ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Bilim Dunyası ๑۩۞۩๑ > Tıp Dünyası > Tuzun yarayanı hangisi?
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Tuzun yarayanı hangisi?  (Okunma Sayısı 257 defa)
15 Mayıs 2011, 15:05:33
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 15 Mayıs 2011, 15:05:33 »



Tuzun yarayanı hangisi?


Tuzsuz bir yemeğin tadı da olmaz.Ancak hangi tuzu kullancağınız sağlığınız açısından son derece önemli.
Tuz, hepimizin yakından tanıdığı beyaz, akıcı ve yemeklerimizin olmazsa olmaz tadı. Çoğumuz bir sağlık sorunuyla karşılaşıp doktor tarafından tuz miktarını azaltmamız söylenmediği takdirde oturup varlığı hakkında düşünmeyiz bile.

Şöyle düşünelim. Ağladığımızda gözyaşlarımız tuzludur. Bir yerimiz kesildiğinde kanımızın tadına bakarsak tuzludur. Vücudumuzdaki sıvılar tıpkı bir okyanus gibidir. Tuz hayat kaynağımızdır; ancak vücudumuz tuz üretemediği için bir dış kaynaktan temin etmemiz gerekir. Bu kaynaklar genellikle ya et ya da klasik sofra tuzudur.

Asıl sorun ise vücudumuzun bu işlemden geçirilmiş tuz ile ne yapacağını bilmemesidir. Yıllarca süren tüketimin ardından kalbimiz, böbreklerimiz, kaslarımız ve kemiklerimiz dahil vücudumuzun bir çok bölümü tuz kullanımımızla bağlı olarak sorunlar yaşayabilir. İşlemden geçirilmiş tuz vücudumuzun dengesini bozabilir.

Sofra Tuzu mu Deniz Tuzu mu?

Sofra tuzu, doğada kaya halinde bulunan, kimyasal işlemlerden geçirilerek iyot eklenen bir maddedir. Yeraltı tuz yataklarından çıkarılan tuzdan, bu işlemlerden geçtikten sonra elimizde kalan ise sadece ölmüş minerallerdir.

Deniz tuzu ve sofra tuzu temelde aynı besin değerlerini içerir: sodyum ve klorür. Ancak deniz tuzu genellikle daha sağlıklı ve doğal olduğu gerekçesiyle tercih edilir. İki tuz arasındaki asıl fark ise kimyasal yapısında değil; tadında, dokusunda ve geçirildiği işlemdedir.

%100 doğal deniz tuzu mineral açısından zenginliğini korur. Doğal, organik deniz tuzu hala 2000 yıl önce Fransız tuz işçileri tarafından çıkarıldığı yöntemle elde edilir. Taranarak toplanır ve kuruması için güneşte bırakılır. Tüm besin değerleri bozulmadan korunur. Sodyum, klorür, kalsiyum, magnezyum, potasyum ve diğer 90 mineral ilk andaki şekliyle doğal deniz tuzunun içinde bulunur. Bu mineraller bünyelerinde nem barındırırlar ve gri renklidirler. Bu nedenle eğer marketten aldığınız tuz beyaz ve akıcıysa, işlemden geçirilmiştir ve kullanılmamalıdır.

Doğal Deniz Tuzunun Yararları

Doğal deniz tuzu tüketildiğinde, ağza alınır alınmaz tükürükle etkileşime geçer ve sindirilmeye başlar. Ağızda ne kadar fazla mineral olursa sindirim o kadar uzun sürer. Doğal deniz tuzu tansiyonu düşürücü ve vücutta su kaybını önleyici etkisiyle bilinir. Karaciğer, böbrekler ve böbreküstü bezlerinin daha etkili çalışmasına yardımcı olur. Bağışıklık sistemini destekler. Doğal deniz tuzu okyanusun tüm minerallerini içerir.

Vücut sağlığı için doğal deniz tuzu kullanmak çok önemlidir. Günlük tuz miktarının(1500-2300mg sodyum) çok daha fazlasını tüketen bir toplum olarak ileriki yaşlarda sağlık sorunlarıyla karşılaşmamak için dikkatli olmamız gerekir.

Deniz tuzu, renkli şişelere koyduğunuz softa tuzu gibi kolay dökülmeyebilir; ancak içerdiği nem ve mineraller açısından vücudunuza çok daha fazla yararı dokunacağı kesin. Tuz, hepimizin yakından tanıdığı beyaz, akıcı ve yemeklerimizin olmazsa olmaz tadı. Çoğumuz bir sağlık sorunuyla karşılaşıp doktor tarafından tuz miktarını azaltmamız söylenmediği takdirde oturup varlığı hakkında düşünmeyiz bile.

Şöyle düşünelim. Ağladığımızda gözyaşlarımız tuzludur. Bir yerimiz kesildiğinde kanımızın tadına bakarsak tuzludur. Vücudumuzdaki sıvılar tıpkı bir okyanus gibidir. Tuz hayat kaynağımızdır; ancak vücudumuz tuz üretemediği için bir dış kaynaktan temin etmemiz gerekir. Bu kaynaklar genellikle ya et ya da klasik sofra tuzudur.

Asıl sorun ise vücudumuzun bu işlemden geçirilmiş tuz ile ne yapacağını bilmemesidir. Yıllarca süren tüketimin ardından kalbimiz, böbreklerimiz, kaslarımız ve kemiklerimiz dahil vücudumuzun bir çok bölümü tuz kullanımımızla bağlı olarak sorunlar yaşayabilir. İşlemden geçirilmiş tuz vücudumuzun dengesini bozabilir.

Sofra Tuzu mu Deniz Tuzu mu?

Sofra tuzu, doğada kaya halinde bulunan, kimyasal işlemlerden geçirilerek iyot eklenen bir maddedir. Yeraltı tuz yataklarından çıkarılan tuzdan, bu işlemlerden geçtikten sonra elimizde kalan ise sadece ölmüş minerallerdir.

Deniz tuzu ve sofra tuzu temelde aynı besin değerlerini içerir: sodyum ve klorür. Ancak deniz tuzu genellikle daha sağlıklı ve doğal olduğu gerekçesiyle tercih edilir. İki tuz arasındaki asıl fark ise kimyasal yapısında değil; tadında, dokusunda ve geçirildiği işlemdedir.

%100 doğal deniz tuzu mineral açısından zenginliğini korur. Doğal, organik deniz tuzu hala 2000 yıl önce Fransız tuz işçileri tarafından çıkarıldığı yöntemle elde edilir. Taranarak toplanır ve kuruması için güneşte bırakılır. Tüm besin değerleri bozulmadan korunur. Sodyum, klorür, kalsiyum, magnezyum, potasyum ve diğer 90 mineral ilk andaki şekliyle doğal deniz tuzunun içinde bulunur. Bu mineraller bünyelerinde nem barındırırlar ve gri renklidirler. Bu nedenle eğer marketten aldığınız tuz beyaz ve akıcıysa, işlemden geçirilmiştir ve kullanılmamalıdır.

Doğal Deniz Tuzunun Yararları

Doğal deniz tuzu tüketildiğinde, ağza alınır alınmaz tükürükle etkileşime geçer ve sindirilmeye başlar. Ağızda ne kadar fazla mineral olursa sindirim o kadar uzun sürer. Doğal deniz tuzu tansiyonu düşürücü ve vücutta su kaybını önleyici etkisiyle bilinir. Karaciğer, böbrekler ve böbreküstü bezlerinin daha etkili çalışmasına yardımcı olur. Bağışıklık sistemini destekler. Doğal deniz tuzu okyanusun tüm minerallerini içerir.

Vücut sağlığı için doğal deniz tuzu kullanmak çok önemlidir. Günlük tuz miktarının(1500-2300mg sodyum) çok daha fazlasını tüketen bir toplum olarak ileriki yaşlarda sağlık sorunlarıyla karşılaşmamak için dikkatli olmamız gerekir.

Deniz tuzu, renkli şişelere koyduğunuz softa tuzu gibi kolay dökülmeyebilir; ancak içerdiği nem ve mineraller açısından vücudunuza çok daha fazla yararı dokunacağı kesin.


Haber7

 


[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Tuzun yarayanı hangisi?
« Posted on: 19 Ağustos 2019, 19:59:28 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Tuzun yarayanı hangisi? rüya tabiri,Tuzun yarayanı hangisi? mekke canlı, Tuzun yarayanı hangisi? kabe canlı yayın, Tuzun yarayanı hangisi? Üç boyutlu kuran oku Tuzun yarayanı hangisi? kuran ı kerim, Tuzun yarayanı hangisi? peygamber kıssaları,Tuzun yarayanı hangisi? ilitam ders soruları, Tuzun yarayanı hangisi?önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &