d)  Karşı taraftaki Müslüman esirlerle takas edilebilir.

e)  Köle olarak istihdam edilebilir.

Devlet başkanı bunlardan hangisini maslahata uygun görüyorsa, ona karar verebilir. [448] Hukûk-u îslâmiyye ve

İslâm'da efendinin kölesi üzerindeki hakkı, İnsanın ken­di çocuğu üzerindeki hakkı kadardır; buna tecavüz edemez. Köleye eziyet edilirse, köle kendiliğinden hür olur. [449] Kural bu teoride kalmamış, uygulamada da görülmüştür. Köle terbiye için hafifçe ve gerçekten gerekliyse dövülebilir, ama bu sınır­lıdır. Köle ve cariyenin yüzüne vurulamaz. Vurulduğu takdirde, köle ve câriye mahkemeye başvurarak azad edilmesini ister. Kölelerin şu yollarla azad edilmeleri sağlanır: Mükâtebe yo­luyla, tedbir akdiyle, zekâtın verilmesiyle, kadın kölenin çocuk doğurması yoluyla ve dövülme sebebiyle kölenin azadı mümkündür [450]

Görünen odur ki, İslâm köleliği kabul etmiş, fakat aldığı bütün tedbirlerle tamamen kaldırmayı hedeflemiş, bundan do­layı insanlık bu kurumu kaldırmaya karar verdiğinde de bu karara kolayca uyabilmiştİr.

İslâmiyet'in 18., Hicret'in 5. yılma gelinceye kadar Hz. Muhammed(s.a.v.)'in peygamberlik dönemi içinde, köle sahibi olduğuna dair kaynaklarda hiç bir bilgi bulunmamaktadır.

Hz. Peygamber'in yaşadığı çağda toplumsal bir uygula­ma olan kölelik müessesesine de rahmet getirmiştir. Bir mal gibi alınan satılan, kullanılan köleler için sahiplerine kısıt­lamalar getirmiş, onların azad edilmeleri için her olayı bir vesile olarak kullanmıştır. Bunlardan iki tanesine değinmek istiyoruz:

Hz. Peygamber devrindeki kölelerle ilgili bir uygula­mayı Muâviye b. Süveyd(r.a.)'in şu sözlerinden öğrenmekteyiz:

"Bir kölemize tokat atarak kaçtım. Sonra öğleden önce geldim ve babamın arkasında namaz kıldım. Babam köleyi de beni de çağırdı ve köleye "Ona misilleme yap!" dedi. Köle beni affetti- Sonra babam şunu söyledi: "Rasûlullah (s.a.v.) devrinde bir hizmetçimiz vardı. Birimiz onu tokatladı. Bu olay Rasûlullah{s.a.v.)'ın kulağına gidince "Onu azâd edin." buyur­dular. Kendisine "Onların bundan başka kölesi yoktur." dedi­ler. Rasûlullah (s.a.v.) "O halde onu hizmetlerinde kullansın­lar. Ama ona ihtiyaçları kalmadığı zaman hemen kendisini azâd   etsinler." [451] buyurdular.

Ebû Mesud el-Ensârî der ki: "Bir kölemi kırbaçla dö­vüyordum. O sırada arkamdan bir ses işittim "Bilmiş ol Ebâ Mesud!" diyordu. Ben öfkem nedeniyle önce bu sesi tanıyama­dım. Bana yaklaşınca bir de baktım ki Rasûlullah'mış. Bana "Bilmiş ol Ebâ Mesud! Bilmiş ol ey Ebâ Mesud!" diyordu. Hemen elimdeki kırbacı bıraktım. Rasûlullah bunun üzerine "Bilmiş ol ey Ebâ Mesûd! Allah senin bu köle üzerinde olan kudretinden daha muktedirdir." buyurdu. Ben de "Bundan sonra köle döv­mem." dedim.

Ebû Mesud dövdüğü köleyi Allah rızası için azad etmiş, Rasûlullah (s.a.v.) da "İşte şimdi oldu. Eğer bunu yapmasaydın, senin yüzünü mutlaka ateş yalardı." buyurmuştur. [452]

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Kölelere Rahmet
« Posted on: 23 Ağustos 2019, 02:16:25 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Kölelere Rahmet rüya tabiri, Kölelere Rahmet mekke canlı, Kölelere Rahmet kabe canlı yayın, Kölelere Rahmet Üç boyutlu kuran oku Kölelere Rahmet kuran ı kerim, Kölelere Rahmet peygamber kıssaları, Kölelere Rahmet ilitam ders soruları, Kölelere Rahmetönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &